İran’da yıl başındaki protestolara katılan iki kadın hakkında idam kararı

Yayalar, Tahran'ın merkezindeki bir caddede, merhum İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in duvar resminin önünden geçiyor, 31 Ağustos 2026 (AFP)
Yayalar, Tahran'ın merkezindeki bir caddede, merhum İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in duvar resminin önünden geçiyor, 31 Ağustos 2026 (AFP)
TT

İran’da yıl başındaki protestolara katılan iki kadın hakkında idam kararı

Yayalar, Tahran'ın merkezindeki bir caddede, merhum İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in duvar resminin önünden geçiyor, 31 Ağustos 2026 (AFP)
Yayalar, Tahran'ın merkezindeki bir caddede, merhum İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in duvar resminin önünden geçiyor, 31 Ağustos 2026 (AFP)

İran yargısı, ocak ayında düzenlenen hükümet karşıtı protestolara katıldıkları gerekçesiyle iki kadın hakkında idam kararı verdi. İnsan hakları kuruluşlarının dün yaptığı açıklamaya göre söz konusu kararlar, protestolarla bağlantılı infazların arttığı bir dönemde alındı.

Kararlar iki ayrı davada verilmiş olsa da her iki dava da ülkenin orta kesimindeki İsfahan kentinde yaşanan olaylarla bağlantılı. İsfahan, ülke geneline yayılan protestoların önemli merkezlerinden biri olmuş ve gösteriler 8 ve 9 Ocak gecelerinde zirveye ulaşmıştı.

İran ile ABD arasındaki savaşın sürdüğü bir dönemde, merkezi Norveç’te bulunan İran İnsan Hakları Örgütü, Tahran yönetiminin gösterilerle bağlantılı suçlamalar nedeniyle 29 erkeğin idamını gerçekleştirdiğini bildirdi.

Ancak şu ana kadar protestolarla bağlantılı suçlamalar nedeniyle hakkında verilen idam kararı infaz edilen hiçbir kadın bulunmuyor. Şarku’l Avsat’ın örgütten aktardığına göre bu yıl başka davalar kapsamında en az 16 kadın idam edildi.

Merkezi Norveç’te bulunan Hengaw İnsan Hakları Örgütü ile merkezi ABD’deki İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), dün yaptıkları açıklamada, 20 yaşındaki Taraneh Rahimi’nin İsfahan’daki bir meydanda protestolar sırasında meydana gelen ve biri güvenlik görevlisi olmak üzere iki kişinin hayatını kaybettiği olaylarla bağlantılı olarak dokuz erkekle birlikte idama mahkûm edildiğini duyurdu.

İki kuruluş ayrıca davada aralarında Taraneh’in kız kardeşi Romina’nın da bulunduğu diğer sanıklara, toplam 36 yıla varan hapis cezaları verildiğini açıkladı.

HRANA, “Sanıkların avukatları dava dosyasının önemli bir bölümüne erişemedi, belgeleri ve delilleri incelemeleri için kendilerine yeterli süre verilmemesini protesto etti” açıklamasında bulundu.

Diğer davada ise İsfahan’daki bir mahkeme, iki çocuk annesi 43 yaşındaki Leyla Ebu’l-Hasani’yi protestolar sırasında bir mağazayı ateşe vermekle suçlayarak mahkûm etti. Karar, Dadban hukuk gözlemevi ve HRANA tarafından duyuruldu.

Ebu’l-Hasani’nin yakınları suçlamayı reddederek, onun olay yerinde yalnızca bulunduğunu ve ateşe verilen mağazayı görüntülediğini savundu.

Buna rağmen Ebu’l-Hasani, “yeryüzünde fesat çıkarma” ve “muharebe” suçlarından mahkûm edilerek idam cezasına çarptırıldı. Davası incelenmek üzere Yüksek Mahkeme’ye gönderildi.

ABD Başkanı Donald Trump, nisan ayında ABD’de yaşayan İsrail yanlısı bir aktivistin X platformunda yaptığı ve sekiz İranlı kadının idam cezasıyla karşı karşıya olduğunu belirten paylaşımı yeniden yayımlamış ve Tahran yönetimine bu kadınları serbest bırakma çağrısında bulunmuştu.

Ancak daha sonra söz konusu kadınların tamamına idam cezası verilmediği ve bazı kadınların serbest bırakıldığı ortaya çıktı.

Serbest bırakılanlar arasında, protestolar sırasında bir binadan polislerin üzerine beton bloklar attığı suçlamasıyla daha önce idam cezasına çarptırılan Beta Himmeti de bulunuyordu. HRANA, nisan ayında Himmeti hakkındaki idam kararının kaldırıldığını bildirmişti.



“Tanker savaşı” İran’a yönelik kuşatmayı sıkılaştırıyor

Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)
Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)
TT

“Tanker savaşı” İran’a yönelik kuşatmayı sıkılaştırıyor

Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)
Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)

“Tanker savaşı”, ABD’nin İran’a yönelik kuşatmayı sıkılaştırmasıyla tırmandı. ABD ordusu, bir Amerikan savaş gemisini hedef alan iki balistik füze saldırısına karşılık olarak 5 İran petrol tankerini imha etti.

İran filosu artık ABD ateşinin hedefinde. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), son bir hafta içinde ABD güçlerinin 10 İran tankerini imha ettiğini bildirdi. Açıklamada, Amerikan savaş gemilerine yönelik saldırı girişimlerinin tekrarlanması halinde saldırıların süreceği ifade edildi.

İran Devrim Muhafızları ise 2 Amerikan gemisi, 8 tanker ve “yasaklı ve güvensiz bölgeye” giren 10 gemiyi vurduğunu açıkladı. CENTCOM ise kendi gemilerinden herhangi birinin vurulduğu iddiasını yalanladı.

İran ayrıca Ürdün’deki “Amerikan hedeflerine” doğru füzeler fırlattı ve deniz ulaşımına uygulamayı planladığı kısıtlamaların kapsamını genişleterek, Umman Körfezi ile Arap Denizi’nin bazı kesimlerini de bölgeye dahil etti.

Nükleer dosyada ise Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu, Tahran’ın güvence ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin yükümlülüklerine uymaması nedeniyle İran dosyasını, 20 yıl aradan sonra ilk kez Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sevk etti. Karar, 23 ülkenin lehte oyuyla kabul edildi.

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak uydu görüntüleri, Natanz nükleer tesisinin yakınındaki “Cebel el-Fas” bölgesinde yürütülen inşaat çalışmalarında “belirgin bir sıçrama” yaşandığını ortaya koydu. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığına göre ABD ordusu, söz konusu tesise yönelik saldırı planlarını hazır bulunduruyor. Ancak ABD bombalarının graniti aşarak tahkim edilmiş nükleer tesisin derinliklerine ulaşabilecek kapasitede olup olmadığı konusunda şüpheler bulunuyor.


İran, ABD güçlerine karşı “yeni füzeler” kullanacağı sinyalini verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran, ABD güçlerine karşı “yeni füzeler” kullanacağı sinyalini verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran, bölgedeki ABD güçleriyle çatışmanın seviyesini yükseltebileceği mesajını verirken, Washington, İran’ın yeni füzeleri konusunda “açık bir uyarı” aldığını belirtti.

Tehdit, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai’den geldi. Rızai, ülkesinin bir ABD savaş gemisine yönelik saldırıda “destroyer karşıtı” bir füzeyi test ettiğini söyledi. ABD gemileri ve üslerine yönelik operasyonel yaklaşımın “kapsamlı bir şekilde gözden geçirildiğini” belirten Rızai, İran’ın yeni bir aşamaya hazırlandığı mesajını verdi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ülkesinin “her zaman savaşa karşı olduğunu”, ancak “saldırganlar tamamen pişman olana kadar” karşılık vermeyi sürdüreceğini söyledi.

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Washington ve Londra, İran’ın havacılık sektörüne yönelik yaptırımları sıkılaştırdı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ABD, 27’si havayolu şirketi olmak üzere toplam 36 kuruluşu hedef alan yaptırım paketi kapsamında, İran’ın kalan tüm havayolu şirketlerini de kısıtlamalara dahil etti.

Bu arada Birleşik Krallık; söz konusu tedbirlerin İran'ın nükleer programını dizginlemeyi amaçladığını belirterek yeni mali ve ticari kısıtlamalar getirdi, gemileri hedef alma yetkisini genişletti ve —istisnai durumlar haricinde— İran uçaklarının iniş yapmasını yasakladı.


İsrail ve İngiltere karşılıklı yaptırım uyguladı

İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)
İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)
TT

İsrail ve İngiltere karşılıklı yaptırım uyguladı

İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)
İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)

Tel Aviv ve Londra karşılıklı yaptırım kararı alırken, İngiltere işgal altındaki Batı Şeria’da uluslararası hukuka göre yasa dışı olan yerleşimlerden yapılan mal ticaretine “kısıtlamalar getirme” niyetini açıkladı.

İsrail, Londra ve Paris’in yerleşimlere yönelik kararlarını beklerken, İngiltere ve Fransa’nın yanı sıra Kanada, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç’in de yer aldığı geniş bir Batılı uluslararası koalisyonla karşı karşıya kaldı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün, İngiltere’nin Batı Şeria’daki yerleşimlere yönelik uyguladığı yaptırımlara karşılık olarak Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunun kapatılacağını açıkladı. Bakanlık ayrıca İngiltere temsilcilerinin Gazze’de ateşkesin izlenmesinden sorumlu ortak askeri merkezden çıkarılmasına ve İngiltere’nin Filistin Yönetimi’ne bağlı güvenlik güçlerine yönelik eğitim programlarının sonlandırılmasına karar verdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tel Aviv, Londra’ya yönelik tepkisini daha da sertleştirerek, aralarında 12 seçilmiş İngiliz yetkilinin de bulunduğu bazı kişilerin yanı sıra “antisemitik ve İsrail karşıtı faaliyetlere karıştığını” öne sürdüğü bazı İngiliz vatandaşlarının ülkeye girişini engelleyeceğini bildirdi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise dün yaptığı açıklamada, ülkesinin “yerleşimlerden gelen ürünlerin ithalatına yasak getireceğini” duyurdu. Miliband, İsrail hükümetini Batı Şeria’da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen “etnik temizliğe göz yummakla” suçladı.

Miliband, “İngiliz hükümeti, Batı Şeria’da terörist yerleşimciler tarafından etnik temizlik yapıldığını kabul ediyor” ifadelerini kullandı.