Birleşmiş Milletler, İran’ın nükleer programı konusunda tartışmalı bir oylamayla karşı karşıya

Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont'un New York'taki BMGK toplantısı sırasındaki arşiv fotoğrafı (AP)
Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont'un New York'taki BMGK toplantısı sırasındaki arşiv fotoğrafı (AP)
TT

Birleşmiş Milletler, İran’ın nükleer programı konusunda tartışmalı bir oylamayla karşı karşıya

Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont'un New York'taki BMGK toplantısı sırasındaki arşiv fotoğrafı (AP)
Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont'un New York'taki BMGK toplantısı sırasındaki arşiv fotoğrafı (AP)

Fransa tarafından dün yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) bu ay, İran'a uygulanan yaptırımları izleme komitesinin yetkisini yenilemek için oylama yapacağını ve bunun, yaptırım rejimini ve denetim mekanizmalarını reddeden Rusya ve Çin ile olası bir çatışmaya kapı aralayacağını teyit etti.

BM'nin İran'a yönelik yaptırımlar komitesinin çalışmalarını destekleyen komitenin yetki süresinin, dünya liderlerinin BM Genel Kurulu'ndaki yıllık toplantısı sırasında 26 Eylül'de sona ermesi planlanıyor. ABD-İsrail'in İran ile çatışmasının gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor.

Eylül ayında Fransa tarafından yürütülen 15 üyeli BMGK başkanlığının planlarını sunarken, Fransa'nın BM Büyükelçisi Jerome Bonnafont, nükleer meselenin ve İran'ın BM'ye karşı yükümlülüklerine uymamasının, bu ay ülke ile ilgili tartışmaların merkezinde yer alacağını söyledi.

Bonnafont sözlerini şöyle sürdürdü:

“BMGK, nihayetinde İran konulu uzmanlar komitesinin yetkisinin yenilenmesi için oylama yapmak zorunda kalacak. Bu konu, İran'ın nükleer programı çerçevesindeki yükümlülüklerine uymamasının ardından ülkeye yaptırımları yeniden uyguladığımız Eylül 2025'te yeniden gündeme getirilen bir meseleydi.”

BM diplomatları, oylamanın 17 Eylül'de yapılmasının beklendiğini söylediler.

Diplomatlar, bu oylamanın, BMGK’nın artık İran'ın nükleer meselesini ele alma yetkisine sahip olmadığını iddia eden hem Rusya hem de Çin tarafından veto hakkının kullanılma ihtimalini artırdığını belirtiyorlar.

Rusya ve Çin, mart ayında yayımladıkları ortak bir açıklamada yaptırımlar komitesine atıfta bulunarak BMGK’nın 1737 Sayılı Karar komitesini veya ona bağlı uzmanlar grubunu yeniden oluşturma yönünde ilerleyemeyeceğini belirtmişlerdi.

Uzmanlar grubunun aksine, yaptırımlar komitesinin belirlenmiş bir süresi bulunmuyor. Komite, İran'ın nükleer programı nedeniyle uygulanan yaptırımları denetlemek üzere 2006 yılında kuruldu. Kurulduğu BM'nin 1737 sayılı kararıyla tanınıyor.

2024 yılında Rusya, nükleer silah ve balistik füze programları nedeniyle Kuzey Kore'ye uygulanan BM yaptırımlarının uygulanmasını denetlemekle görevli uzmanlar grubunun yıllık yenilenmesine karşı veto hakkını kullanmıştı.

İran'a ilişkin anlaşmazlık, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın geçtiğimiz yıl BM yaptırımlarının otomatik olarak geri getirilmesi mekanizmasını tetikleme kararından kaynaklanıyor. Bu durum, üç ülkenin Tahran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemeyi amaçlayan anlaşmaya uymadığı sonucuna varmasının ardından, BM tarafından onaylanan 2015 tarihli İran nükleer anlaşması kapsamında kaldırılan yaptırımların yeniden yürürlüğe konulmasına yol açtı.

İran nükleer silah elde etme çabasında olduğunu reddetse de uranyum zenginleştirme programı uzun süredir ABD ve müttefiklerinde, Tahran'ın en azından bir gün nükleer silah üretme seçeneğini saklı tuttuğuna dair endişeler yaratıyor. Zira zenginleştirilmiş uranyum, santrallere yakıt sağlamak veya nükleer bir bombanın çekirdeğini imal etmek amacıyla kullanılabiiyor.



Fransa: Lise öğrencileri, öğrenci hareketini yatıştırmak amacıyla başbakanla görüşmeye çağrıldı 

Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 
Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 
TT

Fransa: Lise öğrencileri, öğrenci hareketini yatıştırmak amacıyla başbakanla görüşmeye çağrıldı 

Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 
Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 

Fransa’da lise öğrencilerini temsil eden dernekler, dün Başbakan Sébastien Lecornu ile görüşme talebinde bulundu. Hükümet, bugün düzenlenmesi planlanan yeni gösteriler öncesinde öğrenci hareketini yatıştırmak amacıyla girişimlerini yoğunlaştırıyor.

Eylül ayında Paris banliyölerinde başlayan öğrenci hareketine katılan lise öğrencileri; okul binalarının kötü durumunu, sınıflardaki aşırı kalabalığı ve özellikle dezavantajlı bölgelerde hastalanan ya da izinli öğretmenlerin yerine öğretmen bulunmamasını protesto ediyor.

“Lise Öğrencileri Sendikal Birliği” Başkanı Riyad Rani gazetecilere yaptığı açıklamada, “Rakamlarla desteklenmiş önerilerimiz var. Bu nedenle gelecek haftadan itibaren başbakanla görüşme talep ediyoruz” dedi.

Başbakan Lecornu ise krizi yatıştırmak amacıyla hükümetin “ilk kararlarının ekim ayının sonunda açıklanacağını” duyurdu.

vf
Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, liselerdeki durum hakkında konuşuyor. (AP)

Lecornu, “Gençlerin öfkesi durup dururken ortaya çıkmadı. Dile getirdikleri endişeler dikkate alınmalı” dedi.

Lecornu daha önce, çarşamba gününden itibaren okullarda yarım gün süren ve ders yapılmayan zaman dilimleri oluşturulacağını açıklamıştı. Bu uygulamayla öğrenci ve çalışanların her eğitim kurumunda karşılaştıkları sorunları dile getirebilmeleri için “kurum içi demokratik bir alan” oluşturulması amaçlanıyor.

18 soruşturma

Ancak bu girişim, Clara gibi çok sayıda öğrencinin tepkisini çekti. Takma isim kullanan Clara, hükümetin “öğrencileri ciddiye almadığını” söyledi.

Ülkedeki en büyük okul yöneticileri sendikası da söz konusu karara karşı çıkarak, öğrencilerin de katılımıyla Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşme talebinde bulundu.

Öğrenci birlikleri, bugün Paris ve diğer kentlerde yeni yürüyüşler düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Fransa’nın güneybatısındaki Anglet kentinde, hükümet karşıtı lise öğrencilerinin protestosu sırasında bir okulun önünde yanan çöp konteynerini iten Fransız polisleri. (DPA)

Öğrenci gösterilerinin yoğunluğu dün azaldı. Hükümetin gerilimi düşürme çabalarını artırdığı sırada çok sayıda okulda eğitim yeniden başladı.

Lecornu, dün akşam yaptığı konuşmada, “Güvenlik güçlerine öğrencilerle çatışmaları yönünde talimat verilmediğini” söyledi.

gb
Lise öğrencileriyle dayanışma gösterisinde protestocularla karşı karşıya gelen Fransız jandarma güçleri. (AFP)

İçişleri Bakanı Laurent Nunez ise daha önce ses bombalarının kullanımının askıya alındığını açıklamıştı. Bu karar, ses bombasının isabet etmesi sonucu 15 yaşındaki bir göstericinin elinin koptuğuna ilişkin haberlerin ardından alındı.

Nunez, Ulusal Meclis’te kamu düzeninin sağlanmasına ilişkin yaklaşımını savunurken, tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi.

Lecornu’nun dün akşam verdiği bilgilere göre, hareketin 28 Eylül’de başlamasından bu yana 215 öğrenci, 89 öğretmen, 761 polis ve jandarma yaralandı; 6 bin 629 kişi gözaltına alındı. Bu olaylarla ilgili 18 soruşturma açıldı.

Kara hafta

BFMTV adına yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre Fransızların yüzde 55’i öğrenci hareketini destekliyor.

Bugün saat 13.00’te Paris’teki Bastille Meydanı’nda büyük bir gösteri düzenlenmesi bekleniyor. Fransa başkentinin banliyölerinde de başka gösteriler yapılacak.

Lisenin son sınıfında okuyan ve “Pierre” takma adını kullanan bir öğrenci, “Kara hafta... cumartesiye kadar” dedi.

gbh
Lise öğrencileriyle dayanışma gösterisinde Fransız çevik kuvvet polisiyle çatışan protestocular. (AFP)

Eğitim Bakanlığı verilerine göre dün, 459 eğitim kurumunda dersler tamamen veya kısmen durduruldu. Bu sayı salı günü 891’di. “Olaylar” ise dün 232 kurumla sınırlı kaldı; salı günü bu sayı 496 olmuştu.

Öğrencilerin talepleri arasında eğitim yönlendirme platformu Parcoursup’un kaldırılması da bulunuyor. Ancak Yükseköğretim Bakanı Philippe Baptiste bu talebi reddediyor.

Bu arada hükümetin karşı karşıya olduğu sorunlar yükseköğretim sektörüne de yayıldı. Bakanlığın verilerine göre salı günü yükseköğretim kurumlarının yüzde 40’ında çeşitli aksaklıklar yaşandı.

Baptiste, dün öğleden sonra sendika temsilcileriyle bir araya geldi. Ancak sendika temsilcileri, 2027 yılı eğitim bütçesinin yetersiz olduğu gerekçesiyle ve öğrenci protestolarıyla dayanışma amacıyla toplantıyı terk etti.

“Öğrenci Birliği” sözcüsü Sabrine Kharbach, toplantının ardından, “Bir saat boyunca havanda su dövüldü” ifadelerini kullandı.


Trump, “Nobel Barış Ödülü”nü hak ettiğini savundu ancak ödülü alma ihtimalini sorguladı 

ABD Başkanı Donald Trump gazetecilere konuşuyor (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump gazetecilere konuşuyor (EPA)
TT

Trump, “Nobel Barış Ödülü”nü hak ettiğini savundu ancak ödülü alma ihtimalini sorguladı 

ABD Başkanı Donald Trump gazetecilere konuşuyor (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump gazetecilere konuşuyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada Nobel Barış Ödülü’nü kazanmayı hak ettiğini söyledi, ancak ödülü alma ihtimali konusunda şüpheler bulunduğunu da kabul etti.

Norveç Nobel Komitesi tarafından cuma günü açıklanacak 2026 ödülüne ilişkin konuşan Trump, “Kararlarının ne olacağını bilmiyorum. Benim gibi insanlara ödülü vermemeleriyle tanınıyorlar” ifadelerini kullandı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana, dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olarak nitelendirdiği Nobel Barış Ödülü’nü hak ettiğini defalarca dile getirdi.

Trump, Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, “Artık zamanı geldi... Ancak geçen sefer ödülü kazanan kişinin bunu dolaylı olarak bana takdim etmesinden büyük onur duydum. Kendisi tarihte bu ödülü Başkan Trump’tan daha fazla hak eden hiç kimsenin olmadığını söyledi” dedi.

Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado, Venezuela’daki çabaları için ABD desteği sağlamaya çalıştığı dönemde, 2025 Nobel Barış Ödülü madalyasını ocak ayında Trump’a vermişti.

Trump, göreve başlamasından bu yana sekiz çatışmanın çözümüne yönelik girişimlerde bulunması nedeniyle ödülü hak ettiğini düşünüyor.

Kamboçya, İsrail ve Pakistan liderleri Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiklerini açıkladı. Ancak bu iddiaların doğruluğunu teyit etmenin bir yolu bulunmuyor.

Trump’ın çözdüğünü söylediği bazı çatışmalardaki taraflar, ABD Başkanı’nın diplomatik rolünü sorguluyor. Bu bölgelerin bazılarında, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Kamboçya-Tayland sınırı da dahil olmak üzere, çatışmalar yeniden başladı.

Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde sona erdireceğini vaat ettiği Rusya-Ukrayna savaşını ise çözüme kavuşturamadı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları da yedi aydır devam eden bir çatışmayı tetikledi; bu durum küresel enerji arzında aksamalara ve kasım ayındaki ara seçimler öncesinde gaz fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Bu yılki Nobel Barış Ödülü için öne çıkan adaylar arasında Papa Leo, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Filistin toprakları için Birleşmiş Milletler Özel Raportörü de bulunuyor.


Hürmüz, ABD-İran çatışmasını yeniden alevlendiriyor

USS Boxer uçak gemisinden havalanan bir F-35 savaş uçağı. (CENTCOM)
USS Boxer uçak gemisinden havalanan bir F-35 savaş uçağı. (CENTCOM)
TT

Hürmüz, ABD-İran çatışmasını yeniden alevlendiriyor

USS Boxer uçak gemisinden havalanan bir F-35 savaş uçağı. (CENTCOM)
USS Boxer uçak gemisinden havalanan bir F-35 savaş uçağı. (CENTCOM)

Hürmüz Boğazı, tarafların karşılıklı açıklamalarıyla ABD-İran çatışmasını yeniden alevlendirdi. Söz konusu açıklamalar, dünyadaki en önemli enerji geçiş noktalarından birinde seyrüseferin geleceğinin dışında, Tahran'ın "kırmızı çizgi" olarak nitelediği uranyum zenginleştirme konusuna kadar uzandı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün yaptığı açıklamada, İran'ın boğaz üzerindeki "tam kontrolü kaybettiğini" belirterek, stratejik su yolundaki petrol trafiğinin savaşın patlak vermesinden önceki seviyelere yaklaştığını vurguladı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre ABD Başkan Yardımcısı JD Vance verdiği demeçte, İran'ın ticari gemileri hedef alarak petrol ve gaz akışını aksatma girişimlerinin sevkiyatı geniş çapta durdurmayı başaramadığını ifade etti.

Washington, nükleer dosya üzerindeki baskısını sürdürüyor. Vance, İran'ın uranyum zenginleştirme konusunda somut taahhütlerde bulunması gerektiğini belirterek, nükleer silah üretimine yol açabilecek düzeydeki zenginleştirmenin durdurulmasını olası bir uzlaşmanın temel şartı olarak değerlendirdi.

Üst düzey bir İranlı yetkili ise Vance'e cevap vermekte gecikmedi. Reuters’da yer alan açıklamasında yetkili, ABD'nin İran'ın uranyum zenginleştirme hakkını tanımasının Tahran için kırmızı çizgi olduğunu ve İran'ın bu ilkeden "esneklik göstermeyeceğini" belirtti; ancak zenginleştirmenin detayları ve seviyelerinin daha sonraki bir aşamada müzakere edilmesine açık kapı bıraktı.