Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Cebel el-Fas’taki faaliyetleri doğruladı

Trump, tesise saldırı tehdidini yineledi; Tahran ise Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan (NPT) çekilme sinyali verdi

 CENTCOM’un dün yayımladığı fotoğrafta, bölgede bulunan “USS Rafael Peralta” uçak gemisinden havalanan bir ABD helikopteri görülüyor. (CENTCOM)
CENTCOM’un dün yayımladığı fotoğrafta, bölgede bulunan “USS Rafael Peralta” uçak gemisinden havalanan bir ABD helikopteri görülüyor. (CENTCOM)
TT

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Cebel el-Fas’taki faaliyetleri doğruladı

 CENTCOM’un dün yayımladığı fotoğrafta, bölgede bulunan “USS Rafael Peralta” uçak gemisinden havalanan bir ABD helikopteri görülüyor. (CENTCOM)
CENTCOM’un dün yayımladığı fotoğrafta, bölgede bulunan “USS Rafael Peralta” uçak gemisinden havalanan bir ABD helikopteri görülüyor. (CENTCOM)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, İran’daki Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin yakınında bulunan, ağır tahkimatla korunan Cebel el-Fas sahasında yeni faaliyetlere ilişkin göstergeler tespit edildiğini açıkladı. Grossi, Bloomberg televizyonuna yaptığı açıklamada, uzaktan algılama görüntülerinin inşaat sahası çevresinde hareketlilik olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, ajans müfettişlerinin tünel kompleksine girmediğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ise Washington’un Cebel el-Fas bölgesinde “bazı faaliyetler” tespit ettiğini belirterek, bölgeyi vurma tehdidini yineledi. Trump, “Burayı çok büyük bir güçle vurmak zorunda kalacağız” dedi.

New York’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 11 lehte oyla İran’a yönelik yaptırımların uygulanmasının görüşülmesini kabul etti. Rusya ve Çin karara karşı oy kullanırken, Pakistan ve Somali çekimser kaldı. Karar, UAEA Yönetim Kurulu’nun Tahran’ın güvence anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle konuyu Güvenlik Konseyi’ne taşımasından bir gün sonra alındı.

Tahran’da ise İran Meclis Divanı üyesi Ali Rıza Selimi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan (NPT) çekilmenin “seçeneklerden biri olabileceği” mesajını verdi. Tahran Büyükşehir Devrim Muhafızları Komutanı Hasan Hasan­zade de İran’ın “savunma aşamasını geride bıraktığını” ve saldırı operasyonlarının eşiğine geldiğini söyledi. Hasanzade, “özel ve ani operasyonlar” gerçekleştirmek üzere birliklerin hazırlandığını ifade etti.



Trump, İran savaşından pişman değil; savaşın ara seçimlere olası etkisine rağmen

ABD Başkanı Donald Trump, 4 Eylül 2026’da Maryland eyaletindeki Andrews Ortak Üssü’nde başkanlık uçağına binmek üzere ilerliyor. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Eylül 2026’da Maryland eyaletindeki Andrews Ortak Üssü’nde başkanlık uçağına binmek üzere ilerliyor. (AFP)
TT

Trump, İran savaşından pişman değil; savaşın ara seçimlere olası etkisine rağmen

ABD Başkanı Donald Trump, 4 Eylül 2026’da Maryland eyaletindeki Andrews Ortak Üssü’nde başkanlık uçağına binmek üzere ilerliyor. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Eylül 2026’da Maryland eyaletindeki Andrews Ortak Üssü’nde başkanlık uçağına binmek üzere ilerliyor. (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, savaşın ABD’de kasım ayında yapılması planlanan ara seçimler üzerindeki olası etkisine rağmen, İran’a karşı savaş başlatmaktan pişman olmadığını söyledi.

Trump, Fox News’e verdiği röportajda, savaşın seçimler üzerindeki olası etkisi nedeniyle pişmanlık duyup duymadığı sorusuna, “Pişmanlık kelimesine inanmıyorum. Ancak insan her zaman kendisini biraz sorgulayabilir” cevabını verdi.

Trump, “Aynı şeyi yeniden yapmak zorunda kalsaydım, tam olarak yaptığım şeyi yapardım” dedi.

Trump ayrıca bazı destekçilerinin savaş nedeniyle rahatsız ve hayal kırıklığına uğradığı yönündeki değerlendirmeleri de reddetti.

“Hayal kırıklığına uğradıklarını düşünmüyorum. İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermememle son derece gurur duyduklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Trump, savaşın ara seçimlerin sona ermesiyle birlikte biteceği yönündeki görüşünü de yineledi.

Trump röportajında, “Savaş, seçimlerin hemen ardından sona erecek.” dedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Trump, çarşamba günü de benzer bir açıklama yapmış ve Tahran’ın, Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek seçimleri etkilemeye çalıştığını söylemişti.

İran savaşı nedeniyle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış, seçimler yaklaşırken Cumhuriyetçiler açısından önemli bir sorun haline geldi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat’ta başlatmıştı


ABD, İran müttefiklerine yardım eden ağlara yeni yaptırımlar uyguladı

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik yaptırımların sıkılaştırıldığını duyurduğu basın toplantısında. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik yaptırımların sıkılaştırıldığını duyurduğu basın toplantısında. (Reuters)
TT

ABD, İran müttefiklerine yardım eden ağlara yeni yaptırımlar uyguladı

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik yaptırımların sıkılaştırıldığını duyurduğu basın toplantısında. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik yaptırımların sıkılaştırıldığını duyurduğu basın toplantısında. (Reuters)

ABD hükümeti dün Lübnan’daki Hizbullah ve İran’ın Ortadoğu’daki diğer müttefiklerini desteklediğini belirttiği şirket ve kişilere yeni yaptırımlar uyguladığını açıkladı. Washington, İran’ı ekonomik açıdan tecrit etme kampanyasını yoğunlaştırıyor.

Son yaptırımlar, ABD Hazine Bakanlığı tarafından ilk kez 24 Ağustos’ta duyurulan ve “ekonomik dışlama operasyonu” olarak adlandırılan uygulamanın devamı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre operasyon, Tahran’ın savaşı finanse etmek, füze üretmek, siber saldırılar düzenlemek ve Devrim Muhafızları’nı desteklemek için kullandığı gelir kaynaklarını sonlandırmayı amaçlıyor.

Foto  Irak’taki Ketaib Hizbullah mensupları, Bağdat’ta grubun bayrağını taşıyor. (Arşiv - AFP)
Irak’taki Ketaib Hizbullah mensupları, Bağdat’ta grubun bayrağını taşıyor. (Arşiv - AFP)

ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bakanlığa bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin (OFAC) bugün aldığı önlemlerin Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan ve Türkiye’deki bazı kuruluş ve kişileri hedef aldığı belirtildi. Washington, söz konusu kişi ve kuruluşların, İran Devrim Muhafızları’nın komutası altındaki Iraklı paramiliter grup Ketaib Hizbullah ile Lübnan Hizbullahı’nı desteklediğini öne sürüyor.

Hazine Bakanlığı ayrıca, olası 39 yaptırım ihlali nedeniyle 1,43 milyon dolar ödemeyi kabul eden bir ABD vatandaşıyla anlaşmaya varıldığını duyurdu. Bakanlık, İran’ın yaptırımları delmesine veya kara para aklamasına ilişkin bilgi sahibi olan kişilere de ihlalleri bildirme çağrısında bulundu.

OFAC ayrıca, özel durumlar dışında İran’la ilgili lisans başvurularının büyük bölümünü reddedeceğini belirten bir genelge yayımladı. Kurumun Lisans Birimi’nin, İran’la ilgili belirli kategorilerdeki lisans başvurularının “ezici çoğunluğunu” derhal reddetmeye başladığı bildirildi.

 Hizbullah destekçileri, İran eski lideri Ali Hamaney’in cenaze töreni sırasında Beyrut’un güney banliyölerinde Hizbullah ve İran bayraklarını taşıyor (Arşiv-EPA)
Hizbullah destekçileri, İran eski lideri Ali Hamaney’in cenaze töreni sırasında Beyrut’un güney banliyölerinde Hizbullah ve İran bayraklarını taşıyor (Arşiv-EPA)

Hazine Bakanlığı, “OFAC, İran davranışlarını değiştirene kadar bu lisans politikasını sürdürecektir. Buna Hürmüz Boğazı’ndan geçişi engellemek, ABD askerlerine ve Körfez’deki ortaklarına yönelik saldırılar düzenlemek ve nükleer ile konvansiyonel silah edinmeye çalışmak da dahildir” açıklamasını yaptı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de yaptığı açıklamada, “Ekonomik dışlama operasyonu, çökmekte olan İran rejiminin yanında olmaya devam edenleri hedef alıyor. İster terörü finanse ediyor, ister kara para aklıyor, ister İran’ın yaptırımlardan kaçmasına yardımcı oluyor olsunlar; onları bulacak, ABD finans sisteminden izole edecek ve rejimin ayakta kalmasını sağlayan ağları dağıtacağız” ifadelerini kullandı.


Bangladeş'in lemurlarını Hintli milyarder mi çaldı?

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Bangladeş'in lemurlarını Hintli milyarder mi çaldı?

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Bangladeş'teki bir safari parkından çalınan iki halka kuyruklu lemurun, Hindistan'ın en zengin ailesi tarafından işletilen bir hayvanat bahçesinde bulunduğu bildirildi.

Bangladeş Suç Soruşturma Dairesi, lemurların Mart 2025'te Gazipur Safari Parkı'ndan çalınarak yurtdışına kaçırılan üç lemurdan ikisi olduğunu açıkladı.

Afrika'daki Madagaskar'a özgü lemurların nesli kritik tehlike altında.

Soruşturmacılar, çalınan lemurların 2018'de gümrüğe sahte beyanda bulunularak Dakka Havalimanı üzerinden Bangladeş'e getirildiğini söyledi. Lemurlar kurtarılarak safari parkına götürülmüştü.

Bangladeş'te yayımlanan Ajker Potrika gazetesinin haberine göre Dakka yönetimi, hayvanların ülkeye geri getirilmesi için Interpol'den yardım istedi. Ancak lemurların kimliklerini doğrulayacak mikroçip, benzersiz kimlik numarası veya kayıtlı DNA profillerinin bulunmaması süreci zorlaştırıyor.

Yetkililer, halen Bangladeş'te bulunan yavru lemurun DNA profilini çıkarmaya çalışıyor. Böylece bu hayvanın yasa dışı yollarla Hindistan'a götürülen iki lemurla kan bağı olup olmadığı belirlenecek.

Gazetenin haberine göre lemurlar, Chuadanga'daki Darshana sınırından Hindistan'a kaçırıldı ve yaklaşık 4,8 milyon Hindistan rupisine (yaklaşık 2,45 milyon TL) satıldı.

Soruşturmacılar, itiraf ifadelerine atıfta bulunarak, hayvanların bir hayvanların bir güvenlik görevlisinin yardımıyla çalındığını ve sınırdaki bir kaçakçılık aracısı sayesinde Hindistan'a götürüldüğünü söyledi. Lemurlar, Hindistan'ın batısındaki Jamnagar kentine ulaşmadan önce birkaç kişinin elinden geçti. Hayvanların burada Vantara yaban hayatı merkezine bağlı bir kuruma satıldığı öne sürüldü.

Soruşturmacılar kaçakçılık davasında şüpheli 8 kişiden 6'sının yerel mahkemeye itirafta bulunduğunu söyledi.

Bangladeşli yetkililer, Vantara'daki lemurların fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılmasının ardından durumdan haberdar olduklarını ve bunun üzerine hayvanları geri almak için girişimlerde bulunduklarını açıkladı.

The Independent, yorum için Vantara'yla iletişime geçti ancak henüz yanıt alamadı.

cvfgbhyj
Narendra Modi, 4 Mart 2025'te Gujarat eyaletinin Jamnagar kentinde Vantara'nın açılışını yaptıktan sonra Anant Ambani'yle poz vermişti (Hindistan Basın Bilgi Bürosu)

Vantara, Gujarat'ta yaklaşık 14 bin dönümlük bir hayvanat bahçesi. Merkez, Asya'nın en zenginlerinden Mukesh Ambani'nin sahibi olduğu iş holdingi Reliance'ın desteklediği Radhe Krishna Temple Elephant Welfare Trust tarafından işletiliyor.

Vantara, milyarder sanayicinin oğlu Anant Ambani'nin fikriydi.

Ambani ailesi, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yle uzun süredir yakın bir ilişki içinde. Modi, Mart 2025'te hayvanat bahçesini açmıştı.

Hayvan hakları grupları, Vantara'nın gerçek bir koruma girişimi olarak değerine ilişkin şüphelerini dile getirdi. Gruplar, merkezin hayvanları nasıl edindiği konusunda yeterli şeffaflık bulunmadığına, ayrıca nadir türlere ve görkemli altyapıya ağırlık verildiğine dikkat çekti. Gruplar ayrıca Uttarakhand ve Madhya Pradeş gibi eyaletlerden özel hayvanat bahçesine hayvanların taşınmasının kamuya ait hayvanat bahçeleri üzerindeki etkisini de sorguladı.

Vantara ayrıca hayvanların usulsüz şekilde ithal edildiği yönündeki iddialarla karşı karşıya kaldı. Bu iddialar Almanya ve Avrupa Birliği'ndeki yetkililerin yakın incelemelerine yol açtı.

Vantara ise iddiaları "tamamen yanlış ve asılsız" diyerek reddediyor.

Independent Türkçe