İran'ın gölge ekonomisi: Uzun sürmeyecek bir direnç

İran, gölge tankerlerden paravan şirketlere kadar yaptırımları aşmak için karmaşık bir ağ kurdu, ancak bu ağın büyüklüğü maliyetlerini artırıyor, Tahran'ın aracılara ve Çin'e olan bağımlılığını yükseltiyor ve Washington karşısında yeni güvenlik açıkları y

Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)
Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)
TT

İran'ın gölge ekonomisi: Uzun sürmeyecek bir direnç

Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)
Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)

Lina el-Hatib

İran, Rusya ve Çin gibi müttefikleriyle iş birliği içinde, dünyanın en gelişmiş yaptırımları aşma sistemlerinden birini kurmak için on yıllar harcadı. Petrolü, isimleri, bayrakları ve sahipleri sürekli değişen bir gölge tanker filosuyla taşınıyor ve sevkiyatlar, menşeini gizlemek için denizde gemiden gemiye aktarılıyor. Avrupa, Asya, Latin Amerika ve Afrika'daki ticaret merkezlerindeki bir dizi paravan şirket, İranlı kuruluşları uluslararası pazarlardan ayıran katmanlar sağlıyor.

Döviz büroları, offshore hesaplar ve paravan şirketler, petrol gelirlerinin İran'dan geçmesine gerek kalmadan taşınmasına veya harcanmasına olanak tanıyor. İran Devrim Muhafızları, bu sistemi döviz cinsinden gelir elde etmek için kullanıyor ve İran para biriminin değeri düştükçe gelirleri artıyor.

İran'ın bu dallı budaklı sistemi, her yeni yaptırımı kendisini aşmanın yeni yollarını geliştirmeye teşvik eden bir motivasyona dönüştüren bir uzmanlık seviyesine ulaştığı izlenimini verebilir. Ancak bu izlenim, yaptırımları aşmanın İran'a maliyetini hafife alıyor ve sistemin kendi içsel zayıflıklarını göz ardı ediyor. Nitekim İran'ın gölge ekonomisi yeni yaptırımlara uyum sağlayabilir, ancak kapasitesi sınırsız değil.

İran’ın gölge ekonomisi

24 Ağustos'ta Washington, İran ekonomisinin etrafındaki çemberi daha da daraltmayı amaçlayan yeni bir önlem seti olan “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nu başlattı. İran ekonomisinin kırılganlığı, yeni yaptırımlar ve ayrıca yaptırımları aşma mekanizmalarının genişlemesi sebebiyle daha da kötüleşebilir. Zira her ek gizleme ve kamufle etme katmanı, işlem maliyetlerini artırıyor ve İran ağlarını uluslararası izlemeye karşı daha savunmasız hale getirebiliyor.

Gölgede faaliyet gösteren tanker filosu, İran'ın gizli sınır ötesi ticaret altyapısının en önemli bileşenlerinden biri. İran petrolü, sahipliği paravan şirketlerden oluşan katmanların ardında gizlenmiş, bayrakları, işletmecileri ve yöneticileri sürekli değişen, Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) sinyalleri kaybolabilen veya manipüle edilebilen gemilerle taşınıyor. Gemiden gemiye aktarmalar, bir başka belirsizlik katmanı daha ekliyor.

Gölge ekonomi aynı zamanda yolsuzluğu da besliyor. Milyarlarca dolar gizemli şirketler ve gayri resmi düzenlemeler aracılığıyla transfer edildiğinde, kara para aklama ve zimmete geçirme fırsatları artar

ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), İran sevkiyatlarının nihai varış noktalarına ulaşmadan önce aşamalar halinde birden fazla gemi arasında transfer edildiğini belgeledi. Bu işlem her yeni transferle petrolün menşeini kanıtlamayı giderek zorlaştırıyor. İran ayrıca petrol ve petrol ürünlerinin kaynağını gizlemeye çalışarak, bunları diğer ülkelerden geliyormuş gibi pazarlıyor.

Şirketlerin yapıları da benzer bir rol oynuyor. İran ile bağlantılı ağlar, varlıkların gerçek sahibini veya işlemlerin gerçek faydalanıcısını gizlemek için nakliye, danışmanlık, lojistik, emtia ticareti ve finansal hizmetler alanlarında faaliyet gösteren görünüşte sıradan şirketleri kullanıyorlar.

İranlı nakliye devi Muhammed Hüseyin Şamhani ile bağlantılı geniş ağ, bu taktiğin açık bir örneğini sunuyor. ABD Hazine Bakanlığı'na göre, bu ağ, Hong Kong ve Marshall Adaları da dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde faaliyet gösteren şirketleri kullanıyordu, aynı zamanda meşru ticari faaliyet görünümünü tehlikeye atmadan gemi operatörlerini ve yöneticilerini tekrar tekrar değiştiriyordu.

sdfghyju
 İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Şamhani, Tahran'da Afganistan, Çin, İran, Hindistan ve Rusya'dan ulusal güvenlik sekreterlerinin ilk toplantısında konuşuyor, 26 Eylül 2018 (AFP)

İran ayrıca, yaptırım uygulanan İran bankaları ve kuruluşları adına ödeme yapan paravan şirket ağlarına ek olarak, döviz rezervlerini yurtdışında tutmak için döviz bürolarını ve aracıları da kullanıyor. Petrol satışları önemli miktarda Çin yuanı cinsinden gelir kazandırıyor ve bu gelirler, İran’dan geçmesine gerek kalmadan İran’ın  ithalatını finanse etmek veya diğer yükümlülüklerini karşılamak için kullanılabiliyor.

Bu örnekler, İran'ın gölge ekonomisinin direncini, meşru uluslararası ekonominin çekirdeğine entegre olmasından aldığını ortaya koyuyor.

Yaptırımları aşmanın maliyeti

Meşru ve yasadışı faaliyetlerin iç içe geçmesi, yaptırımların uygulanmasını daha da zorlaştırıyor. İran, kapatılan paravan şirketleri ve ABD makamları tarafından ifşa edilen aracıları sürekli olarak değiştiriyor, şirketlerin gerçek sahipliğini devrediyor, sahte belgeler düzenliyor ve ödemeleri yeniden yönlendiriyor; gölge ekonomisinin işleyişini sürdürmek için küresel ağına güveniyor.

Ancak bu adaptasyonun bir bedeli var. Yaptırımları aşmaya yönelik her yeni yol ek bir maliyet getiriyor. İran, alıcılara riskleri telafi etmek için petrolünü indirimli satmak, işlemleri gizlemek ve fonları transfer etmek için de aracılara ödeme yapmak zorunda kalıyor. Kendisi için güvenilir nakliye şirketleri, finans kurumları ve sigorta şirketlerinin sayısı da gitgide azalıyor. Dahası sermaye yurt dışında sıkışıp kalabilir, işlemler daha yavaş ve karmaşık hale gelebilir. Kaldı ki Tahran'ın aracı kurumlara bağımlılığı arttıkça onların üzerindeki nüfuzu da artıyor.

Gölge ekonomisi aynı zamanda yolsuzluğu da besliyor. Milyarlarca dolar gizemli şirketler ve gayri resmi düzenlemeler aracılığıyla transfer edildiğinde, kara para aklama ve zimmete geçirme fırsatları da artar. ABD Hazine Bakanlığı, yolsuzluk ve kötü yönetimin İran'ın gizli bankacılık sisteminin kaynaklarını tükettiğini belirtti.

Eğer İran, ABD'nin her yeni önlem turundan sonra aynı miktarda petrol ve parayı aynı hızda ve maliyetle hareket ettirmeyi başarırsa, bu önlemlerin etkisi sınırlı kalacaktır

Bu uyum, İran'ın yaptırımların baskısına dayanmasını sağlıyor, ancak ekonomisini giderek daha az verimli ve daha kırılgan hale getiriyor. Ekonomik Dışlama Operasyonu, bu kırılganlığı daha da kötüleştirebilir, çünkü ABD yaptırım listelerine sadece isimler eklemekle yetinmiyor, aynı zamanda İran ticari ağının bağlı olduğu dış altyapıyı, bankaları, sigorta şirketlerini, gemi bayrak kayıtlarını, limanlardaki hizmet sağlayıcılarını, deniz yakıtı tedarikçilerini, emtia tüccarlarını, döviz bürolarını ve nihayetinde İran mallarının alıcılarını hedef alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, yabancı kurumlara, İran'ın yaptırımları aşmasına yardımcı olmanın, ABD finans sistemine erişimlerini kaybetmelerine neden olabileceği konusunda açıkça uyarıda bulundu. Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'un öncelikle finans kurumlarına odaklanarak, ikincil yaptırımları tekrar tekrar uygulamayı planladığını söyledi. Bu, başka bir paravan şirkete yaptırım uygulamaktan niteliksel olarak farklı, çünkü bu durum, söz konusu şirket ile iş yapan bankaları da yaptırımların hedefi haline gelme tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu da İran'ın güvenilir bankalara, dolar takas hizmetlerine, sigortaya, limanlara ve büyük emtia piyasalarına erişimini giderek zorlaştırıyor.

Çin problemi

Çin en büyük sınav olmaya devam ediyor. İran'ın yaptırımları aşma modeli, İran petrolünün birincil varış noktası veya döviz, emtia ve finansal aracıların kaynağı olarak giderek doğuya yöneldi. Çin'de tutulan İran petrol gelirleri, Çin'in İran'a ihracatını finanse edebilir ve geleneksel sınır ötesi bankacılık sistemine olan bağımlılığı azaltabilir.

dfvgthyj
Çin'in doğusundaki Shandong eyaletinin Qingdao Limanı’ndaki konteynerler, 9 Mayıs 2026 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan  aktardığı analize göre Çin ile olan ilişki, İran'ın ekonomik direncine katkıda bulundu, ancak güç dengesi açıkça Pekin'in lehine ve çıkarına. İran petrolünün çoğu Çin'e satılırken, Çin petrol tedarikinde İran'a birincil kaynak olarak bağımlı değil. Pekin, 2021'de Tahran ile imzaladığı “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” anlaşmasını da büyük ölçüde hayata geçirmedi.

İran, Çin talebine, Çin para birimine ve onunla ticareti sürdürmeye istekli sınırlı sayıda aracıya aşırı derecede bağımlı hale gelirse, ekonomisi daha az çeşitli bir ekonomiye dönüşecektir. Tahran, Batı finans kurumlarına olan bağımlılığını, ticaret ve finans kanallarını kontrol eden diğer dış aktörlere olan bağımlılıkla değiştirebilir.

Çin ayrıca Washington için de siyasi maliyeti yükseltiyor. Büyük Çin bankalarına, rafinerilerine veya ticaret şirketlerine baskı uygulamak, ABD-Çin ilişkileri ve küresel ekonomi için sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun etkinliği nihayetinde Washington'un baskıyı bu sistemin daha yüksek seviyelerine yaymaya ne kadar istekli olduğuna bağlı olmayı sürdürmektedir.

Yaptırımların başarısı nasıl ölçülür?

Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun başarısı, yaptırımların uygulanmasının, yaptırımları aşmanın dayandığı altyapıyı kademeli olarak ne ölçüde daralttığıyla ölçülebilir. Eğer İran, ABD'nin her yeni önlem turundan sonra aynı miktarda petrol ve parayı, aynı hızda ve maliyetle, aynı aracı kurumlar aracılığıyla hareket ettirmeyi başarırsa, bu önlemlerin etkisi sınırlı kalacaktır.

Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun başarısı veya başarısızlığı, Washington'un İran'ın yabancı kuruluşlara olan bağımlılığından, özellikle de Çin ile olan eşitsiz ilişkisinden yararlanma yeteneğine bağlı olacaktır

 ABD’nin mevcut deniz ablukası kapsamında, İran ihracatına yönelik fiziksel kısıtlamalar mali baskıyı yoğunlaştırıyor. Denizcilikteki kısıtlamalar daha sonra hafifletilirse, İran neredeyse kesin bir şekilde önceki ticaret seviyelerine geri dönmek için gerekli ticaret ve finans ağlarını yeniden kurmaya çalışacaktır. Ancak, yeni aracı kurumlardan oluşan ağlar gibi alternatifleri kabul edilebilir bir maliyete bulması garanti değil.

İşte temel çatışma bu noktada; İran'ın ağlarını yeniden kurma gücü ile Washington'un bu ağların faaliyet gösterebileceği ekonomik alanı daraltma gücü arasında dönüyor.

cvfbghn
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, başkent Washington'da düzenlenen bir basın toplantısında konuşuyor, 24 Ağustos 2026 (AFP)

İran'ın gölge ekonomisi adaptasyon yeteneğine sahip, ancak bankalar, limanlar, alıcılar, para birimleri ve dış ticaret hizmetleri de dahil olmak üzere küresel ekonomiye erişime büyük ölçüde bağımlı. Bu nedenle, gerçekten bağımsız değil. Bu bağımlılıklar onun Aşil topuğu ve bu durum, İran ile ikili ilişkilerinde üstünlüğü elinde bulunduran kendi müttefikleri için de geçerli.

Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun başarısı veya başarısızlığı, Washington'un İran'ın dışarıya bağımlılığından, özellikle de Çin ile olan eşitsiz ilişkisinden faydalanma yeteneğine bağlı olacaktır. ABD'nin lehine olan husus, İran'ın kayıt dışı ekonomisinin temel bir paradoks içermesidir: Ne kadar karmaşık hale gelirse, o kadar çok aracıya ve ortağa ihtiyaç duyuyor ve her ek taraf, Washington'un yaptırımları uygulama çerçevesinde hedef alabileceği yeni bir nokta oluşturuyor.



Trump: İran'la yapıcı görüşmeler yürütüyoruz, seçimlerden önce saldırmayacağız

ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ekim 2026'da Beyaz Saray'a gelişinde Güney Çimliği'nden geçerken gazetecilere el sallıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ekim 2026'da Beyaz Saray'a gelişinde Güney Çimliği'nden geçerken gazetecilere el sallıyor (AP)
TT

Trump: İran'la yapıcı görüşmeler yürütüyoruz, seçimlerden önce saldırmayacağız

ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ekim 2026'da Beyaz Saray'a gelişinde Güney Çimliği'nden geçerken gazetecilere el sallıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ekim 2026'da Beyaz Saray'a gelişinde Güney Çimliği'nden geçerken gazetecilere el sallıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'la verimli görüşmeler yürüttüğünü ve kasım ayında yapılması planlanan ABD Kongresi ara seçimlerinden önce İran'a saldırı düzenlemeyeceğini söyledi.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti ile verimli görüşmeler yürütüyoruz” ifadesini kullandı. Trump ayrıca ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasının sürdüğünü ve petrol akışının Hürmüz Boğazı üzerinden devam ettiğini belirtti.

Trump, “ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerinden önce İran'a saldırmayacağız” dedi.

Trump, bu hafta Cumhuriyetçiler için yürüttüğü seçim kampanyası sırasında, seçimlerden önceki veya sonraki günlerde çatışmanın nihai bir çözüme kavuşturulabileceğine inandığının sinyalini verdi. Şarku’l Avsat’ın Associated Press'ten aktardığı habere göre Trump, aynı zamanda İran'a yönelik geniş çaplı askeri operasyonların yeniden başlatılması seçeneğine de hâlâ açık olduğunu belirtti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın Tahran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesini “esaslı ölçüde” azaltmasını ve bu yönde somut adımlar atmasını gerektirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki “tam kontrolünü kaybettiğini” belirterek, hayati öneme sahip bu su yolundan geçen petrol akışının savaş öncesi seviyelere yaklaştığını ifade etti.

Rubio ayrıca İran ekonomisinin “tam ve kapsamlı bir serbest düşüş” yaşadığını söyledi.

Bu gelişmeler, Washington ile Tahran arasındaki diyaloğu ilerletmek ve gerilimi düşürmek amacıyla bölgesel girişimlerin sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. İran ise ABD ve İsrail'e yönelik söylemini sertleştirerek yeni bir saldırıya karşılık vereceği uyarısında bulunurken, nükleer programı konusunda müzakerelere hazır olduğunu belirtiyor. Tahran ayrıca haklarından “hiçbir koşulda” taviz vermeyeceğini vurguluyor.


Rebecca Grynspan, Guterres’in halefi olma yarışında konumunu güçlendiriyor 

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri ve Kosta Rika’nın eski devlet başkan yardımcısı Rebecca Grynspan Mayufis. (BM)
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri ve Kosta Rika’nın eski devlet başkan yardımcısı Rebecca Grynspan Mayufis. (BM)
TT

Rebecca Grynspan, Guterres’in halefi olma yarışında konumunu güçlendiriyor 

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri ve Kosta Rika’nın eski devlet başkan yardımcısı Rebecca Grynspan Mayufis. (BM)
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri ve Kosta Rika’nın eski devlet başkan yardımcısı Rebecca Grynspan Mayufis. (BM)

Kosta Rika'nın eski Devlet Başkanı Yardımcısı Rebeca Grynspan, diplomasi kaynaklarından edinilen bilgiye göre dün yapılan gayriresmî oylamada, dördüncü kez birinci sırayı alarak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği yarışında en güçlü aday olarak öne çıktı.

31 Aralık 2026'da beş yıllık ikinci görev süresi dolacak olan Antonio Guterres'in halefi olmak için dört kadın ve üç erkek aday yarışıyor.

Ancak oylama süreci belirsizliğini koruyor; nitekim 15 üyeli BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) beş daimî üyesinden birinin veto hakkını kullanması, herhangi bir olası adaylığı engellemeye yetiyor.

Güvenlik Konseyi dün gerçekleştirdiği gayriresmî eğilim oylamasında her bir adayı "destek", "destek vermeme" veya "görüş yok" şeklinde değerlendirdi.

Diplomatik kaynağa göre Grynspan, dokuz "teşvik" oyu alarak zirvedeki yerini korudu. Bu sonuçla Grynspan, temmuz ayından bu yana düzenlenen beş oylama turunun dördünde ilk sırada yer almış oldu.

Bununla birlikte Kosta Rikalı diplomatın performansı, 29 Eylül'de yapılan ve 10 "destek", iki "görüş yok" ile üç "destek vermeme" oyu aldığı bir önceki oylamaya kıyasla hafif bir düşüş gösterdi.

BM'ye bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) Arjantinli Başkanı Rafael Grossi bu eğilim oylamasında ikinci sırada yer alırken, Guyana'nın eski Dışişleri Bakanı Carolyn Rodrigues-Birkett ise üçüncü oldu.

Bir adayın 15 üyeli Güvenlik Konseyi'nde en az dokuz üyenin desteğini almasının yanı sıra, mevcut uluslararası konjonktürde derin ayrışmalar yaşayan beş büyük gücün (daimî üyeler) vetosundan kurtulması gerekiyor.

Bu engelin aşılması halinde adayın ismi, onaylanmak üzere tüm BM üyesi ülkelerin yer aldığı Genel Kurul'a sevk ediliyor.


Fransa: Lise öğrencileri, öğrenci hareketini yatıştırmak amacıyla başbakanla görüşmeye çağrıldı 

Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 
Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 
TT

Fransa: Lise öğrencileri, öğrenci hareketini yatıştırmak amacıyla başbakanla görüşmeye çağrıldı 

Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 
Fransa’nın bir sokağında ülke genelindeki öğrenci protestoları kapsamında pankartlar taşıyan göstericiler. (Reuters) 

Fransa’da lise öğrencilerini temsil eden dernekler, dün Başbakan Sébastien Lecornu ile görüşme talebinde bulundu. Hükümet, bugün düzenlenmesi planlanan yeni gösteriler öncesinde öğrenci hareketini yatıştırmak amacıyla girişimlerini yoğunlaştırıyor.

Eylül ayında Paris banliyölerinde başlayan öğrenci hareketine katılan lise öğrencileri; okul binalarının kötü durumunu, sınıflardaki aşırı kalabalığı ve özellikle dezavantajlı bölgelerde hastalanan ya da izinli öğretmenlerin yerine öğretmen bulunmamasını protesto ediyor.

“Lise Öğrencileri Sendikal Birliği” Başkanı Riyad Rani gazetecilere yaptığı açıklamada, “Rakamlarla desteklenmiş önerilerimiz var. Bu nedenle gelecek haftadan itibaren başbakanla görüşme talep ediyoruz” dedi.

Başbakan Lecornu ise krizi yatıştırmak amacıyla hükümetin “ilk kararlarının ekim ayının sonunda açıklanacağını” duyurdu.

vf
Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, liselerdeki durum hakkında konuşuyor. (AP)

Lecornu, “Gençlerin öfkesi durup dururken ortaya çıkmadı. Dile getirdikleri endişeler dikkate alınmalı” dedi.

Lecornu daha önce, çarşamba gününden itibaren okullarda yarım gün süren ve ders yapılmayan zaman dilimleri oluşturulacağını açıklamıştı. Bu uygulamayla öğrenci ve çalışanların her eğitim kurumunda karşılaştıkları sorunları dile getirebilmeleri için “kurum içi demokratik bir alan” oluşturulması amaçlanıyor.

18 soruşturma

Ancak bu girişim, Clara gibi çok sayıda öğrencinin tepkisini çekti. Takma isim kullanan Clara, hükümetin “öğrencileri ciddiye almadığını” söyledi.

Ülkedeki en büyük okul yöneticileri sendikası da söz konusu karara karşı çıkarak, öğrencilerin de katılımıyla Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşme talebinde bulundu.

Öğrenci birlikleri, bugün Paris ve diğer kentlerde yeni yürüyüşler düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Fransa’nın güneybatısındaki Anglet kentinde, hükümet karşıtı lise öğrencilerinin protestosu sırasında bir okulun önünde yanan çöp konteynerini iten Fransız polisleri. (DPA)

Öğrenci gösterilerinin yoğunluğu dün azaldı. Hükümetin gerilimi düşürme çabalarını artırdığı sırada çok sayıda okulda eğitim yeniden başladı.

Lecornu, dün akşam yaptığı konuşmada, “Güvenlik güçlerine öğrencilerle çatışmaları yönünde talimat verilmediğini” söyledi.

gb
Lise öğrencileriyle dayanışma gösterisinde protestocularla karşı karşıya gelen Fransız jandarma güçleri. (AFP)

İçişleri Bakanı Laurent Nunez ise daha önce ses bombalarının kullanımının askıya alındığını açıklamıştı. Bu karar, ses bombasının isabet etmesi sonucu 15 yaşındaki bir göstericinin elinin koptuğuna ilişkin haberlerin ardından alındı.

Nunez, Ulusal Meclis’te kamu düzeninin sağlanmasına ilişkin yaklaşımını savunurken, tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi.

Lecornu’nun dün akşam verdiği bilgilere göre, hareketin 28 Eylül’de başlamasından bu yana 215 öğrenci, 89 öğretmen, 761 polis ve jandarma yaralandı; 6 bin 629 kişi gözaltına alındı. Bu olaylarla ilgili 18 soruşturma açıldı.

Kara hafta

BFMTV adına yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre Fransızların yüzde 55’i öğrenci hareketini destekliyor.

Bugün saat 13.00’te Paris’teki Bastille Meydanı’nda büyük bir gösteri düzenlenmesi bekleniyor. Fransa başkentinin banliyölerinde de başka gösteriler yapılacak.

Lisenin son sınıfında okuyan ve “Pierre” takma adını kullanan bir öğrenci, “Kara hafta... cumartesiye kadar” dedi.

gbh
Lise öğrencileriyle dayanışma gösterisinde Fransız çevik kuvvet polisiyle çatışan protestocular. (AFP)

Eğitim Bakanlığı verilerine göre dün, 459 eğitim kurumunda dersler tamamen veya kısmen durduruldu. Bu sayı salı günü 891’di. “Olaylar” ise dün 232 kurumla sınırlı kaldı; salı günü bu sayı 496 olmuştu.

Öğrencilerin talepleri arasında eğitim yönlendirme platformu Parcoursup’un kaldırılması da bulunuyor. Ancak Yükseköğretim Bakanı Philippe Baptiste bu talebi reddediyor.

Bu arada hükümetin karşı karşıya olduğu sorunlar yükseköğretim sektörüne de yayıldı. Bakanlığın verilerine göre salı günü yükseköğretim kurumlarının yüzde 40’ında çeşitli aksaklıklar yaşandı.

Baptiste, dün öğleden sonra sendika temsilcileriyle bir araya geldi. Ancak sendika temsilcileri, 2027 yılı eğitim bütçesinin yetersiz olduğu gerekçesiyle ve öğrenci protestolarıyla dayanışma amacıyla toplantıyı terk etti.

“Öğrenci Birliği” sözcüsü Sabrine Kharbach, toplantının ardından, “Bir saat boyunca havanda su dövüldü” ifadelerini kullandı.