Karşılıklı tehditler “savaş hayaletini” yeniden gündeme getirdi

Trump hafta sonu tatilini yarıda kesti... Washington ile Tahran arasında arabuluculuk girişimleri

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), İran’a yönelik deniz ablukası kapsamında yürüttüğü operasyonlara ilişkin yayımladığı videodan.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), İran’a yönelik deniz ablukası kapsamında yürüttüğü operasyonlara ilişkin yayımladığı videodan.
TT

Karşılıklı tehditler “savaş hayaletini” yeniden gündeme getirdi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), İran’a yönelik deniz ablukası kapsamında yürüttüğü operasyonlara ilişkin yayımladığı videodan.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), İran’a yönelik deniz ablukası kapsamında yürüttüğü operasyonlara ilişkin yayımladığı videodan.

Washington ile Tahran arasında dün karşılıklı olarak sert tehditler dile getirildi. Bu açıklamalar, yedinci ayına giren savaşta gerilimin yeniden artabileceği endişelerini doğurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, Camp David’deki hafta sonu tatilini yarıda keserek aniden Washington’a döndü ve “İran konusunda çok yakında büyük bir şey olabilir” açıklamasında bulundu.

Trump, “önemli bir karar” almak üzere olduğunu belirtti. Önündeki seçenekleri ise “İran’ı tamamen ortadan kaldırmak, ekonomik olarak çöküşe sürüklenmesine izin vermek ya da İran’la bir anlaşmaya varmak” şeklinde sıraladı.

İran ise ABD’nin kendisine yönelik büyük çaplı bir saldırı hazırlığında olduğuna dair istihbarata sahip olduğunu açıkladı ve Washington’u bu tehlikeli adımı atmaması konusunda uyardı.

Gerilimi düşürmek ve arabuluculuk sürecine yeniden dönmek amacıyla yürütülen yeni girişimler kapsamında Pakistan ve Türkiye, bölgedeki durumun daha fazla tırmanmasını önlemek için diplomatik temaslarda bulunduklarını açıkladı.



ABD, Haiti Cumhurbaşkanı suikastında şüpheli 18 kişiyi teslim aldı

Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moïse’nin öldürülmesiyle bağlantılı olmakla suçlanan Kolombiyalılar ve Haitililer, 26 Mayıs 2025’te Haiti’deki duruşmalarına götürülürken. (AP)
Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moïse’nin öldürülmesiyle bağlantılı olmakla suçlanan Kolombiyalılar ve Haitililer, 26 Mayıs 2025’te Haiti’deki duruşmalarına götürülürken. (AP)
TT

ABD, Haiti Cumhurbaşkanı suikastında şüpheli 18 kişiyi teslim aldı

Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moïse’nin öldürülmesiyle bağlantılı olmakla suçlanan Kolombiyalılar ve Haitililer, 26 Mayıs 2025’te Haiti’deki duruşmalarına götürülürken. (AP)
Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moïse’nin öldürülmesiyle bağlantılı olmakla suçlanan Kolombiyalılar ve Haitililer, 26 Mayıs 2025’te Haiti’deki duruşmalarına götürülürken. (AP)

ABD’li yetkililer dün yaptıkları açıklamada, 2021 yılında Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moïse’nin öldürülmesiyle ilgili 18 şüphelinin yargılanmak üzere Florida eyaletine götürüldüğünü bildirdi.

53 yaşındaki Moïse, 7 Temmuz 2021’de yaklaşık 20 kişilik, askerî eğitim almış Kolombiyalı paralı askerden oluşan bir grup tarafından konutunda öldürülmüş, korumalarından hiçbiri müdahalede bulunmamıştı.

Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) özel ajanı Brett Skyles X platformunda yaptığı açıklamada, “Bugün farklı noktalarda ve uluslararası düzeyde gerçekleştirilen tutuklamalar, büronun bu komploya dahil olan herkesin adalet önüne çıkarılması yönündeki kararlılığını sürdürdüğünü gösteriyor” dedi.

Federal Savcı Jason Redding Quinones da aynı paylaşımda, “18 kişi Haiti’den askerî uçakla alınarak ABD’de adalet karşısına çıkarılmak üzere Florida’nın Güney Bölgesi’ne götürüldü” ifadelerini kullandı.

Quinones, “Aradan beş yıl geçmesine rağmen şüphelileri ABD mahkemelerine sevk etmeye devam ediyoruz ve henüz işimiz bitmedi” dedi. Quinones, davada şimdiye kadar 30 kişi hakkında suçlama yöneltildiğini belirtti.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Haiti hükümeti ve emniyet kaynakları, teslim edilenler arasında başlıca şüphelilerden biri olan ve Haiti Adalet Bakanlığı’nın Yolsuzlukla Mücadele Birimi’nde eski görevli Joseph Félix Badio’nun da bulunduğunu belirtti. Diğer şüphelilerin ise Kolombiyalı paralı askerler olduğu ifade edildi.

Geçen mayıs ayında dört kişi, Miami’deki federal mahkemede Moïse’yi öldürmek veya kaçırmak için komplo kurmak ve yurt dışında yasa dışı bir askerî operasyona katılarak, ABD’nin Tarafsızlık Yasası’nı ihlal etmek de dahil çeşitli suçlardan mahkûm edildi.

Bu kişiler ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya bulunuyor.

Federal savcılara göre, dört sanığın Florida merkezli özel güvenlik şirketi CTU ile bağlantısı bulunuyordu. Sanıkların, Moïse’nin devrilmesi halinde kazançlı sözleşmeler alacakları vaadiyle komploya katılmaya ikna edildikleri belirtildi.

Suikastla bağlantılı olarak daha önce de ABD mahkemelerinde 11 kişi hakkında suçlama yöneltilmişti. ABD mahkemeleri, ülke topraklarında planlanan komplolarla ilgili davalara bakma yetkisine sahip.

Moïse’nin öldürülmesinden sonra Haiti’de giderek derinleşen bir kaos yaşanıyor ve cumhurbaşkanlığı makamı hâlen boş bulunuyor.

Ülkenin, güvenlik koşullarının elvermesi halinde 13 Aralık’ta 2016’dan bu yana ilk cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini düzenlemesi ve bunun yanı sıra anayasa referandumu yapması planlanıyor.

Fidye amacıyla adam kaçırma, silahlı soygun ve araç hırsızlığının yaygın olduğu yoksul ülkenin başkenti Port-au-Prince’in yaklaşık yüzde 80’i çetelerin kontrolünde bulunuyor.

Bu ayın başlarında, yerel polise çetelerle mücadelede destek vermekle görevli bir Birleşmiş Milletler gücünün sözcüsü, BM misyonunun planlandığı gibi ekim ayına kadar tam kapasiteye ulaşamayacağını açıkladı.


Washington, yapay zekâ kaynaklı olaylar için Pekin’le ortak bildirim mekanizması önerdi

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer (sağda) ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile basın toplantısında. (AFP)
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer (sağda) ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile basın toplantısında. (AFP)
TT

Washington, yapay zekâ kaynaklı olaylar için Pekin’le ortak bildirim mekanizması önerdi

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer (sağda) ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile basın toplantısında. (AFP)
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer (sağda) ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile basın toplantısında. (AFP)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent dün yaptığı açıklamada, ABD’nin ulusal güvenliği etkileyebilecek yapay zekâ bağlantılı olayların bildirilmesi amacıyla Çin ile ortak bir “bildirim mekanizması” kurulmasını önerdiğini söyledi. Bessent’in açıklaması, Başkan Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bu hafta Beyaz Saray’da yapılması planlanan görüşme öncesinde hafta sonu gerçekleştirilen temasların ardından geldi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, JP Morgan Chase’in merkezine gelişleri sırasında. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, JP Morgan Chase’in merkezine gelişleri sırasında. (Reuters)

Bessent, New York’ta Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmelerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ortak hedefler ve ortak tehditler konusunda ortak bir anlayış görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bessent, “Sınır ötesi herhangi bir faaliyet gibi, yapay zekâ alanında dünyanın birinci ve ikinci güçleri arasındaki belirsizlikten daha fazla şeffaflığa geçişin çok önemli olduğuna inanıyoruz” dedi.

Trump ise yapay zekâ geliştirme çalışmalarının yavaşlatılması yönündeki çağrılara karşı çıkıyor. Trump, bunun Çin’in ABD’li şirketleri yakalamasına yardımcı olacağını savunuyor.

Pazar gecesi JP Morgan Chase’in yüksek katlı merkez binasının lobisinde birlikte açıklama yapan Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Trump ile Şi arasında önümüzdeki perşembe günü yapılması planlanan görüşmenin zemininin hazırlandığını söyledi.

İki yetkili ayrıca, tarafların liderlerin geçen mayıs ayında Pekin’deki görüşmeleri sırasında ele aldığı yeni bir “Ticaret Konseyi”ni hayata geçirme konusunda anlaşmaya vardığını belirtti.


Rus belgesi, İran’la yaptırımları aşmaya yönelik iş birliğini ortaya koydu

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS Zirvesi kapsamında düzenlenen bir oturumda. (EPA)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS Zirvesi kapsamında düzenlenen bir oturumda. (EPA)
TT

Rus belgesi, İran’la yaptırımları aşmaya yönelik iş birliğini ortaya koydu

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS Zirvesi kapsamında düzenlenen bir oturumda. (EPA)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS Zirvesi kapsamında düzenlenen bir oturumda. (EPA)

Rusya’ya ait resmî bir belge, Moskova’nın İran’la enerji, nükleer program, havacılık, ulaştırma ve finans gibi kritik sektörlerde iş birliğini derinleştirmek amacıyla hazırladığı kapsamlı bir planı ortaya koydu. Planda alternatif finans kanallarının oluşturulması ve işlemlerde ulusal para birimlerinin kullanılması da yer alıyor. Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli Fox News’ten aktardığı habere göre söz konusu adımların amaçlarından biri, iki ülkeye uygulanan ABD yaptırımlarını aşmak.

Belgeye göre Eylül 2024’te hazırlanan ve 2024-2026 dönemini kapsayan plan, Tahran’la nükleer iş birliğinin geliştirilmesine yönelik projelerin yanı sıra Rus uçaklarına ait bileşen ve yedek parçaların İran’da üretilmesi ihtimalinin araştırılmasını ve petrol ile doğal gaz sektörlerinde ortak projelerin hayata geçirilmesini içeriyor.

Belgede, Moskova ve Tahran’ın finans, nükleer enerji, enerji, havacılık ve ulaştırma alanlarında iş birliğini derinleştirmeye yönelik geniş kapsamlı bir program oluşturduğu belirtiliyor. Program kapsamında alternatif finans kanallarının kurulması, ticari işlemlerde ulusal para birimlerinin kullanımının artırılması ve nükleer alandaki iş birliğinin güçlendirilmesi öngörülüyor. Planda ayrıca Rusya’nın Rosatom şirketinin İran’daki Buşehr Nükleer Santrali’ni işletmeye devam etmesi ve petrol ile doğal gaz sektörlerinde projeler geliştirilmesi yer alıyor.

Havacılık alanında ise Rus uçaklarına yönelik yedek parça ve bileşenlerin İran’da üretilmesi ihtimali ele alınıyor. Bunun, iki ülke arasındaki sanayi iş birliğinin kapsamını genişletmesi bekleniyor.

Önerilen iş birliği enerji ve sanayiyle sınırlı kalmıyor. Belgede ulaştırma ve altyapı alanında da planlar bulunduğu görülüyor. Bunlar arasında İran’ın Azerbaycan’la sınırından başlayarak Basra Körfezi limanlarına uzanacak bir demir yolu hattının inşa edilmesi önerisi de bulunuyor. Ancak bu projelerden hangilerinin hâlen hayata geçirilmekte olduğu veya mevcut savaş ile bölgesel ve uluslararası gelişmelerin Moskova ve Tahran’ın belgede yer alan planlarında değişikliğe yol açıp açmadığı henüz netlik kazanmış değil.

Rusya uzun yıllardır İran’la yakın ilişkilere sahip olsa da iki ülke arasındaki iş birliği, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin başlamasının ardından belirgin biçimde arttı. ABD basınında yer alan haberlerde İran’ın Rusya’ya insansız hava araçları (İHA) sağlayarak destek verdiği öne sürülmüş, İran makamları ise bu iddiaları kesin bir dille reddetmişti. ABD’nin Tahran üzerindeki baskısını sürdürdüğü bir dönemde Moskova ile İran arasındaki temaslar yoğunlaşırken, bazı haberlerde Rusya’nın İran’a seyir füzelerinin üretimi konusunda yardım sağladığı ileri sürüldü.

Bu gelişmeler, Washington’un İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı sürdürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Bu nedenle Moskova ile Tahran arasındaki finansal ve ticari iş birliği, özellikle ABD yaptırımlarına tabi kanalların dışında işlem yapmaya yönelik mekanizmaların aranması açısından giderek daha fazla önem taşıyor.

İki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirilmesi kapsamında Rusya ve İran, geçen yıl 20 yıl süreli ve otomatik olarak uzatılabilme imkânı bulunan “Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması”nı imzaladı.

47 maddeden oluşan anlaşma; diplomatik, askerî ve güvenlik iş birliği, terörle mücadele, teknoloji ve siber güvenliğin yanı sıra çevre gibi çok çeşitli alanları kapsıyor.

Anlaşma ayrıca tarafların birbirlerinin egemenliğine saygı göstermesini ve iki ülkeden herhangi birinin topraklarının diğer tarafa zarar verecek faaliyetlerde kullanılmamasını öngörüyor. Bu hükümler, Moskova ve Tahran’ın giderek gelişen ilişkilerine uzun vadeli ve kurumsal bir çerçeve kazandırma iradesini yansıtıyor.