ABD ve İran arasında, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi için kademeli bir anlaşma üzerinde çalışılıyor.
Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan kaynaklar, ABD'li ve İranlı müzakerecilerin New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda iletişim kurduğunu söylüyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de dünkü açıklamasında, ABD tarafına arabulucular üzerinden 7 günlük bir plan sunulduğunu belirtti.
Tahran yönetimi, 7 gün boyunca Lübnan'daki saldırılar da dahil askeri operasyonların sonlandırılmasını talep ediyor. ABD'nin, İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakması, İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırması ve Hürmüz'deki ablukayı bitirmesi isteniyor. Bu aşamaların ardından Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi ve iki ülke arasında İran'ın nükleer programıyla ilgili kapsamlı görüşme yürütülmesi öngörülüyor.
İranlı yetkililere göre plan, haziranda üzerinde anlaşılan 60 günlük mutabakat zaptıyla aynı özellikleri taşıyor. ABD Başkanı Donald Trump, temmuzda Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde İran'la geçici mutabakatın sonlandığını söylemişti.
New York Times'a konuşan Amerikalı bir yetkili, Beyaz Saray'ın plana olumlu yaklaştığını ancak süreci aceleye getirmek istemediklerini söylüyor.
Ancak müzakerelerde temel anlaşmazlıkların çözülemediği de aktarılıyor. Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan diplomatlara göre iki taraf da ilk adımı atarak elindeki kozu bırakmaya yanaşmıyor. Washington ve Tahran'ın birbirlerinden kalıcı tavizler elde etmeden hamle yapmak istemediği yazılıyor.
Ara seçimlerden önce varılacak bir anlaşma Trump'ın yararına olabilir zira Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması Körfez'deki gerilimi hafifleteceği gibi petrol fiyatlarının kontrol altında tutulmasını da sağlayabilir.
Öte yandan İran da ABD ablukası altında iyice ağırlaşan ekonomik krizden kurtulmak istiyor.
Eski ABD müzakerecilerinden Dennis Ross ise ABD'de kasımda yapılacak ara seçim öncesi anlaşmaya varılma ihtimalinin yüzde 30 olduğunu savunuyor. Analist, ara seçimlerin ardından Trump'ın Tahran yönetimine baskıyı artırabileceğine, çeşitli askeri operasyon seçeneklerini değerlendirebileceğine dikkat çekiyor.
Diğer yandan Tahran yönetimi de ABD'nin yeniden saldırıya geçme ihtimaline karşı hazırlanıyor. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen İranlı bir diplomat şu ifadeleri kullanıyor:
Parmağımız tetikte. Amerikalılar ne yapmaları gerektiğini biliyor ancak aşırı talepleri nedeniyle bu sorunun diplomasi yoluyla çözülme ihtimali son derece düşük.
İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, Amerikan medya kuruluşu Fox News'da dün yayımlanan röportajında, "Biz savaş peşinde değiliz; ancak bize her saldırıldığında kendimizi savunmak zorunda kalıyoruz" dedi.
Independent Türkçe, Reuters, New York Times, Tesnim



