Trump, Flydubai olayında İran’ın dahli kanıtlanırsa “çok ağır bir saldırı” düzenlemekle tehdit ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325018-trump-flydubai-olay%C4%B1nda-i%CC%87ran%E2%80%99%C4%B1n-dahli-kan%C4%B1tlan%C4%B1rsa-%E2%80%9C%C3%A7ok-a%C4%9F%C4%B1r-bir-sald%C4%B1r%C4%B1%E2%80%9D
Trump, Flydubai olayında İran’ın dahli kanıtlanırsa “çok ağır bir saldırı” düzenlemekle tehdit etti
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül’de teknoloji sektörünün üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere konuşurken. (DPA)
Trump, Flydubai olayında İran’ın dahli kanıtlanırsa “çok ağır bir saldırı” düzenlemekle tehdit etti
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül’de teknoloji sektörünün üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere konuşurken. (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump dün, “Flydubai” şirketine ait uçağın kaptanına uçuş sırasında düzenlenen saldırıda İran’ın dahli olduğunun kesinleşmesi halinde Tahran’a “çok ağır bir saldırı” düzenlemekle tehdit etti. Trump, bu ihtimalin daha olası olduğunu düşündüğünü de belirtti.
Bir gazetecinin, İran’ın sorumlu olduğunun kanıtlanması halinde ABD’nin karşılık verip vermeyeceğini sorması üzerine Trump, İranlıların “çok ağır bir saldırıyla karşı karşıya kalacağını” söyledi.
Trump, Beyaz Saray’da gazetecilerle yaptığı sohbet sırasında İran’ın olaya karıştığına inandığını, ancak henüz kesin bir tutum ortaya koymadığını belirtti.
Trump, “Duyduklarıma dayanarak cevabın evet olduğunu söylüyorum. Ancak tam şu anda bu konu üzerinde çalışıyoruz” dedi.
“Flydubai” şirketine ait “Boeing 737-8 MAX” tipi uçak. (Reuters)
Trump, dün yayımlanan “Time” dergisine verdiği röportajda da kasım ayının başında yapılması planlanan ara seçimlerin ardından İran’a yönelik saldırıların “muhtemel” olarak yoğunlaştırılmasından söz etti.
Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre Pentagon, bölgedeki askeri takviye kapsamında bir uçak gemisi ve başka gemiler gönderecek. Takviyelerin toplam mevcudunun 9 bin ila 10 bin asker arasında olması ve bu unsurların kasım ayı sonuna kadar bölgeye ulaşması bekleniyor.
ABD şu anda Ortadoğu’da iki uçak gemisi konuşlandırmış durumda. Sayının üçe çıkıp çıkmayacağı veya gemilerden birinin diğeriyle değiştirilmesi nedeniyle sayının aynı kalıp kalmayacağı ise henüz netlik kazanmadı.
Bolivya’da başsavcı ve 13 kişi, uyuşturucu kaçakçılarını koruma suçlamasıyla gözaltına alındı
Bolivya polisi. (EPA)
Bolivya hükümeti dün, polisin ülkenin başsavcısını ve 13 kişiyi uyuşturucu kaçakçılarını korumakla suçlayarak gözaltına aldığını açıkladı. Gözaltılar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yolsuzluk iddiaları nedeniyle başsavcı ve bazı üst düzey Bolivyalı yetkililere yönelik vize kısıtlamaları getirmesinden birkaç gün sonra gerçekleşti.
2024 yılında, ülkenin önceki sosyalist hükümeti döneminde altı yıllık bir görev süresi için atanan Bolivya Başsavcısı Roger Mariaca’nın gözaltına alınması, muhafazakâr Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın Washington’la güvenlik iş birliğini güçlendirdiği bir zamanda gerçekleşti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gözaltıları memnuniyetle karşıladı ve bunları “Bolivya’da uyuşturucu kaçakçılığı, sistematik yolsuzluk ve sınır aşan organize suçla mücadelede cesur ve kararlı adımlar” olarak nitelendirdi.
Mariaca, gözaltına alınmasıyla ilgili henüz açıklama yapmadı. Ancak daha önce kendisine yöneltilen, uyuşturucu kaçakçılığını kolaylaştırmak karşılığında rüşvet aldığı yönündeki ABD suçlamalarını reddetmiş ve bunları makamına yönelik siyasi baskı olarak nitelendirmişti.
Uyuşturucuyla mücadeleden sorumlu savcı Miguel Gonzalez, çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, polisin Mariaca’yı savcılık kararı olmadan gözaltına aldığını söyledi.
Bolivya İçişleri Bakanı Marco Antonio Oviedo ise dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Adalet sisteminin içine kadar nüfuz etmiş bir suç örgütünü çökerttik” dedi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Oviedo, Mariaca’nın kara para aklama ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalacağını belirtti.
Almanya Başbakanı’na destek benzeri görülmemiş seviyeye geriledi: Yüzde 10https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325023-almanya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1%E2%80%99na-destek-benzeri-g%C3%B6r%C3%BClmemi%C5%9F-seviyeye-geriledi-y%C3%BCzde-10
Almanya Başbakanı’na destek benzeri görülmemiş seviyeye geriledi: Yüzde 10
Almanya Başbakanı Friedrich Merz. (Reuters)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e yönelik destek bir kez daha geriledi. ARD’nin yayımladığı son ankete göre Almanların yalnızca yüzde 10’u Merz’in performansından “memnun” veya “çok memnun” olduğunu belirtti. Bu oran, 1997’den bu yana gerçekleştirilen ankette bir Alman başbakanı için ölçülen en düşük destek seviyesi oldu.
Dün yayımlanan ankete göre katılımcıların yüzde 88’i başbakandan “pek memnun olmadığını” veya “hiç memnun olmadığını” söyledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Merz’in eylül başındaki destek oranı ise yüzde 13’tü.
Infratest dimap tarafından 1bin 303 seçmenin katılımıyla gerçekleştirilen anket, Merz’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) açısından da olumlu bir tablo ortaya koymadı. Gelecek pazar genel seçim yapılması halinde CDU ve Bavyera’daki müttefiki Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) oyların yüzde 20’sini alacağı öngörüldü.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oy oranı ise değişmeyerek yüzde 27 seviyesinde kaldı. Yeşiller yüzde 16 ile onları izlerken, Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 13’te kaldı.
Sol Parti’nin oy oranı yüzde 11 olarak ölçülürken, iş dünyasını destekleyen Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 4’te kaldı. Bu oran, partinin Federal Meclis’e girmek için gereken yüzde 5’lik seçim barajını aşamayacağı anlamına geliyor.
Fransa’da öğrenci protestoları yayılıyor... Hükümet kriz masası oluşturduhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325016-fransa%E2%80%99da-%C3%B6%C4%9Frenci-protestolar%C4%B1-yay%C4%B1l%C4%B1yor-h%C3%BCk%C3%BCmet-kriz-masas%C4%B1-olu%C5%9Fturdu
Fransa’nın birçok kentinde devam eden öğrenci hareketi kapsamında düzenlenen gösteri sırasında, Toulouse kentindeki “Lycée Déodat” lisesinden öğrenciler. (AFP)
Fransa’da öğrenci protestoları yayılıyor... Hükümet kriz masası oluşturdu
Fransa’nın birçok kentinde devam eden öğrenci hareketi kapsamında düzenlenen gösteri sırasında, Toulouse kentindeki “Lycée Déodat” lisesinden öğrenciler. (AFP)
Ateş gibi yayılan lise ve üniversite öğrencilerinin protesto hareketi, 21 Eylül’de Paris’in güneydoğusundaki Créteil kentinde bulunan “Saint-Exupéry” Lisesi’nde öğretmen yetersizliği nedeniyle başladı. Eylemler kısa sürede başkent ve uzak banliyölerini kapsayan Île-de-France bölgesindeki devlet liselerinin büyük bölümüne yayıldı. Hareketin başlamasından yalnızca bir hafta sonra grevler ve lise işgalleri Fransa’nın geneline yayıldı; Paris bölgesinin yanı sıra güneyde Marsilya, kuzeyde Lille ve ülkenin merkezindeki Rhône bölgesi ile Var ve Alpes departmanları gibi yerlerde toplam 180 eğitim kurumunu etkiledi.
Somut talepler
“Liseler Sendikalar Birliği”nin yaptığı “genel seferberlik” çağrısının ardından talepler giderek genişledi ve eylemlere 300’den fazla eğitim kurumu katıldı.
Eylül sonu ile ekim başı arasında üniversite öğrenci sendikaları da harekete katıldı. Perşembe günü üniversite öğrencileri lise öğrencilerinin protestolarına dahil oldu.
1 Ekim’de Paris’in kuzeyindeki Aubervilliers kentinde göstericilerle karşı karşıya gelen polisler. (AFP)
Öğrenci birliğinin verilerine göre Paris, Strasbourg, Marsilya, Lyon, Reims, Poitiers ve Nantes’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kentte en az 30 üniversite kampüsü kapatıldı. Ayrıca ortaokullar da harekete katıldı; bunlar arasında Fransa’nın merkezindeki Rhône bölgesindeki okullar da bulunuyor.
Göstericilerin talepleri arasında eğitime ayrılan kaynakların artırılması, devamsız öğretmenlerin yerine vekil öğretmenlerin görevlendirilmesi, okulların yenilenmesi ve eğitim koşullarının iyileştirilmesinin yanı sıra üniversiteye kabul sistemiyle bağlantılı baskılara itiraz da yer alıyor. Ülkenin farklı bölgelerindeki öğrenciler sınıflardaki aşırı kalabalıktan, öğretmen eksikliğinden, okul binaları ve eğitim ekipmanlarının kötüleşen durumundan ve bazı okullarda temizlik koşullarının yetersizliğinden şikâyet ediyor.
Grev ve olaylar haritası
Grevlerin ve özellikle son üç günde okulların çevresinde yaşanan şiddet olaylarının gösterildiği harita, Fransa’nın bütün bölgelerinde durumun giderek gerildiğini ortaya koyuyor.
Bir okulda öğretmen açığının giderilmesi talebiyle başlayan hareket, kapsamlı bir toplumsal talep eylemine dönüşerek, geniş siyasi boyut kazandı. Fransa bu süreçte yüksek hayat pahalılığı, enflasyon ve satın alma gücündeki gerilemeyle de karşı karşıya.
1 Ekim’de Fransa’nın kuzeyindeki Lille kentinde gösteriler sırasında yaşanan şiddet olaylarından, (AFP)
Ekonomik ve sosyal krizin başlıca nedenleri arasında petrol ürünleri ve doğalgaz fiyatlarındaki artış bulunuyor. Yetkililer, bu artıştan en fazla etkilenen kesimlere sınırlı yardımlar sağlayarak durumla başa çıkmaya çalıştı. Ancak devletin maliyesinin ağır borç yükü altında olması hükümetin hareket alanını daralttı. Kamu borcu 3,6 trilyon avroya ulaşırken, faiz ödemeleri de son yıllarda görülmemiş seviyelere çıktı. Fransa’nın 2026 yılında yaklaşık 80 milyar avro faiz ödemesi yapması bekleniyor.
Sorunları daha da ağırlaştıran gelişme ise Sébastien Lecornu hükümetinin 2027 yılı için kemer sıkma bütçesi hazırlaması oldu. Dün Bakanlar Kurulu’na sunulan bütçe, yeni vergiler getirilmesini, emeklilere yönelik ödeneklerde kesintiye gidilmesini ve önceki bütçelerde görülmemiş ölçüde harcama azaltılmasını öngörüyor. Ülkenin gelecek ilkbaharda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlandığı bir dönemde, krizin siyasi boyut kazanması, ayrışmaların derinleşmesi ve karşılıklı suçlamaların artması beklenebilir hale geldi.
Fransa’da düzenlenen gösterilerin, zaman zaman sol ve aşırı sağ çevrelerden gelen ve protestoları fırsat bilerek olay çıkaran grupların katılımına sahne olması dikkat çekiyor. Bu gruplar polise saldırıyor, yangın çıkarıyor, sokaklarda ve zaman zaman özel işletmelerde maddi hasara yol açıyor ve güvenlik güçleriyle çatışmaya giriyor. Son iki günde de benzer olaylar yaşandı.
1 Ekim’de Toulouse’daki “Déodat” Lisesi’nde göstericilerle yaşanan çatışmaların ardından yaralanan bir kadın polis. (AFP)
Resmî verilere göre yalnızca Île-de-France bölgesinde liselerin önünde en az 340 eylem düzenlendi, 169 okul kapatıldı ve 200 lisede eğitim aksadı. Polis verilerine göre bunlardan 50’si “şiddet olayları, çatışmalar ve vandalizme” sahne oldu.
Son günlerde yaşanan şiddet olaylarının tamamını sıralamak zor. Yangınlar, okul yöneticileri ve öğretmenlere yönelik saldırılar, göstericiler ile polis arasındaki çatışmalar ve gözaltılar kayıtlara geçti.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre yalnızca çarşamba günü polis 625 kişiyi gözaltına aldı. Bin 109 öğrenci ve eğitim çalışanı ile 83 polis ve jandarma mensubunun yaralandığı bildirildi. Ulusal Polis Genel Müfettişliği, bazı lise öğrencilerinin yaralanmasıyla ilgili üç soruşturma başlattı. İçişleri Bakanı Laurent Nunez ise güvenlik güçlerinin göstericilere müdahalesini savunarak, göz yaşartıcı gazı da kapsayan “araçların” “son derece uygun şekilde” kullanıldığını ifade etti.
Hükümetin endişeleri
Yaşananlar hükümette ciddi endişelere yol açtı. Başbakan Sebastien Lecornu, dün öğleden sonra ilgili bakanları acil toplantıya çağırdı ve gelişmeleri takip etmek üzere bir kriz masası oluşturdu.
1 Ekim’de Strasbourg’da protestolar sırasında çıkan olayların ardından yanan bir araç. (AFP)
Buna paralel olarak Adalet Bakanı Gerald Darmanin, devlet adına mahkemelerde görev yapan 36 başsavcıyla çevrim içi toplantı düzenleyerek, yargı makamlarını olaylara karşı “kararlı” bir tutum almaya çağırdı. Bu çağrı, olay çıkaranlara ağır cezalar verilmesini istemesi anlamına geliyor.
Öte yandan Eğitim Bakanı Edouard Geffray, gerilimi azaltmak amacıyla bir “istişare platformu” oluşturdu. Platformun bütün lise öğrencilerinin katılımına ve taleplerini dile getirmesine imkân sağlaması amaçlanıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة