Bolivya’da başsavcı ve 13 kişi, uyuşturucu kaçakçılarını koruma suçlamasıyla gözaltına alındı
Bolivya polisi. (EPA)
Bolivya hükümeti dün, polisin ülkenin başsavcısını ve 13 kişiyi uyuşturucu kaçakçılarını korumakla suçlayarak gözaltına aldığını açıkladı. Gözaltılar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yolsuzluk iddiaları nedeniyle başsavcı ve bazı üst düzey Bolivyalı yetkililere yönelik vize kısıtlamaları getirmesinden birkaç gün sonra gerçekleşti.
2024 yılında, ülkenin önceki sosyalist hükümeti döneminde altı yıllık bir görev süresi için atanan Bolivya Başsavcısı Roger Mariaca’nın gözaltına alınması, muhafazakâr Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın Washington’la güvenlik iş birliğini güçlendirdiği bir zamanda gerçekleşti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gözaltıları memnuniyetle karşıladı ve bunları “Bolivya’da uyuşturucu kaçakçılığı, sistematik yolsuzluk ve sınır aşan organize suçla mücadelede cesur ve kararlı adımlar” olarak nitelendirdi.
Mariaca, gözaltına alınmasıyla ilgili henüz açıklama yapmadı. Ancak daha önce kendisine yöneltilen, uyuşturucu kaçakçılığını kolaylaştırmak karşılığında rüşvet aldığı yönündeki ABD suçlamalarını reddetmiş ve bunları makamına yönelik siyasi baskı olarak nitelendirmişti.
Uyuşturucuyla mücadeleden sorumlu savcı Miguel Gonzalez, çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, polisin Mariaca’yı savcılık kararı olmadan gözaltına aldığını söyledi.
Bolivya İçişleri Bakanı Marco Antonio Oviedo ise dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Adalet sisteminin içine kadar nüfuz etmiş bir suç örgütünü çökerttik” dedi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Oviedo, Mariaca’nın kara para aklama ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalacağını belirtti.
Lula ve Bolsonaro, Brezilya cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi televizyon tartışmasına katılmayı reddettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325041-lula-ve-bolsonaro-brezilya-cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-se%C3%A7imleri-%C3%B6ncesi-televizyon-tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1na
Lula ve Bolsonaro, Brezilya cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi televizyon tartışmasına katılmayı reddetti
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva (solda) ile muhalefetin adayı Flávio Bolsonaro’yu gösteren kolaj. (AFP)
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile muhalefetin adayı Flavio Bolsonaro, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu öncesinde planlanan televizyon tartışmasına katılmayı reddetti. Şarku’l Avsatın AP’den aktardığı habere göre bu durum, 158 milyon seçmenin iki adayın karşı karşıya gelmesini izleme fırsatını ortadan kaldırdı.
Ülkenin en geniş izleyici kitlesine sahip televizyon kanalı TV Globo tarafından düzenlenen tartışmanın dün akşam yapılması planlanıyordu. Tartışma, seçim sandıklarının iki gün sonra pazar günü açılmasından önce cumhurbaşkanlığı yarışında önde gelen adayların son kez karşı karşıya gelmesi için fırsat sunacaktı.
Tartışmanın iptal edilmesiyle, son 20 yılda Brezilya’da önde gelen adayların ilk kez kamuya açık bir tartışmaya katılmayı reddetmesi gerçekleşti. Diğer medya kuruluşları ve iş dünyası grupları ise 23 Ağustos’tan bu yana bazı adayların katıldığı tartışmalar düzenledi.
Lula çarşamba günü, Bolsonaro ile iki adayın daha katılması planlanan TV Globo tartışmasına katılmayacağını açıkladı. Rio de Janeiro’daki etkinliğin başlamasına saatler kala, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro da tartışmadan çekildi.
1 Ekim 2026’da Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde cumhurbaşkanlığı tartışmasının iptal edilmesinin ardından TV Globo stüdyolarındaki gazeteciler. (AFP)
TV Globo yaptığı açıklamada, biri ülkenin seçim mahkemesi, diğeri ise Brezilya Yüksek Mahkemesi tarafından verilen iki kararın etkinlikle ilgili “hukuki belirsizliğe” yol açması nedeniyle tartışmanın iptal edildiğini bildirdi.
İlk karar, TV Globo’nun, rakiplerinin sorularını yönelteceği Lula için ayrılan boş koltuğu kaldırmasını öngördü. İkinci karar ise televizyon kanalını, Lula yönetiminin eleştirmenlerinden ve önde gelen muhalefet adaylarından Renan Santos’u tartışmaya davet etmeye zorladı.
Analistler, Lula ve Bolsonaro’nun seçimlerin ilk turu öncesinde sahnede doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçınma stratejisi izlediğini belirtiyor. Eğer ikinci tur yapılırsa, iki adayın 25 Ekim’deki ikinci turdan önceki üç hafta içinde karşı karşıya gelmesi bekleniyor.
Bölgeye üçüncü ABD uçak gemisi ve yaklaşık 10 bin asker gönderiliyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325038-b%C3%B6lgeye-%C3%BC%C3%A7%C3%BCnc%C3%BC-abd-u%C3%A7ak-gemisi-ve-yakla%C5%9F%C4%B1k-10-bin-asker-g%C3%B6nderiliyor
Bölgeye üçüncü ABD uçak gemisi ve yaklaşık 10 bin asker gönderiliyor
Bölgede görev yapan “USS Boxer” amfibi hücum gemisi. (SENTCOM)
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre Pentagon Ortadoğu’ya üçüncü bir uçak gemisi ve deniz piyadelerini taşıyan gemiler gönderiyor. Bu takviyeyle bölgeye 9 ila 10 bin arasında ilave asker konuşlandırılacak. Bu gelişme, Başkan Donald Trump’ın ara seçimlerin ardından İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatma ihtimalini değerlendirdiği bir dönemde yaşanıyor.
Gazete, dün ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, gemiler, savaş uçakları, deniz piyadeleri ve deniz personelinin kasım ayı sonuna kadar bölgeye ulaşacağını bildirdi. WSJ daha önce de Trump’ın yardımcılarına, İran’a yönelik bombardımanın kasım ayında yeniden başlayacağını düşündüğünü söylediğini belirtmişti.
USS Theodore Roosevelt uçak gemisi, planlı konuşlandırma kapsamında pazar günü San Diego’daki limanından ayrıldı. Pazartesi günü ise üç amfibi gemiden oluşan ve 13. Deniz Piyade Seferî Birliği unsurlarını taşıyan USS Makin Island amfibi hazır görev grubu denize açıldı.
Hâlihazırda Ortadoğu’da “USS George H.W. Bush” ve “USS George Washington” uçak gemileri bulunuyor. “George Washington”ın “Roosevelt”in bölgeye ulaşmasının ardından da bölgede kalması halinde, uçak gemilerinin öncülük ettiği taarruz gruplarının sayısı nisandan bu yana ilk kez üçe çıkacak. Nisan ayında, 28 Şubat’ta başlayan çatışmaları geçici olarak sona erdiren kırılgan bir ateşkese ulaşılmıştı.
Ateşkes daha sonra çöktü ve taraflar o tarihten bu yana aralıklarla karşılıklı saldırılar düzenledi.
“SENTCOM” tarafından yayımlanan bir fotoğrafta, “USS George H.W. Bush” uçak gemisinin Umman Denizi’nden geçişi görülüyor.
Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre George Washington bölgeden ayrılarak Japonya’daki ana üssüne dönmesi ihtimali de var. Bu durumda bölgedeki uçak gemisi sayısı yeniden ikiye inecek. Beyaz Saray ve Savunma Bakanlığı, gazetenin yorum talebine yanıt vermedi.
Bölgede ayrıca “USS Boxer” amfibi hazır görev grubuna ait gemiler de bulunuyor. Yetkililerden biri, bu hafta denize açılan gemilerdeki askerlerin bölgede hâlihazırda bulunan 50 binden fazla ABD askerine katılacağını söyledi.
Takviyeler, Trump’ın İran’ın son teklifini reddetmesinden ve dün yayımlanan “Time” dergisine verdiği röportajda, bir anlaşmaya varılamaması halinde ara seçimlerin ardından İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatabileceğini söylemesinden sonra geldi. WSJ, üçüncü bir uçak gemisinin bölgede kalmasının Trump’a saldırı kararı alması halinde daha fazla seçenek ve ateş gücü sağlayacağını belirtti.
Trump’ın reddettiği teklif, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin yeniden başlatılmasını öngörüyordu. Buna karşılık ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasını kaldırması teklif ediliyordu.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, son haftalarda büyük çaplı muharebe operasyonları için kritik öneme sahip başka birliklerin bölgedeki görev sürelerini de uzattı. Bu birlikler arasında İran’ın füze ve İHA saldırılarına karşı koyan hava savunma unsurları ile ABD ordusunun 82. Hava İndirme Tümeni de bulunuyor.
Gazete, 82. Hava İndirme Tümeni’nin tehditlere karşı koymak ve havaalanları ile kara tesislerinin güvenliğini sağlamak amacıyla düşman topraklarına paraşütle indirme de dahil olmak üzere çeşitli görevleri yerine getirebildiğini belirtti.
ABD Donanması yetkililerine göre Washington, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere eşlik etmek ve ablukanın uygulanmasına yardımcı olmak amacıyla aylardır bölgede yaklaşık 20 savaş gemisi bulunduruyor.
Almanya Başbakanı’na destek benzeri görülmemiş seviyeye geriledi: Yüzde 10https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5325023-almanya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1%E2%80%99na-destek-benzeri-g%C3%B6r%C3%BClmemi%C5%9F-seviyeye-geriledi-y%C3%BCzde-10
Almanya Başbakanı’na destek benzeri görülmemiş seviyeye geriledi: Yüzde 10
Almanya Başbakanı Friedrich Merz. (Reuters)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e yönelik destek bir kez daha geriledi. ARD’nin yayımladığı son ankete göre Almanların yalnızca yüzde 10’u Merz’in performansından “memnun” veya “çok memnun” olduğunu belirtti. Bu oran, 1997’den bu yana gerçekleştirilen ankette bir Alman başbakanı için ölçülen en düşük destek seviyesi oldu.
Dün yayımlanan ankete göre katılımcıların yüzde 88’i başbakandan “pek memnun olmadığını” veya “hiç memnun olmadığını” söyledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Merz’in eylül başındaki destek oranı ise yüzde 13’tü.
Infratest dimap tarafından 1bin 303 seçmenin katılımıyla gerçekleştirilen anket, Merz’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) açısından da olumlu bir tablo ortaya koymadı. Gelecek pazar genel seçim yapılması halinde CDU ve Bavyera’daki müttefiki Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) oyların yüzde 20’sini alacağı öngörüldü.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oy oranı ise değişmeyerek yüzde 27 seviyesinde kaldı. Yeşiller yüzde 16 ile onları izlerken, Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 13’te kaldı.
Sol Parti’nin oy oranı yüzde 11 olarak ölçülürken, iş dünyasını destekleyen Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 4’te kaldı. Bu oran, partinin Federal Meclis’e girmek için gereken yüzde 5’lik seçim barajını aşamayacağı anlamına geliyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة