İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün (Pazar) yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın “İslamabad Mutabakat Zaptı temelindeki yedi şartı” yerine getirilmeden açılmayacağını söyledi. Kalibaf, ABD’nin son dönemde arabulucu üzerinden yeni öneriler sunduğunu açıkladı.
Kalibaf, Meclis’te yaptığı konuşmada, “Medya aracılığıyla başka şeyler söyleyen Amerikalılar, son dönemde arabulucu üzerinden öneriler sundu” dedi ancak önerilerin ayrıntılarını açıklamadı. ABD’ye seslenen Kalibaf, “Zaman kazanma ve tek taraflı talepleri dayatma dönemi sona erdi” ifadelerini kullandı.
İslamabad görüşmelerinde İran heyetine başkanlık eden Kalibaf, “Biz duygularımızla hareket etmiyor ve korkmuyoruz. Savaşıyor ve müzakere ediyoruz. Savaş alanında tüm gücümüzle yer alıyor, düşmanla yeni sürprizlerle karşı karşıya geliyor ve diplomasi yolunu, sahadaki askeri üstünlüğümüzü pekiştirmek ve İran halkının haklarını güvence altına almak için kullanıyoruz” diye konuştu.

İran’ın “üst düzey politikasını ve ulusal güvenliğini Amerikalı yetkililerin sosyal medya paylaşımlarına veya günlük röportajlarına göre belirleyen bir ülke olmadığını” vurgulayan Kalibaf, kararların “medyadaki söylemlere ve sahte ikiliklere değil, düşmanın fiili davranışlarına” göre alındığını söyledi. Ancak Kalibaf, sözünü ettiği yedi şartın neler olduğunu açıklamadı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta Katarlı arabuluculardan İran’ın yedi günlük önerisine ilişkin ABD’nin yanıtını almıştı. Konu hakkında bilgi sahibi bir yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, iki tarafın atılacak adımlar konusunda büyük ölçüde mutabık olduğunu ancak bunların uygulanma sıralaması konusunda anlaşmazlık bulunduğunu söyledi.
Daha güçlü karşılık
Arakçi, pazar günü Tahran’da büyükelçiler ve yabancı misyon temsilcileriyle yaptığı görüşmede, İran’ın rakiplerinin yeniden askeri çatışma yolunu seçmesi halinde geçmiştekinden daha güçlü bir karşılık alacaklarını ve kendilerini daha güçlü şekilde savunacaklarını söyledi.
Arakçi, “Diplomatik yolları tercih ederlerse hâlâ diplomasi yoluyla bu savaşı sona erdirecek adil ve onurlu bir çözüme ulaşmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Washington’ın “hikmet ve akılcılık yolunu” seçmesini umduğunu belirten Arakçi, ABD’nin daha önce hem savaşta hem de diplomaside kaybettiğini söyledi. Yeni yaptırımların Washington’a “hiçbir fayda sağlamayacağını” belirten Arakçi, “Askeri çözüm yok, daha fazla yaptırıma dayalı bir çözüm de yok” dedi.

New York’ta 42 dışişleri bakanıyla görüştüğünü, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ise yaklaşık 10 devlet başkanıyla bir araya geldiğini belirten Arakçi, Tahran’ın boğazı yeniden açmak için öne sürdüğü şartların “ABD’nin kabul etmesi gereken taahhütlerin tamamıyla uyumlu olduğunu” ifade etti.
Arakçi, ABD medyasında İran heyetinin New York’tan kovulduğuna ilişkin yayımlanan haberleri de yalanladı. Heyetin “önceden belirlenmiş programı doğrultusunda” New York’a gidip geri döndüğünü söyledi.
Bu iddianın “ne kadar doğru olursa olsun”, Washington’ın Birleşmiş Milletler’e ev sahipliği yapan ülke olarak yükümlülüklerini ihlal ettiğini kabul ettiği anlamına geleceğini savunan Arakçi, “Sanki Olimpiyatlara ev sahipliği yapan ülke, kendi takımı kaybettiğinde başka bir takımın sporcularını ülkeden kovmuş gibi. Bu davranış da aynı ölçüde çocukça ve saçma” dedi.
İran heyetinin komşu ülkelerle yaptığı görüşmeleri “etkili, saygın ve dostane” olarak nitelendiren Arakçi, bu görüşmelerle “güven inşası için yeni bir sürecin” başladığını söyledi.
Arakçi ayrıca Avrupa ülkelerine İran’a yönelik yaklaşımlarını “gözden geçirme” çağrısında bulundu. NATO Genel Sekreteri’nin, Avrupa’daki üslerden 5 binden fazla Amerikan savaş uçağının İran’a saldırmak üzere havalandığını kabul etmesine atıfta bulundu.
İran: ABD önerisi nükleer dosyaya odaklanıyor
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’nin önerisinin önceki tekliflere benzediğini ve nükleer dosyaya odaklandığını söyledi. Bekayi, Tahran’ın ise Hürmüz Boğazı’na odaklanmak istediğini belirtti.
Bekayi, Tahran’ın ABD’nin kendi planına verdiği yanıtla ilgili tutumunu arabulucular aracılığıyla Washington’a ilettiğini söyledi. İran tarafının ABD’ye iletmesi gereken bazı ek noktaların bulunduğunu belirten Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin İran’a dönüşünün ise görüşülmediğini ifade etti.
İki İranlı diplomat ABD’den sınır dışı edildi
Washington’da ise ABD’li bir yetkili, Axios’a yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılan İran heyetinin iki üyesinin, Dışişleri Bakanlığı’nın geçen pazartesi günü tüm heyetin ülkeden ayrılması yönündeki talebine uymamalarının ardından cumartesi günü ABD’den sınır dışı edildiğini söyledi.
Yetkili, “Bakan Rubio ciddi. İran heyetinin iki üyesinin daha Genel Kurul’un sona ermesinden çok sonra hâlâ New York’ta bulunduğu tespit edildi. Şimdi ülkeden çıkarıldılar” dedi.

Yetkiliye göre İran misyonuna cuma günü Washington’ın diplomatların ülkede kaldığından haberdar olduğu bildirildi ve iki diplomatın derhal ülkeden çıkarılması istendi. Diplomatlardan biri cuma akşamı, diğeri ise cumartesi sabahı ABD’den ayrıldı.
“Kolay yol mu, zor yol mu?”
ABD Başkanı Donald Trump, cumartesi günü Ohio eyaletine gitmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, “İran konusunda vereceğim bir karar var. İran yok edildi. Dolayısıyla tek soru bunun kolay yoldan mı yoksa zor yoldan mı olacağı” dedi.
Trump, “İran nükleer silaha sahip olamaz. Bildiğiniz gibi İran nükleer silah planlarından fiilen vazgeçti” diye konuştu.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise cumartesi günü Colorado Springs’te gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukasının “sıkı” olduğunu ve İran boğazla ilgili “oynamaya” devam ederse Trump’ın “ihtiyaç duyduğu tüm seçeneklere sahip olacağını” söyledi.
Hegseth, “İran, Hürmüz Boğazı gibi meselelerle oynamak istiyor. Boğazın kontrolü onlarda değil, bizde. Kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey geçirmeyi başaramadılar. Ablukamız sıkıydı ve her gece boğazdan savaş öncesine yakın seviyelerde geçişler gerçekleştiriyoruz. Geçiş hacminde de bunu görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Hegseth, “Kendimizi çok güçlü bir konumda hissediyoruz. İran doğru kararı vermeli. Eğer vermezse başkan ihtiyaç duyduğu tüm seçeneklere sahip olacak. Ancak bu meselelerin gereksiz yere uzamasına izin vermeyecek. Görevin ne olduğunu biliyor ve kendisinden istendiğinde bunu yerine getirebiliriz” dedi.
ABD Savunma Bakanı, Washington’ın mesajının “çok basit” olduğunu belirterek, “İran asla, asla, asla nükleer silaha sahip olmayacak. Başkan Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlama konusunda son derece kararlı ve İran bunu asla elde edemeyecek” ifadelerini kullandı.
Hegseth, İran’ın Trump’ın söylediklerini ciddi olarak düşünmediğini varsayması halinde bedelini ödeyeceği uyarısında bulundu. İran’a, nükleer silah hedefinden gerektiği gibi, elinde hiçbir baskı unsuru olmadan vazgeçmesi ya da bunun zor yoldan gerçekleşmesi seçeneklerini sundu.
Abluka İran petrolünü durdurdu
Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Şüphecilere inanmayın. Ekonomik izolasyon operasyonu İran’ın ‘liderlerini’ eziyor, Amerika ise kazanıyor” ifadelerini kullandı.
Cheung, “İran petrolü, başarılı ABD ablukası sayesinde tamamen durdu. Enflasyon İran ekonomisini felç ediyor” dedi.
Cheung, Bloomberg’in İran’da enflasyonun yüzde 90’a yaklaştığını ve İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği petrol sevkiyatlarının devam eden İran saldırılarına rağmen savaş öncesi seviyelere doğru toparlandığını bildiren haberine atıfta bulundu.
Bu açıklamalar, ABD’nin bölgedeki askeri yığınağını artırdığı bir dönemde geldi. Wall Street Journal perşembe günü, ABD Savunma Bakanlığı’nın bölgeye üçüncü bir uçak gemisi ile deniz piyadelerini taşıyan gemiler gönderdiğini ve bunun bölgeye 9 bin ila 10 bin arasında ilave asker getireceğini bildirdi.
Axios ise Washington’ın son haftalarda bölgedeki petrol ve doğal gaz tesislerinin güvenliğini güçlendirmek ve askeri operasyonların yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlık yapmak amacıyla iki Patriot hava savunma bataryasını daha bölgeye konuşlandırdığını aktardı.


