Bolsonaro, Brezilya seçimlerinin ikinci turunda Lula ile karşı karşıya

Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın destekçileri, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur sonuçlarının açıklanmasının ardından kutlama yapıyor (AFP)
Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın destekçileri, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur sonuçlarının açıklanmasının ardından kutlama yapıyor (AFP)
TT

Bolsonaro, Brezilya seçimlerinin ikinci turunda Lula ile karşı karşıya

Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın destekçileri, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur sonuçlarının açıklanmasının ardından kutlama yapıyor (AFP)
Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın destekçileri, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur sonuçlarının açıklanmasının ardından kutlama yapıyor (AFP)

Brezilyalı senatör Flavio Bolsonaro, ilk turda geçerli oyların yaklaşık yüzde 47’sini alarak çoğu özel kamuoyu araştırmasının tahminlerini aşmasının ardından, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile karşı karşıya gelecek.

İki aday, Brezilyalıların günlük yaşamında artan hayat pahalılığı, yolsuzluk ve güvenlik sorunlarına odaklanan seçim kampanyasında 12 aday arasından ilk iki sırayı aldı. İkinci tur seçim 25 Ekim’de yapılacak.

2022 seçimlerini kaybettikten sonra darbe planlamak suçundan 27 yıl hapis cezasına çarptırılan eski sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro, oyların yaklaşık yüzde 99’unun sayıldığı sırada yüzde 44,9 oy alan solcu Lula ile ikinci turda yarışacak.

Seçim öncesinde yapılan özel kamuoyu araştırmaları, Lula’nın ilk turu yaklaşık 3 puan farkla önde tamamlayacağını öngörmüştü. Bolsonaro’nun beklenenden güçlü performansı, kampanyasına ivme kazandırırken, iş dünyası yanlısı adayın kazanma ihtimalinin etkisiyle yükselen Brezilya reali ve borsayı da destekleyebilir.

Igarapé Araştırma Enstitüsü kurucu ortağı Robert Muggah, “Kamuoyu araştırma şirketleri büyük ölçüde yanıldı” dedi. Muggah, ikinci tur öncesinde yapılan ve başa baş bir yarışa işaret eden anketlerin de Bolsonaro’nun desteğini olduğundan düşük gösterebileceğini belirtti.

Senatör Bolsonaro’nun kazanması, Latin Amerika genelinde ABD Başkanı Donald Trump ile benzer bir siyasi çizgiyi benimseyen sağcı adayların elde ettiği seçim zaferleri dalgasını genişletebilir. Lula’nın yeniden seçilmesi ise ticaret ve güvenlik konularında görüş ayrılıkları bulunan Washington yönetimiyle ilişkilerde yeni bir gerilime yol açabilir.

Brezilya’nın kamu maliyesine ilişkin endişelerin artmasına ve ekonomik büyümenin yavaşlamasına rağmen seçim kampanyasında politika tartışmaları sınırlı kaldı. Her iki önde gelen aday da televizyonda yayımlanan başlıca tartışma programlarına katılmadı.

Beklenmedik performans

Bolsonaro, dün erken saatlerde Rio de Janeiro’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “başka bir adaya oy verecek ancak Lula’ya itiraz eden kişilerden gelecek protesto oylarına” güvendiğini söyledi.

Sao Paulo’da oy kullanmaya giderken Reuters’a konuşan 41 yaşındaki Avukat Thais Lima, öncelikli hedefinin Lula’nın liderliğindeki İşçi Partisi’ni iktidardan uzaklaştırmak olduğunu belirtti. Lima, “Flavio’nun en iyi aday olduğunu düşünmüyorum ama önümüzdeki birkaç dakika içinde ona oy vermeye karar verebilirim” dedi. Lima, psikiyatrist ve yazar Augusto Cury’nin daha rekabetçi bir aday olmasını tercih edeceğini ifade etti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre 49 yaşındaki yönetim danışmanı Fernando Temple ise başlangıçta eski Minas Gerais Valisi Romeu Zema’ya oy vermeyi düşündüğünü ancak sonunda Flavio Bolsonaro’ya oy verdiğini söyledi.

Siyasi analist Rafael Favetti, “Protesto oyları ikinci turda yaşanacakların habercisi” değerlendirmesinde bulundu. Favetti, “Bu durum şu anda Flavio Bolsonaro’nun işine yarasa da ikinci turdaki büyüme potansiyelini azaltıyor; çünkü bu desteğin önemli bir bölümü zaten erken aşamada geldi” ifadelerini kullandı.

Ekonomik engeller

Gelir eşitsizliği ve işsizlikteki gerilemeye rağmen Lula, yüksek hayat pahalılığı, hane halklarının ağır borç yükü, sokak suçları tehdidi ve çetelerin artan faaliyetleriyle karşı karşıya kalan seçmenlerin desteğini kazanmakta zorlandı.

Flavio Bolsonaro, hayat pahalılığına ilişkin endişeleri kampanyasının merkezine taşırken, Lula çevrim içi kumarı yasaklamaya yönelik adımlar attı. Yarış kızışırken sosyal yardım programlarını genişleten Lula, hanelere yönelik yeni borç yapılandırma ve af düzenlemeleri önerdi.

Artan kamu harcamaları ve gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 82’sini aşan kamu borcu, Brezilya’nın bir sonraki başkanının çözmek zorunda kalacağı mali sorunlara ilişkin endişeleri artırdı. Hükümet, bu yıl ve gelecek yıl için ekonomik büyüme beklentisini sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 2,3’e düşürdü.

Brasília’da oyunu Flavio Bolsonaro’ya veren 52 yaşındaki kamu çalışanı Marciano de Souza e Silva, “Brezilya’nın yeniden büyümeye başlaması için oy verdim” dedi.

MSX Invest/Crivo Capital Baş Yatırım Sorumlusu Marco Saravalli, dün Senato seçimlerinde sağcı adayların elde ettiği güçlü performansın, Bolsonaro’nun seçilmesi halinde ekonomik reformları hayata geçirme, “daha disiplinli bir maliye politikası” uygulama ve nihayetinde büyümeyi destekleme kapasitesini artırabileceğini söyledi.

Gündemi diğer konular belirledi

Seçim kampanyası boyunca politika tartışmalarının önüne büyük ölçüde skandallar ve dış müdahale endişeleri geçti. Faaliyeti durdurulan Master Bank çevresindeki skandal da politika tartışmalarını gölgede bıraktı. Skandal, Brezilya siyasi sınıfının önemli bir bölümünü etkilerken, yolsuzluğa yönelik kamuoyu tepkisini de artırdı.

Bankayı yöneten Daniel Vorcaro, yılın başlarında gözaltına alınmış ve milyarlarca dolarlık bir dolandırıcılık planına karışmakla suçlanmıştı. Soruşturma kapsamında bankacının, Yüksek Mahkeme yargıcı Alexandre de Moraes'ten Flavio Bolsonaro’ya kadar uzanan isimlerle bağlantıları araştırıldı. Federal polis, davayla bağlantılı kara para aklama suçlamaları kapsamında Flavio Bolsonaro hakkında da soruşturma yürüttü. Her iki isim de kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti.

Öte yandan Lula’nın müttefikleri, Trump yönetiminin Lula’nın kazanması halinde seçim sonuçlarını tanımayı reddedebileceği uyarısında bulundu. Bu açıklamalar, ABD’li yetkilileri Brezilya’ya gönderme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasına işaret edilerek yapıldı.

Lula, São Paulo eyaletindeki São Bernardo do Campo’da oyunu kullandıktan sonra, “Tehlikede olan Brezilya’nın geleceğidir” dedi.

Trump, resmî olarak herhangi bir adayı desteklediğini açıklamadı ancak Flavio Bolsonaro’yu Beyaz Saray’da ağırladı ve kendisine kamuoyu önünde övgülerde bulundu.

Reuters’ın çarşamba günü bildirdiğine göre Brezilyalı istihbarat yetkilileri, seçimler öncesinde olası ABD ve Rusya müdahalesine ilişkin iddialar konusunda Fransız ve Alman heyetlerini bilgilendirdi. ABD ise Brezilya’nın iç işlerine müdahale ettiği yönündeki suçlamaları reddetti.

Brezilya Seçim Kurulu Başkanı Cássio Nunes Marques, dün öğleden sonra yaptığı açıklamada seçimlerin normal şekilde devam ettiğini söyledi.



İngiltere'de bir parti, Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
TT

İngiltere'de bir parti, Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi, dün düzenlenen yıllık parti konferansındaki oylamada Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi. Karar, İngiltere’deki Yahudi grupların ve İsrail hükümetinin sert tepkisine yol açtı.

İngiliz Avam Kamarası’nda 650 sandalyeden 5’ine sahip olan ve son yerel ile ara seçimlerde oylarını artıran Yeşiller Partisi üyeleri, söz konusu tanımı bin 22 oyla kabul ederken 813 üye karşı oy kullandı.

Kararda Siyonizmin “diğer tüm ırkçılık biçimleriyle aynı şekilde” ele alınması ve partinin “tarihî Filistin topraklarının tamamında tek ve demokratik bir Filistin devleti” kurulmasını desteklemesi öngörülüyor.

Partinin popülaritesi, lideri Zack Polanski yönetiminde yükseliş gösterirken, Yeşiller Partisi Gazze Şeridi’ndeki savaşa ilişkin İşçi Partisi hükümetinin tutumuna karşı çıkan seçmenlerden destek topluyor.

Yahudi toplumunu temsil eden üç kuruluş, oylama öncesinde partiye gönderdikleri mektupta, “Bu önerinin kabul edilmesi, Yeşiller Partisi’ni çağdaş dönemde, açıkça antisemitik görüşler içeriyor gibi görünen bir siyasi programı benimseyen, kayda değer seçim desteğine sahip ilk İngiliz siyasi parti haline getirebilir” ifadelerini kullandı.

Kuruluşlar ayrıca bunun “tüm İngiliz Yahudilerinin güvenliği ve esenliği açısından doğurabileceği sonuçlar” konusunda uyarıda bulundu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu politikanın “meşru siyasi tartışmanın sınırlarını” aştığı uyarısında bulundu.

Bakanlık, “İngiltere’deki tüm siyasi partiler, özellikle de iktidardaki İşçi Partisi, bu utanç verici kararı hiçbir şekilde muğlaklığa yer bırakmadan reddetmelidir” açıklamasında bulundu.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da partinin kararını “utanç verici” olarak nitelendirdi. Herzog, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Siyonizm, Yahudi halkının ulusal kurtuluş hareketidir ve Yahudi halkının İsrail topraklarında bir devlet ve ulusal yurt kurma hakkının temelini oluşturur” ifadelerine yer verdi.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre partinin beş milletvekilinden en az üçünün karar tasarısına karşı çıkmasına rağmen Polanski, bu hafta başında yaptığı açıklamada “Filistin halkının yerinden edilmesi ve toplu olarak yok edilmesinin” “açıkça ırkçılık” olduğunu söyledi.


Trump, yapay zekâ ekibi kurdu

ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
TT

Trump, yapay zekâ ekibi kurdu

ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, yapay zekânın risklerini değerlendirmek üzere bir ekip kurulduğunu açıkladı. Trump “Süperzekâ Gücü”nün, ABD’nin bu alandaki “küresel liderliğini” sürdürmesini güvence altına almak amacıyla federal hükümetin çalışmalarını koordine edeceğini belirtti. Ekip ayrıca hükümetin tüketiciler, kamu yararı grupları, dinî kuruluşlar, kritik altyapı işletmecileri ve yapay zekâ şirketleriyle ilişkilerini koordine edecek.

Trump, ekibin başına Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton’ı getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu adım, yapay zekânın Silikon Vadisi şirketlerinin öncülük ettiği teknolojik ve ekonomik bir konu olmaktan çıkarak “ulusal güvenlik” meselesine ve Çin ile stratejik rekabetin bir aracına dönüşmesini yansıtıyor.

Ekipte Başkan Yardımcısı JD Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Hazine Bakanı Scott Bessent’in yanı sıra diğer yetkililer ve danışmanlar da yer alıyor.


“Nükleer” ve “Hürmüz”... Müzakereler önceliklerin çatışmasına takılıyor

Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)
Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)
TT

“Nükleer” ve “Hürmüz”... Müzakereler önceliklerin çatışmasına takılıyor

Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)
Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)

Washington ile Tahran arasında çatışmayı sona erdirecek bir uzlaşıya varılması amacıyla dolaylı temaslar sürerken, müzakerelerin öncelikleri konusunda iki taraf arasında temel anlaşmazlıklar yaşanıyor. Washington, mevcut herhangi bir müzakere veya anlaşmaya İran’ın nükleer programının dahil edilmesi konusunda ısrar ederken, Tahran ise önceliğin şimdilik Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, buna karşılık limanlarına uygulanan deniz ablukasının kaldırılması ve yaptırımların hafifletilmesi olması gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, Tahran’ın kısa süre önce Washington’a sunduğu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın reddettiği 7 günlük planda yer alıyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise boğazın, haziran ayında imzalanan mutabakat zaptında yer alan İran’ın yedi şartı karşılanmadan tekrar açılmayacağını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’nin Tahran’ın önerisine verdiği yanıtın hâlâ nükleer dosyaya odaklandığını belirtti.

Öte yandan Başkan Trump, nükleer dosyada “somut ilerleme” sağlanması halinde yaptırımların hafifletilmesine ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına hazır olduğunu ifade etti. Trump, buna karşın yeniden saldırı düzenlenmesi ihtimalini de masada tuttu.

Bu arada İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, ABD güçlerinin şu anda İran kıyılarından 1000 kilometreye kadar yaklaşan mesafelerde konuşlandığını belirterek, Tahran’ın füze menzilini artıracağını söyledi.

Şarku'l Avsat'ın İran devlet medyasından aktardığına göre, Petrol Bakanı Muhsin Paknejad’ın istifa ettiğini ve İran Ulusal Petrol Şirketi Genel Müdürü Hamid Bovard’ın bakan vekili olarak görevi üstleneceğini bildirildi.