Trump, yapay zekâ ekibi kurdu

ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
TT

Trump, yapay zekâ ekibi kurdu

ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)
ABD Başkanı, 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da teknoloji sektörünün yöneticileriyle yapay zekâ konusunda düzenlenen toplantıda konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, yapay zekânın risklerini değerlendirmek üzere bir ekip kurulduğunu açıkladı. Trump “Süperzekâ Gücü”nün, ABD’nin bu alandaki “küresel liderliğini” sürdürmesini güvence altına almak amacıyla federal hükümetin çalışmalarını koordine edeceğini belirtti. Ekip ayrıca hükümetin tüketiciler, kamu yararı grupları, dinî kuruluşlar, kritik altyapı işletmecileri ve yapay zekâ şirketleriyle ilişkilerini koordine edecek.

Trump, ekibin başına Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton’ı getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu adım, yapay zekânın Silikon Vadisi şirketlerinin öncülük ettiği teknolojik ve ekonomik bir konu olmaktan çıkarak “ulusal güvenlik” meselesine ve Çin ile stratejik rekabetin bir aracına dönüşmesini yansıtıyor.

Ekipte Başkan Yardımcısı JD Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Hazine Bakanı Scott Bessent’in yanı sıra diğer yetkililer ve danışmanlar da yer alıyor.



Washington, İngiltere'deki Fairford Üssü'nde konuşlu bütün bombardıman uçaklarını çekiyor

Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)
Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)
TT

Washington, İngiltere'deki Fairford Üssü'nde konuşlu bütün bombardıman uçaklarını çekiyor

Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)
Bir “B-1B Lancer” bombardıman uçağı, 29 Eylül 2026'da İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'ne ulaşırken (Reuters)

ABD Hava Kuvvetleri, İran’a yönelik saldırılarda kullanılan ve İngiltere’de ABD tarafından işletilen bir askerî hava üssünde konuşlu bütün bombardıman uçaklarını geri çekti. Karar, Fairford Kraliyet Hava Kuvvetleri Üssü’nü hedef alan bir terör saldırısının ardından yürütülen soruşturma sonrasında alındı.

Pentagon’dan, hassas askerî hareketler hakkında konuşma yetkisi bulunmayan bir yetkili, dün yaptığı açıklamada bombardıman uçaklarının ABD’deki olağan üslerine yeniden konuşlandırıldığını ve kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuştuğunu belirtti.

Military Flight Tracker gibi uçuş takip gruplarına bağlı gözlemciler, İran savaşının ilk günlerinden bu yana Fairford Kraliyet Hava Kuvvetleri Üssü’nden faaliyet gösteren onlarca B-52 ve B-1 bombardıman uçağı tespit etmişti. Gözlemciler, dün bir grup B-1 bombardıman uçağının üsten ayrılarak uçtuğunu da tespit etti.


İngiltere'de bir parti, Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
TT

İngiltere'de bir parti, Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)
Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Brighton'da düzenlenen partisinin yıllık konferansında konuşurken (EPA)

Sol eğilimli İngiltere Yeşiller Partisi, dün düzenlenen yıllık parti konferansındaki oylamada Siyonizmi “ırkçılığın bir biçimi” olarak nitelendirdi. Karar, İngiltere’deki Yahudi grupların ve İsrail hükümetinin sert tepkisine yol açtı.

İngiliz Avam Kamarası’nda 650 sandalyeden 5’ine sahip olan ve son yerel ile ara seçimlerde oylarını artıran Yeşiller Partisi üyeleri, söz konusu tanımı bin 22 oyla kabul ederken 813 üye karşı oy kullandı.

Kararda Siyonizmin “diğer tüm ırkçılık biçimleriyle aynı şekilde” ele alınması ve partinin “tarihî Filistin topraklarının tamamında tek ve demokratik bir Filistin devleti” kurulmasını desteklemesi öngörülüyor.

Partinin popülaritesi, lideri Zack Polanski yönetiminde yükseliş gösterirken, Yeşiller Partisi Gazze Şeridi’ndeki savaşa ilişkin İşçi Partisi hükümetinin tutumuna karşı çıkan seçmenlerden destek topluyor.

Yahudi toplumunu temsil eden üç kuruluş, oylama öncesinde partiye gönderdikleri mektupta, “Bu önerinin kabul edilmesi, Yeşiller Partisi’ni çağdaş dönemde, açıkça antisemitik görüşler içeriyor gibi görünen bir siyasi programı benimseyen, kayda değer seçim desteğine sahip ilk İngiliz siyasi parti haline getirebilir” ifadelerini kullandı.

Kuruluşlar ayrıca bunun “tüm İngiliz Yahudilerinin güvenliği ve esenliği açısından doğurabileceği sonuçlar” konusunda uyarıda bulundu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu politikanın “meşru siyasi tartışmanın sınırlarını” aştığı uyarısında bulundu.

Bakanlık, “İngiltere’deki tüm siyasi partiler, özellikle de iktidardaki İşçi Partisi, bu utanç verici kararı hiçbir şekilde muğlaklığa yer bırakmadan reddetmelidir” açıklamasında bulundu.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da partinin kararını “utanç verici” olarak nitelendirdi. Herzog, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Siyonizm, Yahudi halkının ulusal kurtuluş hareketidir ve Yahudi halkının İsrail topraklarında bir devlet ve ulusal yurt kurma hakkının temelini oluşturur” ifadelerine yer verdi.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre partinin beş milletvekilinden en az üçünün karar tasarısına karşı çıkmasına rağmen Polanski, bu hafta başında yaptığı açıklamada “Filistin halkının yerinden edilmesi ve toplu olarak yok edilmesinin” “açıkça ırkçılık” olduğunu söyledi.


“Nükleer” ve “Hürmüz”... Müzakereler önceliklerin çatışmasına takılıyor

Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)
Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)
TT

“Nükleer” ve “Hürmüz”... Müzakereler önceliklerin çatışmasına takılıyor

Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)
Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı yakınlarında seyrediyor (Reuters)

Washington ile Tahran arasında çatışmayı sona erdirecek bir uzlaşıya varılması amacıyla dolaylı temaslar sürerken, müzakerelerin öncelikleri konusunda iki taraf arasında temel anlaşmazlıklar yaşanıyor. Washington, mevcut herhangi bir müzakere veya anlaşmaya İran’ın nükleer programının dahil edilmesi konusunda ısrar ederken, Tahran ise önceliğin şimdilik Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, buna karşılık limanlarına uygulanan deniz ablukasının kaldırılması ve yaptırımların hafifletilmesi olması gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, Tahran’ın kısa süre önce Washington’a sunduğu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın reddettiği 7 günlük planda yer alıyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise boğazın, haziran ayında imzalanan mutabakat zaptında yer alan İran’ın yedi şartı karşılanmadan tekrar açılmayacağını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’nin Tahran’ın önerisine verdiği yanıtın hâlâ nükleer dosyaya odaklandığını belirtti.

Öte yandan Başkan Trump, nükleer dosyada “somut ilerleme” sağlanması halinde yaptırımların hafifletilmesine ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına hazır olduğunu ifade etti. Trump, buna karşın yeniden saldırı düzenlenmesi ihtimalini de masada tuttu.

Bu arada İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, ABD güçlerinin şu anda İran kıyılarından 1000 kilometreye kadar yaklaşan mesafelerde konuşlandığını belirterek, Tahran’ın füze menzilini artıracağını söyledi.

Şarku'l Avsat'ın İran devlet medyasından aktardığına göre, Petrol Bakanı Muhsin Paknejad’ın istifa ettiğini ve İran Ulusal Petrol Şirketi Genel Müdürü Hamid Bovard’ın bakan vekili olarak görevi üstleneceğini bildirildi.