Rusya ve Nijer, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan ancak tek başına 350 bin tondan fazla uranyum rezervine sahip Nijer’de nükleer projeler hayata geçirmek için zamana karşı yarışıyor. Bu rezervler, Nijer’i dünyanın en önemli ve stratejik madenlerinden biri olan uranyum rezervleri bakımından dünyada yedinci sıraya taşıyor.
Nijer, beş yıldır Fransa’nın madenlerden uranyum çıkararak karşılığında Niamey’e vergi ve çeşitli ödemeler yaptığı düzenin ardından, uranyum madenlerini jeopolitik konumunu yeniden şekillendirecek bir araca dönüştürmeye çalışıyor. Ancak 2023’teki darbenin ardından Niamey, Fransa’yı ülkeden çıkarmaya ve madencilikten nükleer reaktörlere kadar kapsamlı bir Nijer nükleer sistemi kurma sözü veren Rusya’ya yönelmeye karar verdi.
Bu hızlanma, geçen cuma günü Nijer Cumhurbaşkanı General Abdourahamane Tiani’nin, iki ülke arasındaki hükümetlerarası ortak komitenin 100’den fazla katılımcıyla gerçekleştirilen ilk toplantısının sonunda Rusya Enerji Bakanı Sergey Tsivilyov başkanlığındaki Rus heyetini kabul etmesiyle açıkça görüldü. Tiani, Rus heyetiyle görüşmesinde, Nijer’in yıllardır ciddi bir enerji ve elektrik krizi yaşadığına dikkat çekerek, Rusya-Afrika Zirvesi’nin 28-29 Ekim tarihlerinde Moskova’da düzenlenmesi öncesinde “belirlenen projelerin hayata geçirilmesini hızlandırma” çağrısında bulundu.

Rusya-Nijer Ortak İşbirliği Komitesi’nin cuma günü Niamey’de gerçekleştirdiği toplantı sonucunda iki mutabakat zaptı imzalandı. Bunlardan ilki, Nijer hükümeti ile Rusya’nın Rosatom şirketi arasında nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımına ilişkin olurken, ikincisi bir Rus şirketiyle güneş enerjisi santrali kurulmasına yönelik imzalandı.
Komitede enerji, petrol ve madencilik; sağlık, tarım ve çevre; eğitim, mesleki ve yükseköğretim; ulaştırma ve iletişim olmak üzere dört alan ele alındı. Rus tarafı enerji alanında kapsamlı bir hizmet paketi sunmanın yanı sıra su kaynaklarının kullanımı, yenilenebilir enerji ve sivil nükleer enerji için bir ana plan hazırlanmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Rus Bakan, jeoloji, doğal kaynakların araştırılması ve ham madde çıkarmakla yetinmek yerine yerel işleme sanayilerinin kurulması alanlarında iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu açıklamanın uranyum ve altına atıf yaptığı değerlendirildi. Rusya ayrıca Nijer’le tahıl, yağ ve gübre gibi tarım ürünlerindeki ticareti artırmayı hedeflediğini ifade etti.
Kamulaştırmadan ortaklığa
Bu yakınlaşmanın kökleri, Temmuz 2023’teki darbeye uzanıyor. Niamey, Haziran 2025’te Fransız Orano şirketinin Arlit’teki uranyum madenini işleten iştiraki Somair’i kamulaştırdı. Orano’nun bu şirketteki payı yüzde 63’ün üzerindeydi. Yüzde 90’ı Fransız devletine ait olan Orano, buna karşılık dört uluslararası tahkim davası açtı.
23 Eylül’de ise Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü Merkezi (ICSID), Niamey’in yaklaşık 1000 ton olduğu tahmin edilen ve değeri 300 milyon avroyu bulan dondurulmuş uranyum stokunu üçüncü bir tarafa satmaması veya devretmemesi yönünde karar verdi. Bu adım, Fransa’nın söz konusu uranyumun Moskova’ya ulaşmasını engelleme çabası olarak değerlendirildi.
Rosatom, 28 Temmuz 2025’te Niamey ile ilk nükleer enerji mutabakatını imzaladı. Tsivilyov o dönemde, “Görevimiz yalnızca uranyum çıkarılmasına katılmak değil, Nijer’de barışçıl nükleer enerjinin geliştirilmesi için kapsamlı bir sistem kurmaktır” dedi. Nijer devlet şirketi Timersoi de Rosatom’a bağlı Uranium One ile yeni madencilik projelerinin geliştirilmesine yönelik paralel bir mutabakat imzaladı. Uranium One Başkanı Pavel Larionov anlaşmayı “uzun vadeli Rusya-Nijer iş birliğinin inşasında önemli bir adım” olarak nitelendirdi.
Hedefler Eylül 2025’te daha da büyüdü. Dönemin Nijer Maden Bakanı Ousmane Abarchi, Moskova’da yaptığı açıklamada, ülkesinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimi altında 2 bin megavat kapasiteli iki nükleer reaktör inşa etmeye hazır olduğunu duyurdu. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev ise öneriyi “son derece ilginç” olarak değerlendirdi.
Geçen cuma düzenlenen toplantıda mevcut Nijer Enerji Bakanı Albay Sini Alzouma, “Sivil nükleer enerji Nijer için büyük bir stratejik ufuk oluşturuyor” dedi. Alzouma, ortaklığın “teknoloji transferine, gençlerin eğitimine ve yerel sanayinin geliştirilmesine” katkı sağlaması gerektiğini vurguladı.
Projenin önündeki engeller
Bununla birlikte Batılı analistler, medyada dile getirilenlerle bu projelerin sahada hayata geçirilmesi arasında büyük bir uçurum bulunduğu uyarısında bulunuyor. Afrika merkezli Modern Ghana gazetesi, bugün evlerde temel elektrik aydınlatmasından dahi yoksun olan Nijer’in “Rosatom reaktörleriyle yakın gelecekte aydınlanamayacağını” yazdı ve büyük uranyum sevkiyatının hâlâ alıcı bulamadan beklediğine dikkat çekti.
Paris’ten konuşan ekonomi araştırmacısı Eloise Laurent ise Fransa’nın “nükleer egemenliğinin Nijer’deki madenlerde değil, Fransa’daki dönüştürme tesislerinde belirlendiğini” savundu. Bu açıklama, Paris’in daha önce uranyum ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan bir tedarik kaynağını kaybetmesine ilişkin endişeleri yatıştırma çabası olarak değerlendirildi.
Gözlemciler ayrıca Nijer’de ve hatta Moskova ile ittifak kuran diğer Sahel ülkelerinde sivil nükleer reaktör projelerinin ciddi güçlüklerle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Geniş bölgelerinin El Kaide ve DEAŞ bağlantılı örgütlerin kontrolünde bulunduğu, silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ağlarının faaliyet gösterdiği güvensiz bir bölgede bu tür ileri teknolojilerin inşa edilmesinin son derece zor olduğuna dikkat çekiliyor.