Etiyopya ile Eritre arasındaki ilişkiler, Tigray bölgesinde çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte ciddi bir bozulma yaşıyor. Addis Ababa, Asmara’yı isyancılara destek vermekle suçlarken Eritre, son tırmanışta herhangi bir dahlinin bulunduğu iddialarını reddediyor. Eritre yönetimi, çatışmaya dahil edilmeye çalışılmasını ise ‘Assab Limanı’nı işgal edip ele geçirme ve Kızıldeniz’e erişim sağlama girişimi’ olarak değerlendiriyor.
Şarku’l Avsat, iki ülke arasındaki gerilimin neden tırmandığına ilişkin birbirine zıt görüşler ortaya koyan Eritreli ve Etiyopyalı iki uzmanın değerlendirmelerine başvurdu. Eritreli uzman, Addis Ababa’yı 23 Eylül’den bu yana Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’yle (TPLF) sürdürdüğü mücadeleye Asmara’yı dahil etmeye çalışmakla suçladı ve bunun nedeninin ‘Assab Limanı’na göz dikmesi’ olduğunu savundu. Etiyopyalı uzman ise Asmara’nın, Addis Ababa’nın Assab Limanı’na yönelik girişimlerde bulunduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Uzman, bu iddiaların herhangi bir kanıta dayanmadığını, ayrıca Etiyopya’nın yeni bir savaşa girmek yerine diyalog yoluyla barışçıl biçimde denize erişim sağlama çabalarıyla çeliştiğini ifade etti.
Assab Limanı, Eritre’nin güneydoğusunda, Assab Körfezi’nin girişinde yer alıyor. Liman, küresel ticaret güzergâhlarına ve Babu’l Mendeb Boğazı’na oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Nisan 2018’de Etiyopya’da iktidara gelen Abiy Ahmed, ülkesinin 1993’te Eritre’nin bağımsızlığını kazanmasıyla Assab Limanı’nı kaybetmesinin ve ağırlıklı olarak Cibuti limanlarına bağımlı hale gelmesinin ardından, denize yeniden erişim sağlamak amacıyla diyalogu esas alan ve ‘liman diplomasisi’ olarak adlandırdığı yaklaşımı gündeme getirmişti.
Anlaşmazlığın uluslararası alana taşınması
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Eritre, dün gönderdiği bir mektupla Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nden Etiyopya’nın kendisine yönelik ‘savaş ilanını’ kınamasını istedi. Eritre, söz konusu adımın bölgenin istikrarını bozacağı uyarısında bulundu.
Eritre Dışişleri Bakanı Osman Salih, söz konusu suçlamaların ‘Etiyopya’nın saldırgan bir savaşı meşrulaştırma planının’ parçası olduğunu belirterek, BM’yi, yaptırımlardan askerî müdahaleye kadar çeşitli önlemlerin alınmasına olanak tanıyan BM Şartı’nın 7. Bölümü kapsamında müdahalede bulunmaya çağırdı.

Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Gebremeskel de cuma günü X platformunda yaptığı paylaşımda, Etiyopya Dışişleri Bakanlığı’nın saldırgan eylemlerde bulunulduğu yönündeki suçlamalarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Gebremeskel, Addis Ababa’nın mevcut çatışmadan yararlanarak Kızıldeniz’e erişim sağlamak amacıyla Eritre’deki Assab Limanı’nı ele geçirmeye çalıştığını ifade etti. Gebremeskel, Etiyopya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Abebaw Tadesse’nin 27 Eylül’de yaptığı açıklamaya da işaret etti. Tadesse’nin, “Tigray’da başlatılan saldırı burada durmayacak” ve “Bölgenin başkenti Mekelle yalnızca bir geçiş noktası. Nihai hedefimiz Assab, asıl amacımız ise bayrağımızı Kızıldeniz’de dalgalandırmak” ifadelerini kullandığını aktardı.
Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos ise cuma günü yaptığı açıklamada, Eritre güçlerinin ülke topraklarında 60 kilometreye kadar ilerlediğini söyledi.
Etiyopya Dışişleri Bakanlığı da cuma günü BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta, Eritre’nin gerçekleştirdiğini öne sürdüğü ‘kapsamlı işgal’ karşısında ‘kendini savunmaktan başka seçeneği olmadığını’ bildirdi.
#Eritrea: Foreign Minister Osman Saleh Sends Letter to the UN Security Council Ref-OM/261/26 October 10, 2026 Excellency, In its communications to the UN Security Council yesterday, 9 October 2026, Ethiopia’s Foreign Ministry has formally informed the UN Security Council that it is “taking measures” to implement the war of aggression that it has declared against Eritrea for three-years now. Ethiopia’s deceitful attempts to rationalize its brazen acts of war against a sovereign UN member State in “self-defense” terms is hollow in substance and constitutes an insult to the intelligence of the international community. As it will be recalled, Eritrea had repeatedly brought to the attention of the international community, Ethiopia’s dogged pursuit of an unprovoked agenda of war against Eritrea to forcefully acquire “sovereign access to the sea” in flagrant breach of Eritrea’s sovereignty and territorial integrity. In this respect, the litany of Ethiopia’s unlawful threats and war plans against Eritrea, which violate foundational principles and pillars of the UN Charter, and that even denigrate and deny Eritrea’s inviolable sovereignty as well as hard-won independence, are on public record. Ethiopia’s provocative acts of war and regional destabilization had in fact elicited the UNSG and many UN member States to issue coordinated Statements on the 25thAnniversary of the Algiers Agreement in December last year that underlined the urgency and imperative of respecting Eritrea’s sovereignty and territorial integrity. But Ethiopia did not only fail to heed these warning; it has gone further to incorporate and operationalize its long-planned invasion of Eritrea as part and parcel of the huge offensive it has unleashed in northern Ethiopia. Indeed, Ethiopia’s Deputy Chief of Staff, General Abebaw Tadesse, bluntly stated on 27 September last month that the “ultimate objective of the war was to invade Assab, that Mekelle, the capital city of the Tigray Administrative Region, was a mere stop-over towards the invasion of Eritrea”. In the event, Eritrea requests the UN Security Council to forcefully condemn Ethiopia’s deplorable declaration of war against Eritrea, which will inculcate huge devastation to the peoples of both countries and destabilize the whole region, and take the requisite deterrent measures against it in accordance with Chapter VII of the UN Charter. Osman Saleh Minister of Foreign Affairs The State of Eritrea H.E. Ambassador Aglaia Balta Permanent Representative of Greece to the United Nations New York
— Ministry of Information, Eritrea (@shabait) October 10, 2026
Bu konuda değerlendirmelerde bulunan Eritreli Afrika uzmanı Abdulkadir Muhammed Ali, “Assab Limanı son yıllarda Etiyopya’nın iştahını kabartan bir hedef haline geldi” dedi. Ali, Etiyopya’nın son dönemde tekrarladığı açıklamalarla Asmara’ya müdahalenin ve limanın ele geçirilmesinin zeminini hazırlamaya çalıştığını belirtti. Etiyopya’nın ortaya attığı iddialara ilişkin tartışmalara da değinen Ali, Addis Ababa’nın ve herhangi bir uluslararası aktörün Eritre’nin Etiyopya topraklarında bulunduğu iddiasını kanıtlayan delil veya hukuki gerekçe sunmadığını ifade etti. Ali, bu nedenle söz konusu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve Etiyopya’nın belirli bir amaç doğrultusunda gerilimi kasıtlı olarak tırmandırmaya çalıştığını savundu.
Etiyopyalı Afrika uzmanı Musa Şeyho ise Eritre’nin, Etiyopya’nın Assab’ı işgal etmek için gerilimi kasten tırmandırdığı yönündeki suçlamasının kesin kanıtlara dayanmayan siyasi bir söylemden ibaret olduğunu belirtti. Şeyho, “Etiyopya’nın sürdürülebilir bir deniz erişimi sağlama çabası savaş ilanı değil, meşru bir ekonomik ve güvenlik meselesidir” dedi. Şeyho, Assab Limanı’nın iki ülke arasındaki anlaşmazlık ve gerilimin sembolü haline geldiğini de kabul etti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, Etiyopya hükümet güçlerinin son birkaç gündür Tigray bölgesinde sahada ilerleme kaydettiği bir dönemde iki ülke arasındaki gerilim de tırmanıyor. Etiyopya Havayolları, Tigray bölgesinin başkenti Mekelle’ye uçuşların 11 Ekim’de yeniden başlayacağını duyurdu.
Diplomatik çözüm fırsatları
Karşılıklı suçlamaların sürdüğü ortamda Eritreli uzman Ali, “Etkili bir arabuluculukla söylemlerin ve sınırdaki gerilimin yatıştırılması, ardından iki ülke arasındaki köklü sorunların çözümüne yönelik adımlar atılması şartıyla askerî çatışmaya sürüklenmeyi önleme ihtimali hâlâ mevcut. Aksi takdirde süreç çatışmaya dönüşecek ve Eritre, Etiyopya’nın emelleri karşısında kendini savunmak zorunda kalacak” değerlendirmesinde bulundu.

Etiyopyalı uzman Şeyho ise askerî tırmanışın Kızıldeniz’in istikrarını ve güvenliğini, ayrıca bölgesel ticaretin tamamını tehdit ettiğini belirtti. Şeyho, çatışmaların kısır döngüsüne girilmesini önlemek için bölgesel güvenceler eşliğinde doğrudan müzakere yolunun benimsenmesi ve karşılıklı egemenliğe saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Şeyho, “Etiyopya’nın yeni bir savaşa değil, güvenli ve sürdürülebilir bir deniz erişimine; Eritre’nin ise açık bir çatışmaya değil, egemenliğini güvence altına alacak teminatlara ihtiyacı var. Aksi takdirde savaş belirtileri devam edecek” ifadelerini kullandı.
Eritre, 1993 yılında Etiyopya’dan bağımsızlığını kazandı. İki ülke, 1998-2000 yılları arasında kanlı bir sınır savaşı yaşadı. Abiy Ahmed’in 2018’de iktidara gelmesiyle ilişkiler iyileşirken Eritre, Etiyopya’nın 2020-2022 yılları arasında TPLF’ye karşı yürüttüğü iç savaşta Etiyopya güçlerinin yanında savaştı. Ancak savaşın ardından ilişkiler yeniden bozuldu. Geçtiğimiz eylül ayında Etiyopya’nın Eritre’yi Tigraylı isyancılara destek vermekle ve sınırın onlarca kilometre içine girmekle suçlaması üzerine gerilim daha da tırmandı.