Nepal liderinin çağrısı, Çin'le Hindistan'ı bir araya getirir mi?

Nepal'deki sel felaketinde 10 bine yakın kişi yaralanmıştı (Reuters)
Nepal'deki sel felaketinde 10 bine yakın kişi yaralanmıştı (Reuters)
TT

Nepal liderinin çağrısı, Çin'le Hindistan'ı bir araya getirir mi?

Nepal'deki sel felaketinde 10 bine yakın kişi yaralanmıştı (Reuters)
Nepal'deki sel felaketinde 10 bine yakın kişi yaralanmıştı (Reuters)

Nepal Başbakanı Balendra Shah'ın iklimle mücadele teklifi, sınır anlaşmazlıkları yaşayan Çin'le Hindistan'ın ortak çalışmasını gerektiriyor.

Shah, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 24 Eylül'de yaptığı konuşmada, Himalayalar'da sınır ötesi afet müdahalesini geliştirmek, bilimsel verileri ve uzmanlığı paylaşmak amacıyla "Himalaya İklim Dayanıklılığı Mekanizması" kurulması çağrısında bulunmuştu.

Nepal Dışişleri Bakanlığı'ndan adının gizli tutulmasını isteyen bir yetkili, BBC'ye önerinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve ilgili kurumlarla çalıştıklarını söylüyor.

Hindistan ve Çin ise öneriye henüz resmi yanıt vermedi.

26 Ağustos'ta Çin-Nepal sınırındaki sel felaketinde toplamda en az 1500 kişi yaşamını yitirmiş, 6 bine yakın kişi kaybolmuştu.

İklim tehdidinin büyümesine rağmen Hindistan ve Çin'in Himalayalar'daki çevre sorunlarına yönelik ortak çalışmaları bugüne kadar sınırlı kaldı. İki ülke 2009'da küresel ısınmanın Himalayalar ve Tibet'teki buzullar üzerindeki etkilerini araştırmak için ortak çalışma yürütme konusunda anlaşmış fakat süreçte ilerleme kaydedilememişti.

Hindistan ve Çin ayrıca Tibet'ten doğan Brahmaputra ve Sutlej nehirlerine ilişkin hidrolojik verilerin paylaşılmasını öngören anlaşmalar yapmıştı. Ancak BBC'nin aktardığına göre Pekin, Brahmaputra'ya ilişkin verileri Haziran 2023 itibarıyla paylaşmayı bırakırken, Yeni Delhi yönetimi Sutlej'e ilişkin en son verileri de 2022'de aldı.

Diğer yandan Brüksel merkezli Uluslararası Kriz Grubu'ndan William Yang, iki ülke arasındaki son dönemde yaşanan diplomatik yumuşama ve Himalayalar üzerinden sınır ötesi ticareti yeniden canlandırma girişimlerinin iklim işbirliği için fırsat yaratabileceğini söylüyor.

Ancak Çin ve Hindistan, yaklaşık 3 bin 500 kilometre uzunluğundaki sınırla ilgili anlaşmazlıkları henüz çözüme kavuşturamadı. İki ülkenin toprak iddiaları geçmişte ölümcül çatışmalara yol açmıştı.

Son olarak da Hindistan yönetiminin Ladahk bölgesindeki 28 coğrafi konum için belirlediği standart isimleri resmi haritalarda kullanması Çin'in tepkisini çekmişti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, bu haftaki açıklamasında Yeni Delhi yönetiminin "yasadışı ve tek taraflı olarak kurduğu sözümona 'Ladakh Birlik Toprağı'nı' hiçbir zaman tanımadıklarını" belirtmişti.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'da 14 Ekim'de yayımlanan yazıda da Hindistan'ın tutumu eleştirilirken, bölgede barış ve huzuru bozacak açıklamalardan kaçınılması çağrısı yapıldı.

Independent Türkçe, BBC, Global Times



Trump, Denzel Washington'a atfedilen uydurma sözü paylaştı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump, Denzel Washington'a atfedilen uydurma sözü paylaştı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Trump, oyuncu Denzel Washington'a atfedilen uydurma bir sözü içeren X’teki gönderinin ekran görüntüsünü paylaştı. Uydurma sözde İlk Gün'ün (Training Day) yıldızı, televizyon sunucusuyken siyasete atılan Trump'tan daha "cesur" veya daha "zeki" birini görmediğini iddia ediyor.

Trump, pazartesi günü Truth Social'da, "Red Eagle Updates" adlı X kullanıcısının paylaşımının görselini yayımladı. Bu paylaşımda iki Oscar'lı Washington'ın Trump'ı "harika bir dost ve daha da iyi bir başkan" diye nitelediği, başkanın "sarsılmaz bir destekçisi" olduğunu ifade ettiği öne sürülüyordu.

Paylaşılan sözler şöyleydi:

Hayatım boyunca pek çok kişiyle çalıştım, Donald Trump'tan daha cesur, daha zeki ya da Amerika'yı daha fazla düşünen biriyle hiç tanışmadım. O harika bir dost ve daha da iyi bir başkan. Onun sarsılmaz bir destekçisi olmaktan gurur duyuyorum ve bunun için asla özür dilemeyeceğim. Tanrı Amerika'yı ve başkanımızı korusun.

Ancak Federal Seçim Komisyonu kayıtlarına göre yıllar içinde Demokrat adaylara onbinlerce dolarlık bağışta bulunan Washington, hiçbir zaman böyle bir şey söylemedi.

Doğrulama sitesi Snopes, kamuya açık bilgiler üzerinde kapsamlı bir araştırma yaptı ve Washington'ın sözkonusu ifadeleri kullandığına dair hiçbir kanıt bulamadı.

rgth5yj
Başkan Donald Trump, Akademi Ödüllü oyuncuya atfedilen sahte bir sözü paylaştı (Warner Bros.)

Aynı sözler, Rolling Stones'un solisti Mick Jagger ve oyuncu Matthew McConaughey gibi diğer tanınmış isimlere de yanlış bir şekilde atfedilmişti. Oysa bu isimlerin hiçbiri 47. başkana kamuoyu önünde destek vermedi.

Başkanın sosyal medya paylaşımı, gelecek ay yapılacak seçime kadar neredeyse her gün sahada olacağı yoğun bir ara seçim kampanyası sürecinde geldi.

Cumhuriyetçilerin, Temsilciler Meclisi'ndeki kontrolü kaybetmesi ve Senato'daki sayılarının, Demokratların o kanatta da çoğunluğu elde edeceği bir seviyeye düşmesi bekleniyor.

Trump'ın halk nezdindeki onay oranı ikinci döneminin en düşük seviyesinde seyrediyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 28 Eylül'le 4 Ekim ​​arasında 5 bin 62 yetişkinle gerçekleştirdiği anket, onay oranını yüzde 30, onaylanmama oranını ise yüzde 68 olarak gösteriyor. Bu da temmuzdan bu yana 4 puanlık düşüş demek.

Reuters/Ipsos'un geçen pazartesi yayımladığı ankette de onay oranı yüzde 32 olarak belirlendi. Bu, ilk kez eylülde kaydedilen ve rekor düzeyde düşük olan oranla aynı seviye. CBS News/YouGov'un 30 Eylül'le 2 Ekim ​​arasında 2 bin 166 yetişkinle yaptığı ankette ise onay oranı yüzde 39 olarak tespit edildi.

Pew anketi ayrıca kendisini Trump destekçisi diye tanımlayanların yüzde 67'sinin onun performansını onayladığını gösteriyor. Bu oran, göreve başlamasından sonraki haftalarda yapılan benzer bir ankete kıyasla yaklaşık 30 puanlık düşüşe işaret ediyor. Cumhuriyetçilerin yalnızca yüzde 39'u ülkedeki gidişattan memnun olduğunu belirtiyor. Oysa bu oran, Trump'ın göreve başladığı dönemde yüzde 65 seviyesindeydi.

Independent Türkçe


Grönland, Trump'ı yalanladı: Devasa maden faaliyetleri yok

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
TT

Grönland, Trump'ı yalanladı: Devasa maden faaliyetleri yok

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)

Grönland yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın adada "devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerine" başlanacağı duyurusunu yalanladı.

Trump, sosyal medyada 13 Ekim'deki paylaşımında adada "devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin başlamak üzere olduğunu" yazmıştı.

ABD'ye yönelik gelecekte herhangi bir saldırının Grönland üzerinden geçmek zorunda kalacağını savunan Trump, adaya yerleştirilecek savunma sistemleriyle bunların hepsini etkisiz hale getirileceğini iddia etmişti.

Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ın Madencilik Bakan Yardımcısı Jorgen Hammeken-Holm ise CNN'e açıklamasında adada ABD'li şirketlerin faaliyet yürüttüğünü fakat Trump'ın savunduğu gibi "büyük çaplı maden arama çalışmalarından çok uzak olunduğunu" ifade etti.

Hammeken-Holm, "Halihazırda birçok küçük çaplı keşif çalışması yürütülüyor ancak bunların faaliyete geçmesi yıllar alabilir" diye ekledi.

Danimarka Dışişleri Bakanlığı'ndan gönderilen açıklamada da ABD'nin Grönland'daki maden arama faaliyetlerini adanın yasal gereklilikleri çerçevesinde yapmak zorunda olduğunu bildirildi.

Bakanlık ayrıca ABD, Danimarka ve Grönland arasında geçen ay imzalanan anlaşmanın bu durumu değiştirmediğini vurguladı:

Anlaşma, Grönland'daki doğal kaynaklara erişim hakkında ABD'li yatırımcılara, diğer NATO ülkeleri, AB ülkeleri ve NATO ortaklarından gelen yatırımcılara kıyasla herhangi bir ayrıcalık tanımıyor.

Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen'ın imzaladığı anlaşma kapsamında Beyaz Saray, adada "geniş çaplı askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlanacağını" bildirmişti.

Anlaşmayla ABD'nin, adanın güneyindeki Narsarsuaq'ta ve doğu kıyısındaki Mestersvig'de iki askeri üs kurması öngörülüyor. Ayrıca Grönland'daki tek aktif Amerikan askeri tesisi olan Pituffik Uzay Üssü de genişletilebilir.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de anlaşmadan memnuniyet duyduklarını açıklamıştı.

Ancak Amerikan medyasındaki analizlerde, Grönland'ı defalarca işgalle tehdit eden Trump'ın adayı ABD kontrolüne alma hedefine ulaşamayarak büyük bir geri adım attığı yazılmıştı.

Sözkonusu anlaşma, ABD'yle Danimarka arasında Grönland'ın savunmasına ilişkin 1951'de imzalanan sözleşmeyi genişletiyor. Ancak geçen ay düzenlenen anlaşma metninde petrol veya doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin açık maddeler bulunmuyor. Diğer yandan "maden alanında işbirliği" ve "ekonomik kalkınmayla ticaretin teşvikine" değinilirken, bunlar hakkında da ayrıntılara yer verilmiyor.

Independent Türkçe, CNN, NBC News


Çin-Kuzey Kore köprüsü 12 yıl sonra açıldı: Pekin nüfuzunu artırıyor

Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)
Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)
TT

Çin-Kuzey Kore köprüsü 12 yıl sonra açıldı: Pekin nüfuzunu artırıyor

Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)
Yeni köprüyle iki ülke arasındaki ticaret gelişebilir (AP)

Çin'le Kuzey Kore sınırında, Yalu Nehri üzerinde kurulan otoyol köprüsü 12 yıl sonra hizmete açılıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Yeni Yalu Nehri Köprüsü'nün bugün resmi olarak trafiğe açılacağını bildirdi. Mao, yeni köprünün iki ülke arasında önemli bir altyapı projesi olduğunu, ekonomik, ticari ve insani ilişkilerin gelişmesini sağlayacağını dile getirdi.

Çin'in Dandong ve Kuzey Kore'nin Sinuiju şehirlerini birbirine bağlayan 3 kilometre uzunluğundaki köprünün yapımı 2014'te tamamlanmıştı. Fakat Kuzey Kore tarafındaki inşaatlar tamamlanmadığından hizmete açılamamıştı.

Kuzey Kore'nin pandemide sınırlarını kapamasının ardından iki ülke arasında tren ve uçak seferleri ancak bu yıl martta yeniden başlamıştı.

CNN'in analizinde, köprü açılışının Pekin'le Pyongyang arasındaki ilişkilerin iyileştiği bir döneme denk geldiğine dikkat çekiliyor.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, haziranda Pyongyang'a giderek Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'la görüşmüştü. Zirve, Kuzey Kore'nin Çin'den nispeten uzaklaşarak Rusya'ya yakınlaşmasının ardından düzenlenmişti. Batılı kaynakların rakamlarına göre en az 2 bin 300 Kuzey Kore askeri Rusya adına Ukrayna cephesinde savaşırken öldürüldü.

Pekin yönetimi, 2010'larda Pyongyang'ın nükleer programına yönelik eleştirel bir tutum sergilerken, son dönemde Pyongyang-Moskova yakınlaşmasının da etkisiyle bu tavrını değiştiriyor.

Hazirandaki toplantı da iki komünist yönetim arasındaki ilişkilerin yeniden iyileşeceğinin işaretini vermişti. BBC'nin haberinde Pekin yönetiminin, yeni köprü üzerinden ticareti ve ikili ilişkileri canlandırarak Pyongyang üzerindeki nüfuzunu artırmak istediği yorumu yapılıyor.

Diğer yandan bazı analistler, yeni köprünün Pyongyang yönetiminin BM yaptırımlarını daha rahat atlatmasını sağlayacağını iddia ediyor.

Güney Kore'deki Kyungnam Üniversitesi'nden Lim Eul-chul, Kuzey Kore'nin köprüyü yaptırımları aşarak hammadde tedariki için "hükümet kontrolündeki bir geçit olarak kullanabileceğini" öne sürüyor.

Seul'deki Kuzey Kore Araştırmaları Üniversitesi'nden Yang Mu-jin ise Çin'in bu konuda ne kadar ileri gitmeye istekli olacağının kısmen Pekin-Washington ilişkilerine göre şekilleneceğini savunuyor.

Independent Türkçe, Global Times, CNN, BBC