Arakçi: “Yedi günlük plan” hâlâ masada

Tahran, ABD’nin notlarını değerlendiriyor; İranlı askeri yetkililer “beklenmedik” bir karşılık verme tehdidinde bulunuyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, AP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, AP)
TT

Arakçi: “Yedi günlük plan” hâlâ masada

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, AP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, AP)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dün ABD’ye, Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde açılmasını öngören Tahran’ın teklifini kabul etme çağrısında bulunarak, önerinin “hâlâ masada” olduğunu belirtti.

İran’ın askeri tehditleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni saldırılar düzenleme tehdidine karşılık giderek sertleşti. Olası hedefler arasında, ülkenin orta kesimlerinde bulunan Natanz nükleer tesisinin yakınındaki, dağların altına derinlemesine gömülmüş ve korunaklı bir nükleer tesis de yer alıyor.

Arakçi, İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları toplantısı kapsamında Bağdat’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Şartlarımız son derece açık ve yedi günlük plan çerçevesinde ABD tarafına iletildi. Onlar görüşlerini sundu, biz de bunları değerlendiriyoruz. ABD tarafında herhangi bir samimiyet varsa —ki yok— izlenecek yol açık” dedi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre İranlı bakan, “Bu şartlar yerine getirilirse Hürmüz Boğazı altıncı gün açılacak, müzakereler ise yedinci gün yeniden başlayacak.” ifadelerini kullandı.

Devrim Muhafızları mensubu bir asker, 4 Ekim’de Tahran’daki İmam Hüseyin Meydanı’nda kurulan kampta düzenlenen askeri eğitim sırasında gönüllülere Kalaşnikof kullanmayı öğretiyor. (AP)
Devrim Muhafızları mensubu bir asker, 4 Ekim’de Tahran’daki İmam Hüseyin Meydanı’nda kurulan kampta düzenlenen askeri eğitim sırasında gönüllülere Kalaşnikof kullanmayı öğretiyor. (AP)

Arakçi, İran’ın şartlarının “olağandışı olmadığını” ve ABD’nin daha önceki mutabakat zaptı ile diğer müzakerelerde bunların tamamını kabul ettiğini belirtti. İranlı bakan, “ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı açma iradesi varsa bu şartları birkaç gün içinde yerine getirebilir” ifadelerini kullandı.

İran, geçici ateşkesin sona ermesinin ardından teklifini eylül ayının ortasında sundu. Tahran’ın şartları arasında diğer taleplerin yanı sıra ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın kaldırılması, petrol ihracatına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve bölgedeki bütün cephelerde çatışmaların durdurulması bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu planı daha önce reddetmişti. Ancak daha sonra ABD’nin karşı önerileri Tahran’a ulaştı. Arakçi, İran’ın bu önerilere ilişkin değerlendirme ve cevap hazırlama sürecinin hâlâ devam ettiğini belirtti.

İranlı yetkililer, ABD’nin cevabının kendilerine ulaştığını kabul etti. Ancak Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai geçen hafta yaptığı açıklamada, Washington’un yedi şartın tamamına karşılık vermemesi nedeniyle müzakerelerin tıkandığını söyledi.

Pakistanlı arabulucuyla temas

Axios’un haberine göre arabuluculuk yapan Katar, İran’ın cevabını beklemeyi sürdürüyor. Arabulucular ise Tahran’ın cevabını ABD’deki ara seçimlerin sonrasına ertelememesi gerektiği görüşünde.

Reuters’a göre taraflar arasındaki en önemli anlaşmazlık noktalarından biri, Washington’un nükleer meselenin müzakerelerin başlangıcından itibaren gündeme alınması konusundaki ısrarı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, İran’ın Washington’un taleplerini karşılamak ve yaklaşık sekiz aydır devam eden savaşı sona erdirmek için uranyum zenginleştirme kapasitesini “kayda değer ölçüde” azaltması gerektiğini söylemişti.

Tahran ise müzakerelerin ilk aşamasında, savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ve güvenliğinin sağlanmasına odaklanılması gerektiğini savunuyor.

Bu arada Arakçi, İran hükümetinden yapılan açıklamaya göre, diplomatik süreç ve gerilimin azaltılmasına yönelik bölgesel gelişmelerin yanı sıra ikili meseleleri ele almak üzere Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İran-Pakistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Maliki ise savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde arabuluculardan biri olan Pakistan yönetimine “bağımsız kararlar” alma çağrısı yaptı. Maliki, Tahran’ın ABD’nin iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik baskılarının farkında olduğunu belirtti.

Maliki ayrıca ortak sınırdaki “teknik sorunların” iki ülkenin katılımıyla ve dış müdahale olmaksızın çözülmesini istedi. Pakistan’ın Washington’un komşusuyla ilişkilerinde “bozucu bir rol” oynamasına izin vermemesi gerektiğini vurguladı.

“Füzelerin babaları” ve “bombaların anneleri”

ABD ile İran arasındaki gerilim, Trump’ın İran’ın nükleer ve füze programlarının altyapısına yönelik yeni saldırıların önünü açan açıklamalarıyla daha da arttı.

Trump, perşembe günü Newsmax kanalına verdiği röportajda, İran’ın başlıca nükleer tesislerinden birinin yakınında bulunan ve yerin derinliklerine gömülmüş, tahkim edilmiş “Pickaxe Mountain” (Kazma Dağı) adlı tesisi vurmak zorunda kalabileceklerini söyledi.

İran’daki tesislerin “milyonlarca ton ağırlığındaki dağların altına gömülü” olduğunu belirten Trump, “Bu tesisi hedef almaya çalışacağız. Onu hızla yerle bir edeceğiz” dedi.

Trump, kara birlikleri göndermeyi düşünmediğini belirterek, “Nükleer silah kullanmayacağım. Buna mecbur değiliz” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran’ın enerji ve nükleer tesislerine karşı “Bombaların Anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasının kullanılmasına onay verip vermediğini açıklamadı; söz konusu bombanın nükleer olmadığını vurguladı.

Geçen ay Tahran’daki Beharistan Meydanı’nda düzenlenen askeri sergide İran füzeleri ve savaşta hayatını kaybeden dini lider Mücteba Hamaney ile askeri yetkililerin fotoğraflarını taşıyan pankartların önünden geçen bir motosiklet. (AP)
Geçen ay Tahran’daki Beharistan Meydanı’nda düzenlenen askeri sergide İran füzeleri ve savaşta hayatını kaybeden dini lider Mücteba Hamaney ile askeri yetkililerin fotoğraflarını taşıyan pankartların önünden geçen bir motosiklet. (AP)

İran’dan gelen tepkiler kapsamında Meclis Başkan Yardımcısı Hamid Rıza Hacı Babayi, “ABD bombaların annelerini getirirse biz de füzelerin babalarını göndeririz” dedi. Hacı Babayi, Tahran’ın “ABD’nin her tür bombasını” incelediğini ve bunlara karşı koymak için planları bulunduğunu ileri sürdü.

Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbî ise yaptığı açıklamada, “En ağır bombasına kutsal annelik kavramını yakıştırabilecek olan ancak vahşi bir medeniyettir” ifadelerini kullandı.

Görevinden ayrılmadan önce cumartesi günü açıklama yapan Savunma Bakan Vekili Mecid İbn Rıza da “Bombaların isimlerinin ve boyutlarının hiçbir önemi yok” dedi. İbn Rıza, ABD bombalarının başka bir yerde, “küresel itibarlarında, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarında” patladığını savundu. İran’ın füze kapasitesinin “denklemleri değiştirdiğini” öne sürdü.

Beklenmedik karşılık

Arakçi, Bağdat’ta yaptığı açıklamada, “Tehditlere hiçbir şekilde boyun eğmeyeceğiz. Kendimizi savunmaya hazırız ve bu hazırlığımız önceki savaşlara kıyasla daha da arttı” dedi. İran’ın diplomatik süreci sürdürmeye hazır olduğunu belirten Arakçi, bunun “İran halkının haklarını güvence altına alan, onur ve saygınlığın korunduğu bir süreç” olması gerektiğini vurguladı.

Muhsin Rızai, X platformundaki paylaşımında ABD’li ve İsrailli yetkililerin “saçmalıklarının ve tekrarlanan tehditlerinin” sahadaki gerçekleri değiştirmediğini ifade etti. İran’ın 12 günlük ve 40 günlük savaşlardan daha yıkıcı bir plan hazırladığını ileri süren Rızai, Tahran’ın karşı tarafın bildiği “kurallara göre hareket etmeyeceğini” söyledi.

Devrim Muhafızları’nın seferberlik gücü Besic’in komutanı Hüseyin Taib, dün Tahran’da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor. (İran devlet televizyonu)
Devrim Muhafızları’nın seferberlik gücü Besic’in komutanı Hüseyin Taib, dün Tahran’da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor. (İran devlet televizyonu)

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic teşkilatının komutanı Hüseyin Taib ise İran’ın vereceği karşılığın “artık öngörülemez” hâle gelmesi nedeniyle, ABD’nin savaşa girmeyeceğini öne sürdü. Taib, ABD istihbaratının kendi değerlendirmelerinde de İran’ın karşılık verme kapasitesinin kapsamına ilişkin uyarılarda bulunduğunu iddia etti.

Taib, Washington ve Tel Aviv’in İranlıları “üç günlük ya da altı haftalık bir savaşta” boyun eğdirebileceklerini düşündüklerini belirtti. Tarafların dayanma kapasitesinin iki tarihle bağlantılı olduğunu savunan Taib, bunların 27 Ekim’deki İsrail Meclisi seçimleri ile 3 Kasım’daki ABD seçimleri olduğunu söyledi.

Devrim Muhafızları Başkomutan Yardımcısı Mustafa İzedi de düşmanın her iki savaşta bütün imkânlarını seferber ettiğini, ancak İran silahlı kuvvetlerinin “ezici bir karşılık” verdiğini ileri sürdü. İzedi, “propaganda ve psikolojik savaşın” İran’ın “zaferlerini” değiştiremeyeceğini ifade etti.



Macron, Fransa'daki ayaklanmaların ardından: Hepimiz öfke ve utanç duyuyoruz

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Paris’teki Élysée Sarayı’ndan yaptığı konuşmanın televizyonda yayımlanan görüntüsü. (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Paris’teki Élysée Sarayı’ndan yaptığı konuşmanın televizyonda yayımlanan görüntüsü. (AFP)
TT

Macron, Fransa'daki ayaklanmaların ardından: Hepimiz öfke ve utanç duyuyoruz

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Paris’teki Élysée Sarayı’ndan yaptığı konuşmanın televizyonda yayımlanan görüntüsü. (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Paris’teki Élysée Sarayı’ndan yaptığı konuşmanın televizyonda yayımlanan görüntüsü. (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cumartesi günü düzenlenen gösterilerde yaşanan yağma ve tahrip olaylarına ilişkin dün akşam yaptığı açıklamada, “Bu akşam hepimiz öfke ve utanç duyuyoruz” dedi. Macron, “meşru taleplerini” dile getiren göstericiler ile “yağma ve yıkım eylemlerine” karışanların birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Fransız halkına seslendiği televizyon konuşmasında, “Şehirlerimizin sokaklarının tahrip edildiğini görmek kabul edilemez” diyen Macron, yağmalanan mağaza ve iş yeri sahiplerine desteğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Fransa İçişleri Bakanlığı’nca açıklanan verilerden aktardığına göre, hayat pahalılığına karşı düzenlenen ve şiddet olaylarının eşlik ettiği protestolar sırasında cumartesi günü ülke genelinde yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alındı. Olaylarda yaklaşık 1000 polis ve jandarma yaralanırken, yaralılardan 7’sinin durumunun ağır olduğu bildirildi.


Fransa’daki protesto dalgası Avrupa’ya yayılıyor

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen protestolardan, (AFP)
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen protestolardan, (AFP)
TT

Fransa’daki protesto dalgası Avrupa’ya yayılıyor

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen protestolardan, (AFP)
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen protestolardan, (AFP)

Fransa’yı etkisi altına alan şiddetli protesto dalgası diğer Avrupa ülkelerine de yayıldı. İtalya’nın Milano ve Torino kentleri başta olmak üzere çeşitli şehirlerde hayat pahalılığına karşı düzenlenen gösterilerde benzer çatışmalar yaşanırken, Arnavutluk’ta yolsuzluk iddiaları, iş fırsatlarının yetersizliği ve eğitimdeki kötüleşme nedeniyle protestolar şiddetlendi.

Fransa’da cumartesi günü yaşanan olaylarda bir gösterici hayatını kaybederken yüzlerce polis ve protestocu yaralandı. Yetkililer yaklaşık bin 800 kişiyi gözaltına aldı. Paris’ten Marsilya, Lyon ve Bordeaux’ya kadar birçok kente yayılan olaylar, ülkedeki gerilimin boyutunu gözler önüne serdi.

Limoges kentinde ise göstericiler, koruma altındaki tarihî miras alanları arasında yer alan belediye binasını ateşe verdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre tarihî bina yangında büyük ölçüde hasar gördü.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Hiçbir şey şiddeti haklı gösteremez” ifadesini kullandı. Yaşananlar karşısında “öfke ve utanç” duyduğunu belirten Macron, yıkım ve yağma eylemlerine karışanların hesap vereceğini ifade etti.


Trump: Zelenskiy savaşı bitirmek istemiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 28 Şubat 2025’te Beyaz Saray’da gerçekleştirdikleri görüşmede. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 28 Şubat 2025’te Beyaz Saray’da gerçekleştirdikleri görüşmede. (AFP)
TT

Trump: Zelenskiy savaşı bitirmek istemiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 28 Şubat 2025’te Beyaz Saray’da gerçekleştirdikleri görüşmede. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 28 Şubat 2025’te Beyaz Saray’da gerçekleştirdikleri görüşmede. (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’yi dört yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmek istememekle suçladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “Rusya’ya ilişkin kararım son derece basit. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmek için barış müzakereleri yürütüyorum ve Rusya’yı akılsızca müzakere masasından uzaklaştıracak hiçbir şey yapmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, Trump’ın cuma günü, Ukrayna’nın savunulmasına en güçlü destek veren isimlerden biri olan merhum ABD Senatörü Lindsey Graham’ın adını taşıyan yasa tasarısında öngörülen yeni ve kapsamlı yaptırımları yürürlüğe koyma sürecini erteleyen bir başkanlık kararnamesi imzalamasının sonrasında yapıldı.

Trump ayrıca, gelecek ayın başında yapılacak ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla Rusya’dan dizel yakıt ithalatına yönelik yaptırımları geçici olarak askıya aldı. Bu karar, Rus dizelinin küresel piyasalara büyük miktarlarda ulaşmasının önünü açtı.

Dizel yakıt anlaşması, Kiev ve müttefikleri tarafından şaşkınlıkla karşılandı ve Trump ile Zelenskiy arasında yeni bir anlaşmazlığa yol açarak, iki lider arasındaki zaten değişken olan ilişkilerin yeniden gerilmesine neden oldu.

Trump, “Savaşla ilgili görüşmelerde, rehinelere ilişkin müzakereler de dahil olmak üzere, önemli ilerleme kaydediliyor” dedi.

Trump, “Bu belgeyi şu anda imzalamak buna yol açacaktır. Belgeyi daha sonra ya da istediğim herhangi bir zamanda imzalayabilirim” ifadelerini kullandı. Ancak hangi belgeden söz ettiğini açıklamadı.

Trump sözlerini şöyle sürdürdü: “Belki de en önemlisi, Rusya İran’a yardım edebileceği ölçüde yardım etmiyor; hatta neredeyse hiç yardım etmiyor. Ben de durumun böyle kalmasını istiyorum ve bunu sağlayacağım. Tabii bazı aptallar çıkıp bu süreci baltalamazsa.”

Trump, ardından Ukrayna’nın 3 Kasım’daki seçimlerde Cumhuriyetçi Partiye zarar vermek amacıyla Rus petrol rafinerilerini kasıtlı olarak hedef aldığı yönündeki suçlamasını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre kamuoyu yoklamaları, çok sayıda seçmenin akaryakıt fiyatlarındaki sert yükselişten duyduğu rahatsızlık nedeniyle Trump’ın partisinin seçimlerde yenilgiye uğrama ihtimalinin yüksek olduğuna işaret ediyor. Akaryakıt fiyatları, şubat ayının sonlarında İran’da savaşın başlamasından bu yana keskin biçimde arttı.

Trump, “Zelenskiy, Rusya’daki dizel rafinerilerini hedef alıyor. Bu saldırıların ABD’deki piyasalar da dahil olmak üzere küresel dizel piyasalarına ciddi zarar verdiğini biliyor” dedi.

Trump sözlerini şöyle tamamladı: “Zelenskiy bunu umursamıyor. Açıkçası, Avrupa’nın kendisine verdiği tüm paralara ve geçmişte (eski ABD Başkanı) hilekâr Joe Biden’ın sağladığı desteğe rağmen bu savaşı bitirmek istemiyor. Büyük olasılıkla, en başından beri de bitirmek istemiyordu.”