İsrail ordusunun, askerlik hizmetinden kaçınan yaklaşık 40 Haredi genci (dinî açıdan aşırı muhafazakâr Ortodoks Yahudiler) dün gözaltına alması, seçimlere bir hafta kala siyasi tartışmaları alevlendirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun gözaltılara karşı çıkmasının ardından muhalifleri, iktidarda kalabilmek için Haredi partileriyle önceden “kirli bir pazarlık” yapmakla suçladı.
Haredi partileri de sert tepki göstererek, İsrail’deki bazı çevreleri bu gözaltılar aracılığıyla seçim sürecine müdahale etmeye çalışmakla suçladı. Askerî polis, New York’tan dönen 40’tan fazla Haredi gencini, Ben Gurion Havalimanı’na iner inmez askerlik hizmetinden kaçındıkları gerekçesiyle gözaltına aldı. Operasyon, İsrail ordusunda askerlik işlemlerinden sorumlu olan Mitav birimiyle iş birliği içinde gerçekleştirildi.
İsrail ordusundan bir sözcü, gözaltına alınanların “askerlik hizmetine katılmakla yükümlü olduklarını ve yasalar çerçevesinde yargılanacaklarını” belirtti. Sözcü, askerlik yasasının eşit biçimde uygulanması ve askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmesinin sağlanması için çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.
Ordunun açıkladığı prosedürlere göre gözaltına alınanlara askerlik hizmetine katılmaları teklif edilecek. Katılmayı kabul edenler, askere alım işlemleri tamamlanmadan önce disiplin cezasına tabi tutulacak. Askerlik yapmayı reddedenler ise her bir vakanın koşullarına bağlı olarak gözaltı, hapis veya ertelenmiş hapis cezasıyla sonuçlanabilecek yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalacak.
Netanyahu’dan gözaltılara tepki
İsrail ordusunun tutumuna karşı çıkan Netanyahu, askerlikten kaçınanların gözaltına alınmasını kabul edilemez bulduğunu söyledi. Netanyahu, bir radyo programına verdiği röportajda, “Tora dünyasını korumalıyız; çünkü bizi ayakta tutan odur” ifadelerini kullandı.
Netanyahu, gözaltıları “Haredilerin zor kullanılmadan askere alınması sürecine kasıtlı olarak zarar verme girişimi” olarak nitelendirdi. Şöyle konuştu:
“Tora dünyasına büyük saygı duyuyorum. Ancak Tora öğrenmeyenler orduya katılmalı.”
Netanyahu, gözaltıların seçimlere müdahale girişimi olduğunu açıkça söylemedi ancak mevcut hükümetinin yasalaştıramadığı bir düzenlemeyi geçirme sözü verdi.
Netanyahu’dan farklı olarak, Likud Partisi mensubu Meclis Başkanı Amir Ohana ise seçimlere müdahale ihtimalini gündeme getirdi. Ohana, Ben Gurion Havalimanı’nda gerçekleştirilen türden özel bir operasyonun seçimlerden hemen önce yapılmasının uygun olup olmadığını sorguladı.
Muhalefetten Netanyahu’ya sert suçlamalar
İsrail muhalefeti, Netanyahu’nun açıklamalarına sert tepki gösterdi. Muhalefet lideri Yair Lapid, “Netanyahu, Şas Partisi lideri Aryeh Deri ile yaptığı kirli pazarlığı açığa çıkardı. İsrail ordusunda askerlikten kaçınma karşılığında hükümet kurmak” dedi.
İsrail Evimiz Partisi lideri ve Milletvekili Avigdor Lieberman ise şu ifadeleri kullandı:
“Netanyahu, askerlikten kaçanların rehinesi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Herkes kanun önünde eşittir. İnsanlar arasında ayrımcılık yapılmasına izin verilemez.”

Netanyahu’nun en önemli rakiplerinden biri olan Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot da tartışmaya katıldı. Eisenkot, Netanyahu’ya cevap olarak şunları söyledi:
“Bunun yaşanmasına izin vermeyeceğim. Seçimlere bir hafta kala Netanyahu, hükümet kurmanın şartı olarak Haredilere askerlikten kaçınmalarını sağlayacak bir yasa sözü veriyor. Önümüzdeki seçimler, Netanyahu liderliğindeki askerlikten kaçınma hükümeti ile benim liderliğimdeki Siyonist bir askerlik hükümeti arasında geçecek.”
Birlikte Partisi lideri Naftali Bennett de Netanyahu’nun açıklamalarına tepki gösterdi:
“Bibi-Deri pazarlığı açığa çıktı ve artık resmiyet kazandı: İktidar karşılığında askerlikten kaçınma. Netanyahu bu sabah kendi ağzıyla, yeni hükümet kurulmadan önce askerlik muafiyeti yasasını, yani askerlikten kaçınma yasasını çıkarma sözü verdi. Netanyahu İsrail ordusunu dağıtıyor.”
Likud’dan açıklama: Tora öğrenmeyenler orduya katılacak
Artan tepkiler üzerine Likud Partisi, Başbakan’ın açıklamalarına açıklık getiren bir bildiri yayımlamak zorunda kaldı.
Bildiride şu ifadelere yer verildi: Dinî açıdan muhafazakâr kesimler orduya katılmalıdır. Tora öğrenmeyen herkes askere gidecek. ‘Ölürüz de askere gitmeyiz’ diyen herkes hapse atılacak.
Açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanıldı:
“Bir başka yalan haber fırtınasıyla karşı karşıyayız. Başbakan Netanyahu, Haredi toplumuna yönelik röportajında da doğrudan ifade ettiği üzere, Haredilerin askere gitmesi gerektiğini sürekli dile getiriyor. Tora öğrenmeyenler orduya katılacak.
“Biz üç yıl içinde 23 bin Harediyi askere almayı hedeflerken sol blok, yalnızca 5 bin kişinin askere alınmasını öngören bir yasa sundu. Kapalı kapılar ardında ise Netanyahu’nun devrilmesi şartıyla Haredilere tam muafiyet teklif ediyorlar.”
Haredilerin askere alınması tartışması derinleşiyor
Haredilerin askerlik hizmetine alınması, uzun süredir İsrail siyasetinin gündeminde olan bir konu. Ancak Gazze’ye yönelik savaşın ardından kriz daha da derinleşti.
İsrail Yüksek Mahkemesi, geçen yıl haziran ayında Haredilerin askerlik hizmetine alınmasını zorunlu kılan ve öğrencileri askerlik yapmayı reddeden dinî kurumlara mali yardım verilmesini engelleyen bir karar aldı. İsrail’deki dinî partiler ise karara karşı çıktı.
Haredilerin askere alınması, ülke içindeki kutuplaşmayı derinleştiren en önemli seçim meselelerinden biri olarak öne çıkıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre yaklaşık 10 milyon nüfuslu İsrail’de Haredilerin nüfusun yüzde 13’ünü oluşturduğu belirtiliyor. Harediler, hayatlarını Tora öğrenmeye adadıklarını savunuyor.

Haredi partilerinden seçimlere müdahale suçlaması
Haredi partileri, gözaltıların arkasında olduğunu düşündükleri çevrelere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Şas Partisi, gözaltıları “seçim kampanyasına yönelik açık ve eşi benzeri görülmemiş bir siyasi müdahale” olarak nitelendirdi.
Birleşik Tora Yahudiliği Partisi lideri Yaakov Asher de yetkilileri, askerlikten kaçınan muhafazakâr seçmenleri gözaltına alarak gelecek haftaki seçimlere müdahale etmeye çalışmakla suçladı. Asher, gözaltıların muhafazakâr seçmenleri korkutmayı amaçlayan siyasi bir kampanyanın parçası olduğunu ileri sürdü.
İsrail ordusu ise tutumunu değiştirmeyeceğinde ısrar ederek, askerlik yapmayı reddetmekte direnen kişilerin hiçbirini serbest bırakmayacağını açıkladı.
Kan televizyon kanalının haberine göre, askerlikten kaçınanların sayısı 2026 yılının başından bu yana 75 binden 110 bine yükseldi. Bu kişilerin yüzde 80’inin Haredi toplumuna mensup olduğu belirtiliyor.
İsrail ordusu, son haftalarda gösteriler düzenleyen, yolları kapatan ve kolluk kuvvetlerine saldıran Haredilerin yeni protestolar düzenleyebileceği ihtimaline karşı hazırlık yapıyor.


