ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) Düzenlemeleri Uygulama Birimi Direktörü David Miller, dün yaptığı açıklamada, komisyonun ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı şüpheli petrol işlemlerini soruşturduğunu söyledi. Miller, komisyonun seçimlerle ilgili tahmin piyasalarındaki işlemleri de incelediğini belirtti.
Miller, New York eyaletinde düzenlenen bir konferansta, geçen hafta Bloomberg News tarafından yayımlanan bir haberle ilgili soruyu cevaplarken konuştu. Haberde, komisyonun siyasi atamayla göreve gelen bir yetkilisinin, piyasa gözetimi çalışanlarından şüpheli işlemleri Düzenlemeleri Uygulama Birimi’ne sevk etmekten vazgeçmelerini istediği öne sürülmüştü. Söz konusu işlemlerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın mart ayında İran’daki elektrik santrallerine saldırı düzenlemekten vazgeçme kararıyla bağlantılı olduğu belirtilmişti.
Miller, bir panelde haberle ilgili soruya verdiği yanıtta, komisyonun bu işlemleri “en başından beri” soruşturduğunu ve soruşturmanın hâlâ devam ettiğini ifade etti.
Söz konusu haber, komisyonun düzenlemeleri uygulama konusundaki kararlılığına ilişkin yatırımcı hakları savunucuları ve milletvekilleri arasında endişelere yol açtı. Bu endişeler, kurumun geniş çaplı personel işten çıkarmaları yaşadığı ve hızla büyüyen tahmin piyasaları sektörünü denetlemeye çalıştığı bir dönemde gündeme geldi. Bu piyasalarda ABD seçimlerinden spor müsabakalarına kadar çeşitli olayların sonuçları üzerine bahis yapılabiliyor.
ABD Kongre üyeleri de sektörü daha yakından incelemeye başladı. Reuters ve Ipsos tarafından ekim ayının ortasında gerçekleştirilen bir anket, Amerikalıların çoğunluğunun hükûmet kararları veya seçim sonuçları üzerine bahis oynanmasına karşı çıktığını ortaya koydu.
Miller, komisyonun seçim sonuçlarıyla bağlantılı olanlar da dâhil olmak üzere tahmin piyasalarındaki şüpheli işlemleri izlediğini söyledi. Ancak kasım ayında yapılması planlanan Kongre ara seçimlerine ilişkin özel bir yorumda bulunmadı. Miller, komisyon çalışanlarının “soruşturmalar yürüttüğünü ve kendi seçilmelerine dayalı sözleşmelerde işlem yapan bazı adaylarla ilgili devam eden soruşturmalarının da bulunabileceğini” ifade etti.

Almanya’dan İran İhracat Bankası’nın tasfiyesi kararı
Almanya Federal Finansal Denetleme Kurumu (BaFin), dün yaptığı açıklamada, yaptırımların ardından Hamburg’daki İran İhracat Bankası şubesinin faaliyet iznini iptal ettiğini ve tasfiye edilmesine karar verdiğini duyurdu.
Kurum, bankanın yasal yükümlülükleri ihlal etmesi ve tespit edilen eksiklikleri gidermemesi nedeniyle faaliyet izninin geçen yıl iptal edildiğini belirtti. Açıklamada, Hamburg’daki bir mahkemenin geçen ay tasfiye işlemlerini yürütmek üzere bir görevli atadığı ve bunun sonucunda “kurumun artık bankacılık faaliyetlerinde bulunmasına izin verilmediği” kaydedildi.
Şarku’l Avsat’ın BaFin’in verilerinden aktardığına göre şubede 13 kişi çalışıyor ve şubenin toplam varlıkları 62,4 milyon avroya (70,16 milyon dolar) ulaşıyor. Banka, yorum talebine cevap vermedi.
Bu karar, Almanya’da İran bankalarına yönelik alınan son önlem oldu. BaFin, geçen yıl eylül ayında da İran devletine ait Sepah Bank’ın bir şubesinin iflas ettiğini açıklamıştı.
Yunanistan: İran’a yönelik yaptırımları uyguluyoruz
Yunanistan Maliye Bakanlığı, dün yayımladığı açıklamada, İran’la bağlantılı yürürlükteki yaptırımları uyguladığını ve kara para aklama ile terörün finansmanıyla etkin biçimde mücadele edilmesine yönelik çabaları desteklediğini bildirdi.
Açıklama, ABD Hazine Bakanlığının bir gün önce Yunanistan ve Panama’da faaliyet gösteren Karnakis & Karnakis hukuk firmasına yaptırım uyguladığını duyurmasının ardından geldi. ABD yönetimi, firmayı İran’ın deniz taşımacılığı ağlarına yıllardır hukuki yardım sağlamakla suçladı.
ABD Hazine Bakanlığı ayrıca, Mali Suçları Uygulama Ağı’nın (FinCEN), kimliği açıklanmayan bir Yunan bankası hakkındaki soruşturmayı hızlandırmak amacıyla idari bir celp çıkardığını bildirdi.
Yunanistan Maliye Bakanlığı, ABD Hazine Bakanlığının açıklamasından haberdar olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Mevcut bütün bilgiler değerlendirilmektedir. Yürürlükteki prosedürler, ulusal mevzuat, Avrupa Birliği hukuku ve geçerli uluslararası hukuk doğrultusunda uygun tedbirler alınmaktadır.”
