ABD Başkanı Donald Trump, İran'la savaşın Cumhuriyetçilere ABD ara seçimlerinde ağır bir bedel ödettiğini kabul etti. Şimdi Trump, kayıplarını durdurup bir anlaşmaya varmaya mı çalışacağı, yoksa gerilimi artırarak yeniden bombardımana ve İran'la çatışmaya mı döneceği konusunda karar vermek zorunda.
Demokratlar, ABD ara seçimlerinde Kongre'nin kontrolünü ele geçirerek Cumhuriyetçilere ağır bir yenilgi yaşattı. Bu sonuç, Trump'ın başkanlık döneminin son iki yılında karşılaşacağı engelleri artıracak.
Seçmenlerin Cumhuriyetçi Parti'ye ait çok sayıda muhafazakâr kalede partilerine sırt çevirmesinin ardından Demokratlar, Senato ve Temsilciler Meclisi'nde kontrolü sağlamayı başardı. Bu siyasi değişim, Cumhuriyetçilerin onlarca yıldır hâkim olduğu ve Demokratların rengi olan maviye dönen Teksas'a kadar uzandı.
Trump, haftalar boyunca seçimlerin ardından İran savaşını bir şekilde sona erdireceğini söyledi. Bu konuda eski danışmanlarından biri Axios'a yaptığı açıklamada, “Ara seçimleri kaybetmek başka bir şey, ancak Trump iki kez kaybeden biri gibi görünmek istemiyor” dedi.
Bu durum, Trump'ın en yakın yardımcılarını bile atacağı bir sonraki adım konusunda belirsizlik içinde bıraktı.
Peki, bu neden önemli? Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığı habere göre Trump'ın önündeki bütün seçenekler çeşitli sorunlar barındırıyor.
Birinci seçenek: Askerî saldırılar
İran'a yönelik askerî saldırıları yeniden başlatmak. Ancak savaşa geri dönmek son derece tepki çekecek bir adım olacak. Böyle bir karar, akaryakıt fiyatlarının yüksek kalmasına yol açarken, askerî açıdan daha iyi sonuçlar elde edilmesini de garanti etmiyor.
İkinci seçenek: Müzakere
İran'la müzakere masasına oturmak. Ancak İranlı yetkililerin taviz vermeyi reddetmesi veya ABD yönetiminin seçim yenilgisi sonrasında zayıfladığını düşünerek taleplerini artırması hâlinde Trump'ın anlaşmaya varması son derece zor olacak.
Üçüncü seçenek: İran yönetimini “boğmak”
Trump'ın yardımcılarının kullandığı ifadeyle İran yönetimini “boğmak”. Bu seçenek, mevcut durumun sürdürülmesini, yani deniz ablukasının ve İran ekonomisini içeriden aşındırmayı amaçlayan ağır ekonomik yaptırımların devam etmesini öngörüyor. Aynı zamanda Tahran'ın anlaşmaya ne kadar hazır olduğunun test edilmesini hedefleniyor. Ancak bu stratejinin sonuç vermeye başladığına ilişkin ilk işaretlerin ortaya çıkması aylar sürebilir.
Dikkat çekici bir gelişme
Başkan Yardımcısı JD Vance'in dün sabah yaptığı açıklamada, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde aldığı ağır yenilginin doğrudan sorumlusu olarak savaşı göstermesi, Trump'ın hesaplarına yeni bir siyasi boyut ekledi.
Vance, X platformundaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Kaybetmemizin nedeni savaş. Başkan da dün gece bunu doğruladı. Bunun bedelinin ödenmeye değer olduğunu ve Senato'nun önümüzdeki altı yıl boyunca kaybedilmesinin kabul edilebilir bir bedel olduğunu düşünüyorsanız, bunu savunabilirsiniz. Ancak herkes neden kaybettiğimizi biliyor. Gelecekte izleyeceğimiz yola ilişkin dürüst bir tartışma bu noktadan başlamalı.”
Vance ayrıca ABD'nin İsrail'le ilişkisinin Cumhuriyetçiler açısından önemli bir siyasi yük oluşturduğuna da dikkat çekti.
Trump ise dün gazetecilere yaptığı açıklamada, savaşın akaryakıt fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle Vance'in değerlendirmesinin “büyük ölçüde doğru” olduğunu söyledi. Ancak gerektiğinde aynı kararı yeniden vereceğini belirterek, “Başka seçeneğimiz yoktu. İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez” ifadelerini kullandı.
Savaşı ne zaman sona erdireceği sorusuna ise Trump, “Ne zaman istersem. Ancak bunun doğru şekilde yapılması gerekiyor. Çünkü onların nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez” cevabını verdi.
Son aylarda perde arkasında yaşananlar
Son aylarda Vance, Trump'ın yakın çevresinde İran'la savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılması gerektiğini savunan kanada öncülük etti.
Kaynaklar, Vance'in özel görüşmelerinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu İran konusunda “her konuda yanılmakla” suçladığını aktardı.
Kaynaklara göre Vance, savaşın kamuoyunda geniş ölçüde desteklenmediği ve Cumhuriyetçilere seçim kaybettirebileceği uyarısında bulundu.
Trump'ın çevresindeki üst düzey yetkililerin çoğu Vance'in görüşünü paylaşmasına rağmen başkan, savaşı yeniden başlatma eğilimindeydi. Hatta bir aşamada, Netanyahu'nun da kendisine baskı yaptığı ara seçimlerden önce İran'a saldırı düzenlemeyi değerlendirdi.
Trump saldırıyı ertelemeye karar verdi. Ancak üst düzey danışmanlarının tavsiyesine rağmen, geçen hafta yapılan İsrail seçimlerinde Netanyahu'ya desteğini açıkladı.
Şimdi ne oluyor?
ABD'li yetkililer, Amerikan ordusunun İran'da geniş çaplı askerî operasyonların yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğunu ve bölgeye ilave askerî takviyeler gönderildiğini belirtiyor.
Aynı zamanda arabulucular, bölgesel kaynakların belirttiğine göre çatışmalara yeniden dönülmesini önlemeyi ve önümüzdeki günlerde doğrudan görüşmelerin yeniden başlamasını amaçlayan bir anlaşma taslağı için hem ABD'nin hem de İran'ın desteğini sağlamaya çalışıyor.
Bir kaynağın Axios'a verdiği bilgiye göre arabulucular, seçimlerden önce Beyaz Saray yetkililerine Trump'ın seçimleri kaybetmesi durumunda nasıl hareket edeceğini sordu. Ancak başkanın danışmanları kesin bir cevap vermedi.
ABD'li bir yetkili, “Herkese önce seçim sonuçlarının bizim açımızdan nasıl şekilleneceğini beklediğimizi söyledik” dedi.
Ne savaş ne anlaşma
İranlı yetkililer, Trump'ın seçim yenilgisini kendi zaferlerinin göstergesi olarak değerlendirerek memnuniyetle karşıladı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, X platformunda yaptığı paylaşımda, “İran halkı Trump'ı savaş alanında ve Hürmüz Boğazı'nda stratejik, Washington'da ise siyasi yenilgiye uğrattı. Aynı zamanda Amerikalılar, onun savaşının maliyetini üstlenmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.
Arabuluculuk çabalarına katılan diplomatlar, Trump'ın danışmanları ve Ortadoğu uzmanları, İran'ın zafer söyleminin ABD Başkanı'nı yeniden savaş seçeneğine yöneltebileceği görüşünde.
Uluslararası Kriz Grubu'nun İran Programı Direktörü Ali Vaez, Axios'a yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu:
“Tahran, Trump'ın siyasi zayıflığını askerî zayıflık olarak değerlendirerek büyük bir hata yapabilir ve kendi konumunu olduğundan güçlü görebilir. Oysa en akıllıca adım, Washington hâlâ istekliyken bir anlaşmaya varmaktır.”
Buna karşılık Trump, “ne savaş ne anlaşma” şeklindeki mevcut durumu sürdürmeyi de tercih edebilir.
CIA Direktörü John Ratcliffe, Hazine Bakanı Scott Bessent ve diğer danışmanlar, İran üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla deniz ablukasının ve ekonomik baskı kampanyasının daha uzun süre devam ettirilmesi için Trump'a telkinde bulunuyor.
Sonuç olarak: Trump'ın İran konusunda “görevi tamamlamasını” sağlayacak kolay ve doğrudan bir seçenek bulunmuyor.

