Kenya Cumhurbaşkanı, Shakahola ormanı katliamı hususunda sorumluluğu kabul etti

Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, Shakahola sahil ormanında 200’den fazla cesedin çıkarılması ardından vatandaşlardan özür diledi. İbadetçilerin ‘Tanrı ile tanışmak’ için açlıktan ölmeye zorlandığı iddia edilirken 600'den fazla kişi ise hala kayıp.

Rahip Paul Mackenzie, Kenya'nın güneydoğusundaki Mombasa’da mahkeme salonunda (Getty)
Rahip Paul Mackenzie, Kenya'nın güneydoğusundaki Mombasa’da mahkeme salonunda (Getty)
TT

Kenya Cumhurbaşkanı, Shakahola ormanı katliamı hususunda sorumluluğu kabul etti

Rahip Paul Mackenzie, Kenya'nın güneydoğusundaki Mombasa’da mahkeme salonunda (Getty)
Rahip Paul Mackenzie, Kenya'nın güneydoğusundaki Mombasa’da mahkeme salonunda (Getty)

Kenya devlet televizyonunda röportajı yayınlanan Ruto, “Cumhurbaşkanı olarak Shakahola’da yaşanan bu suçların olmaması gerektiği yönündeki sorumluluğu alıyorum. Bu yüzden gerçekten çok üzgün olduğumu belirtmeliyim” ifadelerini kullandı. Hükümeti, polisi ve istihbarat yetkililerini bu tarikatın faaliyetlerini zamanında keşfetmemekle suçlayan Cumhurbaşkanı Ruto, ilgili yetkililerin toplu katliamların hesabını vermek zorunda kalacağını ifade etti. Gelecekte bu tür ölümleri önlemek için elinden geleni yapacağını belirten Cumhurbaşkanı, araştırmaların tamamlanması ardından Shakahola ormanını ziyaret edeceğine söz verdi.

Cesetleri toplayan adli tıp uzmanları (Reuters)
Cesetleri toplayan adli tıp uzmanları (Reuters)

Kurtuluş ve cennete girme yolu olarak ölünceye kadar oruç tutma çağrısında bulunan tarikatın kurbanlarını arama çalışmaları kapsamında 22 ceset daha bulunmasının ardından Shakahola ormanı katliamında ölü sayısı 201'e yükseldi.

Bölge komiseri Rhoda Onyancha, Cumartesi günü gazetecilere verdiği demeçte arama operasyonlarının devam ettiğini söyleyerek “Adli tıp ekibimiz 22 ceset çıkarmayı başardı, ancak herhangi bir kişi kurtarılmış değil. Bir diğer zanlının da tutuklanmasıyla ölümlerle ilgili tutuklananların toplam sayısı 26'ya yükseldi” açıklamalarında bulundu.

Cesetlerin mezarlardan çıkarılması ardından Shakahola ormanında delikler açıldı (Getty)
Cesetlerin mezarlardan çıkarılması ardından Shakahola ormanında delikler açıldı (Getty)

Herhangi bir kalıntı aramak için ormana dağılmış mezarları kazan yetkililer, hayatta kalanları bulmak için bölgeyi didik didik aradılar. Yüzlerce insanın hala kayıp olduğu biliniyor. Geçtiğimiz Cuma günü bir mezarda 12'si çocuk olmak üzere 29 ceset bulunmuştu.

Kenya Kızılhaçı’nın bildirdiğine göre, Paul Mackenzie liderliğindeki ‘kıyamet günü tarikatına" üye olduğu söylenen 609 kişi hala kayıp.

Çarşamba günü Kenya mahkemesi, müritlerine bu şekilde cennete gidecekleri iddiasıyla çocuklarını ve kendilerini açlıktan öldürme emri vermekle suçlanan “Good News International” Kilisesi lideri Paul Mackenzie'nin kefaletle serbest bırakılmasını reddetti. Rahip Mackenzie, mesleğindeki yaklaşık 20 yılın ardından kilisesini dört yıl önce kapattığını öne sürdü.

krnya

Shakahola ormanı katliamı olarak adlandırılan olayın açığa çıkması Kenya'yı şok etti. Çoğunluğu Hristiyan olan ülkede tarikatların bastırılması çağrısında bulunuldu. Adli tıp uzmanları, ölen şahısların ölmeden önce aç oldukları sonucuna vardı.



Kongo'da toplu mezarlarda 170 ceset bulundu

M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)
M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)
TT

Kongo'da toplu mezarlarda 170 ceset bulundu

M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)
M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)

Dün bir yetkili, ABD arabuluculuğuyla imzalanan barış anlaşmasına rağmen çatışmaların artması üzerine, Kongo'nun doğusunda, M23 isyancı grubunun yakın zamanda boşalttığı bir bölgede en az 170 cesedin toplu mezarlarda bulunduğunu söyledi.

Güney Kivu eyaletinin valisi Jacques Burusi, yetkililerin ülkenin doğusundaki büyük Uvira şehrinin yakınlarında 171'den fazla ceset içeren iki toplu mezar keşfettiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Burusi, ajansa telefonla yaptığı açıklamada, "Bu aşamada iki yer tespit ettik: Kongo tarafında, Burundi sınırına yakın Kiromoni'de yaklaşık 30 ceset içeren bir toplu mezar ve Kafimfira'da 141 cesedin bulunduğu başka bir yer" dedi.

Ruanda ile sınır komşusu olan ve doğal kaynaklar açısından zengin Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğu kesimi, 30 yılı aşkın süredir sık ​​sık şiddet olaylarına sahne olmakta olup, M23'ün faaliyetlerine yeniden başlamasıyla birlikte durum 2021'den bu yana daha da kötüleşmiş durumda.

Hükümet karşıtı grup, 2025 yılının başlarında Doğu Kongo'nun en büyük iki şehri olan Goma ve Bukavu'yu ele geçirdikten sonra, aralık ayında Güney Kivu eyaletinde yeni bir saldırı başlattı ve 10'unda stratejik Uvira bölgesinin yanı sıra Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Burundi arasındaki kara sınırında bulunan tüm bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bu olay, Kinsaşa ve Kigali'nin ABD Başkanı Donald Trump'ın himayesinde Washington'da barış anlaşması imzaladığı bir dönemde gerçekleşti.


Somaliland, Amerika Birleşik Devletleri'ne maden kaynaklarına ve askeri üslerine erişim izni vermeye hazır

İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
TT

Somaliland, Amerika Birleşik Devletleri'ne maden kaynaklarına ve askeri üslerine erişim izni vermeye hazır

İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)

Somaliland bölgesi, tek taraflı olarak ayrılıkçı ilan edilen bölgenin bir bakanı AFP’ye verdiği demeçte, ABD'ye madenlerini işletme ve bölgede askeri üsler kurma konusunda münhasır haklar vermeyi kabul ettiğini açıkladı.

Somaliland'ın sözde Cumhurbaşkanlığı İşleri Bakanı Kadir Huseyin Abdi, “Amerika Birleşik Devletleri'ne (madencilik sektöründe) münhasır haklar vermeyi kabul ediyoruz ve Amerika'ya askeri üsler sağlama fikrine açığız” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre 1991 yılında Somali'den ayrıldığını ilan eden Somaliland, Aralık 2025'in sonlarında İsrail'in onu “bağımsız egemen devlet” olarak tanıyan ilk ülke olmasıyla birlikte tanınmak için çaba gösteriyor.

Enerji ve Maden Bakanı'na göre, Somaliland stratejik mineraller barındırmaktadır, ancak bu konuda bugüne kadar yapılan çalışmalar olmadığından miktarları bilinmemektedir.

Son haftalarda, bölgenin başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail'e maden kaynaklarını işletme hakkı verme olasılığını açıkça gündeme getirdi.

Kadir Hüseyin Abdi röportajda, “Amerika Birleşik Devletleri ile bir tür anlaşmaya varacağımıza inanıyoruz” dedi.

Washington’un Somaliland'ın komşusu olan Cibuti'de bir deniz üssü bulunmaktadır. Cibuti ve Somaliland, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki Babbu’l Mendeb Boğazı'nın girişinde, Hint Okyanusu ile Süveyş Kanalı'nı birbirine bağlayan dünyanın en yoğun ticaret rotalarından birinde yer almaktadır.

İsrail'e bu bölgede bir askeri üs verilmesi olasılığı sorulduğunda, bakan, İsrail'de “yakında” imzalanacak “iki taraf arasındaki stratejik ortaklık” çerçevesinde “hiçbir şeyin göz ardı edilmediğini” söyledi.

Bölgedeki analistler, bu yakınlaşmanın, İran destekli Husi isyancıların Gazze Şeridi'nde savaşın patlak vermesinden sonra İsrail'e saldırılar düzenlediği Yemen'in karşısında yer alan ayrılıkçı bölgenin konumunun bir sonucu olduğunu değerlendiriyor.

Somaliland, Binyamin Netanyahu hükümetinin son zamanlarda “bağımsızlığını” tanıması karşılığında, topraklarından sürülen Filistinlileri veya bir İsrail askeri üssünü kabul etme niyetini kategorik olarak reddetti ve iddiaları “asılsız” olarak nitelendirdi.

Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana Washington, ABD ekonomisine fayda sağlayabilecek maden kaynaklarına sahip ülkelere karşı pragmatik bir diplomatik yaklaşım benimsedi.


Nijerya'nın kuzeybatısında düzenlenen saldırıda en az 38 kişi öldürüldü

Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)
Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Nijerya'nın kuzeybatısında düzenlenen saldırıda en az 38 kişi öldürüldü

Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)
Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)

Polis ve yerel yetkililerin bugün AFP'ye verdiği bilgiye göre, Nijerya'nın kuzeybatısındaki Zamfara eyaletinde bir köyde perşembeyi cumaya bağlayan gece silahlı kişiler en az 38 kişiyi öldürdü.

Zamfara polis sözcüsü Yezid Abubakar, “Köy ıssız bir yerde ve ulaşımı sağlayan çok az yol var. Bölgeye şu an sükunet geri döndü ve devriyeler devam ediyor” dedi.

Yerel yetkili Hamiso Faru ise 50 ölümden bahsetti ve çetelerin "ayrım gözetmeksizin ateş açtığını ve kaçmaya çalışan sakinleri öldürdüğünü" belirtti.