Gine’de gerilim iktidarı tehdit ediyor

Askeri konsey ile muhalefet arasında yükselen tansiyon nedeniyle yönetim ‘barışçıl bir şekilde devredilme’ ile karşı karşıya.

Başkent Konakri geçen hafta protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)
Başkent Konakri geçen hafta protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)
TT

Gine’de gerilim iktidarı tehdit ediyor

Başkent Konakri geçen hafta protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)
Başkent Konakri geçen hafta protesto gösterilerine sahne oldu. (AFP)

Gine’de iktidardaki askeri konsey ile yönetimle başarısız olduğunu ilan eden ve geçiş sürecine itiraz etmek için protestolara başvuran muhalefet arasındaki tansiyon artıyor.

Radio France International’ adlı radyo kanalı pazar günü, Gine’nin Konakri’de imamlar ve dini adamlarının, muhalefetin açıklamalarına göre yedi kişinin, sağlık kaynaklarına göre ise iki kişinin ölümüne ve 50 kişinin yaralanmasına yol açan şiddetli protestoların ardından ‘itidal’ çağrısında bulunduklarını bildirdi.

Geçtiğimiz hafta ülke, iktidardaki askeri konseyin iktidarı sivillere devretme planında net olmamasını protesto etmek için muhalefet destekçileri ile güvenlik güçleri arasında kanlı çatışmalara sahne olan kitlesel gösterilere tanık oldu.

Ülkede geçtiğimiz hafta, büyük gösterilere sahne oldu. Muhalefet destekçileri ile güvenlik güçleri arasında, iktidardaki askeri konseyin iktidarı sivillere devretme planının netliğe kavuşturulmamasının protesto edildiği gösteriler sırasında kanlı çatışmalar yaşandı.

Muhalefet, geçtiğimiz ay, ‘iktidardaki askeri konseyle istişarelerin başarısız olduğunu’ duyurdu. ‘Gine'de Yaşayan Güçler’ adlı koalisyon tarafından yapılan açıklamada, ‘yetkililerin siyasi iradelerindeki eksiklik’ nedeniyle sokaklarda ve meydanlarda gösterileri yeniden başlatma kararı alındığı bildirildi.

Ülkedeki büyük partilerin, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı koalisyon, dini otoritelerin arabuluculuğuna bir fırsat vermek üzere 2021 yılında iktidarı ele geçirip ülkedeki tüm gösterileri yasaklayan orduyla yeniden masaya oturmuş, protesto gösterilerini durdurmuştu. Muhalefet, sivillerin bir an önce iktidara dönmesi ve siyasi tüm tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Bölgesel Yönetim ve Ademi Merkeziyetçilik Bakanı Morey Conde, Gine'nin sivilleri yeniden iktidara getirme ve kendi ifadesiyle ‘sürdürülebilir sosyal ve ekonomik kalkınmanın temellerini atma’ süreci için 5,812 milyar Gine frangına (610 milyon eurodan fazla) ihtiyacı olduğunu söyledi.

Afrika Birliği (AfB) ve Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), ordunun iktidarı ele geçirmesinin ardından Gine'nin üyeliğini askıya aldı. ECOWAS üyesi ülkelerin liderleri, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta Gine'nin katılmadığı bir zirve sırasında ülkeye ‘daha ağır yaptırımlar’ uygulayarak Gineli yetkililere ‘makul ve kabul edilebilir’ bir takvim sunmaları için bir ay süre verdiler.

Gine'de iktidarı ele geçiren ordu, ECOWAS tarafından yayınlanan bir belgeye göre iktidardaki isimlere üç yıl boyunca ağır yaptırımlar uygulanacağı tehdidinin ardından geçtiğimiz ekim ayında yaptıkları açıklamada, iki yıl içinde iktidarı sivillere geri vereceklerini duyurdular. Ancak 24 aylık sürenin ne zaman başlayacağını belirtmediler.

Gine'de 2021 yılındaki askeri darbeyle Alpha Conde iktidarını deviren Yarbay Mamady Doumbouya, o tarihten bu yana başkanlık görevini yürütüyor. Yarbay Doumbouya, seçimlerden sonra iktidarı sivillere devredeceğini açıkladı. Askeri cunta, ‘Gine devletinin yeniden kurulması’ için güvenilir, hile karışmayan seçimler düzenlemek ve önemli ve gerekli reformları gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu üç yıllık süre boyunca ülkeyi yönetmeyi planladığını duyurdu. ECOWAS ise bu süreyi ‘kabul edilemez’ olarak değerlendirdi.

Afrika Sahel bölgesi meselelerinde uzman Mohammed el-Amine al-Dah, Gine'deki askeri yetkililerin demokratik bir siyasi geçiş konusunda ciddi olmadığını, muhalefetin, sürekli ertelemeler sebebiyle askeri yetkililerin demokratik süreç konusundaki ciddiyetini kanıtlayacak sinyaller almadan iktidarla müzakereleri sona erdirmek için her türlü nedeni olduğunu söyledi.

Mohammed el-Amine al-Dah, olayların güvenlik güçleri ile iktidardaki askeri cuntanın kötü niyetli olduğunu kanıtlamak için sokağın desteğinden başka çaresi olmayan muhalifler arasında ırkçı ve etnik savaşa dönüşebileceğini, bunun da uluslararası toplumdan ve Afrika kurumlarından yetkililere karşı daha fazla yaptırımın uygulanmasına yol açacağını ve böyle yoksul insanların daha fazla olumsuz olarak etkileneceğini vurguladı.



Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
TT

Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)

Gabon'un medya düzenleme kurumu dün yaptığı açıklamada, sosyal medya platformlarının "ikinci bir duyuruya kadar" engellendiğini duyurdu ve sosyal ağlarda yayınlanan içeriklerin toplum içindeki bölünmeleri körüklediğini belirtti.

Kurum sözcüsü Jean-Claude Mendome televizyonda yaptığı açıklamada, "Yüksek İletişim Otoritesi, Gabon'da sosyal medya platformlarının derhal askıya alınmasına karar vermiştir" dedi.

Sözcü ayrıca, “uygunsuz, iftira niteliğinde, nefret dolu ve saldırgan içeriklerin insan onurunu, kamu ahlakını, vatandaşların şerefini, toplumsal uyumu, Cumhuriyet kurumlarının istikrarını ve ulusal güvenliği zedelediğini” belirtti.

Sözcü, bu kararın gerekçeleri arasında “yanlış bilginin yayılması, siber zorbalık ve kişisel verilerin izinsiz ifşa edilmesi”ni de gösterdi.

"Gabon örneğinde, bu eylemlerin toplumsal huzursuzluğa yol açması, Cumhuriyet kurumlarını istikrarsızlaştırması ve ulusal birliği, demokratik ilerlemeyi ve zor kazanılmış kazanımları ciddi şekilde tehlikeye atması muhtemeldir" ifadelerini kullandı.

Telekomünikasyon otoritesi, yasağın hangi sosyal medya platformlarını etkileyeceğini belirtmedi.

Ancak düzenleyici kurum, “yorum ve eleştiri özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğünün” Gabon'da güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu teyit etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre seçiminden bir yıl bile geçmeden Gabon Cumhurbaşkanı Brice Olégi Nguema, öğretmenlerin greve gitmesi ve diğer sektörlerin iş bırakma tehdidinde bulunmasıyla ilk toplumsal huzursuzluk dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Öğretmenler, daha iyi ücret talebiyle aralık ayında greve başladı, protestolar daha sonra sağlık, yükseköğretim ve medya gibi diğer sektörlere de yayıldı.


Nijerya'nın kuzeybatısında silahlı kişiler 30 Hristiyanı kaçırdı

Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
TT

Nijerya'nın kuzeybatısında silahlı kişiler 30 Hristiyanı kaçırdı

Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)

İki dini liderin verdiği bilgiye göre, silahlı kişiler Nijerya'nın kuzeybatısındaki iki Hıristiyan köyünden yaklaşık 30 kişiyi kaçırdı. Bu olay, ülkede son zamanlarda meydana gelen bir dizi kaçırma olaylarının son halkası oldu.

“Haydutlar” olarak bilinen suç çeteleri, Nijerya'nın kuzeybatısı ve merkezinde yerel topluluklara sık sık baskınlar düzenliyor ve fidye için sakinleri kaçırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre kaynaklar, çetelerin pazartesi akşamı geç saatlerde Kaduna eyaletindeki iki topluluğa baskın düzenlediğini ve yaklaşık 30 sakini gözaltına aldığını, bir yerel lideri yaraladığını söyledi.

Nijerya'nın kuzeyindeki Hıristiyan Derneği Başkanı Joseph Hayab, “Haydutların Kotaho ve Kugir köylerine saldırarak bir vaiz, hamile eşi ve çocukları da dahil olmak üzere yaklaşık 30 kişiyi kaçırdıkları yönünde bir rapor aldık” dedi.

AFP’ye yaptığı açıklamada, “On bir kişi kaçmayı başardı ve geri kalanları kurtarmak için güvenlik güçleriyle temas halindeyiz” ifadelerini kullandı.

Kotaho'lu rahip Linus Bobai, yerel televizyon kanalı Aris'e kaçırılma olayını doğruladı.

Bobaï, kaçan rehinelerden birinin, kaçırılanların Nijer sınırına yakın bir kasabaya götürüldüklerini söylediğini belirtti.

Nijerya'da devam eden güvenlik krizi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu şiddeti Hıristiyanlara yönelik “soykırım” olarak nitelendirip, Noel Günü militanları hedef alan hava saldırıları emri vermesiyle dünyanın dikkatini çekti.

Uzmanlar, Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'daki karışıklığın Hıristiyanları ve Müslümanları eşit şekilde etkilediğini belirtiyor.

Bu kaçırma olayları, geçen hafta Kaduna’ya komşu bir bölgede üç gün süren şiddet olaylarında en az 51 kişinin kaçırılması ve 3 kişinin öldürülmesinin ardından meydana geldi.

Geçen ay, komşu Kajuru İlçesindeki Kauran Wali köyündeki üç kiliseden 183 kişi kaçırıldı.

Eyalet yetkilileri ile kaçıranlar arasında yapılan görüşmelerin ardından üç hafta sonra serbest bırakıldılar. Karşılığında fidye ödenip ödenmediği henüz belli değil.


Nijerya'da silahlı kişiler bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdı, beş kişiyi kaçırdı

Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
TT

Nijerya'da silahlı kişiler bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdı, beş kişiyi kaçırdı

Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)

Nijerya polisi, dün silahlı kişilerin bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdığını ve Nijerya'nın orta kesimindeki bir bölgede beş kişiyi kaçırdığını bildirdi. Burası, 2015 yılının sonlarında bir Katolik okulundan 250'den fazla öğrencinin kaçırıldığı bölge.

Saldırı,kasım ayında yaklaşık 300 öğrencinin kaçırıldığı Aguara bölgesinde dün sabah erken saatlerde meydana geldi. Bu şiddet olayları, Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'da kaçırma olaylarında önemli bir artışın yaşandığı dönemde gerçekleşti.

Nijeryalı yetkililer, aralık ayı başlarında silahlı kişiler tarafından bir Katolik okulundan kaçırılan 100 öğrencinin serbest bırakılmasını sağladı, ancak diğerlerinin akıbeti bilinmiyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu olay, ülke tarihinin en büyük toplu kaçırma olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.

Dün gerçekleşen saldırıyla ilgili olarak polis, "yaklaşık olarak saat 03:40'ta, silahlı kişiler Aguarah bölgesine baskın düzenleyerek polis karakoluna saldırdı (...), muhtemelen memurları etkisiz hale getirdikten sonra karakolu ateşe vermek için dinamit kullandı" açıklamasını yaptı. Polis ayrıca, "teröristlerin daha sonra bölgedeki Birleşik Metodist Kilisesi'ne giderek bir kısmını ateşe verdiklerini ve ardından yaklaşık 5 kişiyi kaçırdıkları diğer bölgelere götürdüklerini" belirtti.

Washington, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hristiyanları hedef alan "soykırım" ve "zulüm" olarak nitelendirdiği şiddet olayları nedeniyle Abuja'ya diplomatik baskı uyguluyor.

Bu arada, Nijerya ordusu dün yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinde gece düzenlenen hava saldırılarında üst düzey bir Boko Haram komutanı ve 10 savaşçısının öldürüldüğünü duyurdu. Öldürülen komutanın, Sambisa Ormanı'ndaki Boko Haram'ın ikinci komutanı olarak kabul edilen Ebu Halid olduğu belirlendi. Ordu, operasyon sırasında herhangi bir kayıp vermediğini vurguladı.

Ülkenin kuzeydoğusu, 2009'dan beri Boko Haram ve onun ayrılıkçı grubu Batı Afrika İslam Devleti (ISWAP) liderliğindeki bir isyanla boğuşuyor. Perşembe günü, ISWAP tarafından düzenlenen saldırılarda 5 asker, 15 inşaat işçisi ve yerel balıkçı da dahil olmak üzere 20'den fazla kişi öldürüldü.

Birleşmiş Milletler'e göre, 2009'da başlayan isyan, Nijerya'nın kuzeydoğusunda 40 binden fazla kişinin ölümüne ve yaklaşık 2 milyon kişinin yerinden edilmesine neden oldu.