Hartum'da kurşunların insafına kalan hayatlar

Yerinden edilen halk başta su olmak üzere tüm hizmetlerde büyük sıkıntılar yaşıyor. (AFP)
Yerinden edilen halk başta su olmak üzere tüm hizmetlerde büyük sıkıntılar yaşıyor. (AFP)
TT

Hartum'da kurşunların insafına kalan hayatlar

Yerinden edilen halk başta su olmak üzere tüm hizmetlerde büyük sıkıntılar yaşıyor. (AFP)
Yerinden edilen halk başta su olmak üzere tüm hizmetlerde büyük sıkıntılar yaşıyor. (AFP)

Vicdan Talha

Kuzey Hartum’da dört aydır sular akmıyor. Sakinler, iki generalin nisan ayı ortalarında başlattığı savaştan bu yana su sesi duymuyor.

Su bulmak için hayatlarını tehlikeye attıklarını aktaran Kuzey Hartum sakinleri, elektrik hizmetinden de mahrum kaldıklarını belirtti. Sudan'ın başkenti Hartum'daki üç bölge, çevre tahribatı ve insani atıklar dolayısıyla farklı düzeylerde susuzluk ve karanlıktan mustarip. Sokaklarda sivillere ait cesetlerin olduğu söyleniyor.

Fotoğraf Altı: İnsanlar bir yudum temiz su için bekleyişini sürdürüyor. (AFP)

Hartum Eyaleti Su Acil Durumları Yüksek Komitesi üyesi mühendis Abdullah Muhammed, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, şehrin su temin istasyonunun bozulduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

 “Kuzey Hartum’daki su istasyonu savaş nedeniyle çalışmayı durdurdu. Ulusal Elektrik Kurumu ekibi, savaş bölgesi ve diğer yerlerdeki arızaları onaramadı. Suyun temini, elektrikle bağlantılı. Ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar nedeniyle teknik ekipler arızaları gideremiyor. Mühendisler ve teknisyenler istasyondaki arızaları gidermeye hazır. Su Kurumu Müdürü Mühendis Muhammed Ali, bir mühendis ekibini istasyona götürmek için silahlı kuvvetlerle koordineli bir şekilde çalıştı. Ancak ekip, HDK tarafından ateş altına alındı. Bazı üyeleri ise yaralandı.”

Hartum halkı, sokaklardaki kötü kokular ve hava kirliliği dolayısıyla evlerinde pencereleri kapatmak zorunda kalıyor. Bu kokuların askeri ve sivil ölülerin etrafta çürüyen bedenlerinden kaynaklandığı düşünülüyor. Hartum'da salgın hastalıkların yayılacağı, yağışlarla birlikte bu hastalıkların şiddetinin artacağı öngörülüyor. Kızıl Haç, yaklaşık 100 cesedi nakletmeyi başardığını ancak güvenli bir geçişin olmaması nedeniyle tüm cesetlerin gömülemediğini bildirdi. Cenazelerin defnedilmesi sürecine yerel sivil toplum kuruluşları da katılıyor, ancak bu insanlar da benzer zorluklarla karşılaşıyor. Üyelerinin saldırıya uğradığı kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan sivil toplum aktivistleri, “HDK üniformalı güçler, çalışmalarımızı ve sokaklardaki cesetleri gömme girişimlerimizi engelliyor. Neticede ciddi bir çevre felaketi olabilir” ifadelerini kullandı.

Halk, adeta askeri kışlaya dönüşen Hartum şehrini terk ediyor. Kuzey Hartum sakinlerinin çoğu, savaş, elektriğin ve suyun bulunmaması dolayısıyla evlerinden ayrıldı.

                                               

Fotoğraf Altı: Okullar, yerinden edilmiş kişiler için sığınak haline geldi. (AFP)

Şarku’l Avsat’a konuşan 54 yaşındaki Selva hanım, “Eşim Nil'den su getirmeye çalışırken rastgele açılan bir ateş sonucu vuruldu. Eşimin sakat kalması dolayısıyla tüm bu acılara rağmen evde duruyorum” ifadelerini kullandı. Yerinden edilme, susuzluk gibi sıkıntılarla boğuşan Tarihi Şambat bölgesi sakinleri, sanitasyon için kullanılan kuyulardan gelen suları ve arabaların kullanmak zorunda kalıyor.

Omdurman şehri sakinleri de su sıkıntısı çektikleri için kuyulardaki suları kullanmaya çalışıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Hamed Ahmed, şunları aktardı:

 “Nil Nehri yakınında bulunan ve Nil su istasyonlarından su çeken antik şehir, çatışmalar nedeniyle teknik heyetin gelememesi ve bazı istasyonların HDK tarafından kontrol edilmesi nedeniyle kriz yaşıyor.”

Sağlık ve tedavi hizmetlerindeki çöküşten muzdarip olan Hartum halkı, HDK’nin çok sayıda hastaneyi kontrol altına aldığını belirtiyor. HDK ise bu iddiaları reddederek eski rejim destekçilerinin HDK mensupları taklidi yaptığını iddia ediyor. Ancak Sudan Doktorlar Sendikası da aynı suçlamalarda bulunarak HDK’nın çok sayıda hastaneyi kontrol ettiğini, aynı zamanda çatışma bölgelerinde ecza depolarının bulunduğunu bildirdi.

Hartum, sağlık sisteminin çökmesi dolayısıyla büyük bir çöplüğe dönüşmüş durumda. Atık toplama ve taşıma hizmetlerinin olmadığı yollar ve caddelerde çöpler görülüyor. Bu yönde kaydedilen ve çöpleri yakma girişiminde bulunan sivil çabalar ise yetersiz kalıyor. Bu durum, birçok astım ve alerji vakasının kaydedilmesiyle sonuçlanıyor.

Elektriğin bazen kısmen, bazen ise tamamen kesilmesi dolayısıyla Sudan halkının çoğunun dünya ile iletişimi azalıyor. Zira telefonlar şarj edilebilse de bazı servis sağlayıcılarının işten ayrıldığı ya da servisin kötü olduğu kaydediliyor. Birçoğu bağlantıyı çatılara tırmanarak kurmak zorunda kalıyor. Bu nedenle hava bombardımanı ve keskin nişancıların mermilerinin tehlikelerine maruz kalabiliyorlar.



Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
TT

Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)

Gabon'un medya düzenleme kurumu dün yaptığı açıklamada, sosyal medya platformlarının "ikinci bir duyuruya kadar" engellendiğini duyurdu ve sosyal ağlarda yayınlanan içeriklerin toplum içindeki bölünmeleri körüklediğini belirtti.

Kurum sözcüsü Jean-Claude Mendome televizyonda yaptığı açıklamada, "Yüksek İletişim Otoritesi, Gabon'da sosyal medya platformlarının derhal askıya alınmasına karar vermiştir" dedi.

Sözcü ayrıca, “uygunsuz, iftira niteliğinde, nefret dolu ve saldırgan içeriklerin insan onurunu, kamu ahlakını, vatandaşların şerefini, toplumsal uyumu, Cumhuriyet kurumlarının istikrarını ve ulusal güvenliği zedelediğini” belirtti.

Sözcü, bu kararın gerekçeleri arasında “yanlış bilginin yayılması, siber zorbalık ve kişisel verilerin izinsiz ifşa edilmesi”ni de gösterdi.

"Gabon örneğinde, bu eylemlerin toplumsal huzursuzluğa yol açması, Cumhuriyet kurumlarını istikrarsızlaştırması ve ulusal birliği, demokratik ilerlemeyi ve zor kazanılmış kazanımları ciddi şekilde tehlikeye atması muhtemeldir" ifadelerini kullandı.

Telekomünikasyon otoritesi, yasağın hangi sosyal medya platformlarını etkileyeceğini belirtmedi.

Ancak düzenleyici kurum, “yorum ve eleştiri özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğünün” Gabon'da güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu teyit etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre seçiminden bir yıl bile geçmeden Gabon Cumhurbaşkanı Brice Olégi Nguema, öğretmenlerin greve gitmesi ve diğer sektörlerin iş bırakma tehdidinde bulunmasıyla ilk toplumsal huzursuzluk dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Öğretmenler, daha iyi ücret talebiyle aralık ayında greve başladı, protestolar daha sonra sağlık, yükseköğretim ve medya gibi diğer sektörlere de yayıldı.


Nijerya'nın kuzeybatısında silahlı kişiler 30 Hristiyanı kaçırdı

Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
TT

Nijerya'nın kuzeybatısında silahlı kişiler 30 Hristiyanı kaçırdı

Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)
Nijerya'nın kuzeybatı ve orta kesimlerindeki yerleşim merkezlerine suç çeteleri sık sık baskın düzenliyor (AP)

İki dini liderin verdiği bilgiye göre, silahlı kişiler Nijerya'nın kuzeybatısındaki iki Hıristiyan köyünden yaklaşık 30 kişiyi kaçırdı. Bu olay, ülkede son zamanlarda meydana gelen bir dizi kaçırma olaylarının son halkası oldu.

“Haydutlar” olarak bilinen suç çeteleri, Nijerya'nın kuzeybatısı ve merkezinde yerel topluluklara sık sık baskınlar düzenliyor ve fidye için sakinleri kaçırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre kaynaklar, çetelerin pazartesi akşamı geç saatlerde Kaduna eyaletindeki iki topluluğa baskın düzenlediğini ve yaklaşık 30 sakini gözaltına aldığını, bir yerel lideri yaraladığını söyledi.

Nijerya'nın kuzeyindeki Hıristiyan Derneği Başkanı Joseph Hayab, “Haydutların Kotaho ve Kugir köylerine saldırarak bir vaiz, hamile eşi ve çocukları da dahil olmak üzere yaklaşık 30 kişiyi kaçırdıkları yönünde bir rapor aldık” dedi.

AFP’ye yaptığı açıklamada, “On bir kişi kaçmayı başardı ve geri kalanları kurtarmak için güvenlik güçleriyle temas halindeyiz” ifadelerini kullandı.

Kotaho'lu rahip Linus Bobai, yerel televizyon kanalı Aris'e kaçırılma olayını doğruladı.

Bobaï, kaçan rehinelerden birinin, kaçırılanların Nijer sınırına yakın bir kasabaya götürüldüklerini söylediğini belirtti.

Nijerya'da devam eden güvenlik krizi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu şiddeti Hıristiyanlara yönelik “soykırım” olarak nitelendirip, Noel Günü militanları hedef alan hava saldırıları emri vermesiyle dünyanın dikkatini çekti.

Uzmanlar, Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'daki karışıklığın Hıristiyanları ve Müslümanları eşit şekilde etkilediğini belirtiyor.

Bu kaçırma olayları, geçen hafta Kaduna’ya komşu bir bölgede üç gün süren şiddet olaylarında en az 51 kişinin kaçırılması ve 3 kişinin öldürülmesinin ardından meydana geldi.

Geçen ay, komşu Kajuru İlçesindeki Kauran Wali köyündeki üç kiliseden 183 kişi kaçırıldı.

Eyalet yetkilileri ile kaçıranlar arasında yapılan görüşmelerin ardından üç hafta sonra serbest bırakıldılar. Karşılığında fidye ödenip ödenmediği henüz belli değil.


Nijerya'da silahlı kişiler bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdı, beş kişiyi kaçırdı

Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
TT

Nijerya'da silahlı kişiler bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdı, beş kişiyi kaçırdı

Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)
Nijerya'daki terörist gruplardan (yerel medya)

Nijerya polisi, dün silahlı kişilerin bir polis karakoluna ve bir kiliseye saldırdığını ve Nijerya'nın orta kesimindeki bir bölgede beş kişiyi kaçırdığını bildirdi. Burası, 2015 yılının sonlarında bir Katolik okulundan 250'den fazla öğrencinin kaçırıldığı bölge.

Saldırı,kasım ayında yaklaşık 300 öğrencinin kaçırıldığı Aguara bölgesinde dün sabah erken saatlerde meydana geldi. Bu şiddet olayları, Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'da kaçırma olaylarında önemli bir artışın yaşandığı dönemde gerçekleşti.

Nijeryalı yetkililer, aralık ayı başlarında silahlı kişiler tarafından bir Katolik okulundan kaçırılan 100 öğrencinin serbest bırakılmasını sağladı, ancak diğerlerinin akıbeti bilinmiyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu olay, ülke tarihinin en büyük toplu kaçırma olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.

Dün gerçekleşen saldırıyla ilgili olarak polis, "yaklaşık olarak saat 03:40'ta, silahlı kişiler Aguarah bölgesine baskın düzenleyerek polis karakoluna saldırdı (...), muhtemelen memurları etkisiz hale getirdikten sonra karakolu ateşe vermek için dinamit kullandı" açıklamasını yaptı. Polis ayrıca, "teröristlerin daha sonra bölgedeki Birleşik Metodist Kilisesi'ne giderek bir kısmını ateşe verdiklerini ve ardından yaklaşık 5 kişiyi kaçırdıkları diğer bölgelere götürdüklerini" belirtti.

Washington, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hristiyanları hedef alan "soykırım" ve "zulüm" olarak nitelendirdiği şiddet olayları nedeniyle Abuja'ya diplomatik baskı uyguluyor.

Bu arada, Nijerya ordusu dün yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinde gece düzenlenen hava saldırılarında üst düzey bir Boko Haram komutanı ve 10 savaşçısının öldürüldüğünü duyurdu. Öldürülen komutanın, Sambisa Ormanı'ndaki Boko Haram'ın ikinci komutanı olarak kabul edilen Ebu Halid olduğu belirlendi. Ordu, operasyon sırasında herhangi bir kayıp vermediğini vurguladı.

Ülkenin kuzeydoğusu, 2009'dan beri Boko Haram ve onun ayrılıkçı grubu Batı Afrika İslam Devleti (ISWAP) liderliğindeki bir isyanla boğuşuyor. Perşembe günü, ISWAP tarafından düzenlenen saldırılarda 5 asker, 15 inşaat işçisi ve yerel balıkçı da dahil olmak üzere 20'den fazla kişi öldürüldü.

Birleşmiş Milletler'e göre, 2009'da başlayan isyan, Nijerya'nın kuzeydoğusunda 40 binden fazla kişinin ölümüne ve yaklaşık 2 milyon kişinin yerinden edilmesine neden oldu.