Sudan, Fransa'nın ülkeye danışmadan konferans düzenleme duyurusu yapmasını kınadı

Sudan Dışişleri Bakanlığı, Fransa'nın, Sudan'daki durumla ilgili hükümetle istişarede bulunmadan bakanlar düzeyinde konferans düzenleme duyurusu yapmasını kınadığını bildirdi.

 Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock (solda), Fransız mevkidaşı Stephane Ségournet ve Avrupalı ​​dış politika yetkilisi Josep Borrell  ile birlikte konferansa eş başkanlık edecek. (AFP)
Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock (solda), Fransız mevkidaşı Stephane Ségournet ve Avrupalı ​​dış politika yetkilisi Josep Borrell ile birlikte konferansa eş başkanlık edecek. (AFP)
TT

Sudan, Fransa'nın ülkeye danışmadan konferans düzenleme duyurusu yapmasını kınadı

 Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock (solda), Fransız mevkidaşı Stephane Ségournet ve Avrupalı ​​dış politika yetkilisi Josep Borrell  ile birlikte konferansa eş başkanlık edecek. (AFP)
Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock (solda), Fransız mevkidaşı Stephane Ségournet ve Avrupalı ​​dış politika yetkilisi Josep Borrell ile birlikte konferansa eş başkanlık edecek. (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanlığı, Fransa'nın, Sudan'daki durumla ilgili hükümetle istişarede bulunmadan bakanlar düzeyinde konferans düzenleme duyurusu yapmasını kınadığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, "Fransa Dışişleri Bakanlığının, 15 Nisan 2024'te 'Sudan'da İnsani Durum Bakanlar Konferansı' adını verdiği toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurmasına istinaden Bakanlık, hükümetle istişare veya koordinasyon yapılmaması ve katılımı olmaması karşında derin şaşkınlığını dile getiriyor." ifadesi kullanıldı.

Sudan'ın tam bağımsız, egemen ve Birleşmiş Milletlere (BM) üye olduğuna işaret edilen açıklamada, Sudan hükümetinin ülkeyi uluslararası düzeyde ve çeşitli bölgesel ve uluslararası organ, kuruluş ile forumlarda "münhasıran" temsil ettiği vurgulandı.

Açıklamada, Fransa Dışişleri Bakanlığının açıklamasının "uluslararası hukuka, BM kanununa ve çağdaş uluslararası düzenin temeli olan devlet egemenliği ilkesine ağır bir saygısızlık teşkil ettiği" belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Organizatörlerin 'çatışmanın iki tarafı' olarak adlandırdığı taraflar arasındaki tarafsızlık bahanesinin arkasına saklanmak, bu toplantıyı düzenlerken Sudan'ı görmezden gelmeyi haklı çıkarmak için değersiz bir argüman, kabul edilemez bir mesele ve uluslararası ilişkilerde tehlikeli bir emsaldir. Bir tarafta meşru hükümet ve ulusal orduyu, bizzat devlet kurumunu hedef alan, soykırım uygulayan ve en kötü insan hakları ihlallerini uygulayan çok uluslu terörist milislerle (Hızlı Destek Kuvvetleri) bir tutmak, bölgesel kalkınmanın temellerini baltalayacaktır. Çünkü bu, Afrika ve Orta Doğu'daki benzer terörist hareketleri, suç faaliyetlerini artırmaya teşvik ediyor."

- Fransa, Almanya ve AB işbirliğiyle Sudan'daki duruma ilişkin konferans düzenliyor

Fransa, 11 Nisan'da, pazartesi günü Paris'te, Almanya ve Avrupa Birliği (AB) işbirliğiyle Sudan'daki durumun ele alınacağı konferans düzenleneceğini duyurmuştu.

Konferansın üç ana hedefi bulunduğunu bildiren Fransa Dışişleri Bakanlığı, bunların "Sudan'ın temel insani ihtiyaçlarına yönelik uluslararası müdahalenin finanse edilmesi taahhüdü, yardımlara engelsiz erişimin sağlanmasında ilerleme kaydedilmesi ve uluslararası sistemdeki istikrarsızlığın Sudan dahil Afrikalıları etkileyen krizleri gölgelememesi" olarak belirlendiğini ifade etmişti.

- Sudan'daki savaş

Sudan, 2023 Nisan ayı ortasından bu yana Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan komutasındaki ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.

Ordu ile HDK, Aralık 2018'deki halk ayaklanması sonrasında yönetimi ele geçirip, yaklaşık 30 yıl iktidarda kalan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in Nisan 2019'da devrilmesini sağlamıştı.

Ardından sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümette yer alan ordu ve HDK, 2021'de ise sivil hükümete karşı birlikte darbe düzenlemişti.

Askeri ve güvenlik reformu kapsamında HDK'nin orduya entegrasyonu meselesinde anlaşmazlığa düşmesinin ardından, ordu ve HDK arasında 2023 Nisan ortasında çatışma başlamıştı.

Ülkede o tarihten bu yana taraflar arasında şiddetli çatışmalar sürüyor.

BM'ye göre, dünyanın en büyük yerinden edilme krizinin yaşandığı Sudan'daki çatışmalar sonucu 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 8 milyon kişi yerinden edildi.



Somaliland, Amerika Birleşik Devletleri'ne maden kaynaklarına ve askeri üslerine erişim izni vermeye hazır

İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
TT

Somaliland, Amerika Birleşik Devletleri'ne maden kaynaklarına ve askeri üslerine erişim izni vermeye hazır

İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)

Somaliland bölgesi, tek taraflı olarak ayrılıkçı ilan edilen bölgenin bir bakanı AFP’ye verdiği demeçte, ABD'ye madenlerini işletme ve bölgede askeri üsler kurma konusunda münhasır haklar vermeyi kabul ettiğini açıkladı.

Somaliland'ın sözde Cumhurbaşkanlığı İşleri Bakanı Kadir Huseyin Abdi, “Amerika Birleşik Devletleri'ne (madencilik sektöründe) münhasır haklar vermeyi kabul ediyoruz ve Amerika'ya askeri üsler sağlama fikrine açığız” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre 1991 yılında Somali'den ayrıldığını ilan eden Somaliland, Aralık 2025'in sonlarında İsrail'in onu “bağımsız egemen devlet” olarak tanıyan ilk ülke olmasıyla birlikte tanınmak için çaba gösteriyor.

Enerji ve Maden Bakanı'na göre, Somaliland stratejik mineraller barındırmaktadır, ancak bu konuda bugüne kadar yapılan çalışmalar olmadığından miktarları bilinmemektedir.

Son haftalarda, bölgenin başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail'e maden kaynaklarını işletme hakkı verme olasılığını açıkça gündeme getirdi.

Kadir Hüseyin Abdi röportajda, “Amerika Birleşik Devletleri ile bir tür anlaşmaya varacağımıza inanıyoruz” dedi.

Washington’un Somaliland'ın komşusu olan Cibuti'de bir deniz üssü bulunmaktadır. Cibuti ve Somaliland, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki Babbu’l Mendeb Boğazı'nın girişinde, Hint Okyanusu ile Süveyş Kanalı'nı birbirine bağlayan dünyanın en yoğun ticaret rotalarından birinde yer almaktadır.

İsrail'e bu bölgede bir askeri üs verilmesi olasılığı sorulduğunda, bakan, İsrail'de “yakında” imzalanacak “iki taraf arasındaki stratejik ortaklık” çerçevesinde “hiçbir şeyin göz ardı edilmediğini” söyledi.

Bölgedeki analistler, bu yakınlaşmanın, İran destekli Husi isyancıların Gazze Şeridi'nde savaşın patlak vermesinden sonra İsrail'e saldırılar düzenlediği Yemen'in karşısında yer alan ayrılıkçı bölgenin konumunun bir sonucu olduğunu değerlendiriyor.

Somaliland, Binyamin Netanyahu hükümetinin son zamanlarda “bağımsızlığını” tanıması karşılığında, topraklarından sürülen Filistinlileri veya bir İsrail askeri üssünü kabul etme niyetini kategorik olarak reddetti ve iddiaları “asılsız” olarak nitelendirdi.

Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana Washington, ABD ekonomisine fayda sağlayabilecek maden kaynaklarına sahip ülkelere karşı pragmatik bir diplomatik yaklaşım benimsedi.


Nijerya'nın kuzeybatısında düzenlenen saldırıda en az 38 kişi öldürüldü

Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)
Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Nijerya'nın kuzeybatısında düzenlenen saldırıda en az 38 kişi öldürüldü

Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)
Nijerya ordu devriyesi (Arşiv- Reuters)

Polis ve yerel yetkililerin bugün AFP'ye verdiği bilgiye göre, Nijerya'nın kuzeybatısındaki Zamfara eyaletinde bir köyde perşembeyi cumaya bağlayan gece silahlı kişiler en az 38 kişiyi öldürdü.

Zamfara polis sözcüsü Yezid Abubakar, “Köy ıssız bir yerde ve ulaşımı sağlayan çok az yol var. Bölgeye şu an sükunet geri döndü ve devriyeler devam ediyor” dedi.

Yerel yetkili Hamiso Faru ise 50 ölümden bahsetti ve çetelerin "ayrım gözetmeksizin ateş açtığını ve kaçmaya çalışan sakinleri öldürdüğünü" belirtti.


Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
TT

Gabon, sosyal medyayı "ikinci bir duyuruya kadar" kapattı

Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)
Gabon telekomünikasyon otoritesi, yasak kapsamına hangi sosyal medya platformlarının dahil edileceğini belirtmedi (Reuters)

Gabon'un medya düzenleme kurumu dün yaptığı açıklamada, sosyal medya platformlarının "ikinci bir duyuruya kadar" engellendiğini duyurdu ve sosyal ağlarda yayınlanan içeriklerin toplum içindeki bölünmeleri körüklediğini belirtti.

Kurum sözcüsü Jean-Claude Mendome televizyonda yaptığı açıklamada, "Yüksek İletişim Otoritesi, Gabon'da sosyal medya platformlarının derhal askıya alınmasına karar vermiştir" dedi.

Sözcü ayrıca, “uygunsuz, iftira niteliğinde, nefret dolu ve saldırgan içeriklerin insan onurunu, kamu ahlakını, vatandaşların şerefini, toplumsal uyumu, Cumhuriyet kurumlarının istikrarını ve ulusal güvenliği zedelediğini” belirtti.

Sözcü, bu kararın gerekçeleri arasında “yanlış bilginin yayılması, siber zorbalık ve kişisel verilerin izinsiz ifşa edilmesi”ni de gösterdi.

"Gabon örneğinde, bu eylemlerin toplumsal huzursuzluğa yol açması, Cumhuriyet kurumlarını istikrarsızlaştırması ve ulusal birliği, demokratik ilerlemeyi ve zor kazanılmış kazanımları ciddi şekilde tehlikeye atması muhtemeldir" ifadelerini kullandı.

Telekomünikasyon otoritesi, yasağın hangi sosyal medya platformlarını etkileyeceğini belirtmedi.

Ancak düzenleyici kurum, “yorum ve eleştiri özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğünün” Gabon'da güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu teyit etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre seçiminden bir yıl bile geçmeden Gabon Cumhurbaşkanı Brice Olégi Nguema, öğretmenlerin greve gitmesi ve diğer sektörlerin iş bırakma tehdidinde bulunmasıyla ilk toplumsal huzursuzluk dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Öğretmenler, daha iyi ücret talebiyle aralık ayında greve başladı, protestolar daha sonra sağlık, yükseköğretim ve medya gibi diğer sektörlere de yayıldı.