Mali: Ayrılıkçılar ordu ve müttefiki Wagner’e karşı 'büyük zafer' ilan etti

Mali ordu askerleri (Arşiv- Reuters)
Mali ordu askerleri (Arşiv- Reuters)
TT

Mali: Ayrılıkçılar ordu ve müttefiki Wagner’e karşı 'büyük zafer' ilan etti

Mali ordu askerleri (Arşiv- Reuters)
Mali ordu askerleri (Arşiv- Reuters)

Mali'deki ayrılıkçılar, Cezayir sınırı yakınlarındaki kuzey kasabası Tinzawaten'de üç gün süren “ağır çatışmaların” ardından dün (Pazar) ordu ve Rus müttefiklerine karşı “büyük bir zafer” ilan etti.

Tuareg ağırlıklı ayrılıkçı gruplardan oluşan bir koalisyonun sözcüsü olan Mohamed Mouloud Ramadan AFP'ye yaptığı açıklamada, “Kuvvetlerimiz cumartesi günü düşman kuvvetlerini tamamen imha etti, önemli araçlar ve silahlar ele geçirildi veya imha edildi. Mali silahlı kuvvetleri ve (Rus) Wagner milisleri saflarından hayatta kalan birkaç kişi yakalandı” ifadelerini kullandı.

Perşembe günü Tinzawaten kasabasında bir yanda ordu ve Wagner'in paralı müttefikleri, diğer yanda Tuareg ağırlıklı ayrılıkçı gruplardan oluşan Azavad Hareketleri Koordinasyonu (CMA) arasında aylardır benzeri görülmemiş bir çatışma patlak verdi.

Açıklamaya göre CMA saflarında 7 milis ölürken, 12 milis de yaralandı.

Açıklamada, ayrılıkçı grupların ittifakının “tüm bu çatışmalar sırasında fotoğraf ve videolarla desteklenen elde edilen bu zaferi selamladığı” belirtildi.

Ordu geri çekildi

Mali ordusu ve Rus müttefikleri ölü sayısını açıklamazken, ayrılıkçı bir sözcü AFP'ye kamptaki çok sayıda cesedi gösteren videolar gönderdi.

Bazı videolarda esirler arasında beyaz askerler de görülüyor.

Ayrılıkçılara ek olarak, yerel bir seçilmiş yetkili ve Kidal'daki BM misyonunun eski bir çalışanı “Mali ordusunun geri çekildiğini” ve en az 15 Wagner savaşçısının öldürüldüğünü veya yakalandığını doğruladı ve bu sayının değişebileceğini belirtti.

Mali ordusundan yapılan açıklamada, “26-27 Temmuz 2024 gecesi, üç gündür Tinzawaten bölgesinde devriye gezen Mali silahlı kuvvetleri birlikleri geri çekilmeye başladı” denildi.

Bölgenin “gözetim altında olduğunu ve durumun yakından izlendiğini” belirten yetkili, “beş terörist hedefin Mali silahlı kuvvetlerine ait uçaklar tarafından başarıyla etkisiz hale getirildiğini” kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Mali ordusu, kayıplarını nadiren kamuoyuna açıklamaktadır. Silahlı grupların ve ordunun baskısı, operasyon bölgelerindeki bağımsız bilgi kaynaklarının çoğunu susturmuş durumda.

Eski ittifakın bozulması

Silahlı ayrılıkçı gruplar, Mali ordusunun, ayrılıkçıların kalesi Kidal'ı ele geçirmesiyle sonuçlanan saldırısının ardından 2023'ten bu yana kuzeydeki birçok bölgenin kontrolünü kaybetti.

Ülkenin kuzeyindeki saldırı, Malili güçlerin ve onların Rus müttefiklerinin 2022'den bu yana sivillere karşı gerçekleştirdiği çok sayıda ihlal iddiasına yol açtı, ancak Malili yetkililer bunları yalanlıyor.

Mali 2012 yılından bu yana El Kaide ve DEAŞ bağlantılı grupların operasyonları ve suç örgütlerinin şiddet eylemlerine tanık oluyor.

Albay Assimi Goita'nın liderliğindeki askeri cunta 2022'den bu yana daha da parçalandı. Fransa ve Avrupalı ortaklarıyla olan eski ittifakını bozarak askeri ve siyasi olarak Rusya'ya yöneldi.

Mali'de 2020'den bu yana iktidarda olan cunta, ülkenin tüm topraklarının kontrolünü yeniden ele geçirmeyi öncelik haline getirdi.

Silahlı ayrılıkçı gruplar, Bamako güçlerinin ayrılıkçıların kalesi Kidal'ı ele geçirmesiyle sonuçlanan bir ordu saldırısının ardından, 2023'ün sonunda Mali'nin kuzeyindeki bazı bölgelerin kontrolünü kaybetti. Azavad, Mali'nin kuzeyinde Tuareg isyancılarının Bamako'dan bağımsızlık talep ettiği bir bölge.



Nijerya'nın Maiduguri kentinde düzenlenen intihar saldırılarında 23 kişi hayatını kaybetti

Nijerya Kızılhaçı dün Maiduguri'deki bir hastanede kurbanların cesetlerini taşıyor (Reuters)
Nijerya Kızılhaçı dün Maiduguri'deki bir hastanede kurbanların cesetlerini taşıyor (Reuters)
TT

Nijerya'nın Maiduguri kentinde düzenlenen intihar saldırılarında 23 kişi hayatını kaybetti

Nijerya Kızılhaçı dün Maiduguri'deki bir hastanede kurbanların cesetlerini taşıyor (Reuters)
Nijerya Kızılhaçı dün Maiduguri'deki bir hastanede kurbanların cesetlerini taşıyor (Reuters)

Polisin dün akşam yaptığı açıklamaya göre Nijerya'nın kuzeydoğusundaki Borno eyaletinin başkenti Maiduguri'de, meydana gelen birkaç intihar saldırısında en az 23 kişi öldü, 108 kişi de yaralandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ajansa bilgi veren iki güvenlik kaynağı ve üç yerel sakin, ilk patlamanın şehir merkezindeki bir postanede meydana geldiğini, hemen ardından da yakındaki popüler Pazartesi Pazarı'nda başka bir patlamanın yaşandığını söyledi.

Maiduguri Üniversitesi Eğitim Hastanesi'nde ve Kaleri mahallesinde birer patlama meydana geldi. Her üç patlama da dün akşam saatlerinde gerçekleşti.

Eyalet polisinin yaptığı açıklamada, "Ön incelemeler, olayların intihar bombacıları tarafından gerçekleştirildiğini gösteriyor" denildi.

Açıklamada, durumun normale döndüğü ve güvenlik güçlerinin daha fazla saldırıyı önlemek için şehir genelinde devriyelerini yoğunlaştırdığı, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtildi.


Kongo'da toplu mezarlarda 170 ceset bulundu

M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)
M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)
TT

Kongo'da toplu mezarlarda 170 ceset bulundu

M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)
M23 sözcüsü Willy Ngoma (ortada), 29 Ocak 2025'te Kongo'nun doğusundaki bir sınır noktası yakınlarında paralı askerlerin serbest bırakılması sırasında (AP)

Dün bir yetkili, ABD arabuluculuğuyla imzalanan barış anlaşmasına rağmen çatışmaların artması üzerine, Kongo'nun doğusunda, M23 isyancı grubunun yakın zamanda boşalttığı bir bölgede en az 170 cesedin toplu mezarlarda bulunduğunu söyledi.

Güney Kivu eyaletinin valisi Jacques Burusi, yetkililerin ülkenin doğusundaki büyük Uvira şehrinin yakınlarında 171'den fazla ceset içeren iki toplu mezar keşfettiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Burusi, ajansa telefonla yaptığı açıklamada, "Bu aşamada iki yer tespit ettik: Kongo tarafında, Burundi sınırına yakın Kiromoni'de yaklaşık 30 ceset içeren bir toplu mezar ve Kafimfira'da 141 cesedin bulunduğu başka bir yer" dedi.

Ruanda ile sınır komşusu olan ve doğal kaynaklar açısından zengin Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğu kesimi, 30 yılı aşkın süredir sık ​​sık şiddet olaylarına sahne olmakta olup, M23'ün faaliyetlerine yeniden başlamasıyla birlikte durum 2021'den bu yana daha da kötüleşmiş durumda.

Hükümet karşıtı grup, 2025 yılının başlarında Doğu Kongo'nun en büyük iki şehri olan Goma ve Bukavu'yu ele geçirdikten sonra, aralık ayında Güney Kivu eyaletinde yeni bir saldırı başlattı ve 10'unda stratejik Uvira bölgesinin yanı sıra Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Burundi arasındaki kara sınırında bulunan tüm bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bu olay, Kinsaşa ve Kigali'nin ABD Başkanı Donald Trump'ın himayesinde Washington'da barış anlaşması imzaladığı bir dönemde gerçekleşti.


Somaliland, Amerika Birleşik Devletleri'ne maden kaynaklarına ve askeri üslerine erişim izni vermeye hazır

İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
TT

Somaliland, Amerika Birleşik Devletleri'ne maden kaynaklarına ve askeri üslerine erişim izni vermeye hazır

İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)
İnsanlar, başkent Hargeisa'daki bir meyve çiftliğinin girişinde İsrail ve Somaliland bayraklarının önünden geçiyor (AFP)

Somaliland bölgesi, tek taraflı olarak ayrılıkçı ilan edilen bölgenin bir bakanı AFP’ye verdiği demeçte, ABD'ye madenlerini işletme ve bölgede askeri üsler kurma konusunda münhasır haklar vermeyi kabul ettiğini açıkladı.

Somaliland'ın sözde Cumhurbaşkanlığı İşleri Bakanı Kadir Huseyin Abdi, “Amerika Birleşik Devletleri'ne (madencilik sektöründe) münhasır haklar vermeyi kabul ediyoruz ve Amerika'ya askeri üsler sağlama fikrine açığız” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre 1991 yılında Somali'den ayrıldığını ilan eden Somaliland, Aralık 2025'in sonlarında İsrail'in onu “bağımsız egemen devlet” olarak tanıyan ilk ülke olmasıyla birlikte tanınmak için çaba gösteriyor.

Enerji ve Maden Bakanı'na göre, Somaliland stratejik mineraller barındırmaktadır, ancak bu konuda bugüne kadar yapılan çalışmalar olmadığından miktarları bilinmemektedir.

Son haftalarda, bölgenin başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail'e maden kaynaklarını işletme hakkı verme olasılığını açıkça gündeme getirdi.

Kadir Hüseyin Abdi röportajda, “Amerika Birleşik Devletleri ile bir tür anlaşmaya varacağımıza inanıyoruz” dedi.

Washington’un Somaliland'ın komşusu olan Cibuti'de bir deniz üssü bulunmaktadır. Cibuti ve Somaliland, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki Babbu’l Mendeb Boğazı'nın girişinde, Hint Okyanusu ile Süveyş Kanalı'nı birbirine bağlayan dünyanın en yoğun ticaret rotalarından birinde yer almaktadır.

İsrail'e bu bölgede bir askeri üs verilmesi olasılığı sorulduğunda, bakan, İsrail'de “yakında” imzalanacak “iki taraf arasındaki stratejik ortaklık” çerçevesinde “hiçbir şeyin göz ardı edilmediğini” söyledi.

Bölgedeki analistler, bu yakınlaşmanın, İran destekli Husi isyancıların Gazze Şeridi'nde savaşın patlak vermesinden sonra İsrail'e saldırılar düzenlediği Yemen'in karşısında yer alan ayrılıkçı bölgenin konumunun bir sonucu olduğunu değerlendiriyor.

Somaliland, Binyamin Netanyahu hükümetinin son zamanlarda “bağımsızlığını” tanıması karşılığında, topraklarından sürülen Filistinlileri veya bir İsrail askeri üssünü kabul etme niyetini kategorik olarak reddetti ve iddiaları “asılsız” olarak nitelendirdi.

Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana Washington, ABD ekonomisine fayda sağlayabilecek maden kaynaklarına sahip ülkelere karşı pragmatik bir diplomatik yaklaşım benimsedi.