Ebola salgınının Kongo'ya geri dönmesinden bu yana hastaların üçte ikisi hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5192786-ebola-salg%C4%B1n%C4%B1n%C4%B1n-kongoya-geri-d%C3%B6nmesinden-bu-yana-hastalar%C4%B1n-%C3%BC%C3%A7te-ikisi
Ebola salgınının Kongo'ya geri dönmesinden bu yana hastaların üçte ikisi hayatını kaybetti
Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından yayımlanan bir fotoğrafta, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola tedavi merkezinin dışındakiler görülüyor (AP)
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün yaptığı açıklamada, eylül ayı başlarında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde görülen Ebola salgınının şimdiye kadar 64 doğrulanmış vakadan 42'sinin ölümüne yol açtığını ve bölgesel yayılma riskinin orta düzeyde kaldığını belirtti.
Ebola virüsü, son zamanlarda geliştirilen aşı ve tedavi yöntemlerine rağmen oldukça bulaşıcı ve genellikle ölümcüldür. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre son 50 yılda Afrika'da yaklaşık 15 bin kişinin ölümüne yol açmıştır.
Ülke, 2018 ve 2020 yılları arasında en kötü salgınını yaşadı ve 3 bin500 vakadan yaklaşık 2 bin 300'ü hayatını kaybetti.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti yetkilileri, eylül ayı ortasında, ülkenin merkezindeki Kasai bölgesinde virüsün yeniden ortaya çıktığını tespit ettikten sonra bir aşılama kampanyası başlattığını duyurdu.
WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, X platformunda yayınladığı bir mesajda, "teyit edilen vaka sayısı 42 ölüm de dahil olmak üzere 64'e ulaştı" dedi.
Kuruluş, Kasai'deki salgını kontrol altına almayı amaçlayan bir müdahale planı açıkladı. Plana göre, salgın riski ülke genelinde "yüksek", komşu ülkelerde orta ve küresel olarak düşük.
Kötüleşen durumun "koruyucu ekipman eksikliği, yetersiz temas takibi, gecikmiş tespit ve güvenli olmayan defin uygulamaları" nedeniyle olduğu belirtildi.
"Büyük nüfus hareketi" ve "geleneksel şifacılara" bel bağlamanın "zaten kırılgan olan sağlık sistemine baskı yaparak, coğrafi yayılma riskini artırdığı" ifade edildi.
WHO, mevcut dalgadaki ölüm oranını yüzde 45,7 olarak tahmin ederken, önceki dalgalarda bu oranın yüzde 25 ila 90 arasında değiştiğini açıkladı.
Yeni salgın, virüsün bilinen altı suşundan biri olan ve üçü büyük salgınlara (Bundibugyo, Sudan ve Zaire) neden olan Zaire suşundan kaynaklanıyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Uluslararası Aşı Tedarik Koordinasyon Grubu, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne yaklaşık 45 bin doz ilave aşı göndermeyi kabul etti.
Ebola ilk olarak 1976 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin eski adı olan Zaire'de keşfedildi. Virüs vücut sıvıları yoluyla bulaşıyor ve enfekte kişi, iki ila 21 günlük bir kuluçka süresinin ardından ateş, kusma, kanama ve ishal gibi semptomlar ortaya çıktıktan sonra bulaşıcı hale geliyor.
Güney Sudan’da rakip gruplar arasında çıkan çatışmalarda yaklaşık 70 kişi öldühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5328979-g%C3%BCney-sudan%E2%80%99da-rakip-gruplar-aras%C4%B1nda-%C3%A7%C4%B1kan-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalarda-yakla%C5%9F%C4%B1k-70-ki%C5%9Fi-%C3%B6ld%C3%BC
Güney Sudan’da rakip gruplar arasında çıkan çatışmalarda yaklaşık 70 kişi öldü
Güney Sudan askerleri, başkent Cuba’da, (AP)
Güney Sudan’ın merkezinde, rakip topluluklara mensup silahlı gruplar arasında geçen hafta yaşanan çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, çatışmaların hastanelerin yaralılarla dolmasına neden olduğunu bildirdi.
Yetkililerin dün yaptığı açıklamaya göre, çatışmalar geçen cuma günü Lakes eyaletine bağlı Rumbek bölgesinde yaşandı. Olaylar sırasında hükümet askerleri ve Birleşmiş Milletler barış gücü birlikleri düzeni sağlamaya çalıştı.
Güney Sudan Enformasyon Bakanlığı, aralarında 4 askerin de bulunduğu yaklaşık 70 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ancak can kaybına ilişkin kesin rakamın henüz doğrulanmadığı belirtildi.
Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre Rumbek Devlet Hastanesi yetkililerinden Tiran Madit dün ajansa telefonla yaptığı açıklamada, “Hastaneye çok sayıda silahla yaralanmış kişi getirildi” dedi.
Madit, hastaneye 50’den fazla yaralının kabul edildiğini ve yaralıların çoğunun göğüs bölgesinden yaralanmış olduğunu kaydetti.
Libya’nın başkentinden BM Güvenlik Konseyi reformu için Afrika girişimihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5328543-libya%E2%80%99n%C4%B1n-ba%C5%9Fkentinden-bm-g%C3%BCvenlik-konseyi-reformu-i%C3%A7in-afrika-giri%C5%9Fimi
Libya’nın başkentinden BM Güvenlik Konseyi reformu için Afrika girişimi
Libya’nın başkenti Trablus’ta dün düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’ndan, (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
Libya’nın başkenti Trablus’ta, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin reformuyla ilgilenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı dün başladı. Üye ülkelerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Afrika ülkelerinin ortak tutumunun güçlendirilmesi ve kıtanın BM sistemi içindeki etkinliğinin artırılması hedefleniyor. Toplantı, Libya’nın BM Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilmek için yürüttüğü girişimlerle eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.
Geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nde Dışişleri Bakanlığı görevini vekâleten yürüten Tahir el-Baur, Afrikalı delegelere hitabında, “Uluslararası sistemin kurumları, geçmiş bir dönemin güç dengelerini değil, çağdaş dünyanın gerçeklerini yansıtmalıdır” dedi. El-Baur, Afrika’nın ortak tutumunun gücünün ülkelerin birliğine, uzlaşılarını düzenli ve etkili bir siyasi girişime dönüştürme kapasitesine bağlı olduğunu belirtti. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri ve müzakerelerde yer alan taraflarla temasların yoğunlaştırılması çağrısında bulundu.
Libya, Afrika kıtasının BM Güvenlik Konseyi’nde veto hakkı dâhil tüm yetkilere sahip iki daimî üyelik ve buna ilave olarak iki daimî olmayan üyelik elde etmesini öngören “ortak Afrika tutumuna” bağlılığını yineledi. Libya, bu talebin Afrika’ya tanınacak bir ayrıcalık değil, adalet ve egemen eşitlik ilkeleriyle uyumlu bir hak olduğunu vurguladı.
Libya’nın başkenti Trablus’ta düzenlenen Afrika Onlusu Grubu’nun (C10) 14. Bakanlar Toplantısı’na katılanlar (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
Grup, hükümetler arası müzakerelerde Afrika ülkelerinin tutumlarını eşgüdüm içinde yürütmek, ülkeler ve uluslararası bloklarla istişarelerde bulunmak, kıtanın taleplerine destek toplamak ve BM Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin gelişmeleri takip etmek amacıyla faaliyet gösteriyor. Grup, çalışmalarına ilişkin rapor ve tavsiyeleri Afrika Birliği zirvesine sunuyor.
Libya, Cezayir, Kongo Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Kenya, Namibya, Senegal, Sierra Leone, Uganda ve Zambiya’dan oluşan grubun koordinatörlüğünü Sierra Leone yürütüyor.
Toplantıya, El-Baur ile birlikte C10 koordinatörü ve Sierra Leone Dışişleri Bakanı Muhammed Rahman Svaray başkanlık etti. El-Baur, toplantının Trablus’ta düzenlenmesinin diplomatik protokolün ötesinde bir anlam taşıdığını belirterek, bunun Libya’nın Afrika kıtasına yeniden yönelişini ve kıtanın meselelerine, ortak Afrika çalışmalarına destek verme rolünü yansıttığını söyledi.
El-Baur, Libya’nın 2009’da Sirte kentinde Afrika Birliği Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasını ve bu zirvede BM reformuna ilişkin Sirte Bildirisi’nin yayımlanmasını da hatırlattı. Trablus’taki toplantının, bu sürece yeni bir siyasi ve pratik ivme kazandırmak, ilkeleri yinelemenin ötesine geçerek somut ilerleme sağlamak için bir fırsat olduğunu ifade etti.
Afrika’nın BM Güvenlik Konseyi’nde daha güçlü temsili hedefleniyor
Grubun temel amacı, Afrika’nın uluslararası meselelerdeki konumunu ve rolünü yansıtacak adil bir temsil sağlamak üzere, BM Güvenlik Konseyi’nde reform yapılmasını teşvik etmek. Bu çerçevede uluslararası barış ve güvenlik konuları öncelikli yer tutuyor.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre toplantıda, üye ülkeler arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesi, Afrika’nın taleplerini desteklemek üzere atılacak diplomatik adımların belirlenmesi ve alınan kararların uygulanmasını izleyecek mekanizmaların oluşturulması ele alındı. Bu çalışmalarla Afrika Birliği’nin uluslararası müzakerelerdeki rolünün artırılması amaçlanıyor.
El-Baur, Afrika’nın ortak tutumunun ülkelerin birliğine ve uzlaşılarını etkili bir siyasi harekete dönüştürme yeteneğine dayandığını yineledi. Başkentler ile New York ve Addis Ababa’daki diplomatik misyonlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini, BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri ve müzakerelerdeki taraflarla temasların artırılmasını istedi.
Afrika’nın taleplerine yönelik genel siyasi desteğin, destek veren ülkeler ve gruplarla somut uzlaşılara dönüştürülmesi gerektiğini belirten El-Baur, izlenebilir adımlar içeren pratik sonuçlar elde edilmesinin önemini vurguladı.
El-Baur, art arda yaşanan kriz ve savaşların mevcut Güvenlik Konseyi yapısının sınırlarını ortaya koyduğunu söyledi. Daimî üyeler arasındaki görüş ayrılıklarının krizlere müdahaleyi geciktirebildiğini ve çatışmalarla insani meseleler karşısında farklı uygulamalara yol açabildiğini ifade etti.
Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf da toplantıda ülkesinin ortak Afrika tutumuna bağlılığını yineledi. Attaf, kıtanın küresel yönetişim sisteminde hak ettiği rolü üstlenmesini sağlamak amacıyla diplomatik girişimlerin sürdürülmesi ve uluslararası desteğin artırılması çağrısında bulundu.
Bu çerçevede Libya, C10 için ortak bir eylem planı hazırlanmasını önerdi. Öneri kapsamında üye ülkelerin büyükelçilerinin, BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri, reform grupları ve etkili ülkelerle düzenli temas yürütmesi; kaydedilen ilerlemenin ölçülmesi için periyodik bir izleme mekanizması kurulması ve bir sonraki Afrika Birliği Zirvesi’ne siyasi değerlendirme ile somut tavsiyeler sunulması öngörüldü.
El-Baur, BM Güvenlik Konseyi reformunun artık ertelenebilecek kurumsal bir mesele olmaktan çıktığını, BM’nin güvenilirliği ve uluslararası barış ile güvenliği koruma kapasitesi açısından siyasi ve ahlaki bir zorunluluk hâline geldiğini söyledi. Veto yetkisinin sorumluluk ve ölçülülükle kullanılması gerektiğini vurgulayan El-Baur, bu yetkinin Konseyin çalışmalarını engelleyen veya çifte standartları pekiştiren bir araca dönüşmemesi gerektiğini belirtti.
Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf, Trablus’ta düzenlenen C10 toplantısında (Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı)
Bakanlar toplantısı öncesinde El-Baur, Sierra Leone Dışişleri Bakanı ve C10 koordinatörü Svaray ile de bir araya geldi. Libya Dışişleri Bakanlığına göre görüşmede, Libya ile Afrika ülkeleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, ortak meselelerde istişare ve koordinasyonun artırılması, BM Güvenlik Konseyi reformu ve Afrika’nın BM sistemi içindeki temsilinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.
El-Baur ayrıca toplantı kapsamında Senegal Afrika Entegrasyonu, Dışişleri ve Yurt Dışındaki Senegalliler Bakanı Şeyh Niang ile görüştü. Görüşmede Afrika kıtasındaki son gelişmeler, ortak çalışmaların güçlendirilmesi ve bölgedeki güvenlik, siyasi ve ekonomik sorunlarla mücadele için üye ülkeler arasındaki koordinasyonun artırılması değerlendirildi.
Toplantının sonunda C10, Afrika’nın BM Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin ortak tutumuna bağlılığını yineleyen “Trablus Belgesi”ni kabul etti.
Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakan Vekili Tahir el-Baour, Sierra Leone Dışişleri Bakanı ve Afrika’nın Onlar Komitesi (C-10) Koordinatörü Mohamed Rahman Swaray ile bir araya geldi (Dışişleri Bakanlığı).
2005 yılında kurulan Afrika Onlusu Grubu, Afrika Birliği’nin BM reformunda kıtanın ortak tutumunu savunma çabaları kapsamında oluşturuldu. Grubun çalışmalarına, Afrika’nın BM Güvenlik Konseyi’nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin taleplerinin temel dayanakları olan Sirte Bildirisi ve Ezulwini Uzlaşısı yön veriyor.
Eritre ve Etiyopya birbirlerini “saldırı savaşı” yürütmekle suçluyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5327950-eritre-ve-etiyopya-birbirlerini-%E2%80%9Csald%C4%B1r%C4%B1-sava%C5%9F%C4%B1%E2%80%9D-y%C3%BCr%C3%BCtmekle-su%C3%A7luyor
Eritre ve Etiyopya birbirlerini “saldırı savaşı” yürütmekle suçluyor
Etiyopya polisi, “Tigray Halk Kurtuluş Cephesi” isyancılarının dün geri çekilmesinin ardından Mekelle’de devriye geziyor (AFP)
Etiyopya ve Eritre, dün birbirlerini “saldırgan savaş” yürütmekle suçladı. Etiyopya ordusu ile Tigraylı isyancılar arasında artan çatışmaların bölgesel savaşa dönüşme riski taşıdığı bir dönemde karşılıklı suçlamalar geldi.
Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Etiyopya, BM Güvenlik Konseyi üyelerine gönderdiği mektupta, Eritre’yi “açık bir saldırganlık” sergilemekle suçlayarak “meşru müdafaa hakkını kullanmak zorunda olduğunu” bildirdi. Etiyopya Dışişleri Bakanı Gideon Timothewos, ülkesinin BM nezdindeki Fransız temsilciliğine ilettiği mektupta, Eritre askerlerinin Tigray bölgesinin 30 ila 60 kilometre derinliğine kadar ilerlediğini belirtti. Timothewos, bunu “Etiyopya’nın asli meşru müdafaa hakkını kullanmasını haklı kılan açık bir saldırganlık eylemi” olarak nitelendirdi.
Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Gebremeskel ise gecikmeden cevap verdi. Gebremeskel X platformundan yaptığı açıklamada, ülkesinin Etiyopya tarafından yürütülen “haksız bir saldırganlık savaşıyla” karşı karşıya olduğunu belirtti. Eritre yönetimi, Etiyopya’nın suçlamalarının büyük bölümünü reddediyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة