Z Kuşağı 212 gençlik hareketi Fas'taki protestolara nasıl öncülük etti?

Hareket, ülkedeki toplumsal eşitsizliklerin en belirgin tezahürleri olarak sağlık ve eğitim sektörlerine odaklandı

 Kazablanka sokaklarında sağlık ve eğitim hizmetlerinde iyileştirme talep eden kitlesel gösteriler düzenlendi, 2 Ekim 2025. (AP)
Kazablanka sokaklarında sağlık ve eğitim hizmetlerinde iyileştirme talep eden kitlesel gösteriler düzenlendi, 2 Ekim 2025. (AP)
TT

Z Kuşağı 212 gençlik hareketi Fas'taki protestolara nasıl öncülük etti?

 Kazablanka sokaklarında sağlık ve eğitim hizmetlerinde iyileştirme talep eden kitlesel gösteriler düzenlendi, 2 Ekim 2025. (AP)
Kazablanka sokaklarında sağlık ve eğitim hizmetlerinde iyileştirme talep eden kitlesel gösteriler düzenlendi, 2 Ekim 2025. (AP)

Z Kuşağı 212 gençlik hareketi, bir hafta önce sağlık ve eğitim sektörlerine odaklanan protestolarla Faslıları şaşırttı, ardından üç kişinin ölümüne yol açan benzeri görülmemiş şiddet olayları yaşandı. Bu hareket hakkında ne biliyoruz? Nasıl oluştu? Hareketin adı, üyelerinin ait olduğu yaş grubu olan ‘Z Kuşağı’ (1990'ların sonu ile 2000'lerin başı arasında doğanlar) ile ülkenin uluslararası telefon kodu olan 212 numarasının birleşmesinden geliyor.

Hareketin ilk üyelerinden birine göre hareket, ülkenin güneyinde bulunan Agadir kentindeki bir devlet hastanesinde sekiz hamile kadının ayrı ayrı ölümünün bildirilmesinin ardından, geçtiğimiz eylül ayı ortasında Discord’da sağlık ve eğitim konularında bir tartışma sayfası açılmasıyla başladı. Resmi bir kaynağa göre, bu ölümlerle ilgili adli soruşturma başlatıldı, ancak sonuçlar henüz açıklanmadı. Kimliğinin açıklanmasını istemeyen kaynağa göre, bu olay başlangıçta ‘yaklaşık 3 bin üyeyi’ çeken ‘kıvılcım’ oldu.

Gösterilere çok sayıda genç kadın ve erkek katıldı. (AP)Gösterilere çok sayıda genç kadın ve erkek katıldı. (AP)

Bu üyeler arasında pazartesi günü Rabat'ta düzenlenen gösteriye katılan 20 yaşındaki Fatıma Zehra da vardı. Zehra, AFP'ye yaptığı açıklamada, “Agadir'de olanları gördük. Bu yüzden haklarımızı savunmak için sokağa çıktık” dedi.

Gösteriler nasıl sokaklara taşındı?

Hareketin kurucuları ve üyeleri kimliklerini açıklamıyor. Her gece, Discord sayfalarının yöneticilerinden birinin moderatörlüğünde tartışma gruplarına katılıyorlar ve hareketin taleplerini ve bunları nasıl ifade edeceklerini tartışıp oylama ile sonuca varıyorlar. Hareket, geçtiğimiz hafta cumartesi ve pazar günleri birkaç şehirde barışçıl gösteriler düzenlemeye karar verdi, ancak ciddiye alınmadı. Yetkililer tarafından izinsiz olduğu gerekçesiyle yasaklanan gösteriler düzenleyen hareket herkesi şaşırttı. Bu yasaklamanın ardından, Discord'daki üye sayısı hızla artarak 170 bine yaklaştı. Ancak, bunların kaçının gerçekten aktif olduğunu belirlemek imkânsız.

Siyasi olmayan bir gençlik hareketinin ortaya çıkışı, siyasi sınıfı ve yetkilileri şaşırttı. (AP)Siyasi olmayan bir gençlik hareketinin ortaya çıkışı, siyasi sınıfı ve yetkilileri şaşırttı. (AP)

Yetkililer diğer şehirlerde gösteri yapmalarına izin verdiğinde, çoğunluğu genç erkek ve kadınlardan oluşan birkaç yüz kişilik gruplar toplandı.

Gösteriler neden sağlık ve eğitime odaklanıyor?

Bu iki sektör, Fas'ta sosyal eşitsizliğin en belirgin tezahürlerini temsil ediyor. Orta sınıf, daha iyi eğitim koşulları sunan özel okullara başvurmak zorunda kalırken, devlet okulları genellikle aşırı kalabalık. Resmi rakamlara göre, genel yoksulluk oranı 2014'te yüzde 11,9'dan 2024'te yüzde 6,8'e düşmesine rağmen, yoksulluk vakalarının yüzde 47,5'inin eğitim eksikliğinden kaynaklandığı belirtilmeli. Öte yandan, 2021'de başlayan genel sağlık sigortası uygulamasına rağmen, kamu sağlık sektörü yatak, doktor ve ekipman eksikliğinden mustarip olup, bu da tedaviye erişimi engelliyor.

Başkent Rabat'ın sokaklarında gösterilerle eşzamanlı olarak uygulanan yoğun güvenlik önlemleri (AP)Başkent Rabat'ın sokaklarında gösterilerle eşzamanlı olarak uygulanan yoğun güvenlik önlemleri (AP)

Zehra, “Bazen devlet hastanesinde yatak bulmak için rüşvet vermek zorunda kalıyoruz” dedi. Bu krizin ortasında Sağlık Bakanı Emin Tehravi çarşamba günü parlamentoda reformların başlatıldığını (en önemlisi bir dizi hastanenin inşaatı ve yenilenmesinin hızlandırılması) doğruladı, ancak bunların ‘boşluğu doldurmak için yetersiz kaldığını’ belirtti. Bu durumun başlıca nedeni, doktor ve sağlık personelinin yetersizliği. Tehravi, tıp fakültelerindeki kontenjanların artırılmasını istedi. Öte yandan hareket, perşembe günü hükümetin istifasını talep etti ve daha sonra taleplerinin nihai versiyonunu yayınlayacağını açıkladı.

Hareket, 2030 Dünya Kupası'nın düzenlenmesini gerçekten reddediyor mu?

Hareket, 35 yıllık başarısız girişimlerin ardından Fas için bir başarı olan İspanya ve Portekiz ile ortaklaşa düzenlenecek 2030 Dünya Kupası hakkında herhangi bir görüş açıklamadı. Ancak, yetkililer tarafından izin verilen bazı gösterilerde ‘Dünya Kupası istemiyoruz’ ve ‘Stadyumlar iyi tasarlanmış, ama hastaneler nerede?’ gibi sloganlar atıldı. Bu da hareketin turnuvanın düzenlenmesini reddettiğini düşündürüyor.

​​​​​​​Protestolar, ülkedeki sosyal eşitsizliğin en belirgin tezahürleri olarak sağlık ve eğitim sektörlerine odaklandı. (EPA)​​​​​​​Protestolar, ülkedeki sosyal eşitsizliğin en belirgin tezahürleri olarak sağlık ve eğitim sektörlerine odaklandı. (EPA)

Hareketin bir üyesine göre, talep tartışmaları sırasında bu konu gündeme getirildi, ancak Dünya Kupası'nı reddetmek için değil, stadyumların inşasında görülen çabanın hastanelerin inşasında da gösterilmesini talep etmek için. Resmi rakamlara göre, altı stadyumun yenilenmesi ve 2028 yılına kadar yeni bir mega stadyumun inşası yaklaşık 1,5 milyar dolara mal olacak. Resmi verilere göre Fas, 2030 yılına kadar demiryolu ulaşımı (yaklaşık 9 milyar dolar), 5G internet (yaklaşık 8 milyar dolar) ve havaalanları (3,8 milyar dolar) gibi altyapı yatırımlarına daha da büyük yatırımlar yapmayı planlıyor.

Protestolar yetkilileri neden şaşırttı?

Fas'ta sosyal protestolar yaygın olsa da, siyasi olmayan bir gençlik hareketinin ortaya çıkması siyasi sınıfı ve yetkilileri şaşırttı. Siyaset bilimi profesörü Muhammed Şukayr, “Gençlerin yıllardır futbol sahalarında öfkelerini dile getirdiklerini ve siyasi örgütlerin bunu absorbe edemediğini unutmamalıyız” dedi.

Z Kuşağı 212 gençlik hareketi, geçtiğimiz hafta sağlık ve eğitim sektörlerine odaklanan protestolarıyla Faslıları şaşırttı. (AFP)Z Kuşağı 212 gençlik hareketi, geçtiğimiz hafta sağlık ve eğitim sektörlerine odaklanan protestolarıyla Faslıları şaşırttı. (AFP)

2011 yılında yaşanan Arap Baharı sonrası oluşan siyasi ivmenin ardından, Fas’ta son yıllarda politikacıların etkisi azalırken, teknokratlar ve iş adamlarının etkisi arttı. Gazeteciler ve aktivistlerin yargılanması, ‘ifade özgürlüğünün azalması’ gerekçesiyle insan hakları örgütlerinin eleştirilerine neden oldu. Filistinlilerle dayanışma gibi oybirliği ile desteklenen konular dışında, siyasi örgütler sokakları harekete geçiremiyor.



WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bugün, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) ve Uganda'da patlak veren Ebola virüsü salgını nedeniyle "uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumu" ilan etti.

WHO tarafından yapılan açıklamada, Genel Direktör Tedros Adhanom Ghebreyesus'un, "Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola hastalığının, uluslararası endişe yaratan bir halk sağlığı acil durumu teşkil ettiğine, ancak bir pandemi (küresel salgın) acil durumu kriterlerini karşılamadığına" karar verdiği belirtildi.

Örgüt, bu ilanın amacının komşu ülkeleri yüksek alarma geçirmek ve uluslararası toplumun desteğini hareketlendirmek olduğunu ifade etti.

DSÖ'nün aktardığı verilere göre, dün itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusunda yer alan ve Uganda ile Güney Sudan'a sınırı olan Ituri eyaletindeki en az üç sağlık bölgesinde "laboratuvarca doğrulanmış 8 vaka, 246 şüpheli vaka ve şüpheli vakalardan kaynaklanan 80 ölüm" rapor edildi.

Açıklamada ayrıca, "Buna ilave olarak, 15 ve 16 Mayıs 2026 tarihlerinde 24 saatlik süre zarfında, Uganda'nın başkenti Kampala'da, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden seyahat eden iki kişi arasında aralarında belirgin bir bağ bulunmayan, biri ölümle sonuçlanmış laboratuvarca doğrulanmış iki vaka bildirilmiştir" denildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bulaşıcı ve hayati tehlike arz eden bir hastalık olan Ebola, virüs taşıyan kişilerin vücut sıvılarıyla ve doğrudan fiziksel temas yoluyla bulaşıyor.

Almanya merkezli Robert Koch Enstitüsü'ne göre, enfekte olan kişilerin zamanında tedavi edilmemesi durumunda Ebola'dan ölüm oranı yüzde 90'a kadar çıkabiliyor.

Batı Afrika'da 2014 ve 2015 yıllarında yaşanan büyük salgın döneminde 11 binden fazla insan hayatını kaybetmişti.

Kongo'daki en yakın tarihli Ebola vakaları ise eylül ayında, ülkenin güneybatısındaki Kasai eyaletinde meydana gelmiş ve Kongo'da 1976'dan bu yana görülen 16. Ebola salgını olarak kayıtlara geçen bu süreçte 45 kişi hayatını kaybetmişti.


Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Uganda, dün başkent Kampala’da hayatını kaybeden ve ölümünün ardından yapılan testlerde Ebola virüsü tespit edilen Kongolu bir erkekte vaka kaydedildiğini doğruladı.

Uganda Sağlık Bakanlığı, söz konusu kişinin ölümünden üç gün önce başkentte bir hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Yetkililer, vakaya yurt dışından giriş yapan bir enfeksiyon olarak yaklaşıldığını ve Uganda’da şu ana kadar yerel bulaş tespit edilmediğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre bakanlık açıklamasında, hastadan alınan numunelerin ölümünden sonra dün test edildiği ve komşu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola salgını ilan edilmesinin ardından yapılan incelemelerde kişinin gerçekten virüs taşıdığının doğrulandığı ifade edildi.

Ayrıca, yüksek riskli temaslılar da dahil olmak üzere söz konusu kişiyle temas eden tüm kişilerin karantinaya alındığı, bunlar arasında merhumun yakın bir akrabasının da bulunduğu bildirildi.

Cenazenin daha sonra tekrar Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne nakledildiği belirtildi.

Bakanlık, vakayı “ithal” olarak nitelendirerek Uganda’da henüz doğrulanmış yerel bir Ebola vakası bulunmadığını vurguladı.

Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)

Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeni bir Ebola salgını yaşandığı, Afrika sağlık yetkililerinin dün yaptığı açıklamalarda yayılımın genişleyebileceğine dair endişe duyulduğu belirtildi.

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), yaklaşık 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm kaydedildiği ifade edildi.

Merkezler, salgının ülkenin kuzeydoğusunda, Uganda ve Güney Sudan sınırına yakın Ituri eyaletinde yoğunlaştığını açıkladı.

Bu bölgede altın madenciliği faaliyetleri nedeniyle yoğun günlük insan hareketliliği yaşandığı ifade edildi.

Ituri’nin yıllardır yerel milisler arasındaki çatışmalara sahne olduğu ve bunun ise güvenlik nedeniyle bazı bölgelere erişimi zorlaştırdığı belirtildi.

Ebola virüsünün vücut sıvıları (kusmuk ve kan gibi) yoluyla bulaşabilen oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğu; nadir görülse de ciddi seyirli olduğu ve çoğu zaman ölüme yol açabildiği kaydedildi.


Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
TT

Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, Kamerun sınırı yakınlarında geçen hafta meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti. Olay, bir yetkili ve bölge sakinlerinin AFP’ye yaptığı açıklamalarla duyuruldu.

Orta Afrika Cumhuriyeti; uranyum, lityum, elmas, kereste ve altın gibi zengin doğal kaynaklara sahip bulunuyor. Bu kaynaklar, ABD, Çin, Rusya, Ruanda, Kanada ve Fransa’dan şirketler tarafından işletiliyor.

Ülkede, devlet denetimi dışında yürütülen yasa dışı madencilik faaliyetlerinde toprak kaymaları ve ölümler sıkça yaşanıyor.

Son olayın, 6 Mayıs sabahı ülkenin batısındaki Nana-Mambéré bölgesinde bulunan Bi-Mbari maden sahasında meydana geldiği bildirildi. Bilgi, yakınlardaki Sagani köyünden bir yerel sakin ile Aba Belediyesi’nden bir yetkili tarafından paylaşıldı.

Kaynaklar, çok sayıda cesedin hâlâ toprak altında olduğunu ve kayıpları arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Madendeki faaliyetlerin ise askıya alındığı ifade edildi.

Yetkililer tarafından olayla ilgili henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

Bi-Mbari, ulaşımı zor ve hükûmet karşıtı silahlı grupların faaliyet gösterdiği uzak bir bölgede bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre mart ayı ortasında ülkenin batısındaki Ngorum köyünde bulunan bir madende meydana gelen toprak kaymasında 7 kişi yaşamını yitirdi.

Şubat ayında ise ülkenin kuzeydoğusundaki Gordi bölgesinde yaşanan benzer bir olayda 20 kişi hayatını kaybetmişti.