Sisi: Mısır, Etiyopya'nın sorumsuz yaklaşımı karşısında seyirci kalmayacak

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (DPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (DPA)
TT

Sisi: Mısır, Etiyopya'nın sorumsuz yaklaşımı karşısında seyirci kalmayacak

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (DPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (DPA)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi bugün yaptığı açıklamada, Mısır'ın su konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu ve bu durumun su ihtiyacının yüzde 98'inden fazlasını Nil Nehri'nden karşılayan 100 milyondan fazla Mısırlının hayatını etkilediğini söyledi.

Sisi, 8. Kahire Su Haftası'nın açılış oturumunda yayınlanan video konuşmasında, Mısır'ın yıllık yağış miktarının 1,3 milyar metreküpten fazla olmaması ve kişi başına düşen yıllık su miktarının yaklaşık 500 metreküp olması nedeniyle, küresel susuzluk sınırının yarısı kadar olan su kıtlığı yaşayan ülkeler arasında yer aldığını açıkladı.

Mısır Cumhurbaşkanı, ülkesinin Etiyopya ile 14 yıl süren zorlu müzakereler boyunca adil bir diplomatik yol izlediğini ve bu süre zarfında Büyük Etiyopya Hedasi (Rönesans) Barajı konusunda tüm tarafların çıkarlarını gözeten ve haklar ile yükümlülükler arasında denge kuran bağlayıcı bir yasal anlaşmaya varmak için samimi çabalar gösterdiğini belirtti.

Büyük Etiyopya Hedasi (Rönesans) Barajı (AFP)Büyük Etiyopya Hedasi (Rönesans) Barajı (AFP)

Mısır’ın Etiyopya'nın belirlediği hedefleri karşılayan birkaç ‘mantıklı teknik alternatif’ sunduğunu söyleyen Sisi, “Ancak bu çabalar, siyasi irade eksikliği ve bir gerçeği dayatma girişimi ile açıklanabilecek uzlaşmazlıkla karşılandı” dedi.

Sisi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Etiyopya, son birkaç gün içinde barajın disiplinsiz yönetimi nedeniyle, Nil havzasının aşağısında kalan ülkelere herhangi bir bildirimde bulunmadan ve bu ülkelerle koordinasyon kurmadan düzensiz su akışı gerçekleştirerek zarar verdi.”

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, geçtiğimiz ağustos ayında Nil Nehri üzerine inşa edilen Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nı ziyaret ederken (Facebook sayfası)Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, geçtiğimiz ağustos ayında Nil Nehri üzerine inşa edilen Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nı ziyaret ederken (Facebook sayfası)

Mısır Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

“Diplomasi yolunu seçen Mısır, bu seçimin hiçbir zaman zayıflık veya geri çekilme işareti olmadığını vurgulasa da Etiyopya'nın sorumsuz yaklaşımı karşısında seyirci kalmayacak ve çıkarlarını ve su güvenliğini korumak için tüm önlemleri alacaktır.”

Sisi, ‘ülkesinin, uluslararası normları ve anlaşmaları hiçe sayan Nil Nehri üzerinde alınan tek taraflı önlemleri kategorik olarak reddettiğini’ vurguladı.

Büyük Etiyopya Rönesans Barajı açılış töreninde Etiyopya bayrağı şeklinde aydınlatıldı, 9 Eylül 2025 (Etiyopya Haber Ajansı)Büyük Etiyopya Rönesans Barajı açılış töreninde Etiyopya bayrağı şeklinde aydınlatıldı, 9 Eylül 2025 (Etiyopya Haber Ajansı)

Sudan'da yağan şiddetli yağmurlar ve bu ay Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'ndan akan büyük miktarda su nedeniyle Nil Nehri ve Sudan barajlarında su seviyeleri yükseldi, geniş tarım arazileri sular altında kaldı ve Nil kıyısındaki altı eyalete bağlı şehir ve kasabalar selden etkilendi.

Sudan'ın doğusunda meydana gelen sel nedeniyle Kızıldeniz Eyaleti'nde sular altında kalan bir bölge (Arşiv- AFP)Sudan'ın doğusunda meydana gelen sel nedeniyle Kızıldeniz Eyaleti'nde sular altında kalan bir bölge (Arşiv- AFP)

Bu ay, özellikle Mısır’ın Buhayra ve Menufiye illerinde bulunan bazı köyler, Nil Nehri'nin su seviyesinde eşi benzeri görülmemiş bir yükselme yaşadı. Bu durum, nehir kıyısındaki arazilerin, tarım arazilerinin ve bazı evlerin su altında kalmasına neden oldu.

Nehir havzasında bulunan alçak araziler ‘Tahr en-Nehr’ olarak bilinir ve bu araziler, su seviyesinin artmasıyla sel baskınlarına maruz kalmaya meyillidir.

Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın açılışını simgeleyen anıtın açılışı (Etiyopya Haber Ajansı)Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın açılışını simgeleyen anıtın açılışı (Etiyopya Haber Ajansı)

Geçtiğimiz hafta Tarh en-Nahr bölgesindeki bazı köyleri su basmasından Etiyopya'yı sorumlu tutan Mısır, bunu ‘Addis Ababa'nın tek taraflı eylemlerine’ bağladı. Daha önce de bu konuda uyarıda bulunan Mısır, Nil Nehri'nde alınan önlemler konusunda aşağı havza ülkeleriyle (Mısır ve Sudan) koordinasyon kurulması gerektiğini vurguladı.

Büyük Etiyopya Rönesans Barajı, Nil Nehri'nin ana kolu üzerine inşa edildi. Etiyopya, barajın işletilmesini kendi su çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde düzenleyen bağlayıcı bir yasal anlaşma talep eden Mısır ve Sudan'ın tüm itirazlarına rağmen 9 Eylül'de projeyi resmen açtı.



WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bugün, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) ve Uganda'da patlak veren Ebola virüsü salgını nedeniyle "uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumu" ilan etti.

WHO tarafından yapılan açıklamada, Genel Direktör Tedros Adhanom Ghebreyesus'un, "Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola hastalığının, uluslararası endişe yaratan bir halk sağlığı acil durumu teşkil ettiğine, ancak bir pandemi (küresel salgın) acil durumu kriterlerini karşılamadığına" karar verdiği belirtildi.

Örgüt, bu ilanın amacının komşu ülkeleri yüksek alarma geçirmek ve uluslararası toplumun desteğini hareketlendirmek olduğunu ifade etti.

DSÖ'nün aktardığı verilere göre, dün itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusunda yer alan ve Uganda ile Güney Sudan'a sınırı olan Ituri eyaletindeki en az üç sağlık bölgesinde "laboratuvarca doğrulanmış 8 vaka, 246 şüpheli vaka ve şüpheli vakalardan kaynaklanan 80 ölüm" rapor edildi.

Açıklamada ayrıca, "Buna ilave olarak, 15 ve 16 Mayıs 2026 tarihlerinde 24 saatlik süre zarfında, Uganda'nın başkenti Kampala'da, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden seyahat eden iki kişi arasında aralarında belirgin bir bağ bulunmayan, biri ölümle sonuçlanmış laboratuvarca doğrulanmış iki vaka bildirilmiştir" denildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bulaşıcı ve hayati tehlike arz eden bir hastalık olan Ebola, virüs taşıyan kişilerin vücut sıvılarıyla ve doğrudan fiziksel temas yoluyla bulaşıyor.

Almanya merkezli Robert Koch Enstitüsü'ne göre, enfekte olan kişilerin zamanında tedavi edilmemesi durumunda Ebola'dan ölüm oranı yüzde 90'a kadar çıkabiliyor.

Batı Afrika'da 2014 ve 2015 yıllarında yaşanan büyük salgın döneminde 11 binden fazla insan hayatını kaybetmişti.

Kongo'daki en yakın tarihli Ebola vakaları ise eylül ayında, ülkenin güneybatısındaki Kasai eyaletinde meydana gelmiş ve Kongo'da 1976'dan bu yana görülen 16. Ebola salgını olarak kayıtlara geçen bu süreçte 45 kişi hayatını kaybetmişti.


Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Uganda, dün başkent Kampala’da hayatını kaybeden ve ölümünün ardından yapılan testlerde Ebola virüsü tespit edilen Kongolu bir erkekte vaka kaydedildiğini doğruladı.

Uganda Sağlık Bakanlığı, söz konusu kişinin ölümünden üç gün önce başkentte bir hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Yetkililer, vakaya yurt dışından giriş yapan bir enfeksiyon olarak yaklaşıldığını ve Uganda’da şu ana kadar yerel bulaş tespit edilmediğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre bakanlık açıklamasında, hastadan alınan numunelerin ölümünden sonra dün test edildiği ve komşu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola salgını ilan edilmesinin ardından yapılan incelemelerde kişinin gerçekten virüs taşıdığının doğrulandığı ifade edildi.

Ayrıca, yüksek riskli temaslılar da dahil olmak üzere söz konusu kişiyle temas eden tüm kişilerin karantinaya alındığı, bunlar arasında merhumun yakın bir akrabasının da bulunduğu bildirildi.

Cenazenin daha sonra tekrar Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne nakledildiği belirtildi.

Bakanlık, vakayı “ithal” olarak nitelendirerek Uganda’da henüz doğrulanmış yerel bir Ebola vakası bulunmadığını vurguladı.

Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)

Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeni bir Ebola salgını yaşandığı, Afrika sağlık yetkililerinin dün yaptığı açıklamalarda yayılımın genişleyebileceğine dair endişe duyulduğu belirtildi.

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), yaklaşık 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm kaydedildiği ifade edildi.

Merkezler, salgının ülkenin kuzeydoğusunda, Uganda ve Güney Sudan sınırına yakın Ituri eyaletinde yoğunlaştığını açıkladı.

Bu bölgede altın madenciliği faaliyetleri nedeniyle yoğun günlük insan hareketliliği yaşandığı ifade edildi.

Ituri’nin yıllardır yerel milisler arasındaki çatışmalara sahne olduğu ve bunun ise güvenlik nedeniyle bazı bölgelere erişimi zorlaştırdığı belirtildi.

Ebola virüsünün vücut sıvıları (kusmuk ve kan gibi) yoluyla bulaşabilen oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğu; nadir görülse de ciddi seyirli olduğu ve çoğu zaman ölüme yol açabildiği kaydedildi.


Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
TT

Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, Kamerun sınırı yakınlarında geçen hafta meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti. Olay, bir yetkili ve bölge sakinlerinin AFP’ye yaptığı açıklamalarla duyuruldu.

Orta Afrika Cumhuriyeti; uranyum, lityum, elmas, kereste ve altın gibi zengin doğal kaynaklara sahip bulunuyor. Bu kaynaklar, ABD, Çin, Rusya, Ruanda, Kanada ve Fransa’dan şirketler tarafından işletiliyor.

Ülkede, devlet denetimi dışında yürütülen yasa dışı madencilik faaliyetlerinde toprak kaymaları ve ölümler sıkça yaşanıyor.

Son olayın, 6 Mayıs sabahı ülkenin batısındaki Nana-Mambéré bölgesinde bulunan Bi-Mbari maden sahasında meydana geldiği bildirildi. Bilgi, yakınlardaki Sagani köyünden bir yerel sakin ile Aba Belediyesi’nden bir yetkili tarafından paylaşıldı.

Kaynaklar, çok sayıda cesedin hâlâ toprak altında olduğunu ve kayıpları arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Madendeki faaliyetlerin ise askıya alındığı ifade edildi.

Yetkililer tarafından olayla ilgili henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

Bi-Mbari, ulaşımı zor ve hükûmet karşıtı silahlı grupların faaliyet gösterdiği uzak bir bölgede bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre mart ayı ortasında ülkenin batısındaki Ngorum köyünde bulunan bir madende meydana gelen toprak kaymasında 7 kişi yaşamını yitirdi.

Şubat ayında ise ülkenin kuzeydoğusundaki Gordi bölgesinde yaşanan benzer bir olayda 20 kişi hayatını kaybetmişti.