ABD raporu: Etiyopya askeri üssü Hızlı Destek Kuvvetleri’ne destek sağlıyor

Etiyopya’nın Benishangul-Gumuz bölgesindeki bir kampı gösteren uydu görüntüsü, 22 Ocak 2026 (Reuters)
Etiyopya’nın Benishangul-Gumuz bölgesindeki bir kampı gösteren uydu görüntüsü, 22 Ocak 2026 (Reuters)
TT

ABD raporu: Etiyopya askeri üssü Hızlı Destek Kuvvetleri’ne destek sağlıyor

Etiyopya’nın Benishangul-Gumuz bölgesindeki bir kampı gösteren uydu görüntüsü, 22 Ocak 2026 (Reuters)
Etiyopya’nın Benishangul-Gumuz bölgesindeki bir kampı gösteren uydu görüntüsü, 22 Ocak 2026 (Reuters)

ABD’deki Yale Üniversitesi’ne bağlı bir araştırma birimi tarafından yayımlanan raporda, Sudan sınırına yakın bir Etiyopya askeri üssünün Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) destek sağladığı öne sürüldü. Üniversitenin Halk Sağlığı Fakültesi bünyesindeki İnsani Araştırmalar Laboratuvarı, uydu görüntüleri ve veri analizlerinin, 2025 Aralık ayı sonundan 2026 Mart ayı sonuna kadar Etiyopya’nın Benishangul-Gumuz bölgesine bağlı Assosa’daki bir askeri üste ‘HDK’ye askeri yardım sağlanmasıyla uyumlu faaliyetler’ tespit edildiğini bildirdi.

Sudan ordusu ise geçen ay, Nisan 2023’ten bu yana çatışma halinde olduğu HDK’yi, ‘Etiyopya toprakları içinden’ insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlemekle suçlamıştı. Bu açıklama, Etiyopya’nın çatışmaya dahil olduğu yönündeki ilk açık suçlama olarak kayda geçmişti. Etiyopya ise söz konusu iddiaları ve HDK’ye ait kamplara ev sahipliği yaptığı yönündeki suçlamaları reddetti.

Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Port Sudan’a insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırının ardından yükselen alevler ve duman (Reuters)Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Port Sudan’a insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırının ardından yükselen alevler ve duman (Reuters)

Yale Üniversitesi’ne bağlı laboratuvardaki araştırmacılar, elde ettikleri bulguların, HDK’nin Sudan’ın güneydoğusundaki Mavi Nil eyaletine yönelik saldırılarının Etiyopya içinden düzenlendiğine dair ‘beş aylık süreçte açık görsel kanıt’ sunduğunu belirtti. Araştırma ekibi, araç taşımaya yönelik özel kamyonların söz konusu üsse düzenli olarak giriş yaptığını ve burada silahlı gruplar tarafından yaygın biçimde kullanılan hafif pikap türü araçları boşalttığını tespit etti. Laboratuvar, kullanılan araçların Etiyopya ordusunun envanteriyle örtüşmediğini, buna karşılık Mavi Nil eyaletinde faaliyet gösteren HDK unsurlarına yapılan sevkiyatlarda daha önce de gözlemlendiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın rapordan aktardığına göre bazı araçların daha sonra ağır makineli tüfek taşıyabilecek platformlarla donatıldığı ifade edildi. Ayrıca benzer araçların, Assosa’ya yaklaşık 100 kilometre mesafedeki stratejik sınır kasabası Kurmuk çevresindeki çatışmalardan elde edilen görüntülerde de görüldüğü belirtildi.

Son dönemde Kurmuk çevresinde çatışmaların şiddetlendiği kaydedilirken, bölgenin önemli bir askeri nokta olduğu vurgulandı. Bu yıl Mavi Nil eyaletinde yaşanan çatışmalar nedeniyle yaklaşık 28 bin kişinin yerinden edildiği, bunların 10 binden fazlasının Kurmuk’tan olduğu belirtildi. Eyalette kontrolün Sudan ordusu ile Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey’le (SPLM-N) ittifak halindeki HDK arasında bölündüğü ifade edildi.

HDK ise son dönemde bölgede ilerleme kaydettiklerini duyurdu.

Yale Üniversitesi’ne bağlı İnsani Araştırmalar Laboratuvarı, Assosa’daki askeri üste artan lojistik hareketlilik tespit edildiğini bildirdi. Buna göre üsse kargo konteynerleri, yakıt tankları ve yaklaşık 150 kişiyi barındırabilecek çadırlar getirildi. Ayrıca Etiyopya ordusuna ait standart işaretlerle örtüşmeyen beyaz zırhlı araçlar ile sivil nakliye kamyonlarının sık hareketliliği gözlemlendi.

Ayrı bir gelişmede, uydu görüntülerinin Assosa Havalimanı’nda önemli bir genişlemeye işaret ettiği kaydedildi. Bu kapsamda yeni bir uçak hangarı, beton platform ve savunma amaçlı muharebe mevzileri inşa edildiği belirtildi. Daha önce AFP tarafından analiz edilen görüntülerde de geçmişte İHA üssü olarak kullanılan havalimanında dikkat çekici bir geliştirme süreci yaşandığı ortaya konmuştu.

Öte yandan HDK ve Sudan ordusundan kaynaklar, AFP’ye yaptıkları açıklamada, geçen yıl binlerce savaşçının Etiyopya’ya gönderildiğini ifade etti.



WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bugün, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) ve Uganda'da patlak veren Ebola virüsü salgını nedeniyle "uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumu" ilan etti.

WHO tarafından yapılan açıklamada, Genel Direktör Tedros Adhanom Ghebreyesus'un, "Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola hastalığının, uluslararası endişe yaratan bir halk sağlığı acil durumu teşkil ettiğine, ancak bir pandemi (küresel salgın) acil durumu kriterlerini karşılamadığına" karar verdiği belirtildi.

Örgüt, bu ilanın amacının komşu ülkeleri yüksek alarma geçirmek ve uluslararası toplumun desteğini hareketlendirmek olduğunu ifade etti.

DSÖ'nün aktardığı verilere göre, dün itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusunda yer alan ve Uganda ile Güney Sudan'a sınırı olan Ituri eyaletindeki en az üç sağlık bölgesinde "laboratuvarca doğrulanmış 8 vaka, 246 şüpheli vaka ve şüpheli vakalardan kaynaklanan 80 ölüm" rapor edildi.

Açıklamada ayrıca, "Buna ilave olarak, 15 ve 16 Mayıs 2026 tarihlerinde 24 saatlik süre zarfında, Uganda'nın başkenti Kampala'da, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden seyahat eden iki kişi arasında aralarında belirgin bir bağ bulunmayan, biri ölümle sonuçlanmış laboratuvarca doğrulanmış iki vaka bildirilmiştir" denildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bulaşıcı ve hayati tehlike arz eden bir hastalık olan Ebola, virüs taşıyan kişilerin vücut sıvılarıyla ve doğrudan fiziksel temas yoluyla bulaşıyor.

Almanya merkezli Robert Koch Enstitüsü'ne göre, enfekte olan kişilerin zamanında tedavi edilmemesi durumunda Ebola'dan ölüm oranı yüzde 90'a kadar çıkabiliyor.

Batı Afrika'da 2014 ve 2015 yıllarında yaşanan büyük salgın döneminde 11 binden fazla insan hayatını kaybetmişti.

Kongo'daki en yakın tarihli Ebola vakaları ise eylül ayında, ülkenin güneybatısındaki Kasai eyaletinde meydana gelmiş ve Kongo'da 1976'dan bu yana görülen 16. Ebola salgını olarak kayıtlara geçen bu süreçte 45 kişi hayatını kaybetmişti.


Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Uganda, dün başkent Kampala’da hayatını kaybeden ve ölümünün ardından yapılan testlerde Ebola virüsü tespit edilen Kongolu bir erkekte vaka kaydedildiğini doğruladı.

Uganda Sağlık Bakanlığı, söz konusu kişinin ölümünden üç gün önce başkentte bir hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Yetkililer, vakaya yurt dışından giriş yapan bir enfeksiyon olarak yaklaşıldığını ve Uganda’da şu ana kadar yerel bulaş tespit edilmediğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre bakanlık açıklamasında, hastadan alınan numunelerin ölümünden sonra dün test edildiği ve komşu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola salgını ilan edilmesinin ardından yapılan incelemelerde kişinin gerçekten virüs taşıdığının doğrulandığı ifade edildi.

Ayrıca, yüksek riskli temaslılar da dahil olmak üzere söz konusu kişiyle temas eden tüm kişilerin karantinaya alındığı, bunlar arasında merhumun yakın bir akrabasının da bulunduğu bildirildi.

Cenazenin daha sonra tekrar Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne nakledildiği belirtildi.

Bakanlık, vakayı “ithal” olarak nitelendirerek Uganda’da henüz doğrulanmış yerel bir Ebola vakası bulunmadığını vurguladı.

Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)

Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeni bir Ebola salgını yaşandığı, Afrika sağlık yetkililerinin dün yaptığı açıklamalarda yayılımın genişleyebileceğine dair endişe duyulduğu belirtildi.

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), yaklaşık 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm kaydedildiği ifade edildi.

Merkezler, salgının ülkenin kuzeydoğusunda, Uganda ve Güney Sudan sınırına yakın Ituri eyaletinde yoğunlaştığını açıkladı.

Bu bölgede altın madenciliği faaliyetleri nedeniyle yoğun günlük insan hareketliliği yaşandığı ifade edildi.

Ituri’nin yıllardır yerel milisler arasındaki çatışmalara sahne olduğu ve bunun ise güvenlik nedeniyle bazı bölgelere erişimi zorlaştırdığı belirtildi.

Ebola virüsünün vücut sıvıları (kusmuk ve kan gibi) yoluyla bulaşabilen oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğu; nadir görülse de ciddi seyirli olduğu ve çoğu zaman ölüme yol açabildiği kaydedildi.


Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
TT

Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, Kamerun sınırı yakınlarında geçen hafta meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti. Olay, bir yetkili ve bölge sakinlerinin AFP’ye yaptığı açıklamalarla duyuruldu.

Orta Afrika Cumhuriyeti; uranyum, lityum, elmas, kereste ve altın gibi zengin doğal kaynaklara sahip bulunuyor. Bu kaynaklar, ABD, Çin, Rusya, Ruanda, Kanada ve Fransa’dan şirketler tarafından işletiliyor.

Ülkede, devlet denetimi dışında yürütülen yasa dışı madencilik faaliyetlerinde toprak kaymaları ve ölümler sıkça yaşanıyor.

Son olayın, 6 Mayıs sabahı ülkenin batısındaki Nana-Mambéré bölgesinde bulunan Bi-Mbari maden sahasında meydana geldiği bildirildi. Bilgi, yakınlardaki Sagani köyünden bir yerel sakin ile Aba Belediyesi’nden bir yetkili tarafından paylaşıldı.

Kaynaklar, çok sayıda cesedin hâlâ toprak altında olduğunu ve kayıpları arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Madendeki faaliyetlerin ise askıya alındığı ifade edildi.

Yetkililer tarafından olayla ilgili henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

Bi-Mbari, ulaşımı zor ve hükûmet karşıtı silahlı grupların faaliyet gösterdiği uzak bir bölgede bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre mart ayı ortasında ülkenin batısındaki Ngorum köyünde bulunan bir madende meydana gelen toprak kaymasında 7 kişi yaşamını yitirdi.

Şubat ayında ise ülkenin kuzeydoğusundaki Gordi bölgesinde yaşanan benzer bir olayda 20 kişi hayatını kaybetmişti.