Güvenlik Konseyi, Güney Sudan'daki barış gücünün azaltılması lehine oy kullandı

Güney Sudan'daki Birleşmiş Milletler Misyonu'nda görev yapan barış güçleri, muhaliflerin kontrolündeki Akobo kasabasındaki yerel yönetim binalarının önünde devriye geziyor (AFP)
Güney Sudan'daki Birleşmiş Milletler Misyonu'nda görev yapan barış güçleri, muhaliflerin kontrolündeki Akobo kasabasındaki yerel yönetim binalarının önünde devriye geziyor (AFP)
TT

Güvenlik Konseyi, Güney Sudan'daki barış gücünün azaltılması lehine oy kullandı

Güney Sudan'daki Birleşmiş Milletler Misyonu'nda görev yapan barış güçleri, muhaliflerin kontrolündeki Akobo kasabasındaki yerel yönetim binalarının önünde devriye geziyor (AFP)
Güney Sudan'daki Birleşmiş Milletler Misyonu'nda görev yapan barış güçleri, muhaliflerin kontrolündeki Akobo kasabasındaki yerel yönetim binalarının önünde devriye geziyor (AFP)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, dün yaptığı oylamada, çatışmaların sürdüğü Güney Sudan’daki barış gücü asker sayısının 17 binden 12 bine düşürülmesini kabul etti. Karar, aynı zamanda dünyanın en genç ülkelerinden biri olan Güney Sudan’da yeniden iç savaşın patlak vermesini önleme yetkisini de içeriyor.

ABD tarafından hazırlanan karar tasarısı 13 oyla kabul edilirken, Rusya ve Çin oylamada çekimser kaldı. Karar, barış gücünün görev süresini 30 Nisan 2027’ye kadar uzatıyor.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Konsey’e yaptığı açıklamada, kararın amacının barış gücünü “temel görevlerine”, yani barışı koruma, sivilleri koruma ve insani yardıma erişimi destekleme işlevlerine yeniden odaklamak olduğunu söyledi.

Petrol zengini Güney Sudan, uzun süren çatışmaların ardından 2011 yılında Sudan’dan bağımsızlığını kazandığında büyük umutlar doğmuştu. Ancak ülke, Aralık 2013’te büyük ölçüde etnik ayrılıklara dayanan bir iç savaşa sürüklendi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre çatışmalar, Devlet Başkanı Salva Kiir’e bağlı Dinka kökenli güçlerle, Başkan Yardımcısı Riek Machar’a bağlı Nuer kökenli güçler arasında yaşandı.

2018 yılında imzalanan barış anlaşmasıyla sona eren savaşta 400 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Anlaşma kapsamında kurulan ulusal birlik hükümetinde Kiir devlet başkanı, Machar ise yardımcısı oldu. Ancak Kiir yönetimi, Mart 2025’te Machar’ı ev hapsine aldı ve yıkıcı faaliyetlerde bulunmakla suçladı. Machar şu anda vatana ihanet suçlamalarıyla karşı karşıya bulunuyor.

Machar’ın görevden uzaklaştırılması, ülkede şiddetin yeniden artmasına ve 2018 barış anlaşmasının fiilen çökmesine yol açarken, uzun süredir ertelenen başkanlık seçimlerinin aralık ayında yapılması planlanıyor.

ABD’li yetkili Waltz, Washington yönetiminin, Kiir hükümetinin “uluslararası desteği istismar ettiği ve samimi şekilde yardım etmeye çalışanları engellediği” yönünde endişe duyduğunu ifade etti.



WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

WHO: Kongo ve Uganda'daki Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan etti

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bugün, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) ve Uganda'da patlak veren Ebola virüsü salgını nedeniyle "uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumu" ilan etti.

WHO tarafından yapılan açıklamada, Genel Direktör Tedros Adhanom Ghebreyesus'un, "Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola hastalığının, uluslararası endişe yaratan bir halk sağlığı acil durumu teşkil ettiğine, ancak bir pandemi (küresel salgın) acil durumu kriterlerini karşılamadığına" karar verdiği belirtildi.

Örgüt, bu ilanın amacının komşu ülkeleri yüksek alarma geçirmek ve uluslararası toplumun desteğini hareketlendirmek olduğunu ifade etti.

DSÖ'nün aktardığı verilere göre, dün itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusunda yer alan ve Uganda ile Güney Sudan'a sınırı olan Ituri eyaletindeki en az üç sağlık bölgesinde "laboratuvarca doğrulanmış 8 vaka, 246 şüpheli vaka ve şüpheli vakalardan kaynaklanan 80 ölüm" rapor edildi.

Açıklamada ayrıca, "Buna ilave olarak, 15 ve 16 Mayıs 2026 tarihlerinde 24 saatlik süre zarfında, Uganda'nın başkenti Kampala'da, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden seyahat eden iki kişi arasında aralarında belirgin bir bağ bulunmayan, biri ölümle sonuçlanmış laboratuvarca doğrulanmış iki vaka bildirilmiştir" denildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bulaşıcı ve hayati tehlike arz eden bir hastalık olan Ebola, virüs taşıyan kişilerin vücut sıvılarıyla ve doğrudan fiziksel temas yoluyla bulaşıyor.

Almanya merkezli Robert Koch Enstitüsü'ne göre, enfekte olan kişilerin zamanında tedavi edilmemesi durumunda Ebola'dan ölüm oranı yüzde 90'a kadar çıkabiliyor.

Batı Afrika'da 2014 ve 2015 yıllarında yaşanan büyük salgın döneminde 11 binden fazla insan hayatını kaybetmişti.

Kongo'daki en yakın tarihli Ebola vakaları ise eylül ayında, ülkenin güneybatısındaki Kasai eyaletinde meydana gelmiş ve Kongo'da 1976'dan bu yana görülen 16. Ebola salgını olarak kayıtlara geçen bu süreçte 45 kişi hayatını kaybetmişti.


Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
TT

Ebola virüsü Afrika'yı vurdu... Kongo'da yayılıyor ve Uganda'nın başkentinde bir kişinin ölümüne neden oluyor

Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)
Kongo'daki bir Ebola tedavi merkezindeki sağlık çalışanları (Arşiv-AP)

Uganda, dün başkent Kampala’da hayatını kaybeden ve ölümünün ardından yapılan testlerde Ebola virüsü tespit edilen Kongolu bir erkekte vaka kaydedildiğini doğruladı.

Uganda Sağlık Bakanlığı, söz konusu kişinin ölümünden üç gün önce başkentte bir hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Yetkililer, vakaya yurt dışından giriş yapan bir enfeksiyon olarak yaklaşıldığını ve Uganda’da şu ana kadar yerel bulaş tespit edilmediğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre bakanlık açıklamasında, hastadan alınan numunelerin ölümünden sonra dün test edildiği ve komşu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola salgını ilan edilmesinin ardından yapılan incelemelerde kişinin gerçekten virüs taşıdığının doğrulandığı ifade edildi.

Ayrıca, yüksek riskli temaslılar da dahil olmak üzere söz konusu kişiyle temas eden tüm kişilerin karantinaya alındığı, bunlar arasında merhumun yakın bir akrabasının da bulunduğu bildirildi.

Cenazenin daha sonra tekrar Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne nakledildiği belirtildi.

Bakanlık, vakayı “ithal” olarak nitelendirerek Uganda’da henüz doğrulanmış yerel bir Ebola vakası bulunmadığını vurguladı.

Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)Kongo'da bir izolasyon çadırında tutulan bir Ebola hastasına sağlık çalışanları müdahale ediyor (Arşiv-AP)

Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeni bir Ebola salgını yaşandığı, Afrika sağlık yetkililerinin dün yaptığı açıklamalarda yayılımın genişleyebileceğine dair endişe duyulduğu belirtildi.

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), yaklaşık 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm kaydedildiği ifade edildi.

Merkezler, salgının ülkenin kuzeydoğusunda, Uganda ve Güney Sudan sınırına yakın Ituri eyaletinde yoğunlaştığını açıkladı.

Bu bölgede altın madenciliği faaliyetleri nedeniyle yoğun günlük insan hareketliliği yaşandığı ifade edildi.

Ituri’nin yıllardır yerel milisler arasındaki çatışmalara sahne olduğu ve bunun ise güvenlik nedeniyle bazı bölgelere erişimi zorlaştırdığı belirtildi.

Ebola virüsünün vücut sıvıları (kusmuk ve kan gibi) yoluyla bulaşabilen oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğu; nadir görülse de ciddi seyirli olduğu ve çoğu zaman ölüme yol açabildiği kaydedildi.


Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
TT

Orta Afrika'daki bir madende meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti

Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui (Arşiv- Reuters)

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, Kamerun sınırı yakınlarında geçen hafta meydana gelen toprak kaymasında onlarca kişi hayatını kaybetti. Olay, bir yetkili ve bölge sakinlerinin AFP’ye yaptığı açıklamalarla duyuruldu.

Orta Afrika Cumhuriyeti; uranyum, lityum, elmas, kereste ve altın gibi zengin doğal kaynaklara sahip bulunuyor. Bu kaynaklar, ABD, Çin, Rusya, Ruanda, Kanada ve Fransa’dan şirketler tarafından işletiliyor.

Ülkede, devlet denetimi dışında yürütülen yasa dışı madencilik faaliyetlerinde toprak kaymaları ve ölümler sıkça yaşanıyor.

Son olayın, 6 Mayıs sabahı ülkenin batısındaki Nana-Mambéré bölgesinde bulunan Bi-Mbari maden sahasında meydana geldiği bildirildi. Bilgi, yakınlardaki Sagani köyünden bir yerel sakin ile Aba Belediyesi’nden bir yetkili tarafından paylaşıldı.

Kaynaklar, çok sayıda cesedin hâlâ toprak altında olduğunu ve kayıpları arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Madendeki faaliyetlerin ise askıya alındığı ifade edildi.

Yetkililer tarafından olayla ilgili henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

Bi-Mbari, ulaşımı zor ve hükûmet karşıtı silahlı grupların faaliyet gösterdiği uzak bir bölgede bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre mart ayı ortasında ülkenin batısındaki Ngorum köyünde bulunan bir madende meydana gelen toprak kaymasında 7 kişi yaşamını yitirdi.

Şubat ayında ise ülkenin kuzeydoğusundaki Gordi bölgesinde yaşanan benzer bir olayda 20 kişi hayatını kaybetmişti.