Moskova: Mali ile ilişkiler "benzeri görülmemiş" bir seviyeye ulaştıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5284671-moskova-mali-ile-ili%C5%9Fkiler-benzeri-g%C3%B6r%C3%BClmemi%C5%9F-bir-seviyeye-ula%C5%9Ft%C4%B1
Moskova: Mali ile ilişkiler "benzeri görülmemiş" bir seviyeye ulaştı
Mali'nin başkenti Bamako'da, ordu, Tuareg isyancı ittifakı ve militanlar arasında 26 Nisan'da yeniden başlayan çatışmaların ardından bir sokak (AFP)
Rusya’nın Mali Büyükelçisi Igor Gromyko, Rusya ile Mali arasındaki ilişkilerin, özellikle askeri alanda "görülmemiş bir seviyeye" ulaştığını açıkladı.
Büyükelçinin bu açıklaması, geçtiğimiz nisan ayının sonlarında El-Kaide ve ayrılıkçı isyancıların Mali'nin başkenti Bamako’ya düzenlediği ve iki ülke arasındaki askeri-güvenlik ortaklığının ilk ciddi sınavı olarak görülen şiddetli saldırıların ardından gelen belirsizlik dönemi sonrasında yapıldı. Söz konusu ortaklık kapsamında Moskova'nın Mali'de yüzlerce askeri bulunuyor.
Rus diplomat, "Rusya Günü" vesilesiyle düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşmada, "Rusya-Mali ilişkileri eşi benzeri görülmemiş bir düzeye ulaşmıştır; ekonomik, askeri-teknik, kültürel ve eğitim alanlarında gelişmeye devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
Sömürge sonrası yeni ittifaklar
Rusya Büyükelçiliği tarafından dün yayınlanan bildiriye göre Gromyko, "Rusya, Nazizm, faşizm ve diğer radikal bağnazlık biçimlerine karşı defalarca ve başarıyla direnmiştir. Ülkemiz, halkların eşitliğini, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesini ve adil, çok kutuplu bir dünyanın inşa edilmesini her zaman savunmuştur ve savunmaya devam edecektir" dedi.
Rusya Büyükelçisi, Bamako'da düzenlenen "Rusya Günü" kutlamaları sırasında Rusya ve Mali arasındaki ilişkilere ilişkin konuşmasını yaptı.
Resepsiyonda söz alan Mali Yurtdışındaki Malililer ve Afrika Entegrasyonu Bakanı Musa Ag Attahir ise "Moskova, Mali'nin en önemli stratejik ortaklarından biri olmayı sürdürüyor" diyerek ülkesinin, önümüzdeki ekim ayında yapılması planlanan 3. Rusya-Afrika Zirvesi’ne özel bir önem verdiğini belirtti. Bakan, bu zirvenin Rusya ile Afrika kıtası arasındaki ticari, ekonomik, bilimsel ve teknolojik iş birliğini güçlendireceğini vurguladı.
Rusya ve Mali, Haziran 2025'te Kremlin'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Mali Geçiş Dönemi Başkanı Assimi Goïta arasında gerçekleşen resmi görüşmelerin ardından iki ülke ilişkilerinin temellerini belirleyen bir anlaşma imzalamıştı.
Goïta, 2020 yılındaki askeri darbeyle iktidara gelmesinden bu yana, Mali ile başta eski sömürgeci güç Fransa olmak üzere Batılı ülkeler arasındaki askeri anlaşmaları gözden geçirerek iptal etti, terörle ve isyanlara karşı mücadelesinde Moskova ile ittifaka yöneldi.
Bu yeni ortaklık kapsamında Mali; askeri teçhizat ve savaş uçaklarının yanı sıra, geçen yıl feshedilen özel güvenlik şirketi Wagner'in yerini alan ve Rusya Savunma Bakanlığı'na bağlı olan "Afrika Kolordusu" bünyesindeki Rus birliklerinden sahada doğrudan destek alıyor.
Sahadaki güvenlik durumu ve operasyonlar
Mali ordusu, Rus güçlerinin desteğine rağmen son aylarda ülkenin kuzeyinde isyancılara ve El-Kaide’ye karşı bazı mevzilerini kaybetmiş olsa da Rusya'nın hava, kara ve istihbarat desteğiyle sahada ilerleme kaydettiğini savunuyor.
Mali'nin Yurtdışı İşleri ve Afrika Entegrasyonu Bakanı Moussa Ag Taher, Bamako'da düzenlenen "Rusya Günü" kutlamalarında konuşma yaptı.
Mali ordusu pazar günü yaptığı açıklamada, El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam ve Müslümin (CNIM) grubunun üst düzey bir liderinin, Mognan bölgesinde düzenlenen bir hava saldırısında etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Ordu, "Mognan'da yeri tespit edildikten sonra hassas bir insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla üst düzey bir terörist lider etkisiz hale getirildi. Bu kişi Ömer Kerina, Faruk ve Hüseyini Maoudou takma adlarıyla biliniyordu" açıklamasını yaptı.
Açıklamada, söz konusu liderin Mali'nin güney ve orta kesimindeki Sikasso ve Koutiala cephelerinin yanı sıra komşu Burkina Faso'nun bazı bölgelerindeki terör faaliyetlerini koordine ettiği ifade edildi.
Buna rağmen Mali, terör örgütlerinin nüfuz alanını genişletmesi ve savaş maliyetlerinin artması nedeniyle zorlu bir güvenlik süreciyle karşı karşıya. Rus "Afrika Kolordusu"na yakın kaynaklar ise "Mali'deki durumun değişmediğini, kontrolün halen Mali hükümeti ve müttefik güçlerde olduğunu" öne sürüyor.
Aynı kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Afrika Kolordusu ve Mali ordusunun; terör gruplarının yerlerini tespit etme, yerleşim alanlarında devriye gezme, yolları temizleme ve askeri konvoylara eşlik etme operasyonlarını sürdürdüğünü ifade etti.
Abiy Ahmed, Afrika Boynuzu'nu nasıl aleyhine çevirdi?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5325560-abiy-ahmed-afrika-boynuzunu-nas%C4%B1l-aleyhine-%C3%A7evirdi
Etiyopya'nın Oromia’daki seçim bölgesinde bulunan Agaro kasabasında, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'e ait duvar resminin önünden geçen bir kadın, 28 Mayıs 2026
Abiy Ahmed, Afrika Boynuzu'nu nasıl aleyhine çevirdi?
Etiyopya'nın Oromia’daki seçim bölgesinde bulunan Agaro kasabasında, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'e ait duvar resminin önünden geçen bir kadın, 28 Mayıs 2026
Amr İmam
Etiyopya'da patlak veren yeni iç savaş devam ediyor; Abiy Ahmed'in federal hükümeti, yedi silahlı grubun ittifakıyla karşı karşıya. Bir zamanlar çıkarları farklı olan bu grupların artık ortak bir amacı var: Abiy Ahmed'i iktidardan uzaklaştırmak.
Her iki taraf da karşılıklı saldırılara devam ediyor ve çatışmaların hangi yönde ilerleyeceğini kestirmek için henüz çok erken.
İnsan hakları örgütleri, özellikle 2020-2022 Tigray savaşının hâlâ taze olan hatıraları göz önüne alındığında, şiddetin kapsamı genişledikçe ölü sayısının hızla artabileceği konusunda uyarıyor. Kasım 2022'de Pretoria Anlaşması ile sona eren bahsi geçen çatışmanın yaklaşık 600 bin kişinin hayatına mal olduğu tahmin ediliyor. Birçok kişi mevcut çatışmaların daha da ölümcül olmasından endişe ediyor.
Tamamen askeri ölçülere göre Etiyopya ordusu, savaşan yedi gruba göre üstün. Ancak, 28 Eylül'de Addis Ababa'nın güneydoğusundaki bir hava üssünü hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısı, koalisyonun orduya zarar verme gücünü ve kapasitesini gösterdi.
Savaş şu anda Etiyopya'nın 1,1 milyon kilometrekarelik yüzölçümünün yaklaşık yüzde 40'ını kapsıyor ve çatışmaların çoğu kuzeyde yoğunlaşmış durumda. Söz konusu çatışma bölgeleri Etiyopya'nın komşularıyla da sınır komşusu ve bu durum, çatışmanın alanı genişledikçe komşularının tutumları hakkında meşru soruları gündeme getiriyor.
2022 yılının sonlarına doğru, Addis Ababa ve Asmara arasındaki ortaklık çöktü; Etiyopya, Eritre'yi Amhara Fano savaşçılarını ve daha sonra Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne bağlı radikal fraksiyonları silahlandırmakla suçladı
Abiy Ahmed'in Nisan 2018'de göreve gelmesinden bu yana, başlangıçtaki iyimserliğe rağmen, Etiyopya'nın komşularının çoğuyla ilişkileri keskin bir şekilde kötüleşti. Bu sorun, savaşın Afrika Boynuzu'ndaki bu ülkede yayılmaya devam etmesi durumunda büyük önem kazanıyor. Halihazırda ilişkilerdeki gerilim durumu göz önüne alındığında, Etiyopya'nın komşularının bu duruma seyirci kalacağı ve hatta Abiy Ahmed'i istifaya zorlamaya çalışan grupları gizlice destekleyeceği tahmin ediliyor.
Kızıldeniz’e erişim çabası
Eritre, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi ve mevcut gerilimler göz önüne alındığında, Etiyopya'nın en önemli komşusudur. Göreve başlamasından üç ay sonra, Abiy Ahmed Temmuz 2018'de Eritre Cumhurbaşkanı Isaias Afwerki ile görüşmek üzere Asmara'ya gitti. İki lider, 1998'den 2000'e kadar ülkeleri arasında süren sınır savaşını resmen sona erdiren ortak bir bildiri imzaladı.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ve Eritre Cumhurbaşkanı Isaias Afwerki, Etiyopya'nın Addis Ababa kentindeki Eritre büyükelçiliğinin yeniden açılışını kutluyor, 16 Temmuz 2018 (AFP)
Kısa bir süre sonra sınır yeniden açıldı, uçuşlar ve telefon görüşmeleri tekrar başladı ve aynı yılın eylül ayında Cidde'de bir anlaşma imzalandı. Bu yakınlaşma Abiy Ahmed'e 2019 Nobel Barış Ödülü'nü kazandırdı. Kısa bir süre için iki lider, Somali'yi üçlü bir ittifaka dahil etmeyi bile başardı.
Kasım 2020'de, Etiyopya'daki Tigray çatışmasının patlak vermesiyle bu sıcak ilişkiler askeri bir ortaklığa dönüştü. Eritre güçleri, Isaias'ın uzun süredir düşmanı olan Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) karşı Etiyopya federal güçleri ve Amhara milisleriyle birlikte savaştı.
Daha önce de belirtildiği gibi, çatışmalar geniş çaplı bir yıkıma ve ağır bir bilançoya neden oldu.
Ancak Isaias, Etiyopya ve Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin Kasım 2022'de Eritre'nin katılımı olmadan Pretoria Anlaşması'na (ateşkes anlaşması) varmasıyla kendini tecrit edilmiş hissetti. Eritre Cumhurbaşkanı TPLF'yi tamamen ortadan kaldırmak istiyordu, ancak anlaşma TPLF'nin Tigray'da siyasi bir güç olarak kalmasına izin verdi ve Eritre birlikleri de dahil olmak üzere yabancı güçlerin çekilmesini şart koşarak ilişkiye yeni bir gerilim kaynağı ekledi.
2022'nin sonlarına doğru, Addis Ababa ve Asmara arasındaki ortaklık çöktü. Etiyopya, Eritre'yi Amhara Fano savaşçılarını ve ardından federal hükümete karşı olan Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne bağlı radikal fraksiyonları silahlandırmakla suçladı. Eski sınır sorunları da tamamen ortadan kalkmadı; bunlardan biri de Etiyopya ile sınır anlaşmazlığının merkezinde yer alan Eritre'nin Badme kasabasının statüsüydü.
İki ülke arasındaki uçurum, Abiy Ahmed'in tamamen karayla çevrili Etiyopya için Kızıldeniz'e erişimi “varoluşsal bir ihtiyaç” olarak nitelendirmeye başlamasıyla daha da derinleşti. Bu bağlamda Asmara, Etiyopya'nın sınırına sadece yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Eritre'nin Assab Limanı hakkındaki söylemlerini, topraklarına yönelik örtülü bir tehdit olarak gördü.
2024'ten 2026'ya kadar ilişkiler daha da kötüleşti. Hem Etiyopya hem de Eritre orduları, özellikle Assab yakınlarında, ortak sınırları yönünde güçler konuşlandırdı. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre Eritre'nin Mısır ve Somali ile yakınlaşması, Mısır'ın Addis Ababa ile Büyük Rönesans (Hedasi) Barajı ve Kızıldeniz'e erişim konusunda anlaşmazlık yaşadığı bir dönemde gerilimleri daha da artırdı.
1 Ekim 2026'da Addis Ababa, “Etiyopya ulusal güvenliğine doğrudan tehdit oluşturan” 10 Eritreli diplomatı sınır dışı edeceğini ve Asmara'daki büyükelçiliğini kapatacağını duyurdu.
Eritre Dışişleri Bakanlığı ise “aynı şekilde karşılık vermekten başka seçeneğimiz yok” şeklinde yanıt verdi.
Travmalar yaşayan binlerce Eritreli mültecinin bombardımanlar ile silahlı saldırılardan kaçmasının ardından, Etiyopya'nın Afar bölgesindeki Semera'da bulunan Agda Oteli yerleşkesinde bir adam kapıdan çıkarken polis nöbet tutuyor, 14 Şubat 2022 (AFP)
Somaliland anlaşması
2018'deki Asmara gezisinden bir ay önce Abiy Ahmed, iyimser bir atmosferde Mogadişu'ya geldi. Bu ziyaret, iktidarının başlangıcında benimsediği uzlaşmacı yaklaşımın devamıydı. Abiy ve dönemin Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu, ticaret, limanlar ve altyapı alanlarında iş birliğini güçlendirme sözü verdiler ve bu hedefleri ilerletmek için ortak bir komite kurdular.
Somali ve Etiyopya bir süre terörle mücadelede iş birliği yaptı, ancak daha sonra Etiyopya odağını tekrar Somaliland'a çevirdi ve bu da Mogadişu açısından Addis Ababa'nın kendi işlerine müdahale ettiğinden şüphelenmek için yeterli bir sebepti
O dönemde Abiy Ahmed, içindeki herhangi bir tarafın yanında durmak ve tarafını tutmak yerine, Somali'ye federal düzeyde tek bir ortak olarak davranmayı tercih etti. Bu yaklaşım, Mogadişu'daki karar vericiler nezdinde güvenilirliğini artırdı, ancak hükümeti uzun süredir Addis Ababa ile yakın iş birliği içinde olan ayrılıkçı Somaliland bölgesini kızdırdı.
Mogadişu ve Addis Ababa bir süre terörle mücadelede iş birliği yaptı. Fermacu, Mogadişu'da geniş ölçüde Etiyopya'nın tercih ettiği ortak olarak görülüyordu.
İlişkilerde biraz iyi niyet vardı, ancak bu daha çok kişisel uzlaşıya ve ortak bölgesel çıkarlara dayanıyordu, geçmişin gerçek bir değerlendirmesine değil. Hasan Şeyh Muhammed 2022'de Somali cumhurbaşkanlığına döndüğünde, özellikle egemenlik ve federal birlik konusunda daha iddialı bir tavır benimsemesinin ardından ilişkiler değişti. Aynı zamanda Abiy Ahmed de ülkesinin Kızıldeniz'e erişmesini sağlama çabalarında daha iddialı tavır sergilemeye başlamıştı.
Ardından Etiyopya odağını tekrar Somaliland'a çevirdi ve bu da Mogadişu açısından Addis Ababa'nın kendi işlerine müdahale ettiğinden şüphelenmek için yeterli bir sebepti. Ocak 2024'te Abiy Ahmed, Etiyopya'ya Berbera Limanı yakınlarındaki 20 kilometrelik bir kıyı şeridini ticari ve askeri amaçlarla 50 yıllığına kiralama hakkı veren bir mutabakat zaptı imzaladı; karşılığında Etiyopya'nın Somaliland'ı tanıması gerekiyordu.
Bu, Etiyopya'nın istediği gibi denize erişmesini sağlayacak, Somaliland'a da daha sonra uluslararası toplumdan elde etmeye çalıştığı tanınmayı sunacaktı.
Somaliland Devlet Başkanı Muse Bihi Abdi ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Etiyopya'nın Addis Ababa kentinde bir liman inşasına ilişkin mutabakat zaptı imzalama töreninde, 1 Ocak 2024 (Reuters)
Mogadişu cevap olarak Addis Ababa'daki büyükelçisini geri çağırdı ve Somali parlamentosu, anlaşmayı geçersiz ilan eden bir yasayı kabul etti.
Bu bozulma, Somali'nin Mısır'la güvenlik iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde Afrika Birliği Somali Misyonu'na (AMISOM) katılan Etiyopya birlikleri üzerindeki baskıyı da artırdı.
Vekalet savaşı
Abiy Ahmed'in Sudan ile ilişkisi büyük umutlarla başladı, ancak bu umutlar 2020'nin sonlarında solmaya başladı. İki ülke arasında, her iki ülkenin de hak iddia ettiği verimli bir sınır üçgeni olan el-Faşka nedeniyle gerilimler arttı ve Etiyopya'daki Tigray çatışmasının sonuçları, Büyük Rönesans Barajı üzerindeki anlaşmazlıklar ve Sudan iç savaşının patlak vermesinden sonra her iki tarafın seçtiği ittifaklar nedeniyle gerilim yükseldi.
Bir zamanlar zekice bir dış politika aracı gibi görünen şey, şimdi Abiy hükümetinin etrafında daralan çember gibi görünüyor
2019'da Abiy Ahmed, Sudanlı askeri yetkililer ve sivil liderler arasında arabuluculuk yaparak, geçici bir hükümetin kurulmasıyla sonuçlanan güç paylaşımı anlaşmasına varılmasına yardımcı oldu. Ancak Kasım 2020'ye gelindiğinde, özellikle Tigray çatışmasının patlak vermesinden sonra her şey değişti.
Etiyopya federal güçleri ve Amhara milisleri kuzey Etiyopya'ya doğru ilerlerken, Sudan ordusu, Hartum ve Addis Ababa arasında 2008 yılında yapılan bir anlaşma uyarınca Amhara çiftçilerinin yaşadığı ve topraklarını işlediği el-Faşka bölgesine girdi. 2021 yılının başlarında, Sudan güçleri çiftçileri bu bölgeden çıkardı ve bölgenin büyük bir kısmının kontrolünü ele geçirdi; bu da bir dizi çatışmaya, suçlamaya ve gerilimlerin hızla tırmanmasına neden oldu. Addis Ababa, Sudan'ın başka meselelerle meşgul olmasından faydalandığını iddia ederken, Hartum sadece topraklarını geri aldığını ısrarla belirtti.
Büyük Rönesans Barajı üzerindeki anlaşmazlık da derinleşti. Sudan, Mısır gibi, su kaynaklarına zarar vereceğinden endişe ederek, Etiyopya'nın Mavi Nil barajını doldurmasına ve işletmesine karşı çıktı. Sudan ayrıca on binlerce Tigraylı mülteciye ev sahipliği yaptı ve bu durum Etiyopya'ya, Sudan'ı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne güvenli sığınak sağlamakla suçlamak için bir gerekçe sundu.
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı General Abdulfettah Burhan, Port Sudan Uluslararası Havalimanı'nda Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'i karşılıyor, 9 Temmuz 2024 (AFP)
Sudan'daki iç karışıklık, özellikle Nisan 2023'te Sudan ordusu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında geniş çaplı çatışmaların patlak vermesinden sonra durumu daha da karmaşık hale getirdi. Etiyopya başlangıçta resmi olarak tarafsız bir duruş sergiledi ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) liderliğindeki bazı arabuluculuk çabalarına katıldı. Ancak, HDK'nin başlıca bölgesel destekçileriyle olan yakın ortaklığı Hartum'da endişelere yol açtı.
2025'ten itibaren Sudan ordusu, Etiyopya'yı HDK'ye lojistik ve eğitim desteği sağlamakla ve Etiyopya topraklarından insansız hava aracı saldırıları düzenlemesine izin vermekle defalarca suçladı.
Uzak dostlar
Dış düşmanlar bazen bir ülkeyi birleştirmeye katkıda bulunabilir, özellikle de hükümet onları destek toplamak için bir araç olarak kullandığında. Abiy Ahmed yıllardır bunu yapıyor; Mısır ve Eritre başta olmak üzere dış aktörlerle olan gerilimleri kullanarak kendisine yönelik iç desteği güçlendiriyor. Ancak bu taktik, şu anda kendisine karşı ayaklanan bölgelerde uzun süredir devam eden şikayetlerin ve haksızlıkların, Abiy Ahmed'in kullanabileceği herhangi bir dış tehditten daha yüksek sesle dile getirilmesiyle etkisini kaybediyor gibi görünüyor.
Bu da bir zamanlar zekice dış politika aracı gibi görünen şeyin, şimdi Abiy Ahmed hükümetinin etrafında daralan bir çember gibi göründüğü anlamına geliyor.
Komşu ülkeler, Etiyopya'nın dağılmasının kendi sınırlarını istikrarsızlaştırabileceğinden korkarak, federal hükümete karşı harekete geçen grupları desteklemekte tereddüt edeceklerdir. Ancak, baskı arttıkça, sadece sessizlikleri bile Abiy Ahmed'in konumunu zayıflatmaya yetecektir.
Etiyopya Başbakanı'nın 29 Eylül'de Addis Ababa'da Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Muhammed ile yaptığı görüşme, belki de Etiyopya başkentinin eteklerinde savaşın şiddetlendiği bir dönemde, Etiyopya'nın komşularından birinin sadakatini kazanmak için girişilen son çabaydı.
En dikkat çekici husus, Abiy Ahmed'in komşularının çoğunun kendisinden uzaklaşmasına neden olurken, belki de ihtiyaç duyduğu desteği sağlayacakları inancıyla, uzak ortaklarıyla daha yakın ilişkiler kurmasıdır.
Şüphesiz ki, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut gelişmeler ışığında önemi giderek artan stratejik bir su yolu olan Kızıldeniz'in kontrolü konusunda çıkarları bu ortakların çıkarlarıyla örtüşüyor. Bununla birlikte, uzak müttefiklerle kurulan bu yakın ilişkiler, Etiyopya Başbakanı’na sunabilecekleri desteğin, artan iç huzursuzluk döneminde onu kurtarıp kurtaramayacağı konusunda soru işaretleri de doğuruyor.
*"Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir."
Etiyopya'da hükümet yanlısı milisler, Tigray'ın başkentindeki havalimanının kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5325375-etiyopyada-h%C3%BCk%C3%BCmet-yanl%C4%B1s%C4%B1-milisler-tigray%C4%B1n-ba%C5%9Fkentindeki-havaliman%C4%B1n%C4%B1n
Etiyopya'da hükümet yanlısı milisler, Tigray'ın başkentindeki havalimanının kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladı
Tigray'ın başkenti Mekele'de bir cadde, (Reuters)
Etiyopya'da hükümet yanlısı bir milis grup dün yaptığı açıklamada, isyancı güçlere karşı düzenlediği karşı saldırının ardından kuzeydeki Tigray bölgesinin başkenti Mekele'deki havalimanının kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu.
“Tigray Barış Gücü”, X platformunda yaptığı paylaşımda, kentin yaklaşık 10 kilometre dışında bulunan Alula Aba Nega Havalimanı'nın kontrolünü tamamen ele geçirdiklerini belirtti. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre, bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamadı.
Silahlı grup daha önce yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeyindeki isyancıların kalesi konumundaki Tigray'ın başkentine doğru ilerlediğini bildirmişti. Etiyopya ile Eritre'nin diplomatik ilişkilerini kesmesinin ardından çatışmaların daha geniş kapsamlı bir savaşa dönüşebileceğine yönelik endişeler artıyor.
Etiyopya ordusu ve müttefik güçleri, geçen hafta “Tigray Halk Kurtuluş Cephesi” (TPLF) ile çatışmaların başlamasından bu yana bölgede hızlı ilerleme kaydetti. Bölgedeki iktidar partisinin öncülük ettiği isyancı ittifakıyla yaşanan çatışmalar, 2020-2022 yılları arasındaki iç savaştan bu yana şiddetin en ciddi şekilde tırmandığı dönem olarak değerlendiriliyor.
Analistler, mevcut çatışmanın, farklı güçlerin nüfuz mücadelesi verdiği ve giderek daha kırılgan hale gelen bölgede Etiyopya sınırlarının ötesine taşmasından endişe ediyor. Etiyopya'nın eski baş düşmanı Eritre, Tigray'ın kuzeyinde; üç yılı aşkın süredir devam eden iç savaşla mücadele eden Sudan ise bölgenin batısında bulunuyor.
Etiyopya hükümeti, Eritre, Sudan ve Mısır'ı muhalif ittifaka destek vermekle suçladı. Üç ülke de bu suçlamaları reddetti.
Nijer’de iki saldırıda 50’den fazla güvenlik görevlisi öldühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/afrika/5323745-nijer%E2%80%99de-iki-sald%C4%B1r%C4%B1da-50%E2%80%99den-fazla-g%C3%BCvenlik-g%C3%B6revlisi-%C3%B6ld%C3%BC
Nijer’de iki saldırıda 50’den fazla güvenlik görevlisi öldü
Nijer askerleri (Reuters- Arşiv)
İki güvenlik kaynağı, Sahra Altı Afrika’nın Sahel bölgesinde yer alan Nijer’in batısında düzenlenen iki ayrı saldırıda 50’den fazla güvenlik gücü mensubunun hayatını kaybettiğini belirtti. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bölgede, terör örgütü DEAŞ’ın bölgesel kolunun da aralarında bulunduğu silahlı gruplar faaliyet gösteriyor.
Kaynaklar Reuters’a, çarşamba günü bir jandarma konvoyunun Abala-Filinge yakınlarında pusuya düşürüldüğünü belirtti. Cumartesi günü ise Birni-N’Konni’de düzenlenen ayrı bir saldırıda 30’dan fazla askerin öldüğünü ifade ettiler. İki saldırının da teröristler tarafından gerçekleştirildiği belirtilirken, olaylara ilişkin ayrıntı verilmedi.
SITE Intelligence Group, dün DEAŞ’ın Batı Afrika’daki kolu olan ve “DEAŞ-Sahel Vilayeti” olarak bilinen örgütün pazar günü yayımladığı iki ayrı açıklamayla saldırıların sorumluluğunu üstlendiğini bildirdi.
Örgüt, ocak ayında başkent Niamey’deki sivil havalimanına ve bir askeri hava üssüne saldırmıştı. Bu saldırı, hükümetin isyancı gruplarla mücadelede kayda değer ilerleme sağlayamadığına ilişkin değerlendirmeleri gündeme getirmişti. Ülkeyi 2023’teki darbenin ardından iktidarı ele geçiren ordu yönetiyor.
Nijer’de isyancı askerler geçen ay havalimanına ve devlet başkanlığı yerleşkesine saldırmış, bunun üzerine hükümete bağlı güçlerle çatışma yaşanmıştı. Hükümet güçlerine Kremlin’in kontrolündeki paramiliter yapı Afrika Kolordusu’na bağlı unsurlar destek verdi.
Analistler ve güvenlik kaynakları, özellikle Nijer’in batısında isyancı gruplar karşısında tekrarlanan kayıpların ardından cephede görev yapan ordu birlikleri arasındaki hoşnutsuzluğun giderek arttığını belirtiyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة