Rus Hava Kuvvetleri ve Mali ordusu, Anefis’in kontrolünü yeniden ele geçirdi

Askeri üssün kuşatmasını kırmayı başardılar... Azavad Kurtuluş Cephesi birliklerini geri çekti

Mali ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsü
Mali ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsü
TT

Rus Hava Kuvvetleri ve Mali ordusu, Anefis’in kontrolünü yeniden ele geçirdi

Mali ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsü
Mali ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsü

Mali ordusu ile Rus güçleri, geçtiğimiz hafta boyunca, El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin (CNIM) ile müttefik olan Azavad Kurtuluş Cephesi’ne karşı yürütülen şiddetli çatışmaların ardından dün ülkenin kuzeyindeki Anefis kasabasında yeniden kontrolü sağladı. Bu gelişme, isyancı güçler tarafından da doğrulandı.

 ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsüMali ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsü

Azavad Kurtuluş Cephesi bünyesindeki Tuareg isyancıları, geçtiğimiz hafta cumartesi günü Mali’nin kuzeyindeki birçok kente eş zamanlı ve koordineli saldırılar başlatmış, daha sonra operasyonlarını Anefis kasabasına yoğunlaştırmıştı. Stratejik öneme sahip bir askeri üsse ev sahipliği yapan kasaba, Kidal bölgesine açılan kapı olmasının yanı sıra, Mali’nin kuzeyi ile orta kesimleri arasındaki ikmal hattının önemli bir bağlantı noktası olarak öne çıkıyor.

Mali ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsü Mali ordusu tarafından yayınlanan ve Anefis kasabasındaki çatışmaları gösteren videodan alınan ekran görüntüsü

İsyancılar ilk etapta küçük kasabanın kontrolünü ele geçirse de askeri üs, Rus güçleri ile Mali ordusunun elinde kalmıştı. Yaklaşık bir hafta boyunca üsse kuşatma uygulayan isyancılar, perşembe akşamı bölgeye ulaşan askeri takviye birliklerinin kuşatmayı kırmasının ardından kasabanın kontrolünü yeniden Mali ordusu ve Rus güçlerine kaptırdı.

Ablukayı kırmak

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Malili bir askeri kaynak yaptığı açıklamada, “Mali ordusu ile ortaklarımız olan Afrika Kolordusu güçlerinin kuşatmayı yararak Anefis’e ulaştığını ve bölgede konuşlu birliklerimize takviye sağladığını doğrulayabilirim” dedi.

Anefis’in yaklaşık 240 kilometre güneyindeki Gao kentinden onlarca askeri araçtan oluşan bir konvoyun hava desteği eşliğinde yola çıktığı, Azavad Kurtuluş Cephesi ile El Kaide bağlantılı CNIM örgütünün güzergâh boyunca düzenlediği saldırılara rağmen kasabaya ulaşmayı başardığı belirtildi.

Nijer sınırı yakınlarında devriye gezen Mali askerleri (Arşiv – Reuters)Nijer sınırı yakınlarında devriye gezen Mali askerleri (Arşiv – Reuters)

Azavad Kurtuluş Cephesi Sözcüsü Muhammed el-Mevlud Ramazan da AFP’ye yaptığı açıklamada, “Belirli bir strateji doğrultusunda ve siviller arasında can kaybı yaşanmaması için Anefis’ten çekilme kararı aldık” ifadesini kullandı. Mali ordusundan bir albayın öldürüldüğünü öne süren Ramazan, “Karşı taraf Mali dışından takviye getirdi. Karşımızdaki güçlerin yüzde 95’ini Ruslar oluşturuyordu. Geriye kalan yüzde 5 ise kuzeydeki milisler ile Mali ordusundan oluşuyordu” dedi.

Mali’nin başkenti Bamako’da bir yol (AFP)Mali’nin başkenti Bamako’da bir yol (AFP)

Çatışma devam ediyor

Ramazan dün Facebook hesabından yaptığı açıklamada, “Düşmana karşı bir hafta boyunca aralıksız süren çatışmalarda savaşçılarımız direnme ve inisiyatifi elinde tutma kabiliyetini ortaya koydu. Rus güçleri, Mali ordusu ve milislere hem personel hem de askeri teçhizat açısından ağır kayıplar verdirdik ve sahadaki inisiyatifi korumayı başardık” ifadelerini kullandı.

Ramazan sözlerini şöyle sürdürdü: “Askeri hedefimiz Anefis’in kontrolünü ele geçirmekti ve bu hedef operasyonların bu aşamasında gerçekleşmedi. Ancak hedefe ulaşılamamış olması sahada elde edilen kazanımları ortadan kaldırmıyor. Düşman ağır bir bedel ödemek zorunda kaldı; insan gücü ve lojistik kapasitesi önemli ölçüde yıpratıldı.”

 Ağustos 2020’de Mali’nin başkenti Bamako’da devriye gezen Mali askerleri(AP)Ağustos 2020’de Mali’nin başkenti Bamako’da devriye gezen Mali askerleri (AP)

Ramazan, açıklamasını, “Savaş henüz sona ermedi. Şu ana kadar yaşananlar operasyon sürecinin yalnızca bir aşamasını oluşturuyor. Nihai değerlendirme tek bir çatışmanın sonucuna göre değil, savaşın genel sonucuna göre yapılacaktır” ifadeleriyle tamamladı.

Belirleyici savaş

Sahadan gelen bilgilere göre, Anefis kasabasına askeri takviye birliklerinin ulaşmasının ardından perşembe akşamı belirleyici bir çatışma yaşandı. Rus yapımı Suhoy savaş uçakları ile insansız hava araçlarının (İHA) da kullanıldığı çatışmaların 10 saatten fazla sürdüğü belirtildi.

Kaynaklar, Mali ordusuna bağlı yerel Tuareg milislerinin de belirleyici çatışmada önemli rol oynadığını belirtti. Söz konusu güçlere, Mali ordusunda görev yapan Tuareg kökenli General Hacı A. Ag Gamo’nun komuta ettiği, Gamo’nun çöl savaşları ile isyancı gruplar, El Kaide ve DEAŞ’a karşı yürütülen operasyonlardaki tecrübesiyle tanındığı ifade edildi.

Aynı kaynaklara göre, çatışmaların şiddeti ve hava kuvvetlerinin belirleyici müdahalesi nedeniyle, Tuareg isyancıları savaş alanından kademeli olarak çekilme kararı aldı. İsyancıların, Mali’nin en kuzeyindeki Kidal bölgesindeki üslerine yöneldiği, stratejik öneme sahip Kidal kentinin halen isyancıların kontrolünde bulunduğu kaydedildi.

Rusya’ya bağlı Afrika Kolordusu ise X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, El Kaide bağlantılı CNIM lideri İyad Ag Ghali’nin perşembe günü Anefis çevresinde yaşanan çatışmalarda yaralandığını öne sürdü. Ancak bu bilgi, bağımsız kaynaklar tarafından henüz doğrulanmadı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani ile yaptığı görüşmede (Rusya Dışişleri Bakanlığı)Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani ile yaptığı görüşmede (Rusya Dışişleri Bakanlığı)

Savaş devam ediyor

Mali ordusu, Anefis’te dün yaşanan çatışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, Rus güçleriyle koordinasyon içinde 15 hava saldırısı düzenlediklerini, 12 savaş aracını imha ettiklerini ve yaklaşık 100 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Açıklamada, ortak operasyonların ‘tüm çatışma sahalarında kararlılık ve azimle sürdürüldüğü’ vurgulandı.

Ordu, perşembeyi cumaya bağlayan gece Gao kentinden yola çıkan büyük bir lojistik konvoyun Anefis’e ulaştığını belirterek, “Hava ve kara unsurlarının yürüttüğü operasyonlar sayesinde, güzergâh ve kasabaya giriş hattı güvence altına alındı. Bu süreçte silahlı terörist grupların düzenlediği çok sayıda çatışma ve pusu girişimine rağmen ilerleme sağlandı” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, isyancıların ‘kamikaze İHA’ kullandığı öne sürüldü.

Mali ordusu, belirleyici çatışmadan iki gün önce silahlı kuvvetlerin Anefis’te teröristlerin kontrolündeki stratejik noktaları temizlediğini, böylece askeri birliklerin ilerleyişi ve bölgeye konuşlanması için gerekli şartların yeniden oluşturulduğunu kaydetti.

 Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Niamey’de Sahel ülkeleri dışişleri bakanlarıyla yaptığı toplantıda (Rusya Dışişleri Bakanlığı)Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Niamey’de Sahel ülkeleri dışişleri bakanlarıyla yaptığı toplantıda (Rusya Dışişleri Bakanlığı)

Lavrov, operasyonel kapasitelerin güçlendirileceğini vurguladı

Rusya ile Afrika Sahel Devletleri Konfederasyonu bu hafta Fransa ve Ukrayna’yı, son haftalarda Mali ve Nijer’e yönelik terör saldırıları düzenleyen gruplarla iş birliği yapmakla suçladı. Suçlamalar arasında, ocak ayında DEAŞ’ın üstlendiği Nijer’in başkenti Niamey’deki havalimanına yönelik saldırı ile nisan ayı sonunda El Kaide’nin üstlendiği Mali’deki saldırı da yer aldı.

Söz konusu suçlamalar, çarşamba günü Rusya ile Sahel Devletleri Konfederasyonu dışişleri bakanlarının ikinci istişare toplantısının ardından yayımlanan ortak bildiride yer aldı. Nijer’in başkenti Niamey’de düzenlenen toplantıya Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Sahel ülkelerinin dışişleri bakanları katıldı.

Lavrov, “Terörle mücadele, bugün yaptığımız görüşmelerin öncelikli gündem maddelerinden biri oldu. Bu alanda da kalkınmamızı engelleyen unsurların sürekli izlenmesine yönelik mekanizmalar kurulabilir. Özellikle finansman ağlarının tespit edilmesi ve dağıtılması büyük önem taşıyor. Terörizm hem Sahel Devletleri Konfederasyonu hem de Rusya açısından acil ve doğrudan etkileri olan bir sorundur” dedi.

Toplantının sonuç bildirisinde, Konfederasyon üyesi ülkeler ile Rusya arasındaki askeri ve askeri-teknik iş birliğinin güçlendirilmesinden memnuniyet duyulduğu belirtilirken, Rus tarafı da üye ülkelerin silahlı kuvvetleri ile Sahel Devletleri Konfederasyonu Ortak Gücü’nün operasyonel kapasitesinin geliştirilmesine desteğini sürdürme konusundaki kararlılığını yineledi.



Zambiya Cumhurbaşkanı Hichilema ikinci başkanlık dönemi için yeniden seçildi

Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu kullanırken (AFP)
Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu kullanırken (AFP)
TT

Zambiya Cumhurbaşkanı Hichilema ikinci başkanlık dönemi için yeniden seçildi

Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu kullanırken (AFP)
Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu kullanırken (AFP)

Zambiya Seçim Komisyonu, bugün yaptığı açıklamada, geçen hafta düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yaklaşık yüzde 60’ını alan Devlet Başkanı Hakainde Hichilema’nın ikinci kez seçildiğini duyurdu.

Sonuç büyük ölçüde bekleniyordu. 2021’den bu yana iktidarda bulunan Hichilema, ilk kez cumhurbaşkanlığı yarışına giren eski bir bölge bakanının da aralarında bulunduğu 13 adayla yarıştı.

Zambiya Seçim Komisyonu Başkanı Mwangelwa Zaloumis, mayıs ayında seçim yarışına katılan 55 yaşındaki eski bakan Brian Mundubile’nin oyların yaklaşık yüzde 38’ini aldığını açıkladı.

Zaloumis, 226 seçim bölgesinden 5’inde oyların henüz sayılmadığını, ancak “kalan oyların seçimlerin genel sonucunu önemli ölçüde değiştirmesinin beklenmediğini” söyledi.

13 Ağustos’ta yapılan seçimlere, muhalefetin seçimlerde usulsüzlük yapıldığı yönündeki suçlamaları damga vurdu. Seçim görevlilerine yönelik saldırılar ve oy pusulalarının çalınmasının ardından ülke genelindeki oy sayım süreci askıya alındı.

Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları da seçim öncesinde siyasi alanın daralması konusunda uyarıda bulunarak, seçim kampanyalarına yönelik kısıtlamalara dikkat çekmişti.

Uluslararası ve yerel seçim gözlem heyetleri de hafta sonu yaptıkları açıklamalarda, seçim sürecinin içinde bulunduğu koşulların adaylar arasında eşit olmayan bir rekabete yol açtığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre seçimler, Hichilema’nın ilk dönemine ilişkin bir referandum niteliğinde görülüyordu. Bu dönemde Zambiya ekonomisi, yıllarca süren mali krizlerin ardından yeniden büyümeye başladı.


Kongo: Ebola salgını, ülke tarihindeki en ölümcül salgın haline geldi

Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)
Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)
TT

Kongo: Ebola salgını, ülke tarihindeki en ölümcül salgın haline geldi

Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)
Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)

Hükümet tarafından dün yayımlanan verilere göre, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden Ebola salgını 2 bin 325 kişinin ölümüne yol açtı. Böylece salgındaki can kaybı, 2018-2020 yılları arasındaki Ebola salgınında kaydedilen 2 bin 299 ölümü aşarak ülke tarihinin en ölümcül salgını oldu.

Kongo Halk Sağlığı Enstitüsü’nün son raporunda, doğrulanmış vaka sayısının son 24 saatte tespit edilen 101 yeni vakayla birlikte 4 bin 945’e yükseldiği bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre ülkede 17’nci olan Ebola salgını, vaka sayısı bakımından da Kongo tarihindeki en büyük salgın olma özelliğini temmuz ayı sonunda kazanmıştı.

Hükümetin son verileri, toplam can kaybının daha önce ülke tarihinin en ağır salgını olarak kabul edilen 2018-2020 dönemindeki 2 bin 299 kişilik ölüümü geride bıraktığını gösterdi.

Toplam doğrulanmış vaka sayısı ise 4 bin 945’e ulaştı. Salgının resmi olarak ilan edilmesinden üç ay sonra ulaşılan bu rakam, 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da yaşanan Ebola salgınını geride bırakıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre Gine, Liberya ve Sierra Leone’yi etkileyen söz konusu salgında 28 bin 616 vaka ve 11 bin 310 ölüm kaydedilmişti.

Batı Afrika’daki salgında can kaybının 1000’e ulaşması, salgının ilan edilmesinden yaklaşık beş ay sonra gerçekleşmişti. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki mevcut salgında ise ölü sayısı üç aydan kısa bir sürede 2 bine ulaştı.

Halen ülkede yayılan Ebola virüsünün Bundibugyo suşuna karşı kullanılabilecek onaylı bir tedavi veya aşı bulunmuyor.

Az sayıda deneysel aşı ve tedavi yöntemi değerlendirilirken, küresel sağlık otoriteleri mevcut Ebola tedavilerinin bu suşa karşı koruma sağlayıp sağlayamayacağını araştırıyor. Şu ana kadar bu konudaki kanıtlar yalnızca hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarla sınırlı.

Ebola virüsü, hastalığa yakalanmış kişilerin canlı ya da ölü olması fark etmeksizin vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Virüs ateş, kusma ve ishale neden olabilirken, ağır vakalarda iç ve dış kanamalara yol açabiliyor.


BM: Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Ebola her 30 dakikada bir hastanın hayatını kaybetmesine yol açıyor

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Kızılhaç gönüllüleri, ülkenin doğusundaki Ituri eyaletinde Ebola virüsü kurbanı bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Kızılhaç gönüllüleri, ülkenin doğusundaki Ituri eyaletinde Ebola virüsü kurbanı bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
TT

BM: Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Ebola her 30 dakikada bir hastanın hayatını kaybetmesine yol açıyor

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Kızılhaç gönüllüleri, ülkenin doğusundaki Ituri eyaletinde Ebola virüsü kurbanı bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Kızılhaç gönüllüleri, ülkenin doğusundaki Ituri eyaletinde Ebola virüsü kurbanı bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)

BM’nin üst düzey yetkililerinden biri, dün yaptığı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola virüsünün her 30 dakikada bir kişinin ölümüne yol açtığını belirterek salgınla mücadele için uluslararası çabaların artırılması çağrısında bulundu.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki bir hastanede Ebola virüsü nedeniyle hayatını kaybeden bir kişinin tabutunu taşıyan sağlık çalışanları. (EPA)
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki bir hastanede Ebola virüsü nedeniyle hayatını kaybeden bir kişinin tabutunu taşıyan sağlık çalışanları. (EPA)

BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İnsani İşlerden Sorumlu Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher yaptığı açıklamada, “Bu, şimdiye kadar görülen en hızlı yayılan salgın” dedi. Fletcher, “Virüs bizi daha fazla geride bırakmadan hızlı hareket etmeli, müdahaleyi genişletmeli ve dayanışmayı artırmalıyız” ifadelerini kullandı.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 15 Mayıs’ta ortaya çıktığı açıklanan Ebola salgınında, 4 bin 500’den fazla vaka arasından en az 2 bin 128 kişi hayatını kaybetti. BM daha önce salgının, hastalık tarihindeki en ölümcül Ebola salgını olma yolunda ilerlediği uyarısında bulunmuştu.

Vücuttaki sıvılarla temas yoluyla bulaşan ve hemorajik ateşe yol açan virüsü kontrol altına almaya yönelik son çalışmaları değerlendiren Fletcher, “Ebola, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde üstünlük sağlıyor. Virüsün müdahale kapasitemizi aşmasına izin veremeyiz” uyarısında bulundu.

Fletcher, “Salgın her 30 dakikada bir kişiyi öldürüyor” diyerek, çok daha fazla insanın risk altında olduğunu belirtti.

Fletcher, ülkelerin şimdiye kadar salgınla mücadele için oluşturulan fona yaklaşık 300 milyon dolar bağışladığını ifade etti.

BM kuruluşlarının gerçekleştirdiği toplantının ardından, Birleşmiş Milletler Acil Müdahale Fonu’ndan 30,5 milyon dolar ek kaynak ayrıldığı duyuruldu. Bu miktar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve diğer dört ülkenin salgınla mücadelesine destek amacıyla daha önce tahsis edilen 24 milyon dolara ilave edildi.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin altı eyaletinde vaka tespit edilirken, Uganda’da da vakalar görüldü. Ayrıca Güney Sudan sınırına yakın bölgelerde de vakalar kaydedildi.

Fletcher, Ebola ile mücadele için 20 personelin daha “ön saflara” gönderildiğini, ancak daha fazlasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Güvenli ve insani cenaze işlemlerini sağlayan ekiplerin sayısını iki katına çıkarmalı, tedavi kapasitesini üç kat artırmalı, temaslı takibini geliştirmeli ve daha deneyimli yöneticiler görevlendirmeliyiz” diyen Fletcher, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En önemlisi ise bölgedeki su, sanitasyon, sağlık hizmetleri ve diğer temel ihtiyaçların karşılanması için gereken kapsamlı desteği sağlamalıyız.”

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Ebola’nın 17. salgını, bilinen bir tedavisi veya aşısı bulunmayan Bundibugyo suşundan kaynaklanıyor.

Ebola virüsü, son 50 yılda Afrika’da 15 binden fazla kişinin ölümüne neden oldu.

2018-2020 yılları arasında yaşanan ve hastalığın en ölümcül salgını olarak kayıtlara geçen son büyük salgında ise yaklaşık 3 bin 500 vakadan 2 bin 300 kişisi hayatını kaybetti.