Malezya, LGBT temalı Swatch saatlere el koydu

Swatch yetkilileri, Malezya'daki mağazalarda saatlerin tekrar vitrine yerleştirileceğini söyledi (Swatch)
Swatch yetkilileri, Malezya'daki mağazalarda saatlerin tekrar vitrine yerleştirileceğini söyledi (Swatch)
TT

Malezya, LGBT temalı Swatch saatlere el koydu

Swatch yetkilileri, Malezya'daki mağazalarda saatlerin tekrar vitrine yerleştirileceğini söyledi (Swatch)
Swatch yetkilileri, Malezya'daki mağazalarda saatlerin tekrar vitrine yerleştirileceğini söyledi (Swatch)

Malezya, İsviçreli saat üreticisi Swatch'un LGBT koleksiyonundaki saatleri piyasadan toplattı.

Fransız haber ajansı AFP, aralarında başkent Kuala Lumpur'daki dükkanların da yer aldığı 11 Swatch mağazasına güvenlik güçleri tarafından baskın düzenlendiğini yazdı. 

Haberde, Swatch'un "Pride koleksiyonunda" yer alan toplam 14 bin dolar değerindeki 164 saate el konduğu bilgisi paylaşıldı.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters da baskınların 13-14 Mayıs'ta yapıldığını aktardı.

Swatch'un CEO'su Nick Hayek, "Gökkuşağı renklerinin kullanıldığı, barış ve sevgi mesajı içeren saat koleksiyonumuzun zararlı olabileceğine dair bakış açısına kesinlikle karşı çıkıyoruz" dedi. 

Swatch'un Malezya şubesinin pazarlama müdürü Sarah Kok ise firmanın İsviçre'deki ana merkezinden verilen talimat doğrultusunda, mağazalara LGBT koleksiyonundaki saatlerden tekrar gönderileceğini belirtti. 

AFP, saatlere 1984 tarihli Matbaalar ve Yayımlar Kanunu'ndan hareketle el konduğunu aktardı. Söz konusu kanun, zararlı ya da yasadışı görülen içeriklerin paylaşılmasını ve çoğaltılmasını yasaklıyor.

Malezya İçişleri Bakanlığı'ndan kimliğini paylaşmayan bir yetkiliyse saatlerde LGBT ifadesinin ve bu topluluğun bayrağında yer alan renklerin kullanıldığını belirterek, koleksiyonun toplatılmasını savundu. 

Swatch yetkilileriyse el konan saatlerin geri alınması için hukuki işlem başlatılacağını söyledi.

Nüfusunun çoğunluğunu Sünni Müslümanların oluşturduğu Malezya'da eşcinsellik yasadışı kabul ediliyor. 2018'de iki kadın, eşcinsel ilişkiye girdikleri gerekçesiyle kırbaçlanmıştı.

Independent Türkçe, Guardian, Reuters



Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
TT

Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)

Pakistan havacılık yetkilileri, K2 Airways'e ait beş mürettebatın bulunduğu bir kargo uçağıyla dün gece hava trafik kontrolü arasındaki bağlantının kesildiğini açıkladı. Uçağın, Şarika'dan Karaçi'ye yaptığı sefer sırasında seyrüsefer sisteminde arıza bildirmesinin ardından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre, uçağın akıbeti henüz bilinmiyor.

Pakistan Sivil Havacılık Otoritesi, uçağın Karaçi açıklarında kaybolduğunu duyurdu.

Kurumun X platformundan yaptığı açıklamada, Arap Denizi'nde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, uçağın kaybolma nedeninin henüz tespit edilemediği ifade edildi.

Açıklamaya göre, Karaçi merkezli K2 Airways şirketine ait Boeing 737 tipi kargo uçağı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şarika kentinden Karaçi'ye yük taşıdığı sırada yerel saatle 21.18'de seyrüsefer sisteminde arıza bildirdi.

Sivil Havacılık Otoritesi, radar verilerinin uçağın saat 21.21 sıralarında hızla irtifa kaybettiğini ve keskin bir rota değişikliği yaptığını gösterdiğini belirtti. Uçakla radar ve telsiz bağlantısı, Karaçi'nin yaklaşık 155 deniz mili (287 kilometre) batısında tamamen kesildi.


Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
TT

Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)

Çin yönetimi tartışma yaratan etnik birlik yasasını savundu.

Çin Ulusal Halk Kongresi'nin marttaki yıllık genel kurul toplantısında kabul edilen Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, 1 Temmuz'da yürürlüğe girdi.

Yasa etnik azınlıklara "Çin ulusu için ortak topluluk hissinin güçlendirilmesi" diye tanımlanan bir misyon yüklüyor.

Bu kapsamda etnik azınlıkların anaokulundan itibaren Mandarin Çincesini öğrenmesi şart koşulurken, "vatansever bir eğitim sisteminin" önemine işaret ediliyor.

Ayrıca ülke içinde veya dışında Çin halkı arasında "etnik birliği zedeleyecek veya etnik temelli ayrışmalara yol açacak" her türlü eylemin yasaklanacağı bildiriliyor.

Nüfusun hakim çoğunluğunu Han Çinlilerinin oluşturduğu ülkede aralarında Uygur Türkleri, Tibet ve Moğol halklarının da yer aldığı, resmi olarak tanınan 56 etnik grup var.

Yasanın yürürlüğe girmesi hak örgütlerinin yanı sıra Uygur ve Tibetlilerden de tepki topladı. Düzenlemeye karşı çıkanlar, bunun etnik halkların geleneklerini korumak yerine onları tek bir Çin kimliği altında asimile etmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Tibetli aktivist Lobga Rangzen'in çarşamba günü New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi önünde düzenlediği eylemde kendini ateşe vermesinin yankıları da sürüyor.

52 yaşındaki eylemci, protestodan önce çektiği videoda Pekin'in politikalarının "Tibet halkını yok ettiğini" öne sürmüştü.

Çin ise tartışmalı etnik birlik yasasını savundu. Çin Adalet Bakan Yardımcısı Hu Weilie, perşembe günkü açıklamasında Batı medyasının yasayı "çarpıtarak yorumladığını", etnik halkların haklarını güvenceye alan düzenlemenin "meşru, yasal ve gerekli" olduğunu ileri sürdü.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da cuma günkü açıklamasında ABD ve Avrupa Birliği'nin "kötü niyetli davranarak yasayı karalamaya çalıştığını" savundu.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'ın çarşamba günkü başyazısında, Batı medyasında yasayla ilgili çıkan haberlerin "gerçeklerden kopuk, önyargılarla şekillenen görüşlere dayandığı ve tek taraflı olduğu" iddia edildi.

Yazıda, Pekin Üniversitesi'nden Profesör Ma Rong'un şu yorumları da aktarıldı:

Esasen, Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, Çin ulusunun temel ve genel çıkarlarını koruyan bir kanundur. Bu yasa, Anayasal hükümlerin uygulanması, etnik meselelerin ele alınması ve etnik çalışmaların yürütülmesi temel niteliktedir.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times


Endonezya'da silahlı bir grup, Papua eyaletinde Amerikalı bir pilotu öldürdüklerini iddia etti

Endonezya askerleri Güney Sumatra eyaletinde askeri tatbikatlara katılıyor (Reuters)
Endonezya askerleri Güney Sumatra eyaletinde askeri tatbikatlara katılıyor (Reuters)
TT

Endonezya'da silahlı bir grup, Papua eyaletinde Amerikalı bir pilotu öldürdüklerini iddia etti

Endonezya askerleri Güney Sumatra eyaletinde askeri tatbikatlara katılıyor (Reuters)
Endonezya askerleri Güney Sumatra eyaletinde askeri tatbikatlara katılıyor (Reuters)

Endonezya'nın en doğusundaki Papua bölgesinde faaliyet gösteren silahlı bir grup, savaşçılarının dün ücra bir hava pistinde ABD vatandaşı bir pilotu öldürdüğünü öne sürdü. Yetkililer ise iddiayı henüz doğrulayamadı.

Batı Papua Ulusal Kurtuluş Ordusu (TPNPB) Sözcüsü Sebby Sambom, Nicholas F. Goslin olarak tanımladığı pilotun, örgütün kendi operasyon bölgesi olarak gördüğü bölgede sivil uçuşlara getirdiği yasağı ihlal ettiğini söyledi.

Sambom, uçağın Yahukimo bölgesine iniş yaptığı sırada saldırıya uğradığını ve pilotun hayatını kaybettiğini açıkladı.

Papua'da isyanla mücadele amacıyla kurulan güvenlik gücü ise yaptığı açıklamada, PT Associated Mission Aviation şirketine ait uçağın yandığını doğruladıklarını bildirdi. Açıklamada, pilot ile uçaktaki diğer 7 yolcunun akıbetinin henüz bilinmediği ifade edildi. Sambom ise yolcuların tamamının Papualı olduğunu ve sağlık durumlarının iyi olduğunu öne sürdü.

Cartenz Peace Task Force Sözcüsü Yusuf Sutejo, olayın soruşturulması için yetkililerin bugün bölgeye bir ekip göndereceğini açıkladı.

Endonezya Ulaştırma Bakanlığı da yerel havaalanı otoritesinin raporuna dayanarak Goslin'in yaşamını yitirdiğine ilişkin haberlerin kendilerine ulaştığını, ancak ölüm nedeninin henüz kesinleşmediğini bildirdi.

Endonezya, uzun yıllardır devam eden ayrılıkçı isyanı bastırmak amacıyla Papua'da yoğun askeri varlık bulunduruyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ana adasını Papua Yeni Gine ile paylaşan Papua, 1961 yılında bağımsızlığını ilan eden eski bir Hollanda sömürgesi.

Ancak Endonezya, iki yıl sonra bölgenin kontrolünü ele geçirdi. Papua'da 1969 yılında düzenlenen referandumda yaklaşık bin Papualı temsilci, bölgenin resmen Cakarta'ya bağlanması yönünde oy kullandı.

Papua'nın bağımsızlığını savunan aktivistler ise referandumun meşruiyetini düzenli olarak sorguluyor ve yeni bir halk oylaması yapılmasını talep ediyor. Cakarta yönetimi ise Birleşmiş Milletler'in bölge üzerindeki egemenliğini tanıdığını belirterek bu çağrıları reddediyor.