Pekin ve Manila Güney Çin Denizi'ndeki gemi çarpışması nedeniyle karşılıklı suçlamalarda bulundu

İki ülke arasında bir ay içinde beşinci deniz kazası

Çin Sahil Güvenlik gemisi (solda) Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı sularda Sabina Adaları yakınlarında Filipin Sahil Güvenlik gemisi BRP Teresa Magbanua ile çarpıştı. 31 Ağustos 2024 (AFP)
Çin Sahil Güvenlik gemisi (solda) Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı sularda Sabina Adaları yakınlarında Filipin Sahil Güvenlik gemisi BRP Teresa Magbanua ile çarpıştı. 31 Ağustos 2024 (AFP)
TT

Pekin ve Manila Güney Çin Denizi'ndeki gemi çarpışması nedeniyle karşılıklı suçlamalarda bulundu

Çin Sahil Güvenlik gemisi (solda) Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı sularda Sabina Adaları yakınlarında Filipin Sahil Güvenlik gemisi BRP Teresa Magbanua ile çarpıştı. 31 Ağustos 2024 (AFP)
Çin Sahil Güvenlik gemisi (solda) Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı sularda Sabina Adaları yakınlarında Filipin Sahil Güvenlik gemisi BRP Teresa Magbanua ile çarpıştı. 31 Ağustos 2024 (AFP)

Çin ve Filipinler bugün (Cumartesi) birbirlerini, Güney Çin Denizi'nde iki sahil güvenlik gemisinin çarpışmasına kasıtlı olarak neden olmakla suçladılar; bu, hayati önem taşıyan su yolunda artan benzer olayların sonuncusuydu.

Pekin, bir Filipin gemisini 31 Ağustos 2024 tarihinde Çin sahil güvenlik gemisine kasten çarpmakla suçladı (AFP)Pekin, bir Filipin gemisini 31 Ağustos 2024 tarihinde Çin sahil güvenlik gemisine kasten çarpmakla suçladı (AFP)

Bir ay içinde beşinci deniz kazası

Sabina Adaları yakınlarında meydana gelen çarpışma, iki ülke arasında uzun süredir devam eden Güney Çin Denizi anlaşmazlığın parçası olarak bir ay içinde yaşanan beşinci deniz kazası oldu.

Pekin, bir Filipin gemisini 31 Ağustos 2024 tarihinde bir Çin sahil güvenlik gemisine kasten çarpmakla suçladı (AFP) Pekin, bir Filipin gemisini 31 Ağustos 2024 tarihinde bir Çin sahil güvenlik gemisine kasten çarpmakla suçladı (AFP)

Filipinler Sahil Güvenlik Sözcüsü Jay Tarela, olayın görüntülerini göstererek yaptığı basın açıklamasında, Çin sahil güvenlik gemisinin herhangi bir provokasyon olmaksızın “doğrudan ve kasıtlı olarak Filipin gemisine çarptığını” söyledi.

Çin Sahil Güvenliği yaptığı açıklamada, Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı sığ sularda “yasadışı olarak karaya oturan” bir Filipin gemisinin çapasını kaldırdığını ve Çin gemisine çarptığını söyledi.

Çin Sahil Güvenlik sözcüsü Liu Dejun, yaptığı açıklamada, Filipinler'i Sabina Adaları bölgesinden derhal çekilmesi veya Çin'in "tüm ihlalleri kesin bir şekilde engellemek" için kararlılıkla yapacaklarının sonuçlarına katlanması çağrısında bulundu.

Tarela, çarpışmanın Filipin Sahil Güvenliği'nin en büyük gemilerinden biri olan 97 metrelik Teresa Magbanua'ya zarar verdiğini, ancak kimsenin yaralanmadığını söyledi. Ülkesinin “tacizlere ve Çin Sahil Güvenliğinin tırmanan eylemlerine rağmen” gemiyi geri çekmeyeceğini belirtti

Çin Sahil Güvenlik gemisi, Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı sularda Sabina Adaları yakınlarında Filipin Sahil Güvenlik gemisi BRP Teresa Magbanua ile çarpıştı 31 Ağustos 2024 (AFP)Çin Sahil Güvenlik gemisi, Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı sularda Sabina Adaları yakınlarında Filipin Sahil Güvenlik gemisi BRP Teresa Magbanua ile çarpıştı 31 Ağustos 2024 (AFP)

Güney Çin Denizi'nde egemenlik hakları

Pekin, Filipinler, Brunei, Malezya, Tayvan ve Vietnam'ın hak iddia ettiği kısımlar da dahil olmak üzere Güney Çin Denizi'nin neredeyse tamamı üzerinde egemenliği olduğunu söylüyor.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre yılda 3 trilyon dolar değerinde ticaretin geçtiği su yolunun bazı bölümlerinin petrol ve doğal gaz yataklarının yanı sıra balık stokları açısından da zengin olduğuna inanılıyor.

Lahey'deki Daimî Tahkim Mahkemesi, 2016 yılında Çin'in stratejik Güney Çin Denizi'nin büyük bir bölümü üzerinde “tarihi haklara” sahip olmadığına hükmetmiş, Pekin ise bu kararı reddetmişti.



Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
TT

Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, rüşvet aldığı gerekçesiyle iktidardaki İşçi Partisi'nden ihraç edilen üst düzey bir askeri yetkiliyi "siyasi suç" işlemekle itham etti. Resmi devlet medyasında bugün yer alan haberlere göre, Kim bu sert açıklamayı bizzat yaptı.

Devlete ve halka karşı ihanet

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre lider Kim Jong-un, Pyongyang'da dün düzenlenen İşçi Partisi ve ordu ortak toplantısında konuştu. Toplantıda, Kore Halk Ordusu Genel Siyasi Bürosu eski müdür yardımcılarından Pak Hy-chol'ün karıştığı yolsuzluk dosyası masaya yatırıldı.

Pak'ın "büyük miktarlarda rüşvet aldığı" ve "sefahat içinde bir yaşam sürdüğü" belirtilirken, partinin Pak'ı merkez liderlik organından ihraç ederek yargılanmak üzere ilgili makamlara sevk ettiği açıklandı.

Kim Jong-un'un konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı:

"Bu, partinin disiplin oluşturma yaklaşımına karşı işlenmiş siyasi bir suçtur; devletin ve halkın çıkarlarını hedef alan kasıtlı bir zimmete para geçirme ve yağmalama eylemidir."

Kuzey Kore'nin oldukça kapalı ve otoriter yönetim sisteminde, üst düzey yetkililerin lider tarafından bu denli sert ve kamuoyu önünde doğrudan eleştirilmesi alışılmadık bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların parti ve ordu içindeki kontrolü sıkılaştırma ve disiplin sağlama amacıyla kullanıldığına dikkat çekiyor.


Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
TT

Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)

Pakistan havacılık yetkilileri, K2 Airways'e ait beş mürettebatın bulunduğu bir kargo uçağıyla dün gece hava trafik kontrolü arasındaki bağlantının kesildiğini açıkladı. Uçağın, Şarika'dan Karaçi'ye yaptığı sefer sırasında seyrüsefer sisteminde arıza bildirmesinin ardından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre, uçağın akıbeti henüz bilinmiyor.

Pakistan Sivil Havacılık Otoritesi, uçağın Karaçi açıklarında kaybolduğunu duyurdu.

Kurumun X platformundan yaptığı açıklamada, Arap Denizi'nde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, uçağın kaybolma nedeninin henüz tespit edilemediği ifade edildi.

Açıklamaya göre, Karaçi merkezli K2 Airways şirketine ait Boeing 737 tipi kargo uçağı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şarika kentinden Karaçi'ye yük taşıdığı sırada yerel saatle 21.18'de seyrüsefer sisteminde arıza bildirdi.

Sivil Havacılık Otoritesi, radar verilerinin uçağın saat 21.21 sıralarında hızla irtifa kaybettiğini ve keskin bir rota değişikliği yaptığını gösterdiğini belirtti. Uçakla radar ve telsiz bağlantısı, Karaçi'nin yaklaşık 155 deniz mili (287 kilometre) batısında tamamen kesildi.


Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
TT

Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)

Çin yönetimi tartışma yaratan etnik birlik yasasını savundu.

Çin Ulusal Halk Kongresi'nin marttaki yıllık genel kurul toplantısında kabul edilen Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, 1 Temmuz'da yürürlüğe girdi.

Yasa etnik azınlıklara "Çin ulusu için ortak topluluk hissinin güçlendirilmesi" diye tanımlanan bir misyon yüklüyor.

Bu kapsamda etnik azınlıkların anaokulundan itibaren Mandarin Çincesini öğrenmesi şart koşulurken, "vatansever bir eğitim sisteminin" önemine işaret ediliyor.

Ayrıca ülke içinde veya dışında Çin halkı arasında "etnik birliği zedeleyecek veya etnik temelli ayrışmalara yol açacak" her türlü eylemin yasaklanacağı bildiriliyor.

Nüfusun hakim çoğunluğunu Han Çinlilerinin oluşturduğu ülkede aralarında Uygur Türkleri, Tibet ve Moğol halklarının da yer aldığı, resmi olarak tanınan 56 etnik grup var.

Yasanın yürürlüğe girmesi hak örgütlerinin yanı sıra Uygur ve Tibetlilerden de tepki topladı. Düzenlemeye karşı çıkanlar, bunun etnik halkların geleneklerini korumak yerine onları tek bir Çin kimliği altında asimile etmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Tibetli aktivist Lobga Rangzen'in çarşamba günü New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi önünde düzenlediği eylemde kendini ateşe vermesinin yankıları da sürüyor.

52 yaşındaki eylemci, protestodan önce çektiği videoda Pekin'in politikalarının "Tibet halkını yok ettiğini" öne sürmüştü.

Çin ise tartışmalı etnik birlik yasasını savundu. Çin Adalet Bakan Yardımcısı Hu Weilie, perşembe günkü açıklamasında Batı medyasının yasayı "çarpıtarak yorumladığını", etnik halkların haklarını güvenceye alan düzenlemenin "meşru, yasal ve gerekli" olduğunu ileri sürdü.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da cuma günkü açıklamasında ABD ve Avrupa Birliği'nin "kötü niyetli davranarak yasayı karalamaya çalıştığını" savundu.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'ın çarşamba günkü başyazısında, Batı medyasında yasayla ilgili çıkan haberlerin "gerçeklerden kopuk, önyargılarla şekillenen görüşlere dayandığı ve tek taraflı olduğu" iddia edildi.

Yazıda, Pekin Üniversitesi'nden Profesör Ma Rong'un şu yorumları da aktarıldı:

Esasen, Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, Çin ulusunun temel ve genel çıkarlarını koruyan bir kanundur. Bu yasa, Anayasal hükümlerin uygulanması, etnik meselelerin ele alınması ve etnik çalışmaların yürütülmesi temel niteliktedir.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times