Pakistan Savunma Bakanı: Ülkenin en üst düzey nükleer organının planlanmış bir toplantısı yok

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Pakistan kuvvet komutanları ve diğer hükümet yetkilileriyle yaptığı toplantıda (AFP)
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Pakistan kuvvet komutanları ve diğer hükümet yetkilileriyle yaptığı toplantıda (AFP)
TT

Pakistan Savunma Bakanı: Ülkenin en üst düzey nükleer organının planlanmış bir toplantısı yok

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Pakistan kuvvet komutanları ve diğer hükümet yetkilileriyle yaptığı toplantıda (AFP)
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Pakistan kuvvet komutanları ve diğer hükümet yetkilileriyle yaptığı toplantıda (AFP)

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, bugün erken saatlerde Hindistan'a karşı düzenlenen askeri operasyonun ardından, ülkenin nükleer cephaneliğini denetleyen Pakistan'ın en üst düzey askeri ve sivil organı olan Ulusal Komuta Otoritesi'nin toplantısı için herhangi bir tarih belirlenmediğini açıkladı.

Pakistan ordusu günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada, Pakistan Başbakanı’nın kurumu toplantıya çağırdığını bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, Başbakan Şahbaz Şerif'in, İslamabad'ın Hindistan'a karşı birkaç üssü hedef alan bir askeri operasyon başlatmasının ardından bugün Ulusal Komuta Otoritesi’ni toplantıya çağırdığı belirtildi.

Ulusal Komuta Otoritesi, sivil ve askeri yetkililerden oluşan en yüksek organ olup ülkenin nükleer cephaneliğiyle ilgili olanlar da dahil olmak üzere güvenlik kararlarının alınmasından sorumludur.

 Hindistan'ın füze saldırılarının ardından Nur Han Hava Üssü’nde nöbet tutan Pakistan güvenlik personeli (EPA)Hindistan'ın füze saldırılarının ardından Nur Han Hava Üssü’nde nöbet tutan Pakistan güvenlik personeli (EPA)

Söz konusu açıklama, Pakistan ordusunun misilleme saldırılarında bir füze depolama tesisini ve Hindistan hava üslerini hedef aldığını açıklamasının ardından geldi.

Pakistan ordusu daha önce, üç hava üssünün Hindistan'ın füze saldırısına uğradığını ve bunlardan birinin başkent İslamabad'ın dış mahallelerinde, ordu karargâhı yakınlarında olduğunu açıkladı.

 Hindistan'ın Cammu kentinde Pakistan'a ait bir insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda bir bina hasar gördü. (AP)Hindistan'ın Cammu kentinde Pakistan'a ait bir insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda bir bina hasar gördü. (AP)

Pakistan Ordu Sözcüsü Ahmed Şerif Chaudhry devlet televizyonunda canlı yayında yaptığı açıklamada, “Hindistan, bariz saldırganlığıyla Nur Han, Murid ve Şurkot üslerini hedef alan bir füze saldırısı başlattı” dedi.

Yeni Delhi'ye bir uyarıda bulunan Chaudhry, “Şimdi sadece bizim cevabımızı beklemek zorundasınız” ifadesini kullandı. Ordu karargahının bulunduğu Ravalpindi'deki Nur Han Hava Üssü, başkent İslamabad'a yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta yer alıyor.



Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
TT

Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, rüşvet aldığı gerekçesiyle iktidardaki İşçi Partisi'nden ihraç edilen üst düzey bir askeri yetkiliyi "siyasi suç" işlemekle itham etti. Resmi devlet medyasında bugün yer alan haberlere göre, Kim bu sert açıklamayı bizzat yaptı.

Devlete ve halka karşı ihanet

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre lider Kim Jong-un, Pyongyang'da dün düzenlenen İşçi Partisi ve ordu ortak toplantısında konuştu. Toplantıda, Kore Halk Ordusu Genel Siyasi Bürosu eski müdür yardımcılarından Pak Hy-chol'ün karıştığı yolsuzluk dosyası masaya yatırıldı.

Pak'ın "büyük miktarlarda rüşvet aldığı" ve "sefahat içinde bir yaşam sürdüğü" belirtilirken, partinin Pak'ı merkez liderlik organından ihraç ederek yargılanmak üzere ilgili makamlara sevk ettiği açıklandı.

Kim Jong-un'un konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı:

"Bu, partinin disiplin oluşturma yaklaşımına karşı işlenmiş siyasi bir suçtur; devletin ve halkın çıkarlarını hedef alan kasıtlı bir zimmete para geçirme ve yağmalama eylemidir."

Kuzey Kore'nin oldukça kapalı ve otoriter yönetim sisteminde, üst düzey yetkililerin lider tarafından bu denli sert ve kamuoyu önünde doğrudan eleştirilmesi alışılmadık bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların parti ve ordu içindeki kontrolü sıkılaştırma ve disiplin sağlama amacıyla kullanıldığına dikkat çekiyor.


Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
TT

Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)

Pakistan havacılık yetkilileri, K2 Airways'e ait beş mürettebatın bulunduğu bir kargo uçağıyla dün gece hava trafik kontrolü arasındaki bağlantının kesildiğini açıkladı. Uçağın, Şarika'dan Karaçi'ye yaptığı sefer sırasında seyrüsefer sisteminde arıza bildirmesinin ardından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre, uçağın akıbeti henüz bilinmiyor.

Pakistan Sivil Havacılık Otoritesi, uçağın Karaçi açıklarında kaybolduğunu duyurdu.

Kurumun X platformundan yaptığı açıklamada, Arap Denizi'nde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, uçağın kaybolma nedeninin henüz tespit edilemediği ifade edildi.

Açıklamaya göre, Karaçi merkezli K2 Airways şirketine ait Boeing 737 tipi kargo uçağı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şarika kentinden Karaçi'ye yük taşıdığı sırada yerel saatle 21.18'de seyrüsefer sisteminde arıza bildirdi.

Sivil Havacılık Otoritesi, radar verilerinin uçağın saat 21.21 sıralarında hızla irtifa kaybettiğini ve keskin bir rota değişikliği yaptığını gösterdiğini belirtti. Uçakla radar ve telsiz bağlantısı, Karaçi'nin yaklaşık 155 deniz mili (287 kilometre) batısında tamamen kesildi.


Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
TT

Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)

Çin yönetimi tartışma yaratan etnik birlik yasasını savundu.

Çin Ulusal Halk Kongresi'nin marttaki yıllık genel kurul toplantısında kabul edilen Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, 1 Temmuz'da yürürlüğe girdi.

Yasa etnik azınlıklara "Çin ulusu için ortak topluluk hissinin güçlendirilmesi" diye tanımlanan bir misyon yüklüyor.

Bu kapsamda etnik azınlıkların anaokulundan itibaren Mandarin Çincesini öğrenmesi şart koşulurken, "vatansever bir eğitim sisteminin" önemine işaret ediliyor.

Ayrıca ülke içinde veya dışında Çin halkı arasında "etnik birliği zedeleyecek veya etnik temelli ayrışmalara yol açacak" her türlü eylemin yasaklanacağı bildiriliyor.

Nüfusun hakim çoğunluğunu Han Çinlilerinin oluşturduğu ülkede aralarında Uygur Türkleri, Tibet ve Moğol halklarının da yer aldığı, resmi olarak tanınan 56 etnik grup var.

Yasanın yürürlüğe girmesi hak örgütlerinin yanı sıra Uygur ve Tibetlilerden de tepki topladı. Düzenlemeye karşı çıkanlar, bunun etnik halkların geleneklerini korumak yerine onları tek bir Çin kimliği altında asimile etmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Tibetli aktivist Lobga Rangzen'in çarşamba günü New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi önünde düzenlediği eylemde kendini ateşe vermesinin yankıları da sürüyor.

52 yaşındaki eylemci, protestodan önce çektiği videoda Pekin'in politikalarının "Tibet halkını yok ettiğini" öne sürmüştü.

Çin ise tartışmalı etnik birlik yasasını savundu. Çin Adalet Bakan Yardımcısı Hu Weilie, perşembe günkü açıklamasında Batı medyasının yasayı "çarpıtarak yorumladığını", etnik halkların haklarını güvenceye alan düzenlemenin "meşru, yasal ve gerekli" olduğunu ileri sürdü.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da cuma günkü açıklamasında ABD ve Avrupa Birliği'nin "kötü niyetli davranarak yasayı karalamaya çalıştığını" savundu.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'ın çarşamba günkü başyazısında, Batı medyasında yasayla ilgili çıkan haberlerin "gerçeklerden kopuk, önyargılarla şekillenen görüşlere dayandığı ve tek taraflı olduğu" iddia edildi.

Yazıda, Pekin Üniversitesi'nden Profesör Ma Rong'un şu yorumları da aktarıldı:

Esasen, Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, Çin ulusunun temel ve genel çıkarlarını koruyan bir kanundur. Bu yasa, Anayasal hükümlerin uygulanması, etnik meselelerin ele alınması ve etnik çalışmaların yürütülmesi temel niteliktedir.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times