Berlin, Afgan mültecilerin geri dönüşünü kolaylaştırmak için Taliban ile görüşmeye hazır

Bir grup hüküm giymiş suçlu, benzeri görülmemiş bir hareketle sınır dışı edildi

Taliban askerleri Kabil'in düşüşünün ikinci yıldönümünü Afganistan'daki ABD büyükelçiliğine yakın bir caddede kutluyor 15 Ağustos 2023 (Reuters)
Taliban askerleri Kabil'in düşüşünün ikinci yıldönümünü Afganistan'daki ABD büyükelçiliğine yakın bir caddede kutluyor 15 Ağustos 2023 (Reuters)
TT

Berlin, Afgan mültecilerin geri dönüşünü kolaylaştırmak için Taliban ile görüşmeye hazır

Taliban askerleri Kabil'in düşüşünün ikinci yıldönümünü Afganistan'daki ABD büyükelçiliğine yakın bir caddede kutluyor 15 Ağustos 2023 (Reuters)
Taliban askerleri Kabil'in düşüşünün ikinci yıldönümünü Afganistan'daki ABD büyükelçiliğine yakın bir caddede kutluyor 15 Ağustos 2023 (Reuters)

İçişleri Bakanı dün verdiği bir röportajda, Almanya'nın, suç işlemekten hüküm giymiş Afgan mültecilerin sınır dışı edilmesini kolaylaştırmak için Afganistan'da iktidardaki Taliban yetkilileriyle doğrudan müzakere etmeyi düşündüğünü söyledi.

Berlin'de bir barınaktaki Afgan göçmen (Arşiv- Getty)

Berlin'de bir barınaktaki Afgan göçmen (Arşiv- Getty)

Alexander Dobrindt Alman “Focus” dergisine verdiği mülakatta şunları söyledi: “Mültecilerin geri dönüşünü kolaylaştırmak için Afganistan ile doğrudan anlaşmalar yapmaya çalışıyoruz.”

Muhafazakar bakan, Taliban ile iletişimin şu anda sadece aracı ülkeler üzerinden sağlandığını belirterek, “bu durumun kalıcı bir çözüm olamayacağını” vurguladı.

Sosyal Demokrat Olaf Scholz başkanlığındaki bir önceki hükümet, göç konusundaki sertliğini göstermek amacıyla, 30 Ağustos 2024 tarihinde, Taliban'ın Ağustos 2021'de iktidara dönmesinden bu yana benzeri görülmemiş bir şekilde, suç işlemekten hüküm giymiş 28 Afgan'dan oluşan bir grubu sınır dışı etti.

Berlin Taliban hükümetini tanımadığı için o dönemde Alman makamları Katar üzerinden dolaylı müzakereler yürütmüştü.

Ancak, farklı siyasi partilerden Alman yetkililerin, hükümetin Almanya'da suç işlemekten hüküm giymiş Afgan sığınmacıların sınır dışı edilmesini yoğunlaştırma niyetinde olduğunu teyit etmelerine rağmen bu süreç tekrarlanmadı.

Daha önce Suriye'yi sınır dışı edilebilecek güvenli olmayan ülkeler kategorisine alan ve eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimiyle diplomatik ilişkilerini kesen Almanya, Suriyeli mültecilere yönelik politikasını gözden geçirmeye çalışıyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz bu hafta yaptığı açıklamada, “Suriye'ye sınır dışı edilmenin artık mümkün olduğunu” söyledi.

Avusturya hükümeti dün, son yıllarda Avrupa Birliği içinde ilk olarak, bir suçtan hüküm giymiş bir Suriye vatandaşının ülkesine sınır dışı edildiğini duyurdu.

Bu arada Alman haber dergisi Focus, İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in dün Almanya'nın hüküm giymiş Afgan suçluların ülkelerine geri gönderilmesini kolaylaştırmak için Taliban ile doğrudan görüşmeler yapmak istediğini söylediğini aktardı. Dobrindt ayrıca, Suriye'ye sınır dışı edilmeleri de kolaylaştırmaya çalıştıklarını söyledi. Avusturya İçişleri Bakanlığı, 15 yıl sonra ilk kez Suriyeli bir göçmeni dün İstanbul üzerinden Şam'a giden ticari bir uçakla ülkesine sınır dışı ettiğini açıkladı.

Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner, nisan ayında o zamanki Alman mevkidaşı Nancy Wieser ile birlikte Şam'ı ziyaret ettiğini söyledi. Ziyaretin odak noktası tehlikeli suçluların ve İslamcı tehdit oluşturan kişilerin sınır dışı edilmesiydi.

Şarku’l Avsat’ın Focus dergisinden aktardığına göre Dobrindt, “Suriyeli suçluların ülkelerine geri gönderilmesine ilişkin bir anlaşma için Suriye ile temaslar var ama henüz bir sonuç alınamadı” ifadelerini kullandı.

Berlin, Taliban ile iletişimin şu anda aracı ülkeler aracılığıyla gerçekleştiğini doğruladı (AFP) Berlin, Taliban ile iletişimin şu anda aracı ülkeler aracılığıyla gerçekleştiğini doğruladı (AFP)

Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri, Beşşar Esed rejiminin aralık ayında devrilmesinin ardından yaşanan kaos sırasında, Suriye'den gelen sığınmacılarla ilgili kararları askıya almıştı. Suriyeli sığınmacıların başvuruları mayıs ayında yeniden değerlendirmeye alındı.



Pakistan Savunma Bakanı Afgan hükümetine "açık savaş" ilan etti

Afganistan-Pakistan sınırına yakın bir bölgede Taliban savaşçılarından oluşan devriye (Reuters)
Afganistan-Pakistan sınırına yakın bir bölgede Taliban savaşçılarından oluşan devriye (Reuters)
TT

Pakistan Savunma Bakanı Afgan hükümetine "açık savaş" ilan etti

Afganistan-Pakistan sınırına yakın bir bölgede Taliban savaşçılarından oluşan devriye (Reuters)
Afganistan-Pakistan sınırına yakın bir bölgede Taliban savaşçılarından oluşan devriye (Reuters)

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Asıf, iki taraf arasında yaşanan ölümcül çatışmanın ardından Afgan hükümetine "açık savaş" ilan etti.

Asıf, X'te yaptığı paylaşımda, “Sabrımız tükendi. Artık aramızda açık bir savaş var” ifadelerini kullandı.

Pakistan hükümeti, Afganistan'ın Pakistan sınırındaki askeri tesislere yönelik saldırısının ardından bugün Kabil ve Kandahar şehirlerine hava saldırıları düzenlediğini doğruladı.

Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, X'e yaptığı açıklamada, "Kabil, Paktia ve Kandahar'daki Afgan Talibanı'na ait savunma hedefleri vuruldu" dedi.

Afganistan ise, Pakistan'ın Kabil ve Kandahar şehirlerine düzenlediği saldırıların ardından bugün ortak sınır boyunca Pakistan güçlerine karşı saldırılar başlattığını vurguladı.

Taliban sözcüsü Zabihullah Mucahid, X'te, "Kabil, Kandahar ve diğer illere yapılan hava saldırılarının ardından, Kandahar ve Helmand yönlerinde de Pakistan askerlerinin mevzilerine karşı geniş çaplı misilleme operasyonları yeniden başlatıldı" ifadelerini kullandı.


Araştırma: Çin Devlet Başkanı’nın orduyu tasfiye etme kampanyası, ordunun savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırıyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
TT

Araştırma: Çin Devlet Başkanı’nın orduyu tasfiye etme kampanyası, ordunun savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırıyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)

Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in orduyu yeniden yapılandırmak amacıyla yürüttüğü tasfiye kampanyasının, ‘en deneyimli liderlerin görevden alınmasına’ yol açtığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına göre bu durum, Pekin’in kendi topraklarının parçası olarak gördüğü Tayvan ile savaş da dahil olmak üzere, Çin’in savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırdı.

CSIS, söz konusu kampanyanın ‘son dört yıl içinde herhangi bir açıklama yapılmaksızın tutuklanan, görevden alınan veya tamamen ortadan kaybolan onlarca subayı etkilediğini’ kaydetti.

Dün yayımlanan çalışmada, bu kayıpların, Şi Cinping’in orduyu yeniden yapılandırma kampanyasının ne denli geniş çaplı olduğunu ortaya koyduğu ve geçtiğimiz ay ordudaki en yüksek rütbeli subay olan Merkez Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhang Youxia’nın görevden alınmasıyla doruğa ulaştığı vurgulandı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çinli askeri liderlerle yaptığı toplantı sırasında (Çin ordusu)Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çinli askeri liderlerle yaptığı toplantı sırasında (Çin ordusu)

Araştırmada, 2022’den bu yana yaklaşık 100 üst düzey subayın etkisiz hale getirildiği veya ortadan kaybolduğu, bunun da ordunun üst kademelerini zayıflattığı ve Çin’in savaş kapasitesine dair soru işaretleri yarattığı ifade edildi. Aralarında, ordunun eğitim bölümünü yöneten ve muharebe eğitimlerini modernize etme çabalarıyla takdir toplayan bir subay ile uzun süre Çin Devlet Başkanı’nın baş askeri danışmanı olarak görev yapmış bir isim de bulunuyordu.

CSIS Çin Gücü Projesi Direktörü Bonny Lin, bulguları değerlendirirken şunları kaydetti: “Kısa vadede, mevcut büyük boşluklar nedeniyle Çin’in Tayvan’a karşı geniş çaplı askerî harekât düzenlemesi son derece zor olacak.”

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde Çin askerî meseleleri uzmanı olarak verileri analiz eden Taylor Fravel, tasfiye edilen subayların ordunun üst yönetiminin yaklaşık yarısını oluşturduğunu belirtti. Bunların arasında üst düzey komutanlar, merkezi yönetim birimlerinin liderleri ve yardımcıları ile Çin’in beş askeri bölgesinin yöneticileri yer alıyor.

Fravel, bu subayların yerine yenilerini atamanın kolay olmayacağını, çünkü tasfiyelerin, Devlet Başkanı ve Çin Komünist Partisi’ne mutlak sadakat, yeterli beceri ve deneyimin en uygun bileşimini taşıyan aday sayısını önemli ölçüde azalttığını vurguladı.

Ayrıca bir subayın terfi edilebilmesi için mevcut rütbesinde genellikle üç ila beş yıl hizmet etmiş olması gerektiğini ifade etti.

Fravel sözlerini şöyle sürdürdü: “Şi Cinping bu kişilerin tamamını tasfiye etti ve bu durum açıkça, onların kendisine ve partiye sadakat göstermedikleri izlenimini veriyor. Ancak istediği orduyu oluşturabilmek için deneyime de ihtiyaç var. Bu kişileri şimdi nereden bulacak? Bu artık çok daha zor.”

Araştırmaya göre, tasfiyeler kademeli olarak başladı. 2022’de bir üst düzey subay ortadan kayboldu. 2023’te bu sayı 14’e yükseldi; bu subaylar ya görevden alındı ya da kayboldu. 2024’te ise 11 subay daha aynı akıbeti yaşadı. Geçen yıl sürecin boyutu bir ‘fırtınaya’ dönüştü: Yaklaşık 62 subay görevden alındı.

Bazı tasfiye edilen subayların yükselişinde Şi Cinping’in kendisinin rolü olduğu belirtiliyor; bu kişiler, üst düzey liderlikte geleceğin komutanları olarak değerlendiriliyordu.

Bunlar arasında, birlik eğitimini modernize etme çalışmalarıyla tanınan Wang Peng, ordunun yönetiminde başkan yardımcısı olarak görev yapan Zhong Shaojun ve Çin’in Tayvan’a yönelik olası saldırısında liderlik edecek Lin Xiangyang yer alıyor. Her ne kadar bu boş pozisyonları doldurabilecek başka nitelikli subaylar bulunsa da tasfiye dalgasının askerî kademeler üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceği ifade ediliyor. Soruşturmaların kapsamı genişledikçe, terfilerin de daha titiz bir incelemeye tabi tutulması bekleniyor.

Şi Cinping geçen yılın sonlarında üst düzey askerî liderlikte bazı boşlukları doldurdu; Doğu Tiyatro Komutanlığı (Tayvan sorumluluğu) ve Merkezi Tiyatro Komutanlığı’na (Pekin’in korunması sorumluluğu) yeni isimler atadı. Ancak, orduyu denetleyen en yüksek organ olan Merkez Askeri Komisyonu’na yeni liderlerin atanacağı tarih hakkında henüz bir gösterge bulunmuyor.


Kuzey Kore liderinin kız kardeşi, iktidardaki İşçi Partisi kongresinde terfi ettirildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)
TT

Kuzey Kore liderinin kız kardeşi, iktidardaki İşçi Partisi kongresinde terfi ettirildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)

Resmi medya bugün, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un nüfuzlu kız kardeşinin, beş yılda bir düzenlenen parti konferansı sırasında iktidar partisinin hiyerarşisinde terfi ettiğini bildirdi.

Resmi Kore Merkez Haber Ajansı KCNA, İşçi Partisi Merkez Komitesinin dün, daha önce idare müdür yardımcısı olarak görev yapan Kim Yo Jong'u müdür olarak atadığını bildirdi.

Binlerce parti eliti, diplomasi ve savaş planlamasından çeşitli alanlarda devletin çabalarına yön veren konferansa katılmak için başkent Pyongyang'a akın etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre konferans Kuzey Kore'nin siyasi işleyişine nadir bir bakış sunuyor ve Kim Jong-un'un iktidarını gösterdiği bir platform olarak görülüyor.

Kim Yo-jong, kardeşinin en yakın yardımcılarından ve ülkenin en etkili kadınlarından biridir. Güney Kore hükümetine göre 1980'lerin sonlarında doğan Kim Yo-jong, merhum lider Kim Jong-il'in bilinen üçüncü eşi, eski dansçı Ko Yong-hui'den olan üç çocuğundan biridir.

Kim Yo-jong, eğitimini kardeşiyle birlikte İsviçre'de aldı ve kardeşinin 2011'de babalarından iktidarı devralmasının ardından hızla yükseldi.

Kim'in, birkaç gün sürecek konferansın ilerleyen günlerinde Kuzey Kore'nin nükleer silah programının bir sonraki aşamasını açıklaması bekleniyor.