Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Sinan Oğan açıklaması: Ben böyle konularda pazarlık yapmayı seven biri değilim

Analizlerde, muhafazakar bakış açıları nedeniyle Oğan ve Erdoğan'ın ittifak kurmasının daha kolay olduğu savunuldu (Reuters)
Analizlerde, muhafazakar bakış açıları nedeniyle Oğan ve Erdoğan'ın ittifak kurmasının daha kolay olduğu savunuldu (Reuters)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Sinan Oğan açıklaması: Ben böyle konularda pazarlık yapmayı seven biri değilim

Analizlerde, muhafazakar bakış açıları nedeniyle Oğan ve Erdoğan'ın ittifak kurmasının daha kolay olduğu savunuldu (Reuters)
Analizlerde, muhafazakar bakış açıları nedeniyle Oğan ve Erdoğan'ın ittifak kurmasının daha kolay olduğu savunuldu (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli yayım kuruluşu CNN'den Becky Anderson'a bir röportaj verdi.

Rusya'yla ilişkilere yönelik konuşan Erdoğan, "Batı'nın yaptığı gibi Rusya'ya yaptırımlar uygulayacağımız bir noktada değiliz. Güçlü bir devletiz ve Rusya'yla olumlu bir ilişkimiz var. Rusya ve Türkiye'nin mümkün olan her alanda birbirine ihtiyacı var" diye konuştu.

Batı'nın da Moskova'ya yönelik politikasını değiştirmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Batı, Rusya'ya karşı dengeli bir yaklaşım sergilemiyor. Rusya gibi bir ülkeye karşı dengeli yaklaşıma ihtiyacınız var. Örneğin, tahıl koridoru girişimi... Biz burada sadece Batı'nın çıkarlarını ve ihtiyaçlarını değil, Afrika ülkelerinin çıkarlarını ve ihtiyaçlarını da düşündük. Bu bizim Başkan Putin'le olan özel ilişkimiz sayesinde mümkün olabildi" dedi.

Erdoğan ayrıca rakibi Kemal Kılıçdaroğlu'nu Türkiye'yi Rusya'dan koparmaya çalışmakla suçladı.

İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsveç, Türkiye'deki terör gruplarının uzantılarının Stockholm sokaklarında serbestçe dolaşmasına izin verdiği sürece, İsveç'in NATO üyeliğine olumlu bakamayız. İsveç'in üyeliği için hazır değiliz. Çünkü bir NATO ülkesi konu terörle mücadele olduğu zaman güçlü bir duruşa sahip olmalı" ifadelerini kullandı.

"Hiç şüphe yok, Biden'la çalışırım"

Röportajı yapan Becky Anderson, Erdoğan'ın ABD Başkanı Joe Biden'a atıfla söylediği "Biden, Erdoğan'ı devirin emri verdi" sözlerini hatırlatarak "Biden'ın sizi devirmek istediğine gerçekten inanıyor musunuz?" diye sordu. Erdoğan, bu soruya verdiği yanıtta, "Bir seçimi ilk turda bitirmek yerine ikinci tura kalan bir kişi nasıl diktatör olabilir?" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde liderlik ettiği Cumhur İttifakı'nın parlamento çoğunluğunu kazandığını belirten Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda da en çok oy alan aday olduğunu hatırlatarak, "Böyle diktatör mü olur?" dedi.

"Biden yönetimiyle çalışabilir misiniz, seçilmeniz durumunda çalışacak mısınız?" sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Onda hiç şüphe yok. Biden ile çalışırım. Eğer Biden giderse, yerine gelecek kim olursa olsun onunla da çalışırım" diye konuştu.

Seçimlerin ikinci turu için Oğan mesajı

Erdoğan, "Geçen 20 yılda girdiğiniz her seçimi rahatlıkla kazandınız, seçimlerde rekorlar kırdınız. Türkiye'nin tarihinde ilk kez bir seçim ikinci tura kaldı. Şu an kendinizi ne kadar rahat hissediyorsunuz?" sorusu üzerine, "Önümüzdeki pazar yapılacak seçimlerde de ben inanıyorum ki halkım güçlü Türk demokrasisini gösterecek ki yüzde 90'a varan güçlü seçmen katılımı oldu. Bu çok önemli bir katılım. Dünyada pek benzeri yok. Bu seçimlerden de temennim odur ki inşallah milletim bizi yanıltmayacak." ifadelerini kullandı.

Seçimlerin ilk turunda yüzde 5'ten fazla oy alan Sinan Oğan'ın mültecilere ilişkin duruşunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Ben böyle konularda pazarlık yapmayı seven biri değilim" diye konuştu.

Oğan'ın iktidarı belirleyecek kişi olacağı yönündeki yorumlar hakkında konuşan Erdoğan, "İktidarı belirleyecek olan millettir" dedi.

Mültecilerin dönüşüyle ilgili çalışmaların devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk sivil toplum örgütleri, mültecilerin ülkelerine dönebilmeleri için kuzey Suriye'de konutlar inşa ediyor. Bu süreç başlamış durumda. Bir milyon mülteciyi ülkelerine dönmeleri için teşvik ediyoruz" şeklinde konuştu.

Indepedent Türkçe, CNN, AA



Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Husilerin Riyad’a yönelik saldırılarına sert tepki: Lanetliyoruz, Türkiye, Suudi Arabistan'ın yanındadır

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Husilerin Riyad’a yönelik saldırılarına sert tepki: Lanetliyoruz, Türkiye, Suudi Arabistan'ın yanındadır

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki uluslararası havalimanına yönelik saldırılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan tepki geldi.

12 Ekim Pazartesi günü Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada Erdoğan, "Husiler tarafından 10 Ekim'de Riyad Kral Halid Havalimanı'nı hedef alan saldırıları en güçlü şekilde lanetliyoruz. Türkiye, Suudi Arabistan'ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Kıymetli vatandaşlarım; bölgemizdeki çatışma alanlarına maalesef her gün yenileri ekleniyor. Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görüşülmeye çalışılmaktadır. Türkiye bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halit Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır.

Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzaladığımız ortak savunma anlaşmasının kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarımız devam ediyor. Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz. İlk olarak kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak bu iş birliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz.

Bilinmesini isterim ki NATO’da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikâr olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması için, önümüzdeki günlerde Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir. Biz hadiselere etnik ve mezhebi bir mercekten asla bakmıyoruz. Biz bölgemizin tamamından barışın ve istikrarın hâkim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz."


Dörtlü Grup’tan Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarına en sert kınama

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
TT

Dörtlü Grup’tan Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarına en sert kınama

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye’den oluşan Dörtlü Grup, pazar günü yayımladığı ortak açıklamada, Husi milislerinin Suudi Arabistan’a yönelik devam eden saldırılarını en sert ifadelerle kınadı.

Açıklamada, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların yanı sıra altyapı ve sivil tesislerde hasara neden olan eylemlerin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.

Dörtlü Grup, söz konusu saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir saldırı, ülkenin güvenliği ve istikrarı ile sivillerin can güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu belirtti. Açıklamada, bu saldırıların hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacak veya kabul edilemeyecek ciddi bir tırmanış anlamına geldiği ifade edildi.

Grup, Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin bu saldırılarla mücadele etmek, tehdit kaynaklarını caydırmak ve saldırıların tekrarlanmasını önlemek amacıyla attığı tüm meşru adımları desteklediğini yineledi. Açıklamada, bu desteğin Suudi Arabistan’ın güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmayı, ülkedeki vatandaşların ve ikamet edenlerin güvenliğini korumayı amaçladığı ve Birleşmiş Milletler Şartı ile uluslararası hukukla uyumlu olduğu kaydedildi.

Dörtlü Grup ülkeleri, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden saldırıların tüm sonuçlarından Husi milislerini tamamen sorumlu tutarak saldırıların derhal ve koşulsuz biçimde durdurulmasını talep etti.


PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
TT

PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)

PKK, barış sürecini hızlandırma çabaları kapsamında Türkiye toprakları içindeki ve yakın bölgelerdeki silahlı unsurlarını geri çektiğini duyurdu.

Örgüt, birkaç gün önce Türkiye topraklarında ve sınır bölgelerinin yakınında bulunan, çatışma çıkması açısından herhangi bir tehdit oluşturmayan bütün silahlı unsurlarını geri çektiğini açıkladı. Örgüt, böylece “silahlı mücadeleyi sona erdirme ve demokratik siyasi faaliyetlere geçişle ilgili tüm adımları” barış süreci kapsamında yerine getirdiğini savundu.

PKK ayrıca aynı dönemde, sınırdan uzak olmalarına rağmen Türkiye tarafından tehdit olarak algılanmamaları amacıyla Irak’ın kuzeyindeki Zap bölgesinin batısında bulunan Metina’da dört tünel ve askerî mevziyi de boşalttığını bildirdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise sahadaki gözlemler ve partisinin Irak’ın kuzeyinden aldığı bilgiler doğrultusunda, silahsızlanma sürecinin tamamen sona erdiğinin 27 Kasım’da ilan edilmesini beklediğini söyledi.

Televizyon programında konuşan Bakırhan, “barış sürecinin” giderek tamamlanma aşamasına yaklaştığını belirterek, 2013-2015 yılları arasında yürütülen sürece kıyasla mevcut sürece yönelik gerçek bir güven bulunduğunu vurguladı.