Kılıçdaroğlu ‘montaj video’ nedeniyle 1 milyon TL’lik tazminat davası açtı

Kılıçdaroğlu ‘montaj video’ nedeniyle 1 milyon TL’lik tazminat davası açtı
TT

Kılıçdaroğlu ‘montaj video’ nedeniyle 1 milyon TL’lik tazminat davası açtı

Kılıçdaroğlu ‘montaj video’ nedeniyle 1 milyon TL’lik tazminat davası açtı

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, mitinglerinde kullandığı ‘montaj video’ nedeniyle 1 milyon TL’lik tazminat davası açtı.

Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 1 milyon TL’lik manevi tazminat davası açtıklarını bildirdi.

Erdoğan’ın, 7 Mayıs’ta yaptığı Büyük İstanbul Mitingi’nde gösterilen, Kılıçdaroğlu’nun 14 Mayıs seçimleriyle ilgili reklam filmine, PKK yöneticilerinden Murat Karayılan eklenmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu mitingte Kılıçdaroğlu’na atıfta bulunarak, “Omuz omuza bu PKK’lılarla beraber yürüyor. Benim yerli ve milli vatandaşım bunlara oy verir mi?” ifadelerini kullanmıştı.

Geçtiğimiz hafta bir televizyon programına katılan Erdoğan, bu videolarla ilgili “Ama montaj, ama şu, ama bu” diyerek, Kılıçdaroğlu’nun PKK ile ittifak kurduğunu yineledi.

Kılıçdaroğlu ise katıldığı bir programda, “Sahte video üreten kişiye ne denir? Sahtekar denir değil mi? Devletin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan bir kişi nasıl sahtekarlık yapabilir” ifadeleriyle tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı seçiminde, PKK ile bağlantılı olmakla suçlanan HDP’nin desteğini aldı.



Mısır, Libya-Türkiye mutabakatına ilişkin hukuki tutumunu yineledi

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Trablus'ta geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile görüşürken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Trablus'ta geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile görüşürken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, Libya-Türkiye mutabakatına ilişkin hukuki tutumunu yineledi

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Trablus'ta geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile görüşürken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Trablus'ta geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile görüşürken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Libya ile Türkiye arasında imzalanan “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı”na ilişkin hukuki tutumunu yineleyerek, deniz sınırlarının belirlenmesi konusunda kendi kaygılarının uluslararası hukuk kuralları ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Kahire yönetimi, bu yaklaşımın iki ülkenin çıkarlarını koruması gerektiğine dikkat çekti.

Mısır'ın bu tutumu, Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati tarafından cumartesi günü Trablus'ta, geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile yaptığı görüşmede dile getirildi. Görüşme, Abdülati'nin Sahel-Sahra Devletleri Topluluğu Yürütme Konseyi'nin 22'nci dönem toplantısına katılmak üzere bulunduğu Trablus'ta gerçekleştirildi.

Mısır, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylamasına karşı çıkıyor. Kahire yönetimi, farklı vesilelerle yaptığı açıklamalarda, anlaşmanın onaylanmasının Mısır açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını vurgulamıştı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre Abdülati, iki ülke arasındaki tarihî ve kardeşlik ilişkilerinden hareketle, deniz sınırlarının belirlenmesine ilişkin süreçte Mısır'ın kaygılarının dikkate alınmasının önemini vurguladı. Abdülati, bunun uluslararası hukuk kuralları ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi doğrultusunda, iki ülkenin ortak çıkarlarını gözeterek gerçekleştirilmesi gerektiğini ve bu konuda mutabakata varıldığını belirtti.

Dibeybe ise Libya-Mısır Ortak Komisyonu'nun deniz sınırları konusunu görüşmek üzere toplanacağını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Al Qahera News’ten aktardığı habere göre Dibeybe, “Haritaları olanlar bunları sunsun. Diyalog kurmak ve konuyu tartışmak sağlıklı bir yaklaşımdır. Ancak tek taraflı kararlar ve uzlaşmaz tutumlar, iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet edecek hiçbir sonuca ulaştırmaz” dedi.

Açıklamalar, Libya Temsilciler Meclisi'nin geçen ekim ayında Trablus ile Ankara arasında 2019 yılında imzalanan mutabakatı onaylamasının ardından geldi. Söz konusu adım, Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın itirazlarına yol açarken, Avrupa'dan da anlaşmaya yönelik geçmişte eleştirel açıklamalar yapılmıştı.

Dibeybe, ekim ayında yaptığı açıklamada da hükümetinin mutabakata ilişkin Mısır'ın kaygılarını dikkate almaya özen gösterdiğini belirtmişti. Bu açıklama, Kahire'nin Libya Temsilciler Meclisi'nin anlaşmayı onaylamasını reddettiğini duyurmasından birkaç gün sonra gelmişti. Gelişmeler, deniz yetki alanları meselesinin iki ülke arasındaki ilişkilerde gündemdeki yerini koruduğunu gösteriyor.

Öte yandan Abdülati ile Dibeybe arasındaki görüşmede Libya'daki siyasi krizin son gelişmeleri de ele alındı. Mısır Dışişleri Bakanı, ülkesinin krizin çözümünde tek çıkış yolu olarak siyasi çözümden yana tutumunu yineledi. Bu çözümün, geniş kapsamlı ulusal uzlaşıya dayanan, Libyalıların sahipliğinde ve liderliğinde yürütülecek kapsayıcı bir diyalog yoluyla sağlanması gerektiğini ifade etti.

Bakanlık açıklamasına göre Abdülati, siyasi çözümün temel referanslarına bağlı kalınmasının önemini vurgulayarak, başta Suheyrat Anlaşması olmak üzere mevcut mutabakatların esas alınması ve dış dayatmalar ile müdahalelerden uzak durulması gerektiğini belirtti.

Abdülati, Libya'nın birliğini koruyacak, devlet kurumlarını muhafaza edecek ve bu kurumların birleştirilmesini destekleyecek bir siyasi uzlaşıya ulaşılmasının önemine işaret ederek, böylece ülkedeki mevcut bölünmüşlüğün sona erdirilmesi gerektiğini kaydetti.

Libya'da, merkezi Trablus'ta bulunan ve Abdülhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti ile Temsilciler Meclisi tarafından görevlendirilen ve Usame Hammad başkanlığındaki hükümet arasında siyasi bölünmüşlük sürüyor. Ülkenin doğusunda ve güneyinin bazı kesimlerinde yönetimi elinde bulunduran Hammad hükümeti, Mareşal Halife Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu'nun nüfuz alanında faaliyet gösteriyor.


Salah'ın Trabzon'a transferi Mısır-Türkiye ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdı

Trabzonspor formasıyla Kahire'de poz veren Türk yetkililer (Türkiye'nin Mısır Büyükelçiliği)
Trabzonspor formasıyla Kahire'de poz veren Türk yetkililer (Türkiye'nin Mısır Büyükelçiliği)
TT

Salah'ın Trabzon'a transferi Mısır-Türkiye ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdı

Trabzonspor formasıyla Kahire'de poz veren Türk yetkililer (Türkiye'nin Mısır Büyükelçiliği)
Trabzonspor formasıyla Kahire'de poz veren Türk yetkililer (Türkiye'nin Mısır Büyükelçiliği)

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret, Mısır'ı medeniyetlerin beşiği olarak nitelendirmesi ve Türk halkının kalbinde özel bir yere sahip olduğunu belirterek “Dünyanın Anası” şeklinde tanımlaması, iki ülke arasındaki halklar arası ilişkiler ve turizm alanında yeni bir köprünün kurulmasına vesile oldu. Genç'in, kısa süre önce Trabzonspor'a transfer olan Mısır Milli Takımı kaptanı Muhammed Salah'ın önemine dikkat çekmesi de bu yakınlaşmada etkili oldu.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye'nin Kahire Büyükelçiliği tarafından düzenlenen Trabzon Günü etkinliğine katıldığı sırada yaptığı açıklamada, Kahire ziyaretinin yalnızca Türk şehrinin tanıtımıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda iki ülkenin şehirleri, halkları ve turizm sektörleri arasındaki dostluk ve işbirliğini güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.

Genç, ticaret, yatırım, turizm ve kültür alanlarında ilişkilerin gelişmesinin hem iki ülkeye hem de bölgeye fayda sağlayacağını ifade etti.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı, Muhammed Salah'ın Trabzonspor'a transferine de değinerek Mısırlı futbolcuyu “olağanüstü bir yıldız” olarak nitelendirdi. Salah'ın değerinin futbol sahalarıyla sınırlı olmadığını belirten Genç, yıldız futbolcunun insani değerlere verdiği destek ve kriz dönemlerinde dünya kamuoyunun vicdanına seslenen tutumuyla da öne çıktığını söyledi. Genç, Salah'ın Trabzonspor'u şampiyonluklara taşımasını ve iki kültür ile medeniyet arasında yakınlaşmaya katkıda bulunmasını temenni etti.

dsveb
Türk yetkililer, Kahire'deki buluşmada Trabzonspor formasıyla (Türkiye'nin Mısır Büyükelçiliği)

Muhammed Salah, İngiltere'nin Liverpool takımındaki sözleşmesinin sona ermesiyle Trabzonspor'a yıllık 17 milyon avro karşılığında imza atmış, ayrıca kendi adını taşıyan ürünlerin satış gelirlerinden yüzde 20 pay alması konusunda anlaşmaya varılmıştı. Kulüp yöneticilerinin açıkladığı anlaşma, 35 binden fazla taraftarın ve futbolseverin katıldığı bir etkinlikte imzalanmıştı.

Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen ise etkinliğin Trabzon'un doğal güzelliklerini, mirasını, örf ve adetlerini tanıtmayı amaçladığını, bunun yanı sıra Ankara ile Kahire arasındaki ilişkilere de katkı sunduğunu belirtti.

Muhammed Salah'ın Trabzonspor kadrosunda yer almasının ve iki halk arasında oluşturduğu bağın Trabzon'u Mısırlılara daha yakın bir şehir haline getirdiğini kaydeden Şen, kentin doğal güzelliklerine dikkat çekti. Trabzon'un yemyeşil doğası ve dağlarının İrlanda'da ve İskandinav ülkelerinde bile benzerinin bulunmadığını ifade eden Büyükelçi, kentin mimari ve kültürel mirasının da önemli bir zenginlik olduğunu söyledi. Şen, katılımcıları Trabzon'u bu doğrudan deneyim aracılığıyla tanıtmaya ve ardından şehri ziyaret etmeye davet etti.

sdvb
Mohamed Salah Trabzonspor'da (Facebook hesabı)

Trabzonspor'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Trabzon'dan gelen heyetin 158'den fazla kişiden oluştuğu bildirildi. Mısır'ın başkentine ulaşan heyetin, iki taraf arasındaki turizm ve ticaret alanlarında işbirliği fırsatlarını ele almak üzere sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiği kaydedildi.

Mısırlı turizm uzmanı Muhammed Kerem, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Kahire ziyaretinin turizm ve ekonomi açısından önemli boyutlar taşıdığını belirterek bunun iki ülke arasında yatırım ve turizm hareketliliğini artırma fırsatlarını ortaya koyduğunu söyledi.

Kerem, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Muhammed Salah'ın Trabzonspor'a transferinin Türkiye'deki Mısır'ın yumuşak gücünü temsil ettiğini ve spor dünyasının önde gelen isimlerinin turizm destinasyonlarının tanıtımındaki etkisini gözler önüne serdiğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde Mısırlı ve Türk şirketleri arasında anlaşmaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Kerem, iki ülkenin turizm destinasyonlarını kapsayan ortak programlar hazırlanmasının önemine işaret etti. Bu kapsamda özellikle Trabzon'un tanıtılmasının yanı sıra Mısır'ın farklı turizm merkezlerine yönelik ziyaretlerin de teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

Kerem, Trabzon'un dağlık coğrafyası, büyüleyici gölleri ve etkileyici doğal manzaralarıyla öne çıktığını, bu özelliklerin iki ülke arasında ortak turizm programları geliştirilmesi için önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.

Trabzon heyeti, Mısır ziyareti kapsamında Muhammed Salah'ın memleketi olan, Nil Deltası'ndaki Garbiye vilayetine bağlı Nagrig köyünü de ziyaret etti. Heyet üyeleri burada köy sakinleriyle bir araya geldi, gençlik merkezini gezdi ve köyün muhtarıyla görüştü. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı, Muhammed Salah'ın köyünü ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek bölge halkını Trabzon'a davet etti.

Mısırlı spor yorumcusu Lutfi es-Sak'an ise Trabzon'dan resmi bir belediye heyetinin Mısır'ı ziyaret etmesini, Muhammed Salah'a gösterilen ilgiyi ve futbolcunun Trabzon'da bulunmasından yararlanılarak kentin turizm açısından tanıtılmasını doğal, önemli ve gurur verici bir gelişme olarak değerlendirdi.

Es-Sak'an, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Salah'ın Trabzonspor ile sözleşme imzalamasından bu yana kentte turizmin artacağına ilişkin işaretlerin ortaya çıktığını belirtti. Trabzonspor'un Salah transferinde belediyenin de yer aldığı anlaşmanın bir parçasının, futbolcunun şöhretinden ve geniş taraftar kitlesinden yararlanarak kentte turizmi canlandırmak olduğunu söyledi.

Heyetin Salah'ın memleketi Nagrig köyünü ziyaret etmesinin ve bu ziyareti Türk şehrinin tanıtımı için bir fırsata dönüştürmesinin doğal olduğunu ifade eden Es-Sak'an, şu değerlendirmede bulundu: “Bu insanlar turizmi canlandırmak ve kentin tanıtımını yapmak için çalışıyor. Belediye, Salah'ın transferine yaptığı katkı ölçüsünde Trabzon'u Mısırlılara Türkiye'de bir turizm destinasyonu olarak tanıtmak amacıyla Mısır'a geldi. Bu, futbol sahasının dışındaki futbol yatırımlarının ve tanıtım faaliyetlerinin bir parçası. Çünkü saha dışındaki pazarlama çalışmaları da önemli gelirler sağlıyor.”

Es-Sak'an, Muhammed Salah'ın Trabzon'da bulunmasının futbolcuyu kent için ayırt edici bir simge haline getirdiğini belirterek, “Salah, Türkiye'de adeta bir ikona dönüştü. Futbolun tamamlayıcı unsurlarından biri de bu. Futbol yalnızca bir oyun değil; saha dışında da pek çok gelişme yaşanıyor. Salah'ın yaşadığı sokağa adının verilmesi de bir tanıtım faaliyeti. Salah artık Türkiye'de ustalıkla pazarlanan bir markaya dönüştü” dedi.

Öte yandan, iki ülke arasındaki ikili ilişkiler son dönemde önemli bir ivme kazandı. Bu gelişmede, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen şubat ayında Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından resmi törenle karşılanması etkili oldu.

İki lider, Kahire'de düzenlenen Mısır-Türkiye İş Forumu'nun kapanış oturumuna da birlikte katıldı. Forumda, Mısır'da faaliyet gösteren veya yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmek isteyen 460'tan fazla Türk şirketinin başkanı ve temsilcisinin yanı sıra Mısır özel sektöründen yaklaşık 270 temsilci yer aldı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'da: Kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler emellerine asla ulaşamayacak

Azerbaycan ve Türkiye cumhurbaşkanları, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinliğini vurgulamak amacıyla pazar günü Azerbaycan'daki Zafer Günü kutlamalarında el ele (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Azerbaycan ve Türkiye cumhurbaşkanları, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinliğini vurgulamak amacıyla pazar günü Azerbaycan'daki Zafer Günü kutlamalarında el ele (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'da: Kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler emellerine asla ulaşamayacak

Azerbaycan ve Türkiye cumhurbaşkanları, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinliğini vurgulamak amacıyla pazar günü Azerbaycan'daki Zafer Günü kutlamalarında el ele (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Azerbaycan ve Türkiye cumhurbaşkanları, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinliğini vurgulamak amacıyla pazar günü Azerbaycan'daki Zafer Günü kutlamalarında el ele (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye ile Azerbaycan, Bakü'nün okullarda kıyafet kurallarını değiştirmesi ve bazı eğitim kurumlarında başörtüsünü yasaklamasıyla başlayan anlaşmazlığı geride bırakmaya çalışıyor. Ankara'nın tepkisinin ardından diplomatik temasların yeniden yoğunlaşması, ilişkilerdeki gerilimi düşürdü.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Kasım Zafer Günü kutlamalarına katılmak üzere pazar günü Azerbaycan'a gerçekleştirdiği ziyarette, iki ülke arasındaki ilişkilerin zayıflatılamayacağı mesajını verdi. Erdoğan, Bir millet, iki devlet olarak tanımlanan Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin sarsılmaz niteliğine vurgu yaptı.

Sonsuza kadar birlik

Erdoğan, Dağlık Karabağ'daki Fuzuli kentinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerini zayıflatmaya yönelik girişimlerin geçmişte sonuç vermediğini, gelecekte de başarılı olamayacağını söyledi.

d cdf
Erdoğan, Aliyev ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşurken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile daha da güçlenen iki ülke arasındaki birlikteliğin sonsuza kadar süreceğini belirten Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin ortak dil, tarih ve kültürün çok ötesinde bir anlam taşıdığını ifade etti.

Erdoğan, “15 Haziran 2021'de Azerbaycan'ın Şuşa kentinde imzaladığımız beyannameyle pekiştirdiğimiz bu kardeşliği zayıflatmaya çalışanlar, geçmişte amaçlarına ulaşamadıkları gibi gelecekte de ulaşamayacaklar” dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın bugün ulaştığı ileri seviyenin, iki ülkenin ortak iradesinin ve çabalarının en somut göstergesi olduğunu da sözlerine ekledi.

Erdoğan, Azerbaycan'ın Karabağ'da elde ettiği zafer ve tarihi Şuşa kentinin 2020 yılında kurtarılmasına da değindi. Azerbaycan'ın 44 gün süren Vatan Muharebesi sırasında topraklarını işgalden kurtarmasının Güney Kafkasya'da yeni bir dönemin kapısını açtığını söyledi.

“Bugün görevimiz, savaş meydanlarında kazanılan zaferi kalıcı barış ve istikrarla taçlandırmaktır” diyen Erdoğan, Türkiye'nin bölgede kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik Azerbaycan'ın samimi çabalarını desteklemeyi sürdüreceğini vurguladı.

Aliyev'den Türkiye'nin tutumuna övgü

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de Zafer Günü'nde Erdoğan'ın yanlarında bulunmasından duyduğu derin memnuniyeti dile getirdi.

Aliyev, 2020'deki İkinci Karabağ Savaşı sırasında Erdoğan'ın ve Türk halkının Azerbaycan'a verdiği desteği hatırlattı. Savaşın ilk saatlerinde Erdoğan'ın yaptığı açıklamanın ve kendisiyle gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin, Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini belirten Aliyev, “Erdoğan'ın açıklaması bize daha fazla güç ve büyük  moral verdi” dedi.

dscv
Aliyev, Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Dağlık Karabağ Savaşı sırasında sergilediği tutum dolayısıyla Erdoğan'a ve Türk halkına teşekkür etti (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan'ın Azerbaycan'ın yalnız olmadığı ve Türkiye'nin her zaman yanında bulunduğu yönündeki sözlerini hatırlatan Aliyev, Azerbaycan halkının bu gerçeğin bilincinde olduğunu söyledi.

İkinci Karabağ Savaşı'nın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki birliği bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Aliyev, Şuşa Beyannamesi'nin iki ülke arasındaki ilişkileri resmen müttefiklik seviyesine yükselttiğini ifade etti.

Erdoğan'ın Azerbaycan ziyareti ve Zafer Günü kutlamalarına katılımı, okul kıyafetlerine ilişkin kararın yol açtığı gerilimi yatıştırmayı ve bunun iki ülke arasındaki yakın siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel ilişkilere zarar vermesini önlemeyi amaçladı. Her iki ülkenin diplomasisinde sıkça kullanılan «İki devlette bir millet» söylemi, bu yakınlığın temel ifadelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Başörtüsü krizi

İki ülke arasındaki anlaşmazlık, Erdoğan'ın başdanışmanı Oktay Saral'ın Azerbaycan'da uygulamaya konulan yeni okul kıyafeti kurallarını eleştirmesiyle derinleşti. Bakü yönetimi, bu açıklamayı ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendirdi.

sdvf
Aliyev, Azerbaycan'daki başörtüsü krizi nedeniyle iki ülke arasında yaşanan gerilim üzerine Erdoğan'ın davetini yinelemesine rağmen 30 Ekim'de Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmadı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Azerbaycan, 21 Ekim'de 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını istenmeyen kişi ilan ederek ülkeye girişini yasakladı. Bu isimler arasında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, bazı milletvekilleri, gazeteciler ve sosyal medya aktivistleri de bulunuyordu.

Aynı gün Erdoğan, Aliyev'i telefonla arayarak 30 Ekim'de Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne davet etti. Ancak Aliyev zirveye katılmadı ve Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti. Bu gelişme, Erdoğan'ın telefon görüşmesinde yaptığı davete ve başdanışmanı Oktay Saral'ı görevden almasına rağmen yaşandı.

vb
Aliyev ve eşi, Dağlık Karabağ'daki Fuzuli Havalimanı'nda Erdoğan ve eşini karşılarken (AFP)

Aliyev'in zirveye katılmaması, Bakü medyasında daha önceden planlanmış bir spor etkinliğine katılacak olmasıyla açıklandı. Aliyev, daha önce 2 Ekim'de yaptığı sert açıklamada ülkesinin içişlerine herhangi bir müdahaleyi kabul etmeyeceklerini vurgulamıştı. Karabağ zaferinin Azerbaycan ordusunun kendi imkânlarıyla kazanıldığını belirten Aliyev, Türkiye'ye üstü kapalı bir göndermede bulunarak, ülkesine silah sağlayanlar olmuşsa bile bunları kendi paralarıyla satın aldıklarını söylemişti.

Buna rağmen Erdoğan, Zafer Günü kutlamalarına katılmak üzere Azerbaycan'ı ziyaret edeceğini duyurdu.

Anlaşmazlıklar geride bırakılıyor

Aliyev ve eşi Mihriban Aliyeva, Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ı Fuzuli Uluslararası Havalimanı'nda karşıladı.

Azerbaycan ordusunun Şuşa'da elde ettiği zafer, Ermenistan'la uzun süren savaşın sona ermesinin önünü açmıştı. Azerbaycan, 2023 yılında Ankara'nın desteğiyle gerçekleştirdiği ani bir operasyon sonucunda Dağlık Karabağ'ın tamamında kontrolü sağlamış, bu gelişmenin ardından ABD arabuluculuğunda Ermenistan'la barış görüşmeleri başlamıştı.

Yaşanan gerilime rağmen Türkiye ile Azerbaycan, askeri işbirliği ve enerji alanlarında yakın ilişkilerini sürdürüyor. Türkiye, Azerbaycan'ın petrol ve doğal gaz ihracatını Avrupa'ya ulaştırmasında başlıca güzergâhlardan biri olma özelliğini koruyor.