Erdoğan'ın oy oranı tüm illerde arttı, Kılıçdaroğlu'nun 11 ilde düştü

AA
AA
TT

Erdoğan'ın oy oranı tüm illerde arttı, Kılıçdaroğlu'nun 11 ilde düştü

AA
AA

Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ilk turuna kıyasla ikinci turda Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm illerde oy oranı arttı, Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun oy oranı ise 11 ilde düştü.

Resmi olmayan sonuçlara göre, Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turunda katılım oranı, birinci tura göre yüzde 3,13 azalarak yüzde 85,71 olarak gerçekleşti.

Birinci turda 53 milyon 993 bin 714 seçmen, ikinci turda ise 52 milyon 89 bin 286 seçmen oy kullandı. İkinci turda katılım oranının yükseldiği tek il Tunceli oldu. Tunceli'de bir önceki tura göre seçimlere katılım yüzde 0,12 artarak yüzde 87,47'ye çıktı, diğer tüm illerde katılım oranı düştü.

İkinci tur oylamada katılımın en yüksek olduğu üç il sırasıyla Düzce, Kütahya, Amasya olurken, Ağrı, Iğdır ve Van'da en düşük katılım sağlandı.

Erdoğan tüm illerde oy oranını artırırken Kemal Kılıçdaroğlu'nun oy oranı ise Şanlıurfa, Diyarbakır, Adıyaman, Siirt, Mardin, Ağrı, Bitlis, Hakkari, Bingöl, Muş ve Van'da düştü.

İkinci turda Erdoğan'ın en fazla oy oranına ulaştığı il yüzde 82,45 ile Bayburt, Kılıçdaroğlu'nun ise yüzde 82,81 ile memleketi Tunceli oldu.

Erdoğan'ın oy oranını en çok yükselttiği il Iğdır, Kılıçdaroğlu'nun Bilecik oldu. Erdoğan'ın ilk tura kıyasla Iğdır'da oy oranı yüzde 7,93 artarak yüzde 33,22, Kılıçdaroğlu'nun Bilecik'te yüzde 5,27 artarak yüzde 46,53 oldu.

Erdoğan bir önceki tura kıyasla İstanbul'da 1,59 artışla yüzde 48,22, Ankara'da 2,77 artışla yüzde 48,77, İzmir'de 1,39 artışla yüzde 32,87, Kılıçdaroğlu İstanbul'da yüzde 3,22 artışla yüzde 51,78, Ankara'da 3,91 artışla yüzde 51,23, İzmir'de 3,75 artışla yüzde 67,13'lük oy oranına sahip oldu.

Bölgelerde görünüm

Marmara Bölgesi'nde Erdoğan, oy oranını en çok Sakarya'da, Kılıçdaroğlu ise Bilecik'te artırdı. Erdoğan'ın Sakarya'da ilk tura kıyasla oy oranı yüzde 3,74 artarak yüzde 68,49 olurken, Kılıçdaroğlu'nun Bilecik'te oy oranı ise yüzde 5,27 artışla yüzde 46,53'e yükseldi.

İç Anadolu Bölgesi'nde Erdoğan oy oranını en çok Çankırı'da, Kılıçdaroğlu ise Eskişehir'de artırdı. Erdoğan'ın Çankırı'da oy oranı yüzde 4,63 artışla yüzde 76,76'ya, Kılıçdaroğlu'nun Eskişehir'de yüzde 5,02 artışla yüzde 55,41'e çıktı.

Kılıçdaroğlu'nun Doğu Anadolu'da 6 ilde oy oranı düştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun Doğu Anadolu Bölgesi'nde oylarının en çok arttığı il, ilk tura Ata İttifakı adayı olarak giren Sinan Oğan'ın memleketi Iğdır oldu.

Iğdır'da Erdoğan'ın oy oranı ilk tura kıyasla yüzde 7,93 artarak yüzde 33,22'ye, Kılıçdaroğlu'nun oy oranı yüzde 4,29 artarak yüzde 66,78'e yükseldi.

Kılıçdaroğlu'na verilen oyların oranı Bitlis'te yüzde 0,7, Ağrı'da yüzde 0,46, Hakkari'de yüzde 0,21, Bingöl'de yüzde 0,61, Muş'ta yüzde 0,55 ve Van'da yüzde 0,76 düştü.

Erdoğan'ın Karabük ve Burdur'da oy oranı yükseldi

Karadeniz Bölgesi'nde Erdoğan'ın oylarını en çok artırdığı il Karabük, Kılıçdaroğlu'nun Bolu oldu. Erdoğan, Karabük'te yüzde 4,32 artışla yüzde 63,72, Kılıçdaroğlu Bolu'da yüzde 4,31 artışla yüzde 35,33 oy oranına ulaştı.

Akdeniz Bölgesi'nde Burdur Erdoğan'ın, Isparta Kılıçdaroğlu'nun oy oranının en çok yükseldiği iller oldu. Erdoğan Burdur'da yüzde 4,12 artışla yüzde 55,83, Kılıçdaroğlu Isparta'da yüzde 4,1 artışla yüzde 42,33 oy oranı elde etti.

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun oy oranları Kilis'te arttı

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde oy oranlarını en çok Kilis'te artırdı. Erdoğan, oylarını yüzde 4,44 artırarak yüzde 69,99, Kılıçdaroğlu yüzde 2,99 artırarak yüzde 30,01 oy oranı elde etti.

Kılıçdaroğlu'nun oy oranları Şanlıurfa'da yüzde 0,94, Diyarbakır'da yüzde 0,34, Adıyaman'da yüzde 0,8, Siirt'te yüzde 0,82 ve Mardin'de yüzde 0,87 azaldı.

Erdoğan'ın Kütahya'da oy oranı yüzde 4,28 arttı

Ege Bölgesi'nde Erdoğan'ın oy oranını en çok artırdığı il Kütahya, Kılıçdaroğlu'nun Denizli oldu. Erdoğan'ın ilk tura kıyasla oy oranı Kütahya'da yüzde 4,28 artışla yüzde 70,59'a, Kılıçdaroğlu'nun Denizli'de yüzde 4,63 artışla yüzde 52,99'a çıktı.



Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
TT

Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)

Somali'deki siyasi kriz, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile federal hükümetin muhalifleri arasında, geçtiğimiz yıldan bu yana ülkedeki en önemli anlaşmazlık konularından biri olan ve bu yıl yapılması planlanan doğrudan seçimler öncesindeki görüşmelerle yeni bir boyut kazandı.

Eski Somali Cumhurbaşkanı ve önde gelen muhalefet figürü Mohammed Abdullahi Farmaajo'nun da katıldığı görüşmeler, sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı görüşmelerinin ardından gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir uzman, bu görüşmeleri, Türkiye'nin Mogadişu'daki etkisi ve geniş nüfuzu çerçevesinde, siyasi krizi sona erdirmek ve bazı çözümler bulmak için seçimler öncesinde Türkiye'nin arabuluculuk rolünün başlangıcı olarak gördüğünü ifade etti.

Mogadişu'daki evinde Türkiye’nin Büyükelçisi Aktaş ile bir araya gelen Farmaajo, yaptığı açıklamada, Türk Büyükelçi ile ülkedeki siyasi ve güvenlik durumunu ve ülkeye yönelik yatırımı artırmanın yollarını görüştüğünü belirtti. Türk hükümetini ve ülkesine verdiği kesintisiz desteği öven Farmaajo, görüşmeyi ‘verimli’ olarak nitelendirdi.

‘es-Somal el-Cedid’ adlı haber sitesinin dün akşam yayınladığı habere göre Büyükelçi Aktaş, Farmaajo ile görüşmesi öncesinde Puntland Devlet Başkanı Said Abdullah Deni de dahil olmak üzere bazı Somalili siyasi isimlerle bir araya geldi.

fvfrdv
Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçisi, Puntland Devlet Başkanı ile bir araya geldi (Büyükelçinin X hesabı)

Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kilani, mevcut aşamanın merkezi hükümet ile bazı siyasi partiler arasında tırmanan gerilimler ve merkezi yönetim ile bazı bölgesel yönetimler, özellikle Cubaland ve Puntland yönetimleri arasındaki görüş ayrılıkları ile şekillendiğini düşünüyor.

Kilani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'nin, 2026 Mayıs ayında yapılacak seçimler öncesindeki hassas dönemde Somali siyasi partilerinin görüşlerini bir araya getirmek için arabuluculuk rolü oynadığı aşikar.”

Türkiye-Somali görüşmeleri, muhalefetle yapılan ve sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı toplantılarının ardından gerçekleşti. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, 19 Şubat'ta federal hükümet tarafından düzenlenen istişare toplantılarına katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı sarayında muhalefet partisi ‘Somali'nin Geleceği Konseyi’ üyeleri ve yetkilileriyle bir araya geldi.

Somali Haber Ajansı SONNA'nın o günkü haberine göre görüşmelerde yaklaşan seçimler, ulusal birlik ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi ve ‘güvenlik ve istikrarı tehdit eden (yerel olarak eş-Şebab'ı ifade etmek için kullanılan bir terim olan) Havaric milisleriyle mücadele’ konuları ele alındı.

Somali'nin Geleceği Konseyi, Nairobi'de yapılan bir toplantının ardından geçtiğimiz yıl ekim ayında oluşturuldu. Konsey, Cubaland ve Puntland devlet başkanları Ahmed Madobe ve Said Deni ile muhalefet partisi ‘Somali Kurtuluş Forumu’ liderleri, yani eski başbakanlar Hasan Ali Kayre ve Abdi Farah Shirdon, milletvekili Abdurrahman Abduşşakur ve diğer bazı isimler tarafından, özellikle doğrudan seçimler konusunda hükümetle bir yıl süren radikal anlaşmazlıklar sonrası kuruldu.

Kilani, Türkiye'nin diplomatik etkisi ve Somalili çeşitli taraflarla dengeli ilişkileri, eğitim ve kurumsal destek programları aracılığıyla güvenlik ve askeri varlığı, altyapı projeleri ve yatırımlar aracılığıyla ekonomik ve kalkınma desteği ve arabuluculuk girişimlerini yönetme kapasitesini artıran cumhurbaşkanlığı üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, siyasi sahneyi etkileyebilecek araçlara sahip olduğuna inanıyor.

Ankara, etkili bölgesel ortaklarıyla çabalarını koordine edecek gibi görünüyor ve bu koordinasyon, arabuluculuk çabalarının başarı şansını artırabilir.

Birkaç olasılığa işaret eden Kilani’ye göre bunlardan ilki, gerilimin azalması ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının tarafları birbirine yaklaştırarak seçimlerin daha az gergin bir ortamda yapılmasının önünü açması, ikincisi ise özellikle farklı bölgesel ittifaklarla bağlantılı bölgesel yönetimlerin bazı çekincelerinin devam etmesi, siyasi krizin kötüleşmesi ve seçim tarihinden önce uzlaşma çabalarının durması olasılığına dair kısmi başarısızlık senaryosu.


Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık Körfez ülkelerine saldırmasını “son derece yanlış bir strateji” olarak nitelendirdiğini ve bunun bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını söyledi.

TRT Haber Özel Yayın'ında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Fidan, “İran’ın bu bölgeleri rastgele bombalaması çok yanlış bir strateji” dedi. Fidan Tahran’ın stratejisini “Ben batarsam, bölgeyi de batırırım” olarak tanımladı.

Bakan Fidan, İran saldırılarına maruz kalan ülkelerin bu saldırılar devam ettiği sürece sessiz kalamayabileceğine ve çatışmanın kapsamının genişlemesinin endişe verici bir durum olduğuna dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı, İran’da rejim değişikliğinin “bölge için tehlikeler” oluşturabileceğini belirtti. Fidan, yeni İran liderliğinin seçilip göreve gelmesi halinde, ABD ve İsrail ile savaşın sona erdirilmesi için bir fırsat sunabileceğini söyledi. Herhangi bir uzlaşmanın, savaşın uzamasından daha iyi olacağını vurgulayan Fidan, yeni İran liderliğinin çatışmayı sonlandırma yönünde “irade” göstermesini umut etti.


Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.