CHP Sözcüsü Öztrak: Kılıçdaroğlu, yeni MYK'yi, PM'nin ardından belirleyecek

"Samimi bir öz eleştiri yaparak, yaşadıklarımızdan ders alarak, eksiklerimizi giderip yenilenerek, mücadeleye güçlü şekilde devam edeceğiz"

AA
AA
TT

CHP Sözcüsü Öztrak: Kılıçdaroğlu, yeni MYK'yi, PM'nin ardından belirleyecek

AA
AA

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK), Parti Meclisi (PM) toplantısının ardından belirleyeceğini bildirdi.

Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ardından dün son MYK toplantısını yaptıklarını anımsattı.

MYK'de, 14 Mayıs'taki milletvekili seçimi ile 28 Mayıs'taki ikinci turda tamamlanan Cumhurbaşkanı Seçimi'ni değerlendirdiklerini ifade eden Öztrak, "İlgili arkadaşlarımız sandık güvenliği sonuçları hakkında Kurul'umuzu bilgilendirdiler. Bu konuda verilen bilgiler çerçevesinde, sistemik bir güvenlik açığı yaşanmadığını, vatandaşımızın oylarına sahip çıkıldığını tespit ettik." değerlendirmesini yaptı.

Ayrıca MYK Üyesi Bülent Kuşoğlu'nun seçim sürecinde yapılan harcamalar hakkında Kurul'a bilgi verdiğini bildiren Öztrak, 9 ay sonraki mahalli idareler seçimi ve bu seçimler öncesinde CHP'nin kongre takvimiyle ilgili yapılacakların ele alındığını söyledi.

Sandık başına giden tüm vatandaşlarla seçimde görev alan tüm partililere teşekkür eden Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Erdoğan ve partisi, yanlış politikalarıyla milletimize yaşattıkları ekonomik sıkıntıların, artan hayat pahalılığının üstünü örtebilmek amacıyla bir ahlaksız kampanya yürüttü. Bu kampanyada hiçbir etik sınır tanımadı. On parmağında on kara bize sürdü, iftira etti. Montaj olduğunu itiraf ettiği sahte videoları miting meydanlarında millete gösterdi. Devleti yönetmeye talip olan kadroların, hiçbir zaman yapmayacağı sahtekarlıklar yapıldı. Milletine yalan söyleyenler devlet yönetemez. Devletin tüm imkanları seçimde kullanıldı. Bakanlar, milletvekili adayı yapılarak seçimde aktif rol almaları sağlandı. Parti devleti yönetiminin bu ilk seçiminde siyasi etik ayaklar altına alındı. Bu seçimde Erdoğan'ın vatandaşlığımızı 3 paraya sattığı, Türkçe öğrenmek zahmetine bile katlanmamış yabancılar da Türkiye'nin kaderi ve geleceği hakkında söz söyledi."

"Arzu ettiğimiz sonucu alamadık"

Siyaseten ve ahlaken meşru olmayan bir seçim sürecini yaşadıklarını ileri süren Öztrak, "Bütün bunlara rağmen başta cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bu seçimi kazanmak için çok çalıştık ama arzu ettiğimiz sonucu alamadık. Ancak, Genel Başkan'ımız ülkemizdeki her iki seçmenden birinin oyunu aldı. 25 milyon 504 bin 724 yurttaşımız Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdi." diye konuştu.

Öztrak, şöyle devam etti:

"Muhalefetin bu desteği muhafazası ve artırması, bunu hükümeti denetleme ve dengelemede kullanması, hükümetin sorumsuzluklarının millet adına bir ölçüde kontrolünü sağlayacaktır. Erdoğan da bunun farkındadır. Bu desteği dağıtmaya çalışmaktadır. Onun için de partimizin iç işlerine burnunu sokmaya kalkmakta, bunu da açıkça söylemektedir. İşte buna senin gücün yetmez. CHP milletin partisidir, kimsesizlerin kimsesidir, CHP'nin istikametini sen çizemezsin, milletimiz çizer."

"Bugün, yerel seçimle ilgili mücadelenin başlamasının beşinci günüdür"

Dünkü toplantıda, samimi bir öz eleştiri de yaptıklarını bildiren Öztrak, "Biz, 25 milyondan fazla yurttaşımızın desteğini aldığımız bu seçimi, adalet yürüyüşüyle başlayan, Millet İttifakı'nın kurulmasıyla belediyelerin kazanılmasıyla devam eden sürecin devamı olarak görüyoruz. 14-28 Mayıs seçimleri, mücadelenin yeni bir aşamaya geçişini ifade etmektedir. Kimilerine göre bugün seçimden sonraki beşinci gündür. Bize göre ise 9 ay sonra yapılacak yerel seçimle ilgili mücadelenin başlamasının beşinci günüdür." ifadesini kullandı.

CHP Sözcüsü Öztrak, şunları kaydetti:

"Samimi bir öz eleştiri yaparak, yaşadıklarımızdan ders alarak, eksiklerimizi giderip yenilenerek, mücadeleye güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Bu sürece destek olmak amacıyla dün yapılan MYK toplantısında, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz, teamüle ve partimizin usullerine uygun olarak, seçimden sonra yapılacak ilk PM toplantısından önce, Genel Başkan'ımıza istifalarını sunmuşlardır. Genel Başkan'ımız, yeni MYK'yi hafta sonu yapılacak PM toplantısının ardından belirleyecektir. Mevcut MYK üyeleri işlerin aksamaması adına yeni MYK belirlenene kadar görevlerine devam edecektir."

MYK toplantısında olağan kongre takviminin ele alındığını, bu kapsamda kongrelerle ilgili kararın da PM'de ele alınarak kararlaştırılacağını kaydeden Öztrak, şunları aktardı:

"Önümüzdeki süreç zorludur. Sadece ekonomik açıdan değil, demokrasimiz ve hukuk devleti açısından da. Bunun ilk işaretleri görülmeye başlandı. Genel Başkan'ımıza yönelik fezleke tehditleri, belediye başkanlarımızı görevden alma imaları, televizyonlara başlatılan RTÜK incelemeleri, internet sansüründen muhaliflere hapsetmeye kadar uzanan tehdit listeleri. Ama bunların hiçbiri bizi yıldıramaz, korkutmaz."

Öztrak, Kemal Kılıçdaroğlu'nun 28 Mayıs'ta, her iki kişiden birinin desteğini aldığını ve Türkiye'de büyük bir değişim başladığını belirterek, şu görüşlerini paylaştı:

"Bu, önünde duranların ayaklarını yerden kesecek bir çığdır. Her adımda artacak, büyüyecek, engellenemez hale gelecektir. Bugün değilse yarın, millete eziyetin merkezi saray rejimi, haktan, hukuktan, adaletten, daha fazla refahtan yana olanların gücüyle son bulacaktır. Türkiye'nin önünde yepyeni bir ufuk açılacaktır."

Milletvekilleriyle bir araya geldi

Öte yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin milletvekilleriyle bir araya geldi.

CHP Genel Merkezi'nde basına kapalı yapılan toplantı, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasıyla başladı.

Kılıçdaroğlu, yaklaşık 1 saat süren toplantıda, milletvekillerine Meclis çalışmalarında başarılar diledi.



Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Mısır ziyareti kapsamında Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile gerçekleştirdiği görüşme sırasında, bölgesel meselelerde uyum ve iki ülke arasındaki ortaklığın desteklenmesi konusunda belirgin bir yakınlaşma olduğu görüldü.

Abdulati ve Fidan, Kuzey Sahili'ndeki El Alameyn kentinde, geçen şubat ayında Kahire'de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen İkinci Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın sonuçlarının uygulanmasını takip etmek amacıyla düzenlenen İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı'na başkanlık etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) yapılan açıklamaya göre, perşembe akşamı gerçekleştirilen toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerini güçlendirme ve iki ülke liderlerinin 2024 yılında üzerinde mutabık kaldığı üzere ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma yolları ele alındı.

vfghyju
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de askeri iş birliği anlaşması imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

İki bakan, ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin ve iki ülkenin mevcut potansiyelinden tam anlamıyla yararlanılmasını engelleyebilecek tüm zorlukların aşılmasının önemini vurgularken, Serbest Ticaret Anlaşması'nın kapsamının genişletilmesi sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti.

Abdülati, Türk yatırımcıların faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla Mısır'ın attığı adımları gözden geçirirken, Türk tarafının Mısır'da Türk yatırımlarını daha fazla çekmek amacıyla, özellikle Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde otomotiv, ekipman, kimya ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösterecek tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini beklediklerini ifade etti.

İki bakan ayrıca, yük taşımacılığını artırmak amacıyla Mısır ile Türkiye arasındaki Ro-Ro deniz taşımacılığı hattının yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin istişarelerdeki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede, Mısır ve Türkiye limanları arasındaki tedarik zincirlerinin ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi de gündeme geldi.

fvg
Mısır ile Türkiye arasındaki İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı El Alameyn'de gerçekleştirildi (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Rakha Ahmed Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire ile Ankara arasında Sudan, Yemen, Suriye ve Gazze gibi bölgesel dosyalarda uyum bulunduğunu söyledi. Hassan, iki ülkenin Orta Doğu'daki krizlerin çözümü için arabuluculuk rolü üstlendiğini belirtti.

Hassan, Libya dosyasının da iki ülkenin gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, krizin çözümü için seçimlerin yapılıp yapılamayacağının ele alındığını, seçimlerin Libya krizinin çözümü açısından temel bir adım olduğunu ifade etti. Ayrıca Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın da gündemde olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Ankara'da, 2025 yılının Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100. yıl dönümüne denk geldiğine ve iki ülkenin tüm alanlarda ortaklık ve iş birliğini stratejik düzeye yükseltme iradesine vurgu yapılan bir ortak bildiri imzalamıştı.

Demokrasi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve bölgesel meseleler uzmanı Kerem Said ise Türkiye'nin, bölgedeki nüfuzunu güçlendirmesinin merkezi bir ülke ve gerek Libya meselesi gerekse Doğu Akdeniz konusunda temel bir dayanak olan Mısır'la yakınlaşmasını güçlendirmesine bağlı olduğuna inandığını belirtti.

Said, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Türk Dışişleri Bakanı'nın Mısır ziyaretinin, ticari ve askeri ilişkilerin yanı sıra diplomatik koordinasyon açısından da ikili ilişkilerde dikkat çekici bir gelişme yaşandığı bir döneme denk geldiğini söyledi.

fdfrgthy
Abdulati ve Fidan, bugün (Cuma) ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin önemine dikkat çekt. (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Said, ziyaretin Libya sahasındaki koordinasyona odaklandığını belirterek, Mısır ve Türkiye'nin Libya'da birleşik bir siyasi sistem ve birleşik bir askeri yapı oluşturulmasının önemi konusunda ortak bir yaklaşım ve vizyona sahip olduğunu ifade etti.

Said ayrıca, İsrail'in bölgeyi yeniden şekillendirmeye yönelik hamlelerinin nasıl ele alınacağının da görüşmelerde gündeme geldiğini belirtti. Özellikle İsrail'in Filistin toprakları, güney Suriye ve güney Lübnan'daki operasyonlarını genişletme konusundaki ısrarına dikkat çeken Said, İsrail'in Kızıldeniz bölgesindeki girişimlerine, özellikle Somaliland’ı tanımasının ve Kızıldeniz kıyısında bu bölgede askeri üs kurma çabasının da değinilen konular arasında olduğunu söyledi.

Said, Sudan'daki savaşla bağlantılı dosyaya da değinerek, Mısır ve Türkiye'nin Sudan'daki resmi yönetimin desteklenmesi ve her türlü ayrılıkçı hareketle mücadele edilmesinin önemi konusunda ortak bir görüşe sahip olduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) açıklamaya göre Abdulati ve Fidan, ikili düzeyde ve Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Dörtlü Mekanizma çerçevesinde yakın koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Bu mekanizmanın bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlama çabalarını desteklemeyi amaçladığı belirtildi.

Görüşmelerde ayrıca bölgedeki gerilimi düşürme ve tansiyonu kontrol altına alma çabaları ile siyasi ve diplomatik çözümlerin ilerletilmesi ele alındı. Bu kapsamda, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına uyulmasını sağlamaya yönelik girişimler de değerlendirildi.

Abdulati ve Fidan, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki ihlallerini kınarken, Filistin topraklarındaki gerilimin derhal durdurulması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birinci ve ikinci aşamalarından oluşan barış planının, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden çekilmesi de dahil olmak üzere hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

İki bakan ayrıca, ateşkesin sağlanması ve Sudan'ın birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyan, Sudan halkının beklentilerini karşılayan siyasi bir çözüme ulaşılması yönündeki çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bölgedeki mevcut gelişmeleri ve son durumu ele aldı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Temim Hilaf'ın bugün (Cuma) yaptığı açıklamaya göre El Alameyn kentinde gerçekleştirilen dostane görüşmede bakanlar, stratejik ortaklığı güçlendirme ve ortak çıkarları ilerletme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bakanların ayrıca ülkeleri arasındaki köklü dostluk ve yakın iş birliği bağlarının derinliğine dikkat çektiğini belirtti.


Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
TT

Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)

Mısır’da futbolun etkisinin ulaştığı boyutu gösteren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Mısır Milli Takımı’nın kaptanı Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a transferi, spor dünyasından siyaset alanına taşındı. Transfer, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ın perşembe günü Mısır’ın Yeni El-Alameyn kentinde gerçekleştirdiği görüşmede gündeme geldi.

Abdulati, Fidan’la düzenlediği ortak basın toplantısında, “Mısır, değer verdiğimiz yıldız futbolcu Muhammed Salah’ın Türk halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmasından dolayı minnettarlığını ifade ediyor” dedi. Abdulati, Salah’ın Türkiye’de gördüğü coşkulu karşılamanın “Mısırlıların kalbini mutlu ettiğini” belirtti.

Türk Dışişleri Bakanı Fidan da konuya ilişkin, “Muhammed Salah’ın transferinden memnuniyet duyuyoruz. Sanki bu vesileyle Mısır ve Türkiye halkları birbirine sarıldı” ifadelerini kullandı. Fidan, transferin “iki halk arasındaki bağların derinliğini yansıttığını ve Kahire ile Ankara arasındaki ilişkilerin gücünü ortaya koyduğunu” söyledi.

Mısırlı yazar ve akademisyen, Mansura Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Muhammed Fethi Yunus ise Salah’ın Türkiye ligine transferini, “Mısır’ın en önemli yumuşak güç unsurlarından birinin harekete geçirilmesi” olarak değerlendirdi. Yunus, Salah’ın “toplumsal etkisi oldukça yüksek küresel bir yıldız” olduğunu belirterek, çeşitli araştırmaların onun İngiltere’de “İslamofobi”nin, yani İslam’a yönelik hastalıklı korku ve önyargının, gerilemesindeki rolünü ortaya koyduğunu ve Liverpool’da forma giydiği dönemde İslam’a ilişkin olumsuz paylaşımların oranının düştüğünü gösterdiğini ifade etti.

crgthy
Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, Muhammed Salah’ın Türkiye’de futbol kariyerine devam etmesini konuştu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Yunus, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Dünya daha önce de spor yıldızlarının siyasetin ve siyasi çıkarların aşırılıklarını yatıştırmada olumlu roller üstlendiğine tanık oldu” dedi. Buna örnek olarak Fildişi Sahili’nin yıldızı Didier Drogba’yı gösteren Yunus, Drogba’nın ülkesinin 2007’de Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmasından önce isyancıları ateşkes ve barış ilan etmeye çağırdığını hatırlattı. Fildişi Sahili Milli Takımı’nın ülkenin kuzeyinde isyancıların kontrolündeki bölgelerde maç oynamasının da ülkede barışın önünü açtığını belirtti.

Muhammed Salah, Türk taraftarlardan “destansı” olarak nitelendirilen bir karşılama gördü. Transferin tamamlandığının açıklanmasının ardından Trabzon sokaklarında düzenlenen kutlama konvoylarıyla başlayan coşku, havalimanında Salah’ı karşılamak için toplanan binlerce taraftarla devam etti. Stadı dolduran taraftarlarla, havai fişekler ve yüksek tezahüratlar geceye damgasını vurdu.

Salah, kendisine yönelik coşkulu karşılama hakkında, “Böylesine harika bir atmosferin içinde olduğum için çok mutluyum. Daha önce böyle bir şey gördün mü? Açıkçası hatırlamıyorum. Ancak bu kadar büyük bir sevgi ve ilgi görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor” dedi.

Salah ayrıca medya kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Trabzonspor ile hem yerel hem de Avrupa arenasında başarı elde etmek için “elinden gelenin en iyisini yapacağı” sözünü verdi. Daha önce forma giydiği her kulüpte başarılar elde ettiğini belirten Salah, “Türkiye’de de aynısını yapacağım” dedi.

Fethi Yunus, Muhammed Salah’ın transferinin, geçmişte Çin ile ABD arasında yaşanan ve “ping pong diplomasisi” olarak bilinen süreci yeniden hatırlattığını söyledi. Yunus, 1971’de Japonya’da düzenlenen dünya şampiyonası sırasında sporun iki ülke arasındaki uzlaşmanın önünü açtığını belirtti. Yunus, “Popüler futbol yıldızlarının etkisi zaman zaman kurşunlardan daha güçlü olabilir” ifadelerini kullanarak, Salah’ın Türkiye’de gördüğü olağanüstü ilginin, karşılanma törenlerinden kamuoyuna sunuluş biçimine kadar her aşamada kendisini gösterdiğini kaydetti.