İstanbul'da barajlardaki su seviyesi yüzde 30'un altına düştü

Marmara Bölgesi'nde bu yıl yağışların azalmasıyla birlikte İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları yaklaşık 3 yıldan sonra yüzde 30'un altına düştü

(AA)
(AA)
TT

İstanbul'da barajlardaki su seviyesi yüzde 30'un altına düştü

(AA)
(AA)

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 23 Ağustos'ta yüzde 31,57 olan barajlardaki doluluk bugün itibarıyla yüzde 29,78'e kadar geriledi. Bu veri, son 9 yılın aynı dönemine göre en düşük oran olarak kayıtlara geçti.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 19,23, Terkos'ta yüzde 15,97, Sazlıdere'de yüzde 14,38, Alibey'de yüzde 12,64, Büyükçekmece'de yüzde 9,16, Ömerli'de yüzde 62,62, Darlık'ta yüzde 44,37, Elmalı'da yüzde 19,67, Pabuçdere'de yüzde 3,84 ve Kazandere'de yüzde 9,35 olarak ölçüldü.

Azami 868 milyon 683 bin metreküp su biriktirme hacmine sahip kente su sağlayan baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 258 milyon 68 bin metreküp seviyesinde kaldı.

Barajlar dışında kente su sağlayan Yeşilçay ve Melen'den 2023'te 525 milyon metreküp su alındı.

(AA)
(AA)

Son 9 yılın doluluk oranları

İSKİ istatistiklerine göre, 29 Ağustos tarihli baraj doluluk oranları 2015'te yüzde 69,56, 2016'da yüzde 53,33, 2017'de yüzde 63,07, 2018'de yüzde 62,84, 2019'da yüzde 59,74, 2020'de yüzde 47,94, 2021'de yüzde 58,57, 2022'de yüzde 58,9 iken bugünkü oran yüzde 29,78 ölçüldü.

İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk en son 2 Kasım 2020 yılında yüzde 30'un altına düşmüştü. O dönemde barajlarda ölçülen su miktarı 29,79 olarak kayıtlara geçmişti.

Alibey Barajı'nda doluluk son 9 yılın en düşük seviyesinde

Alibey Barajı'nda geçen yıl aynı dönemde yüzde 38,96 olan doluluk oranı bugün yüzde 12,64'e düştü. Bu oran, barajdaki son 9 yılın en düşük seviyesi olarak kaydedildi.

Kuruma noktasına gelen Büyükçekmece Barajı'nın su çekilen arazisinde hayvanların otladığı görüldü.

Barajda geçen yıl yüzde 65,74 olarak ölçülen su doluluk oranı bugün yüzde 9,16'ya düştü. Söz konusu oran 29 Ağustos baz alındığında son 9 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

Darlık Barajı'nda ise geçen yıl 29 Ağustos'ta yüzde 60,24 olarak ölçülen doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 44,37 oldu.

Büyükçekmece Barajı'nda doluluk oranı yüzde 9,16 olarak ölçüldü (AA)
Büyükçekmece Barajı'nda doluluk oranı yüzde 9,16 olarak ölçüldü (AA)

Elmalı Barajı'nda önceki sene 29 Ağustos'ta yüzde 57,24 olan doluluk oranı, son 6 yılın en düşük seviyesine inerek yüzde 19,67'ye düştü.

Istrancalar'da ise geçen yıl yüzde 48,11 olan doluluk oranı, bugün yüzde 19,23 olarak kaydedildi.

Kazandere Barajı'nda ise 29 Ağustos 2022'de yüzde 59,14 olarak ölçülen doluluk oranı, bugün 9,35'e kadar düştü.

Ömerli Barajı'nda bugün itibarıyla yüzde 62,62 olan su doluluk oranı geçen yılın aynı dönemde yüzde 63,05'tü.

Pabuçdere kuruma noktasına geldi

İstanbul'a su sağlayan barajlar arasında su doluluk seviyesi en düşük olan baraj Pabuçdere oldu.

Barajda su doluluk oranı geçen yıl 29 Ağustos'ta yüzde 48,06 iken bugün yüzde 3,84 olarak kayıtlara geçti.

Sazlıdere Barajı'nda ise geçen yıl 29 Ağustos'ta yüzde 53,02 olan doluluk bugün itibariyle yüzde 14,38 oldu.

Terkos Barajı'nda su doluluk oranı yüzde 15,97 olurken geçen yıl aynı dönemdeki oran yüzde 57,54'tü.

(AA)

"Taşıma suyla değirmen döndürüyoruz"

İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, İstanbul'a su sağlayan barajlarda su açığının kuraklığın en büyük göstergesi olduğunu söyledi.

Marmara Bölgesi'nin eylülden beri su alamadığını belirten Özdemir, "Bu durum barajlardaki doluluk oranı düşürdü. Yeşilçay ve Melen'den şu ana kadar 525 milyon metreküp su çekildi. Taşıma suyla değirmen döndürüyoruz" diye konuştu.

Özdemir, İstanbul'un barajlarının artık alarm verdiğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

Barajlardaki su seviyesi artık tehlike sınırını geçti. Su kesintileri kapıda. İki aydan az suyumuz kaldı. İstanbul'un nüfusu çok yüksek. Bu nüfusu bu barajlar kaldırmaz. El Nino ve iklim değişikliği, yağışların azalmasının en büyük göstergesi. Artık tedbirlerin alınması lazım. Artık yağmur suyunun biriktirilmesi şart.



Türkiye İran’a, hava sahasının ihlalinin ‘kabul edilemez’ olduğunu bildirdi

Türk hava sahasında NATO hava savunma sistemleri tarafından düşürülen ikinci İran füzesinin kalıntıları, 9 Mart 2026 (AFP)
Türk hava sahasında NATO hava savunma sistemleri tarafından düşürülen ikinci İran füzesinin kalıntıları, 9 Mart 2026 (AFP)
TT

Türkiye İran’a, hava sahasının ihlalinin ‘kabul edilemez’ olduğunu bildirdi

Türk hava sahasında NATO hava savunma sistemleri tarafından düşürülen ikinci İran füzesinin kalıntıları, 9 Mart 2026 (AFP)
Türk hava sahasında NATO hava savunma sistemleri tarafından düşürülen ikinci İran füzesinin kalıntıları, 9 Mart 2026 (AFP)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ‘Türk hava sahasının ihlalinin kabul edilemez olduğunu’ bildirdi. Bu açıklama, İran’a ait ikinci bir füzenin Türk hava sahasında düşürülmesinin hemen ardından geldi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Arakçi telefon görüşmesinde, İran’dan fırlatılan iki füze ile ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütüleceğini Fidan’a iletti. Fidan ise tüm tarafların sivilleri tehlikeye atabilecek adımlardan kaçınması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Millî Savunma Bakanlığı bugün NATO’nun hava savunma önlemleri çerçevesinde, ülkenin güneydoğusundaki Malatya şehrine Amerikan yapımı Patriot hava savunma sistemini konuşlandırdığını duyurdu.

Malatya’daki Kürecik Radar Üssü, İran’a ait iki balistik füzenin Türkiye’ye yöneldiğinin tespit edilmesine katkı sağladı.

wefre
Türk hava sahasında NATO hava savunma sistemleri tarafından düşürülen ikinci İran füzesinin kalıntıları, Diyarbakır, 9 Mart 2026 (Reuters)

Millî Savunma Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, NATO’ya ait savunma sistemlerinin İran’dan fırlatılan bir balistik füzeyi Türk hava sahasına girdiği sırada etkisiz hale getirdiğini duyurdu. Bu, beş gün içinde yaşanan ikinci benzer olay oldu.

Açıklamada, “İran’dan fırlatılan ve Türk hava sahasına giren balistik füze, Doğu Akdeniz’deki NATO hava ve füze savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildi” denildi. Füzeden düşen parçaların Gaziantep’te açık bir alana düştüğü, ancak herhangi bir yaralanmaya yol açmadığı bildirildi.

Bakanlık, “Topraklarımıza veya hava sahamıza yönelik herhangi bir tehdide karşı gerekli tüm önlemler kararlılıkla ve tereddütsüz alınacaktır. Türkiye’nin uyarılarının dikkate alınması herkesin yararınadır” ifadelerini yineledi.


Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
TT

Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)

Somali'deki siyasi kriz, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile federal hükümetin muhalifleri arasında, geçtiğimiz yıldan bu yana ülkedeki en önemli anlaşmazlık konularından biri olan ve bu yıl yapılması planlanan doğrudan seçimler öncesindeki görüşmelerle yeni bir boyut kazandı.

Eski Somali Cumhurbaşkanı ve önde gelen muhalefet figürü Mohammed Abdullahi Farmaajo'nun da katıldığı görüşmeler, sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı görüşmelerinin ardından gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir uzman, bu görüşmeleri, Türkiye'nin Mogadişu'daki etkisi ve geniş nüfuzu çerçevesinde, siyasi krizi sona erdirmek ve bazı çözümler bulmak için seçimler öncesinde Türkiye'nin arabuluculuk rolünün başlangıcı olarak gördüğünü ifade etti.

Mogadişu'daki evinde Türkiye’nin Büyükelçisi Aktaş ile bir araya gelen Farmaajo, yaptığı açıklamada, Türk Büyükelçi ile ülkedeki siyasi ve güvenlik durumunu ve ülkeye yönelik yatırımı artırmanın yollarını görüştüğünü belirtti. Türk hükümetini ve ülkesine verdiği kesintisiz desteği öven Farmaajo, görüşmeyi ‘verimli’ olarak nitelendirdi.

‘es-Somal el-Cedid’ adlı haber sitesinin dün akşam yayınladığı habere göre Büyükelçi Aktaş, Farmaajo ile görüşmesi öncesinde Puntland Devlet Başkanı Said Abdullah Deni de dahil olmak üzere bazı Somalili siyasi isimlerle bir araya geldi.

fvfrdv
Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçisi, Puntland Devlet Başkanı ile bir araya geldi (Büyükelçinin X hesabı)

Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kilani, mevcut aşamanın merkezi hükümet ile bazı siyasi partiler arasında tırmanan gerilimler ve merkezi yönetim ile bazı bölgesel yönetimler, özellikle Cubaland ve Puntland yönetimleri arasındaki görüş ayrılıkları ile şekillendiğini düşünüyor.

Kilani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'nin, 2026 Mayıs ayında yapılacak seçimler öncesindeki hassas dönemde Somali siyasi partilerinin görüşlerini bir araya getirmek için arabuluculuk rolü oynadığı aşikar.”

Türkiye-Somali görüşmeleri, muhalefetle yapılan ve sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı toplantılarının ardından gerçekleşti. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, 19 Şubat'ta federal hükümet tarafından düzenlenen istişare toplantılarına katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı sarayında muhalefet partisi ‘Somali'nin Geleceği Konseyi’ üyeleri ve yetkilileriyle bir araya geldi.

Somali Haber Ajansı SONNA'nın o günkü haberine göre görüşmelerde yaklaşan seçimler, ulusal birlik ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi ve ‘güvenlik ve istikrarı tehdit eden (yerel olarak eş-Şebab'ı ifade etmek için kullanılan bir terim olan) Havaric milisleriyle mücadele’ konuları ele alındı.

Somali'nin Geleceği Konseyi, Nairobi'de yapılan bir toplantının ardından geçtiğimiz yıl ekim ayında oluşturuldu. Konsey, Cubaland ve Puntland devlet başkanları Ahmed Madobe ve Said Deni ile muhalefet partisi ‘Somali Kurtuluş Forumu’ liderleri, yani eski başbakanlar Hasan Ali Kayre ve Abdi Farah Shirdon, milletvekili Abdurrahman Abduşşakur ve diğer bazı isimler tarafından, özellikle doğrudan seçimler konusunda hükümetle bir yıl süren radikal anlaşmazlıklar sonrası kuruldu.

Kilani, Türkiye'nin diplomatik etkisi ve Somalili çeşitli taraflarla dengeli ilişkileri, eğitim ve kurumsal destek programları aracılığıyla güvenlik ve askeri varlığı, altyapı projeleri ve yatırımlar aracılığıyla ekonomik ve kalkınma desteği ve arabuluculuk girişimlerini yönetme kapasitesini artıran cumhurbaşkanlığı üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, siyasi sahneyi etkileyebilecek araçlara sahip olduğuna inanıyor.

Ankara, etkili bölgesel ortaklarıyla çabalarını koordine edecek gibi görünüyor ve bu koordinasyon, arabuluculuk çabalarının başarı şansını artırabilir.

Birkaç olasılığa işaret eden Kilani’ye göre bunlardan ilki, gerilimin azalması ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının tarafları birbirine yaklaştırarak seçimlerin daha az gergin bir ortamda yapılmasının önünü açması, ikincisi ise özellikle farklı bölgesel ittifaklarla bağlantılı bölgesel yönetimlerin bazı çekincelerinin devam etmesi, siyasi krizin kötüleşmesi ve seçim tarihinden önce uzlaşma çabalarının durması olasılığına dair kısmi başarısızlık senaryosu.


Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık Körfez ülkelerine saldırmasını “son derece yanlış bir strateji” olarak nitelendirdiğini ve bunun bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını söyledi.

TRT Haber Özel Yayın'ında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Fidan, “İran’ın bu bölgeleri rastgele bombalaması çok yanlış bir strateji” dedi. Fidan Tahran’ın stratejisini “Ben batarsam, bölgeyi de batırırım” olarak tanımladı.

Bakan Fidan, İran saldırılarına maruz kalan ülkelerin bu saldırılar devam ettiği sürece sessiz kalamayabileceğine ve çatışmanın kapsamının genişlemesinin endişe verici bir durum olduğuna dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı, İran’da rejim değişikliğinin “bölge için tehlikeler” oluşturabileceğini belirtti. Fidan, yeni İran liderliğinin seçilip göreve gelmesi halinde, ABD ve İsrail ile savaşın sona erdirilmesi için bir fırsat sunabileceğini söyledi. Herhangi bir uzlaşmanın, savaşın uzamasından daha iyi olacağını vurgulayan Fidan, yeni İran liderliğinin çatışmayı sonlandırma yönünde “irade” göstermesini umut etti.