Marmara'da ekim ayı yağışları uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 52 azaldı

Marmara Bölgesi'nde ekim ayı yağışları, uzun yıllar (1991-2020) ortalamasına göre yüzde 52 düştü

(AA)
(AA)
TT

Marmara'da ekim ayı yağışları uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 52 azaldı

(AA)
(AA)

AA'nın Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, Marmara Bölgesi'nde ekim ayı yağış miktarının uzun yıllar ortalaması, metrekareye 72 milimetre olarak kayıtlara geçti.

Bölgede geçen yıl ekimde metrekareye 20,7, bu yılın aynı ayında ise 34,3 milimetre yağış düştü. Yağışlar, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 52 azalırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66 arttı.

Ekim ayındaki yağışlarda Kocaeli ve Sakarya'da yüzde 40 ila 60 arasında artış yaşanırken Marmara Bölgesi'nin batısında yüzde 80'in üzerinde azalma görüldü.

Yağış gün sayıları Tekirdağ ve Kırklareli'de ekimde 3 günün altına düştü.

"Ülkemiz iklimsel değişiklikten çok yoğun etkileniyor"

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Deniz Demirhan, Türkiye genelinde yağışların ekim ayında uzun yıllar ortalamasına göre azaldığını söyledi.

Marmara Bölgesi'nde de ekimde yağışların uzun yıllar ortalamasının altında kaldığını belirten Demirhan, "Bu sene Marmara Bölgesi'nde yağışlar ortalamaların altında kayıtlara geçti. Bu bizim için yeni bir şey değil. 2000'li yıllardan beri aslında biz böyle genel olarak ortalamaların altında bir yağışla mücadele ediyoruz. Bu durum bize kuraklığı getiriyor ama bir yandan da kuvvetli sağanakları da yaşıyoruz." dedi.

Demirhan, yağışların azalmasının dönemsel olarak düşünülmemesi gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

Bu durumu uzun vadeli düşünmek gerekiyor. Marmara Bölgesi'nde geçen sene ve ondan evvelki sene de ekimde yağışların ortalamalara göre az olduğunu görmüştük. Bu ortalamaların altında kalmada meteoroloji de etkili ama asıl bizim bakmamız gereken nokta iklimsel yön. Bizim şu an ilgilendiğimiz nokta iklimsel değişiklik. Çünkü bizim ülkemiz iklimsel değişiklikten çok yoğun etkilenen bir ülke. Önemli miktarda etkilendiği nokta da kuraklık, susuzluk noktası. Trakya Bölgesi'nde, Marmara'nın güneydoğu bölgelerinde yine çok şiddetli kuraklık var. Kuraklıkla mücadele ediyoruz. Yağış azalıyor ama bir yandan da sellerle mücadele ediyoruz. Önümüzdeki sene de yine kuraklıkla mücadele ediyor olacağız.

"Yağmur suyundan mutlaka faydalanmamız gerekli"

Demirhan, barajların dolması için yağışların barajlara gelmesi gerektiğini aktararak, bir kısmı şehir merkezlerinde asfalt yüzeylere düşen yağışların büyük oranda kaybedildiğini ifade etti.

İstanbul'da ve Marmara Bölgesi'nde nüfusun çok yoğun olduğunu, barajların zaman zaman dolduğunu ancak sonra tekrar boşaldığını dile getirerek, çok fazla buharlaşma yaşandığını kaydetti.

"Arabalarımızı, halılarımızı yıkamak yerine silelim"

Kuraklıkla mücadelede su tasarrufunun önemine işaret eden Demirhan, şöyle dedi:

Suyumuzu daha verimli kullanabileceğimiz yollar bulmalıyız. Yağmur suyundan mutlaka faydalanmamız gerekli. Yeni yapılacak binalarda yağmur suyunu tutmamız çok önemli. Ayrıca damlayan musluklardan çok büyük bir su kaybı yaşıyoruz. Öncelikli olarak evimizdeki damlayan muslukları tamir ettirmeliyiz. Bahçe alanlarının sulanması biraz kısıtlanmalı. Evimizde dişimizi fırçalarken suyu açık bırakmamak, bulaşık makinemizi tam dolu halde çalıştırmak, çamaşır makinemizi de yine alabileceği kapasitenin en maksimumuna getirip ondan sonra çalıştırmak gerekiyor. Arabalarımızı yıkamak yerine silmek daha faydalı. Halılarımızı silmek, yıkamak yerine daha faydalı olacaktır. Yani suyu mümkün olduğu kadar az kullanmak ve tasarrufu desteklemek çok önemli.'



Terörsüz Türkiye süreci neden yavaş ilerliyor?

Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)
Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)
TT

Terörsüz Türkiye süreci neden yavaş ilerliyor?

Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)
Bir grup PKK’lı Abdullah Öcalan'ın çağrısına bağlılıklarını teyit etmek amacıyla 26 Ekim 2025'te Türkiye'den çekildi (Reuters)

Türkiye’de hükümet, Kürt siyasi çevreler tarafından “barış süreci”ni ilerletme konusunda tereddüt etmek ve süreci yavaşlatmakla eleştiriliyor. Kürt siyasi çevreler sürecin fiilen, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı ve örgüte kendini feshetme ve silah bırakma çağrısı içeren açıklamayla başladığı belirtirken Hükümet ise sürecin yasal boyutta ilerletilmesi için PKK’nın tamamen feshedildiği ve silah bıraktığına dair resmi teyidin güvenlik birimlerinden gelmesini bekliyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Barışa hızlı adımlarla ilerlememiz gerekirken hükümet tereddütlü, çekingen ve oyalayıcı bir tutum sergiliyor” dedi. Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Hükümetin ‘barış süreci’nde adım atmadığı her an, bu sürece karşı olanların çeşitli manipülasyonlara başvurduğunu bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

sdvfr
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları (DEM Parti X hesabı)

Türk basınında sıkça yöneltilen “Süreç durdu mu?” sorusuna da yanıt veren Hatimoğulları, sürecin tamamen durmadığını ancak sürekli ertelendiğini belirterek, “Sürecin sorunsuz ilerlemesini umuyoruz, ancak ciddi bir yavaşlama, hatta durgunluk söz konusu. Bunu aşmak için çaba gösteriyoruz fakat hükümet tarafından bir hareket görmüyoruz” dedi.

Oyalama gerekçeleri

Hatimoğulları, hükümetin daha önce Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmeleri beklediğini, şimdi ise İran’daki gelişmeleri ve olası bir savaşın sonuçlarını izlediğini savundu. “Hiçbir hükümet halk baskısı olmadan kendiliğinden adım atmaz; ancak Türkiye bu sorunun çözümüne odaklanmalı ve bölge ülkelerindeki gelişmelere göre hareket etmemelidir. Bölge adeta kaynayan bir kazan haline geldi; ateş yalnızca İran’da değil, tüm bölgeye yayılmış durumda” dedi.

vfghy
Öcalan, 27 Şubat 2025'te PKK silah bırakma çağrısı yaptı (EPA)

Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “barış ve demokratik toplum” çağrısının yalnızca barış umutlarını artırmakla kalmadığını, Türkiye’yi tarihsel bir dönemece taşıdığını belirten Hatimoğulları, çatışma çözümü örneklerine bakıldığında bir yılda atılan adımların başka yerlerde 10 yılda atıldığını söyledi.

Hatimoğulları, “PKK’nın silah bırakma ve örgütsel yapısını feshetme yönünde attığı adım tarihidir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılı aşkın tarihindeki en önemli gelişmelerden biridir. Bu adımın gerekleri yerine getirilirse Türkiye yalnızca kısıtlarından kurtulmakla kalmayacak, toplumsal kutuplaşma azalacak ve demokrasi alanı genişleyecektir” dedi.

sdfghyj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise hükümetin “terörsüz Türkiye süreci” olarak adlandırdığı sürecin normal seyrinde ilerlediğini ve olumsuz bir durum bulunmadığını belirtiyor.

Hükümet, sürecin yasal boyutta ilerletilmesini, istihbarat ile savunma ve içişleri bakanlıklarından PKK’nın tamamen feshedildiği ve silah bıraktığına dair resmi teyit gelmesine bağlıyor.

PKK’ya ilişkin kaygılar

Öte yandan, 2013’teki önceki “barış süreci”nde önemli rol oynayan eski AK Parti milletvekili Adnan Boynukara, PKK’nın silah bırakma ve demokratik sürece katılma yönünde gerçek bir zihniyet değişikliği ortaya koymadığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Prespektif sitesinde aktardığı analize  göre Boynukara “Gerçek bir zihniyet değişimi olmadığında silahlarınızı sembolik olarak yakarsınız ama dağlarda kazmaya devam edersiniz” diyerek, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Kandil’de düzenlenen törende bazı örgüt mensuplarının silahlarını sembolik olarak yakmasına atıfta bulundu.

Sürece ilişkin tartışmaların yüzeysel siyasi söylemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Boynukara, silah bırakmanın yenilgi ya da teslimiyet olarak değil, sivil alanda yeni bir siyasi aşamaya geçiş olarak anlatılması gerektiğini ifade etti.

frgthy
Bir grup PKk’lı 11 Temmuz 2025'te sembolik bir törenle silahlarını yakarak barış sürecine olan bağlılıklarını teyit etti (Reuters)

Boynukara, “Prespektif” sitesinde yayımlanan makalesinde, daha derin sorunun örgütsel düşünme biçimi olduğunu belirterek, “biz ve onlar”, “sadakat ve ihanet”, “itaat ve çözülme” gibi keskin karşıtlıklar üzerinden şekillenen zihniyetin değişmesi gerektiğini vurguladı.

Bu zihniyetin sürekli tehdit algısıyla beslendiğini, esneklik yerine katılık ürettiğini kaydeden Boynukara, değişimin içsel bir yenilenme değil, zayıflama olarak algılandığını ve bunun dönüşüm süreçlerine yapısal direnç yarattığını ifade etti.

Boynukara, örgüt ortadan kalksa bile onu mümkün kılan düşünce biçiminin kendiliğinden yok olmayacağını, yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdüreceğini belirtti.

Sonuç olarak Boynukara, dil ve örgütsel zihniyet değişmeden sorunun özünün değişmeyeceğini, Türkiye’nin PKK ile ilişkilerinde karşı karşıya olduğu temel meselenin de bu olduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.


23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua
TT

23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.

23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul

İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.

Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.

Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.