6 Şubat depremleri birinci yılında dünyanın gündeminde

"Depremlerden etkilenen her üç çocuktan biri hâlâ evsiz"

(Reuters)
(Reuters)
TT

6 Şubat depremleri birinci yılında dünyanın gündeminde

(Reuters)
(Reuters)

6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 11 kenti etkileyen 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin üzerinden bir yıl geçti.

En az 52 bin yurttaşın hayatını kaybettiği depremlerin yıldönümü Türkiye'de olduğu kadar dünyada da önemli gündem maddelerinden biri.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, büyük felaketin yıldönümünde depremzedelerle konuştu.

25 yaşındaki mimar oğlu Batuhan'ın halen bulunamayan yüzlerce kişiden biri olduğunu söyleyen Sema Güleç, "Kafamızda çok fazla soru var. Ona ne oldu? Bir yıldır bunu sonuçlandıramadık. Gündüzler ve geceler hep aynı" ifadelerini kullandı.

10 ay önce Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği'ni (DEMAK) kurduklarını belirten Güleç, 11 kentten derneğe ulaşan en az 145 kayıp başvurusu için çalışma yürüttüklerini söyledi.

15 diğer aileyle birlikte Antakya'daki bir çadır kentte yaşayan Sevcan Türk ise yaşadığı çadırın önünde yoğurt kaplarıyla oluşturduğu saksılarla dolu küçük bahçede gazeteye konuştu.

Türk, "Psikolojik durumumuz bozuk. Her küçük depremde panikliyoruz. Depremden sonraki günlerde çok ölü gördüm. Çok fazla yağma olduğu için güvenliğimizden de endişe ettik. Bu yüzden stresimi azaltmak için bahçe işlerine başladım" diye konuştu.

Hükümetten bir konteyner beklediğini söyleyen Türk, "Herhangi bir devlet yardımı almadık. Bize sadece gönüllüler yardım etti. Antakya'da yeni bir şehir inşa etmeye yetecek kadar bağış toplandı ancak biz bunu hiç görmedik. Sadece bir ay önce küçük bir hijyen kiti verildi" ifadelerini kullandı.

7 yıl önce Suriye'nin Hama kentinden Türkiye'ye gelmek zorunda kalan Mustafa el Ömer de Sevcan Türk'le benzer şeylerden bahsetti.

Eşi ve 5 çocuğuyla birlikte Antakya'da çadırda yaşayan Ömer, "Depremlerden sonra hayat çok daha zor oldu. Bu çadır kentten daha iyi bir yer yok. Herhangi bir yardım almadık ama yakında bir konteyner verileceğini umuyoruz" diye konuştu.

Washington Post'un bir mezarlıkta karşılaştığı 20 yaşındaki Suriyeli Ahmed Barbour ise her gün babasının mezarını ziyaret ettiğini söyledi.

Barbour, "En çok özlediğim şey, babamla akşamları oturup bebek kıyafeti sattığımız işletmenin hesaplamalarını yapmak. Konuşur ve hesap yapardık. Depremden sonra hiçbir şeyin tadı aynı kalmadı" ifadelerini kullandı.

Mezar taşı üreticisi aile: "Ne için dua edeceğimizi bilmiyoruz"

Birleşik Krallık merkezli Guardian gazetesi, depremin birinci yılı için yayımladığı haberde, Hataylı mezar taşı ustaları Kenan ve Sedat Kadde ile konuştu.

Depremden üç ay sonra mezar taşı siparişlerinin keskin şekilde arttığını söyleyen Kadde kardeşler, yoğunluğun halen devam ettiğini söyledi.

Gazeteye konuşan Kenan Kadde, "Deprem bir çalışma nedenine dönüştü. Ne için dua edeceğimizi bilmiyoruz. Ölülerin ruhuna mı, işlerin açılmasına mı yoksa sadece hayatta kalmamıza mı?" ifadelerini kullandı.

Şehirdeki yeniden yapılanma planlarıyla ilgili konuşan Sedat Kadde, hükümet kredilerine rağmen yeni yapılan evlerden almayı düşünmediğini ifade etti.

Kadde, "Projenin amacı yoksul insanları şehir dışına itmek. Eğer buradaki amaç zenginler için bir merkez inşa edip yoksulları kent dışında bırakmaksa, hiç yapılmaması daha iyi olur" diye konuştu.

"Merkezi hükümetle belediye arasındaki anlaşmazlık ilerlemeyi durdurdu"

Birleşik Krallık merkezli Financial Times gazetesi de 6 Şubat depremlerinin birinci yılında Antakya'daydı.

Gazeteye konuşan üç çocuk annesi Süselya Yolcu, depremin ilk günlerinde arabada yaşadıklarını ancak hasar gören evlerinin onarılmasıyla evlerine geri döndüklerini söyledi.

Şehirdeki şanslı kişilerden biri olduğunu söyleyen Yolcu, "Çok fazla insan çok daha kötü koşullarda yaşıyor. Bu çok kalp kırıcı" diye konuştu.

Arkadaşları ve komşularının desteğine dikkat çeken Yolcu, "Birbirimizi iyileştirmeye çalışıyoruz. Çünkü birbirimizin yaralarını biliyoruz" ifadelerini kullandı.

Antakya Ticaret Odası Başkanı Hikmet Çinçin ise gazeteye yaptığı açıklamada, "Kanalizasyon, hijyen ve içme suyu problemleri devam ediyor. Barınma problemi devam ediyor. Böyle bir sefaletin içinde kalkınmadan nasıl bahsebiliriz?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın depremlerin ardından sorunları çözmek için bir yıl süre istediğini hatırlatan gazete, buna karşın sağlanan ilerlemenin beklentilerin çok altında olduğunu yazdı.

Gazeteye konuşan yetkililer, merkezi hükümetle belediye yetkilileri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle ilerleme sağlanamadığını öne sürdü.

New York Times, depremzede Karapirli ailesiyle birlikteydi

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times da depreme Gaziantep'in Şehitkamil ilçesinde yakalanan depremzede Karapirli ailesinin hikayesini haberleştirdi.

İki ferdinin enkaz altında can verdiği 6 kişilik ailenin babası İbrahim Karapirli, "Güzel bir hayatımız vardı. Sonra birden bire hiçliğe düşüyorsun" diye konuştu.

Baba Karapirli, "Allah'a her zaman 'Rabbim beni veren ellerden kıl. Alan ellerden kılma' diye dua ettim, şimdi ben muhtaç oldum" ifadelerini kullandı.

Depremde bir kolunu kaybeden anne Pınar Karapirli ise, "Herkes her şeyi unuttu. Şu an bana 'Seni çok iyi anlıyorum' diyen kim olursa olsun, beni anlayamaz" diye konuştu.

İki oğullarını kaybetmenin eşiyle kendisini yakınlaştırdığını belirten Pınar Karapirli, "Aynı şeyi yaşadık biz. Aynı acıyı yaşadık. Ben anne olarak, o baba olarak" ifadelerini kullandı.

New York Times, Türkçe olarak da yayımladığı habere düştüğü notta, "Karapirli ailesinin hayatta kalan dört üyesi, Gaziantep'teki evlerinin enkazından çıkarıldığında, Ben Hubbard ve Şafak Timur oradaydı. Depremi takip eden bir yıl boyunca, foto muhabiri Emin Özmen'le birlikte aileyi düzenli olarak ziyaret ettiler. Doktorları, arkadaşları, akrabaları ile konuştular ve yaşadıklarını haberleştirdiler" ifadelerine yer verdi.

Save the Children: Depremlerden etkilenen üç çocuktan biri hâlâ evsiz

Sivil toplum kuruluşu Save the Children, birinci yılında depremlerden etkilenen çocuklarla ilgili bir rapor yayımladı.

Raporda, depremlerin ardından 660 bini çocuk 2,4 milyon kişinin evlerinden ayrılmak zorunda kaldığı ve bunlardan 205 bini çocuk 761 bin kişinin halen evleri olmadığına dikkat çekildi.

Kurumun 4 deprem kentinde yaptığı araştırmaya katılanların yüzde 51'i, deprem sonrasında çocuklarının psikoloji ve davranışlarının değiştiğini belirtti.

Yüzde 49 çocuklarında kaygı bozukluğu işaretlerinin görüldüğünü, yüzde 21 ise çocuklarının saldırgan davranışlar sergilediğini ifade etti.

Independent Türkçe



Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır; bölgedeki gerilimi düşürmeyi amaçlayan ortak istişarelerin devamı niteliğinde, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan'ın katılımıyla düzenlenecek olan "İran Savaşı" konulu "Dörtlü Mekanizma"nın dördüncü toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından Perşembe günü yapılan açıklamaya göre; Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, "ortak istişarelerin sürdürülmesi ve gerilimi düşürmeye yönelik çabaların güçlendirilmesi" amacıyla Kahire'de yapılacak dördüncü toplantının hazırlıkları ele alındı.

Bölgede yaşanan tehlikeli gelişmeler karşısında dört ülke arasındaki yakın koordinasyonun sürdürülmesi konusundaki kararlılıklarını vurgulayan iki bakan, ayrıca ABD-İran müzakere sürecini desteklemeye yönelik çabaları da masaya yatırdı.

Önceki toplantıların kronolojisi

Dörtlü Mekanizma'nın daha önce gerçekleştirdiği toplantıların takvimi şu şekilde gelişti:

1. Toplantı: 20 Mart'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapıldı.

2. Toplantı: 29 Mart'ta Pakistan'ın ev sahipliğinde düzenlendi.

3. Toplantı: 17 Nisan'da "Antalya Diplomasi Forumu" marjında Türkiye'nin Antalya kentinde gerçekleştirildi.

Son toplantının gündemi ve katılımcılar

"Dörtlü"nün son toplantısında; bölgedeki hızlı gelişmeler karşısında ortak koordinasyonun güçlendirilmesi yolları, ABD-İran müzakerelerinin seyri ve gerilimi düşürme çabalarının sürdürülmesi gibi kritik başlıklar ele alınmıştı. Toplantıda ayrıca, mevcut savaşın sona ermesinin ardından bölgesel düzenin geleceği, tansiyonun düşürülmesi ve bölgede güvenlik ile istikrarın yeniden tesisi konuları tartışılmıştı.

Söz konusu toplantıya şu isimler katılmıştı: Mısır Dışişleri Bakanı: Bedir Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı: Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı: İshak Dar

Bakanlar, savaşın küresel ekonomi üzerindeki yansımalarının yanı sıra uluslararası seyrüsefer, tedarik zincirleri, gıda güvenliği, enerji güvenliği ve petrol fiyatları üzerindeki etkilerini sınırlama ve bu zorlukların üstesinden gelme yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın o dönemki açıklamasına göre taraflar, gelecek süreçte yakın koordinasyon ve istişareyi sürdürme ve müzakere sürecinin başarıya ulaşması için çaba sarf etme konusunda mutabık kalmıştı.

Diplomasiye Öncelik Vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tamim Hilaf, iki bakanın son telefon görüşmesinde bölgesel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduğunu belirtti. Sözcü; bakanların, bölgedeki mevcut tırmanışı dizginlemeye yönelik siyasi ve diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladıklarını aktardı. Bakanlar, gerilimi azaltacak, savaşı sonlandıracak ve bölgesel istikrarı destekleyecek uzlaşılara varılması için ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre iki bakan; savaşın bölge ve dünya üzerinde yarattığı ciddi güvenlik, ekonomi ve jeopolitik sonuçlar karşısında, çatışmanın yayılmasını önlemek ve mevcut gerilimi kontrol altına almak adına diplomatik çözümlere öncelik verilmesi için ortak çabaların sürdürülmesinin önemini teyit etti.


Erdoğan: İsrail'in Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları Türkiye'yi de tehdit ediyor

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da bir etkinlik sırasında konuşuyor (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da bir etkinlik sırasında konuşuyor (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan: İsrail'in Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları Türkiye'yi de tehdit ediyor

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da bir etkinlik sırasında konuşuyor (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da bir etkinlik sırasında konuşuyor (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırılarının Türkiye’yi de tehdit edecek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Erdoğan, İsrail’in “saldırgan politikalarının” yalnızca bölge için değil, bütün dünya için bir tehdit oluşturduğunu ve durdurulması gerektiğini söyledi.

Parlamentoda yaptığı konuşmada Erdoğan, İsrail öncülüğünde Doğu Akdeniz’de istikrarsızlık yaratmayı amaçlayan “kötü niyetli girişimler” bulunduğunu da ifade etti. “Kimse maceracı adımların peşine düşmemeli ve İsrail’in fitne kayığına binmemelidir” diyen Erdoğan, Türklerin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını ihlal edecek herhangi bir girişime Ankara’nın vereceği karşılığın çok net ve güçlü olacağını vurguladı.


İran savaşı Mısır ve Türkiye arasındaki askeri iş birliğini hızlandırıyor... İsrail endişeli

Mısır ve Türkiye, Erdoğan'ın geçen şubat ayında Kahire'ye yaptığı ziyaret sırasında askeri işbirliği anlaşması imzaladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Türkiye, Erdoğan'ın geçen şubat ayında Kahire'ye yaptığı ziyaret sırasında askeri işbirliği anlaşması imzaladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran savaşı Mısır ve Türkiye arasındaki askeri iş birliğini hızlandırıyor... İsrail endişeli

Mısır ve Türkiye, Erdoğan'ın geçen şubat ayında Kahire'ye yaptığı ziyaret sırasında askeri işbirliği anlaşması imzaladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Türkiye, Erdoğan'ın geçen şubat ayında Kahire'ye yaptığı ziyaret sırasında askeri işbirliği anlaşması imzaladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Hişam el-Meyani

Mısır ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın, özellikle İran savaşı ve bölgede yaşanan istikrarsızlıkların gölgesinde askeri iş birliği alanında giderek güçlendiği değerlendiriliyor. Bu durum, İsrail'de de dikkatle izlenirken, bazı İsrailli çevreler Kahire ile Ankara arasındaki artan askeri koordinasyonun "bölgedeki güç dengelerini değiştirebilecek silah anlaşmalarını da kapsayabileceği" yönünde uyarılarda bulunuyor.

Mısırlı uzmanlar ve emekli askerî yetkililer ise iki ülke arasındaki iş birliğinin saldırı amaçlı değil, savunma odaklı olduğunu ve İran savaşı sonrasında ortaya çıkan bölgesel değişimlere karşı güç dengelerini korumayı hedeflediğini belirtiyor.

İsrail'in Maariv gazetesi, ABD istihbaratının, Mısır ve Türkiye'nin geniş kapsamlı bir askerî iş birliğini sessiz şekilde geliştirdiğine dair olağan dışı faaliyetler tespit ettiğini öne sürdü. Gazetenin pazar günü yayımladığı haberde, bu iş birliğinin bölgedeki güç dengelerini etkileyebilecek silah anlaşmalarını içerebileceği ifade edildi.

Haberde, İsrail'in en büyük endişelerinden birinin Mısır Sahil Güvenliği veya Türk hava savunma sistemleriyle ilgili bir güvenlik anlaşmasının hayata geçirilmesi olduğu belirtilirken, bu konuda ileri düzey görüşmeler yürütüldüğünü doğrulayan resmi bir açıklamanın bulunmadığı vurgulandı.

Birkaç ay önce Mısır ve Türkiye arasında yapılan ortak askeri tatbikatlardan, (Mısır askeri sözcüsü)Birkaç ay önce Mısır ve Türkiye arasında yapılan ortak askeri tatbikatlardan, (Mısır askeri sözcüsü)

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Emekli Tümgeneral Muhammed Abdülvahid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır ile Türkiye arasında birçok alanda yakınlaşma yaşandığını belirterek şunları söyledi:

"İki ülke arasında bir tür ortaklık söz konusu. Askerî alanda özellikle Türk insansız hava araçları (İHA), ortak eğitim faaliyetleri ve savunma sanayii iş birliği öne çıkıyor. Ayrıca yerli ihtiyaçları karşılamak ve bölgesel pazarlara yönelik satış yapmak amacıyla ortak askerî ürün geliştirme yönünde de bir eğilim bulunuyor."

Abdülvahid, iki ülke arasındaki savunma amaçlı askerî anlaşmaların bölgesel güç dengelerini korumaya yönelik olduğunu belirterek, "Özellikle İran savaşı sonrasında ortaya çıkan yeni koşullarda, ABD'nin Ortadoğu'daki güç dengesini İsrail lehine şekillendirme çabalarına karşı bir denge oluşturulmak isteniyor" dedi.

Mısır ile Türkiye arasındaki askerî iş birliği, 2023 yılında diplomatik ilişkilerin tam anlamıyla yeniden tesis edilmesi ve karşılıklı devlet başkanı ziyaretlerinin ardından belirgin şekilde ivme kazandı. Bu süreçte savunma sanayii alanındaki iş birliği de gelişti; iki ülke "Dostluk Denizi" ortak tatbikatlarını yeniden başlatırken, İHA’ların ortak üretimi konusunda anlaşmaya vardı. Ayrıca Mısır, Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı projesi KAAN'a katıldı.

Türk savunma sanayiinin önde gelen ürünlerinden Bayraktar İHA'larının modelleri, Kahire'de düzenlenen IDEX 2025 Savunma Sanayii Fuarı'nda sergilenirken, araç ve mühimmatların üzerinde Mısır bayrağı yer aldı.

Mısır ve Türkiye arasında ilk üst düzey askeri görüşme geçen yıl Ankara'da gerçekleştirildi (Türkiye Savunma Bakanlığı)Mısır ve Türkiye arasında ilk üst düzey askeri görüşme geçen yıl Ankara'da gerçekleştirildi (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Geçen yıl Ankara'da iki ülke arasında ilk üst düzey askerî toplantı gerçekleştirilirken, ağustos ayında Mısır ve Türkiye dikey iniş-kalkış yapabilen İHA’ların ortak üretimine ilişkin bir anlaşma imzaladı. Ayrıca Türk savunma şirketi HAVELSAN ile Mısır'ın Kadir Fabrikası arasındaki iş birliği kapsamında insansız kara araçlarının (İKA) üretimine başlandı.

Mısırlı uluslararası ilişkiler uzmanı ve akademisyen Beşir Abdülfettah da iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin stratejik ortaklığı güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, "Her iki ülke de gelişmiş silah sistemlerine erişimde çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıya kalıyor" dedi.

Abdülfettah, "Mısır ve Türkiye, uluslararası baskılara karşı savunma sanayiinde yerli üretime yönelmek istiyor. Ortak askerî tatbikatlar da aynı hedefe hizmet ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

Şubat ayında Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kahire'de bir araya geldiği ziyarette iki ülke arasında askerî iş birliği anlaşması imzalanmıştı.

Öte yandan İsrail basınında yer alan bazı haberlerde, Mısır-Türkiye iş birliğinin gelecekte başka ülkelerin de katılımıyla bir "Arap-İslam askerî ittifakına" dönüşebileceği yönündeki kaygılara dikkat çekildi.

Türkiye'nin mayıs ayı sonunda ortaya attığı bölgesel istikrar platformu önerisi de bu tartışmaların devamı olarak değerlendiriliyor. Ankara'nın önerdiği yapıda Türkiye'nin yanı sıra Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Körfez ülkelerinin yer alması, belirli şartlar altında İran ve İsrail'in de platforma katılabilmesi öngörülüyor.

Mısır Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz şubat ayında Türk mevkidaşını kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Mısır Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz şubat ayında Türk mevkidaşını kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Dönemin açıklamalarında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, tüm bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü, egemenlik ve karşılıklı güvenlik ilkelerine bağlı kalacağı daha geniş kapsamlı bir "bölgesel istikrar vizyonuna" ihtiyaç olduğunu vurgulamıştı.

Ulusal güvenlik uzmanı Abdülvahid, Mısır'ın böyle bir girişime olumlu yaklaşacağını ve aktif rol üstlenebileceğini belirterek, "Fiilen bu yapı zaten mevcut. Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan arasında düzenli olarak toplanan dörtlü mekanizma bulunuyor. Bu mekanizma, bölgesel barışın güçlendirilmesi ve son dönemde ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ilerletilmesi gibi konularda rol oynuyor" ifadelerini kullandı.

Beşir Abdülfettah ise bölgesel platform fikrinin son derece önemli olduğunu belirterek, "Avrupa ve Asya'da bölgesel güvenlik ve iş birliği mekanizmaları bulunurken, Ortadoğu'da benzer bir yapının eksikliği hissediliyor" dedi.

Abdülfettah, İran savaşı sonrasında bölgenin önemli jeopolitik ve stratejik dönüşümler yaşayacağını belirterek, "Bu nedenle böyle bir platformun gündeme gelmesi son derece gerekli. Ancak yapının siyasi koordinasyonla mı sınırlı kalacağı, askerî iş birliğini de kapsayıp kapsamayacağı ve ortak bir bölgesel güç oluşturup oluşturmayacağı gibi birçok sorunun netleştirilmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Uzman, söz konusu girişimin ABD ve İsrail'in Ortadoğu'yu yeniden şekillendirme çabalarına karşı bir tepki niteliği taşıdığını belirtirken, şu ana kadar Mısır ve diğer bölge ülkelerinden öneriye ilişkin resmi bir tutum açıklanmadığını da ifade etti.