Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2024 sonunda Gabar'daki günlük petrol üretiminin 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024 yılı sonunda Gabar'daki günlük petrol üretim miktarının 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz" dedi.

Erdoğan  (AA)
Erdoğan (AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2024 sonunda Gabar'daki günlük petrol üretiminin 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz

Erdoğan  (AA)
Erdoğan (AA)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gabar'da petrol kuyusundaki günlük üretimin bugün itibarıyla 35 bin varili geçtiğini belirterek, "2024 yılı sonunda Gabar'daki günlük petrol üretim miktarının 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz." dedi.

Erdoğan, Madenci Anıtı'nda düzenlenen, yerel seçim öncesi partisinin ilk mitinginde yaptığı konuşmada, helal rızkın, temiz lokmanın, sembol şehri Zonguldak'ta bulunmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Şehre girişinden itibaren kendilerini hasretle bağrına basan her bir vatandaşa teşekkür eden Erdoğan, "Görüyorum ki miting alanımız büyümüş, genişlemiş. Yeni meydanımız, şehrimize de çok yakışmış. Ama Zonguldak'la aramızdaki sevda çok daha fazla büyümüş. Allah hepinizden, tüm Zonguldak'tan razı olsun diyorum. Siz bize böyle samimiyetle sahip çıktığınız müddetçe bizi kimse yolumuzdan alıkoyamaz. Zonguldaklı kardeşlerimiz bizim yanımızda dağ gibi durdukları sürece Türkiye Yüzyılı'nın inşasını kimse engelleyemez." diye konuştu.

"Zonguldak bizim yoldaşımız olduğu müddetçe ne FETÖ'cü hainlerin ne DEAŞ'lı canilerin ne PKK'lı alçakların ne de DHKP-C'li katillerin tehditleri bize sökmez" ifadesini kullanan Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Birlik" şiirinden dizeler okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zonguldaklılar ile bir duvarın tuğlaları gibi kenetlendikleri sürece "cehennem olsa geleni göğüslerinde söndüreceklerini" dile getirdi.

"Vatandaşlarımızın doğal gaz faturasını devlet olarak biz ödedik"

Alandakilere birlik beraberlik mesajı veren Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunu başardığımızda Allah'ın izniyle kimse bize zincir vuramaz, önümüzü kesemez, hedeflerimize ulaşmaktan bizi geri bırakamaz. Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Her birinize meydanlara sığmayan şu büyük aşkınız için en içten şükranlarımı sunuyorum. Şehrimize en son bundan sadece 9 ay önce 20 Nisan tarihinde gelmiştik. Ziyaretimizde milletimizin asırlık hayallerinden olan Karadeniz doğal gazını resmen devreye almanın gururunu yaşamıştık. Filyos'taki törenimizde, müjdesini verdiğimiz ücretsiz doğal gaz desteğimizi halen sürdürüyoruz. İlk ay, ısınma dahil konutlardan hiçbir ücret almadık. Yani, vatandaşlarımızın doğal gaz faturasını devlet olarak biz ödedik. Daha sonra 11 ay boyunca konutlardaki mutfak ve su ısıtma için kullanılan 25 metreküplük doğal gaz tüketiminin bilabedel olacağını söyledik. Nisan ayından beri 25 metreküplük miktarı, ne yapıyoruz, faturalardan düşüyoruz. Bu uygulamayı nisan 2024 dönemine kadar devam ettireceğiz. Vatandaşlarımızın bütçesine toplam 87 milyar lira tutarında doğrudan destek sağlamış olacağız."

"Enerjide tam bağımsızlığı yakalamak en önemli hedefimizdir"

Sadece bununla da yetinmediklerine, Türkiye'nin kendi gemileriyle sismik arama ve sondaj çalışmalarının devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"'Her seçim öncesinde gaz buluyorlar diyen' çapsızlara aldırmadan, 'Parayı Karadeniz ve Akdeniz'in sularına gömüyorlar' diyen gafillere kulak asmadan, bulanlar ancak arayanlardır düsturuyla arama faaliyetlerimizi kesintisiz sürdürüyoruz. Zonguldak'ı kömürden sonra doğal gazın da merkezi haline getirmekte kararlıyız. Şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Enerjide tam bağımsızlığı yakalamak en önemli hedefimizdir. Türkiye'nin enerji güvenliğini garanti edecek hamleleri azim ve cesaretle hayata geçiriyoruz. Karadeniz doğal gazının ardından şimdi de kardeşlerim, Gabar'da bulduğumuz yüksek miktarda ve kalitede petrol bu atılımlardan biriydi.

Hatırlarsanız muhalefet cenahı bu keşfimize de bir kulp takmıştı. Milletin sevincine ortak olmak yerine petrol keşfimizi alaya almışlardı. Peki sonra ne oldu? Muhalefetin burun kıvırdığı Gabar'daki petrol kuyumuzun günlük üretimi bugün itibariyle, müjdeye dikkat, 35 bin varili geçti. Allah'a hamdolsun. Çalışan, azmeden buluyor, sondajları yaparak buluyor. Dahası bu rakam her geçen gün artıyor. 2024 yılı sonunda Gabar'daki günlük üretim miktarının 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizden terörün karanlık gölgesi kalktıkça Allah'ın izniyle çok daha fazlasını bulacağız."

Erdoğan, gelecek dönemde hem petrol hem maden hem de doğal gaz konusunda yeni müjdeler vermeyi ümit ettiklerini belirterek, "Türkiye'nin yer altı ve yer üstü kaynaklarını kullanmasının engellenmesine bir daha asla müsaade etmeyeceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asrın felaketinin üstesinden hamdolsun asrın birlikteliğiyle geliyoruz. Konutların, köy evlerinin, ticarethanelerin ve depremde zarar gören diğer yapıların, hastanelerin açılışlarını yaptık. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırana ve yaraları tamamen sarana kadar durmayacak, dinlenmeyeceğiz." dedi.

Erdoğan, "Biz, bir avuç kömür için bir ömür veren Zonguldak'ın yürekli, mert ve çalışkan insanlarını Allah için seviyoruz. 31 Mart yerel seçimleri öncesinde miting maratonumuzu Zonguldak'tan başlatıyoruz. Bugün bu ilk mitingim, nereden başlıyoruz? Zonguldak'tan. Bunun kadri kıymetini muhakkak bilin. Zonguldak'ta 'Bismillah' dedikten sonra yolumuza yarın Tekirdağ ile devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Ardından da mümkün olan en fazla sayıda ilde vatandaşlarla kucaklaşacaklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Zonguldak, bizim eser ve hizmet siyasetimizi çok iyi bilen bir şehrimizdir. Gerek hükümet olarak gerekse mahalli idarelerde Zonguldak'a hepsi birbirinden önemli yatırımlar kazandırdık ama bundan önce Zonguldak'a olan şükran borcumuzu ödemek istiyorum. Ülke olarak geçen yıl mayıs ayında kritik bir seçim yaşadık. Bu seçimlerde sadece karşımızdaki adayla ve ittifakla rekabet etmedik. Bununla birlikte Kandil'den Pensilvanya'sına seçimleri yönlendirmeye çalışan şer odaklarıyla da mücadele ettik. Maalesef Türk siyasi tarihine birer kara leke olarak geçen pazarlıklara, işbirliklerine, itibar suikastına imza attılar.

Seçim kazanmak uğruna devletin bakanlıklarını ve stratejik kurumlarını, pazarlık konusu yapacak kadar ihtiraslarının kurbanı oldular. 14-28 Mayıs seçimlerinde Zonguldaklı kardeşlerimizin de desteğiyle bu kirli plana sizinle beraber geçit vermedik. İlk turda yüzde 52, ikinci turda yüzde 55 oy oranlarıyla Zonguldak, milletin adamına çok güçlü bir şekilde sahip çıktı. Bu muhteşem sonuçtan dolayı her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Sizlerin şahsında Zonguldak halkına bize olan teveccühleri, güvenleri ve vefaları için buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Şunu bilmenizi isterim, siz bizi nasıl bağrınıza bastıysanız biz de sizin emanetinize asla gölge düşürmeyeceğiz."

"Madenci kardeşlerime teşekkür ediyorum"

Zonguldak'ı her alanda daha da geliştirmek, kalkındırmak, bayındır hale getirmek için gece gündüz koşturacaklarını belirten Erdoğan, "Bundan en küçük bir şüpheniz olmasın. Tabii Zonguldak sadece milli iradenin değil milli dayanışmanın da sembol şehri. Bunu milletçe, asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat depremlerinde bir kez daha gördük." dedi.

Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde Zonguldaklı madencilerin enkaz altındaki vatandaşları kurtarmak için seferber olduklarını hatırlatarak, "Madenci kardeşlerime şahsım, ailem, milletim adına tekrar teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Bir cana daha ulaşmak, bir canı daha kurtarmak, milletimize güzel bir haber verebilmek için çoğu zaman canlarını tehlikeye attılar. Allah sizlerden razı olsun. Rabb'im gayretlerinizi daim eylesin." ifadelerini kullandı.

Son bir haftadır deprem bölgesinde olduklarını anımsatan Erdoğan, sırasıyla Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Adıyaman'ı ziyaret ederek depremzedelere yalnız olmadıklarını gösterdiklerini belirtti.

Ayrıca inşası tamamlanan deprem konutlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Asrın felaketinin üstesinden hamdolsun asrın birlikteliğiyle geliyoruz. Konutların, köy evlerinin, ticarethanelerin ve depremde zarar gören diğer yapıların, hastanelerin açılışlarını yaptık. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırana ve yaraları tamamen sarana kadar durmayacak, dinlenmeyeceğiz. Bu haftaki ziyaretimizde bir kez daha gördük ki imdadına koştuğunuz kardeşlerimiz, Zonguldaklı madencilerin fedakarlıklarını asla unutmuyor. Rabb'im hepsinden razı olsun, eksikliklerini göstermesin. Bu vesileyle depremlerde, sellerde, tabii afetlerde ve maden kazalarında vefat eden kardeşlerimi rahmetle yad ediyorum."

"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz"

Ziya Paşa'nın "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" sözlerini hatırlatan Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Yani insanın aynası iştir, lafa bakılmaz. Bir kişinin aklının seviyesi yaptığı işte görülür. Bizim de aynamız, referansımız işimizdir, hizmetlerimizdir, eserlerimizdir. Biz meydanlarda kurusıkı atıp, bolca vaat dağıtıp, göreve gelince bir daha oralara uğramayanlardan değiliz. Biz ahdine, kavline ve milletine verdiği sözlere sadık olan bir hükümetiz. Her zaman söylüyorum, biz bu milletin efendisi değil hizmetkarıyız. Biz, bu millete hizmet için varız. Bizi, partimizi ve ittifakımızı CHP'nin başını çektiği müzmin muhalefetten ayıran temel vasfımız işte budur. Onlar, çok az iş ama bol bol şov ve reklam yaparlar. Biz ise eserlerimizle, icraatlarımızla, projelerimizle, neticelendirdiğimiz sözlerimizle konuşuruz. Fikri takip yapıp yerine getirdiğimiz sözlerin çetelesini tutmak, bizim için iftihar vesilesidir."



Reuters: Mossad başkanı ve Suriyeli bakan, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı hakkında görüştü

İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
TT

Reuters: Mossad başkanı ve Suriyeli bakan, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı hakkında görüştü

İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters

İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'ın başkanı ve Suriye dışişleri bakanı, İsrail'in Suriye'deki Ebu el-Zuhur hava üssünü bombalamasından birkaç gün önce telefon görüşmesi gerçekleştirerek Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını görüştü.

Konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynağın Reuters’a verdiği bilgilere göre Mossad başkanı Roman Gofman, 14 Ağustos'ta Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüştü. Görüşme, İsrail ile Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Şam hükümeti arasında bugüne kadar yapılan en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor.

İsrail'in salı günü Ebu el-Zuhur hava üssüne saldırmasının ardından, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Suriye'nin buraya Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vermenin eşiğinde olduğunu ve bunun İsrail'in güvenliğine tehdit oluşturacağı yönünde defalarca yapılan uyarıları görmezden geldiğini ifade etmişti.

Kaynaklar, dört gün önce Gofman ile Şeybani arasında yapılan telefon görüşmesinde Türkiye'nin Suriye'ye askeri destek sağlama konusunun gündemin ana başlığı olduğunu belirtirken, kaynaklardan biri görüşmenin "İsrail'in, (Türkiye'nin) askeri varlığını artırma, silah satışı, insansız hava araçları temini ve diğer konulardaki soruları" üzerine odaklandığını söyledi.

Üst düzey bir yetkili olan ikinci kaynak ise Gofman'ın bu görüşmeyi, Türkiye'nin Suriye ordusuna silah temini konusunda bilgi almak için kullandığını ifade etti. Konuya yakın üçüncü kaynak, görüşmenin gerçekleştiğini doğruladı ve Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının ele alındığını söyledi.

Ne olmuştu?

Türkiye, Suriye'de 2024'te Beşar Esad yönetiminin sona ermesinden bu yana Şara yönetimini destekleyen ülkeler arasında öne çıkarken, Ankara'nın Suriye'deki etkisi İsrail'de de güvenlik endişelerine neden oldu.

ABD ile yakın ilişkiler geliştiren Şara, temmuz ayında Suriye'nin İsrail'le bir güvenlik anlaşması yapmak istediğini ve İsrail'in Suriye'ye yönelik politikasının daha dengeli olması için farklı ülkelerin desteğini aradığını açıklamıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail'i tehdit edebilecek bir Türk askeri varlığının Suriye'de oluşmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Netanyahu, hava üssüne yönelik saldırıya ilişkin, Türkiye'yi daha önce bu konuda uyardıklarını ancak uyarıların dikkate alınmadığını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise İsrail'in açıklamalarını "mesnetsiz iddialar" olarak nitelendirerek, saldırıların Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirtti.

Türkiye ise belirli bir asker konuşlandırma planına ilişkin açıklama yapmadan, Suriye hükümetiyle iş birliğini sürdüreceğini ve ülkenin istikrarsızlaştırılmasına karşı olduğunu bildirdi.

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da ABD'nin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında olası çatışmaları önlemeye yönelik bir mekanizma oluşturmak için çalıştığını ve taraflar arasındaki bilgi paylaşımı ile diyaloğu kolaylaştırdığını açıkladı.

Independent Türkçe, Reuters


Türkiye: Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz

Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)
Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)
TT

Türkiye: Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz

Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)
Suriye hava kuvvetlerine ait hizmet dışı bırakılmış uçaklar, Suriyeli muhalif savaşçıların 7 Aralık 2024 Cumartesi günü bölgeyi ele geçirmesinin ardından İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nden çıkarıldı. (AP)

Türkiye Cumhurbaşkanlığı, dün (çarşamba) yaptığı açıklamada Ankara'nın “Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğini” bildirdi. Açıklamada, İsrail'in Suriye'nin Türk güçlerinin Ebu Zuhur Havaalanı'na konuşlanmasına izin verdiği yönündeki iddialarının temelsiz olduğu belirtildi.

Açıklamada, Türkiye'nin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu gibi Ortadoğu'da kalıcı barışın tesis edilmesini desteklediği vurgulanarak, bunun sağlanmasının tek yolunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun saldırgan politikalarından vazgeçmesinden geçtiği ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye, Suriye'de güvenlik, istikrar ve refahın tesis edilmesi amacıyla meşru bir zeminde Suriye hükümetiyle iş birliğini kararlılıkla sürdürecek ve hiçbir şekilde Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyecektir.”

Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, dün Suriye'nin güneyindeki bölgede incelemelerde bulunarak burada konuşlanan askerlerle bir araya geldi.

Zamir'in açıklamaları, İsrail basını tarafından Suriye ve Türkiye hükümetlerine yönelik mesajlar olarak değerlendirildi. Zamir, “Ne olduğunu görüyor ve Suriye cephesindeki gelişmeleri takip ediyoruz. Düşman güçlerin sınırlarımızda konuşlanmasına izin vermeyeceğiz. Gücümüzü gereken yerde ve gereken zamanda, hassas bir şekilde nasıl kullanacağımızı biliyoruz” dedi.


Türkiye Cumhurbaşkanı, yeni bir dönem için aday olacağına dair imada bulundu

Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye Cumhurbaşkanı, yeni bir dönem için aday olacağına dair imada bulundu

Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı, Ankara'da iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamaları sırasında (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen törende yaptığı konuşmada, 2028’de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olabileceğinin ve iktidarda daha uzun yıllar kalmayı hedeflediğinin sinyalini verdi. Erdoğan, AK Parti’nin gelecek planlarının 2071 yılına kadar uzandığını söyledi.

72 yaşındaki Erdoğan, siyasi hayatında 50 yılı geride bıraktığını belirterek, ömrü ve sağlığı elverdiği sürece Türkiye’ye hizmet etmeyi sürdüreceğini ifade etti.

AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde konuşan Erdoğan, “Ben Tayyip Erdoğan. Siyasette 50 yılı tamamladım. Allah ömür ve sağlık verdiği müddetçe Türkiye’ye hizmet yolunda daha nice yıllar mücadele edeceğim. Aziz milletimin duası ve desteğiyle bu ülke için sevgiyle çalışmayı sürdüreceğim. Ruh bu bedende olduğu sürece bu sevda sönmeyecek” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin geleceğinde gençlerin rolüne de dikkat çekerek, “Dilleri bilen, dünyayı iyi okuyan, tarihinin farkında, inancına ve vatanına sahip çıkan bir genç nesil geliyor. En büyük eserim, bu neslin yetişeceği iklimi oluşturmak oldu” ifadelerini kullandı.

2028’de yeniden adaylık planı

Erdoğan, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana görev yapanlara teşekkür ederek, “Bu hareketin henüz yolun başında olduğunu” söyledi. Cumhurbaşkanı, “Biz daha yolun başındayız. Bu hareket, bu kadrolar, bu gençler, onların çocukları ve torunları Türkiye’yi yönetecek. Önce 2053’e, ardından 2071’e taşıyacaklar. Parti, son 25 yılda olduğu gibi Türkiye’nin geleceğinde de iz bırakmaya devam edecek” diye konuştu.

fgthy
Erdoğan, partisinin kuruluşunun 25. yıldönümü kutlamaları sırasında parti destekçilerinden oluşan kalabalığa hitap ediyor (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan’ın, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde destekçilerine hitap ettiği konuşması dikkat çekti.

AK Parti’nin Cumhur İttifakı’ndaki ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) lideri Devlet Bahçeli ile AK Parti yöneticileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, Erdoğan’ın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde partinin ve ittifakın adayı olduğunu belirtmişti.

Ancak mevcut Türkiye Anayasası’na göre Erdoğan’ın bir sonraki seçimde yeniden aday olabilmesi hukuki engelle karşı karşıya. 1982’de kabul edilen ve daha sonra birçok kez değiştirilen Anayasa, cumhurbaşkanının görev süresi konusunda en fazla iki kez seçilebilmesine imkân tanıyor.

Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için ya Anayasa’nın değiştirilmesi ya da TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerekiyor. Seçimlerin yenilenmesi kararının alınabilmesi için 600 sandalyeli Meclis’te 360 milletvekilinin desteği gerekiyor.

AK Parti’nin Erdoğan’ın talimatıyla yeni bir anayasa hazırlığı üzerinde çalışmasına rağmen, seçimlerin Meclis kararıyla yenilenmesi seçeneğinin daha olası olduğu değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum da daha önce yaptığı açıklamada, normal takvimde Mayıs 2028’de yapılması öngörülen seçimlerin Nisan 2028’e çekilebileceğini belirtmiş ve bunun “erken seçim” sayılmayacağını savunmuştu. AK Parti’nin seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ise seçimlerin 2027 sonbaharında yapılabileceğini dile getirmişti.

Barış süreci

Erdoğan, konuşmasında hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı, Kürt tarafının ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak nitelediği sürece de değindi.

cdfvgthyj
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) üyelerinin Türk toplumuna entegre edilmesini sağlayan bir yasayı onayladı (Reuters)

Cumhurbaşkanı, Türkiye’de kardeşlik ve toplumsal birlik duygusunun güçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak hükümetin terör sorununu tamamen çözmek için çalıştığını söyledi.

TBMM’nin 10 Ağustos’ta “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeyi Güçlendirme Kanunu”nu kabul ettiğini hatırlatan Erdoğan, hedeflerinin Türkiye’yi ve bölgeyi gelecek nesiller için terörden arındırmak olduğunu ifade etti.

Erdoğan, “Biz sadece terör sorununu sona erdirmiyoruz; aynı zamanda Türkiye’yi içeriden istikrarsızlaştırmaya yönelik emperyalist planları da tersine çeviriyoruz” dedi.

Ekonomiden savunma sanayisine övgü

Erdoğan, AK Parti hükümetlerinin 24 yıllık iktidarı boyunca elde edilen kazanımları da sıraladı. Türkiye’nin tarihindeki en büyük yatırım ve projelerin gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, ekonomi, sağlık, eğitim ve ulaştırma alanlarında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.

Türkiye’nin 2025 yılında dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 21. sıradan 16. sıraya, Avrupa’da ise altıncı sıraya yükseldiğini ifade etti.

Erdoğan ayrıca Türkiye’nin savaş gemileri, insansız hava araçları, helikopterler, tanklar, füzeler ve denizaltılar dahil olmak üzere çok sayıda savunma sanayisi ürününü kendi imkânlarıyla üretebilir hale geldiğini söyledi.

Muhalefetten AK Parti’ye milletvekili ve belediye başkanı transferleri

Erdoğan, konuşmasında üç milletvekilinin AK Parti’ye katıldığını açıkladı. Bunlardan ikisinin milliyetçi İYİ Parti’den, birinin ise Gelecek Partisi’nden olduğu belirtildi. Bu transferlerle AK Parti’nin TBMM’deki sandalye sayısı 280’e yükseldi.

xscdfgth
Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katılan muhalefet milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Ayrıca muhalefet partilerinden yedi belediye başkanının da AK Parti’ye katıldığı açıklandı.

Muhalefet partileri ise AK Parti’nin milletvekilleri ve belediye başkanlarını transfer etmek amacıyla “baskı, tehdit ve çeşitli teşvik yöntemlerine” başvurduğunu öne sürüyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iki milletvekilinin AK Parti’ye geçmesinin ardından X hesabından yaptığı açıklamada, partisinin farklı yönlerden saldırıya uğradığını savundu.

Dervişoğlu, “Bize her taraftan saldırdıklarına göre doğru yoldayız” ifadelerini kullandı.