Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2024 sonunda Gabar'daki günlük petrol üretiminin 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024 yılı sonunda Gabar'daki günlük petrol üretim miktarının 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz" dedi.

Erdoğan  (AA)
Erdoğan (AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2024 sonunda Gabar'daki günlük petrol üretiminin 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz

Erdoğan  (AA)
Erdoğan (AA)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gabar'da petrol kuyusundaki günlük üretimin bugün itibarıyla 35 bin varili geçtiğini belirterek, "2024 yılı sonunda Gabar'daki günlük petrol üretim miktarının 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz." dedi.

Erdoğan, Madenci Anıtı'nda düzenlenen, yerel seçim öncesi partisinin ilk mitinginde yaptığı konuşmada, helal rızkın, temiz lokmanın, sembol şehri Zonguldak'ta bulunmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Şehre girişinden itibaren kendilerini hasretle bağrına basan her bir vatandaşa teşekkür eden Erdoğan, "Görüyorum ki miting alanımız büyümüş, genişlemiş. Yeni meydanımız, şehrimize de çok yakışmış. Ama Zonguldak'la aramızdaki sevda çok daha fazla büyümüş. Allah hepinizden, tüm Zonguldak'tan razı olsun diyorum. Siz bize böyle samimiyetle sahip çıktığınız müddetçe bizi kimse yolumuzdan alıkoyamaz. Zonguldaklı kardeşlerimiz bizim yanımızda dağ gibi durdukları sürece Türkiye Yüzyılı'nın inşasını kimse engelleyemez." diye konuştu.

"Zonguldak bizim yoldaşımız olduğu müddetçe ne FETÖ'cü hainlerin ne DEAŞ'lı canilerin ne PKK'lı alçakların ne de DHKP-C'li katillerin tehditleri bize sökmez" ifadesini kullanan Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Birlik" şiirinden dizeler okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zonguldaklılar ile bir duvarın tuğlaları gibi kenetlendikleri sürece "cehennem olsa geleni göğüslerinde söndüreceklerini" dile getirdi.

"Vatandaşlarımızın doğal gaz faturasını devlet olarak biz ödedik"

Alandakilere birlik beraberlik mesajı veren Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunu başardığımızda Allah'ın izniyle kimse bize zincir vuramaz, önümüzü kesemez, hedeflerimize ulaşmaktan bizi geri bırakamaz. Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Her birinize meydanlara sığmayan şu büyük aşkınız için en içten şükranlarımı sunuyorum. Şehrimize en son bundan sadece 9 ay önce 20 Nisan tarihinde gelmiştik. Ziyaretimizde milletimizin asırlık hayallerinden olan Karadeniz doğal gazını resmen devreye almanın gururunu yaşamıştık. Filyos'taki törenimizde, müjdesini verdiğimiz ücretsiz doğal gaz desteğimizi halen sürdürüyoruz. İlk ay, ısınma dahil konutlardan hiçbir ücret almadık. Yani, vatandaşlarımızın doğal gaz faturasını devlet olarak biz ödedik. Daha sonra 11 ay boyunca konutlardaki mutfak ve su ısıtma için kullanılan 25 metreküplük doğal gaz tüketiminin bilabedel olacağını söyledik. Nisan ayından beri 25 metreküplük miktarı, ne yapıyoruz, faturalardan düşüyoruz. Bu uygulamayı nisan 2024 dönemine kadar devam ettireceğiz. Vatandaşlarımızın bütçesine toplam 87 milyar lira tutarında doğrudan destek sağlamış olacağız."

"Enerjide tam bağımsızlığı yakalamak en önemli hedefimizdir"

Sadece bununla da yetinmediklerine, Türkiye'nin kendi gemileriyle sismik arama ve sondaj çalışmalarının devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"'Her seçim öncesinde gaz buluyorlar diyen' çapsızlara aldırmadan, 'Parayı Karadeniz ve Akdeniz'in sularına gömüyorlar' diyen gafillere kulak asmadan, bulanlar ancak arayanlardır düsturuyla arama faaliyetlerimizi kesintisiz sürdürüyoruz. Zonguldak'ı kömürden sonra doğal gazın da merkezi haline getirmekte kararlıyız. Şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Enerjide tam bağımsızlığı yakalamak en önemli hedefimizdir. Türkiye'nin enerji güvenliğini garanti edecek hamleleri azim ve cesaretle hayata geçiriyoruz. Karadeniz doğal gazının ardından şimdi de kardeşlerim, Gabar'da bulduğumuz yüksek miktarda ve kalitede petrol bu atılımlardan biriydi.

Hatırlarsanız muhalefet cenahı bu keşfimize de bir kulp takmıştı. Milletin sevincine ortak olmak yerine petrol keşfimizi alaya almışlardı. Peki sonra ne oldu? Muhalefetin burun kıvırdığı Gabar'daki petrol kuyumuzun günlük üretimi bugün itibariyle, müjdeye dikkat, 35 bin varili geçti. Allah'a hamdolsun. Çalışan, azmeden buluyor, sondajları yaparak buluyor. Dahası bu rakam her geçen gün artıyor. 2024 yılı sonunda Gabar'daki günlük üretim miktarının 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizden terörün karanlık gölgesi kalktıkça Allah'ın izniyle çok daha fazlasını bulacağız."

Erdoğan, gelecek dönemde hem petrol hem maden hem de doğal gaz konusunda yeni müjdeler vermeyi ümit ettiklerini belirterek, "Türkiye'nin yer altı ve yer üstü kaynaklarını kullanmasının engellenmesine bir daha asla müsaade etmeyeceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asrın felaketinin üstesinden hamdolsun asrın birlikteliğiyle geliyoruz. Konutların, köy evlerinin, ticarethanelerin ve depremde zarar gören diğer yapıların, hastanelerin açılışlarını yaptık. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırana ve yaraları tamamen sarana kadar durmayacak, dinlenmeyeceğiz." dedi.

Erdoğan, "Biz, bir avuç kömür için bir ömür veren Zonguldak'ın yürekli, mert ve çalışkan insanlarını Allah için seviyoruz. 31 Mart yerel seçimleri öncesinde miting maratonumuzu Zonguldak'tan başlatıyoruz. Bugün bu ilk mitingim, nereden başlıyoruz? Zonguldak'tan. Bunun kadri kıymetini muhakkak bilin. Zonguldak'ta 'Bismillah' dedikten sonra yolumuza yarın Tekirdağ ile devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Ardından da mümkün olan en fazla sayıda ilde vatandaşlarla kucaklaşacaklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Zonguldak, bizim eser ve hizmet siyasetimizi çok iyi bilen bir şehrimizdir. Gerek hükümet olarak gerekse mahalli idarelerde Zonguldak'a hepsi birbirinden önemli yatırımlar kazandırdık ama bundan önce Zonguldak'a olan şükran borcumuzu ödemek istiyorum. Ülke olarak geçen yıl mayıs ayında kritik bir seçim yaşadık. Bu seçimlerde sadece karşımızdaki adayla ve ittifakla rekabet etmedik. Bununla birlikte Kandil'den Pensilvanya'sına seçimleri yönlendirmeye çalışan şer odaklarıyla da mücadele ettik. Maalesef Türk siyasi tarihine birer kara leke olarak geçen pazarlıklara, işbirliklerine, itibar suikastına imza attılar.

Seçim kazanmak uğruna devletin bakanlıklarını ve stratejik kurumlarını, pazarlık konusu yapacak kadar ihtiraslarının kurbanı oldular. 14-28 Mayıs seçimlerinde Zonguldaklı kardeşlerimizin de desteğiyle bu kirli plana sizinle beraber geçit vermedik. İlk turda yüzde 52, ikinci turda yüzde 55 oy oranlarıyla Zonguldak, milletin adamına çok güçlü bir şekilde sahip çıktı. Bu muhteşem sonuçtan dolayı her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Sizlerin şahsında Zonguldak halkına bize olan teveccühleri, güvenleri ve vefaları için buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Şunu bilmenizi isterim, siz bizi nasıl bağrınıza bastıysanız biz de sizin emanetinize asla gölge düşürmeyeceğiz."

"Madenci kardeşlerime teşekkür ediyorum"

Zonguldak'ı her alanda daha da geliştirmek, kalkındırmak, bayındır hale getirmek için gece gündüz koşturacaklarını belirten Erdoğan, "Bundan en küçük bir şüpheniz olmasın. Tabii Zonguldak sadece milli iradenin değil milli dayanışmanın da sembol şehri. Bunu milletçe, asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat depremlerinde bir kez daha gördük." dedi.

Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde Zonguldaklı madencilerin enkaz altındaki vatandaşları kurtarmak için seferber olduklarını hatırlatarak, "Madenci kardeşlerime şahsım, ailem, milletim adına tekrar teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Bir cana daha ulaşmak, bir canı daha kurtarmak, milletimize güzel bir haber verebilmek için çoğu zaman canlarını tehlikeye attılar. Allah sizlerden razı olsun. Rabb'im gayretlerinizi daim eylesin." ifadelerini kullandı.

Son bir haftadır deprem bölgesinde olduklarını anımsatan Erdoğan, sırasıyla Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Adıyaman'ı ziyaret ederek depremzedelere yalnız olmadıklarını gösterdiklerini belirtti.

Ayrıca inşası tamamlanan deprem konutlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Asrın felaketinin üstesinden hamdolsun asrın birlikteliğiyle geliyoruz. Konutların, köy evlerinin, ticarethanelerin ve depremde zarar gören diğer yapıların, hastanelerin açılışlarını yaptık. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırana ve yaraları tamamen sarana kadar durmayacak, dinlenmeyeceğiz. Bu haftaki ziyaretimizde bir kez daha gördük ki imdadına koştuğunuz kardeşlerimiz, Zonguldaklı madencilerin fedakarlıklarını asla unutmuyor. Rabb'im hepsinden razı olsun, eksikliklerini göstermesin. Bu vesileyle depremlerde, sellerde, tabii afetlerde ve maden kazalarında vefat eden kardeşlerimi rahmetle yad ediyorum."

"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz"

Ziya Paşa'nın "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" sözlerini hatırlatan Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Yani insanın aynası iştir, lafa bakılmaz. Bir kişinin aklının seviyesi yaptığı işte görülür. Bizim de aynamız, referansımız işimizdir, hizmetlerimizdir, eserlerimizdir. Biz meydanlarda kurusıkı atıp, bolca vaat dağıtıp, göreve gelince bir daha oralara uğramayanlardan değiliz. Biz ahdine, kavline ve milletine verdiği sözlere sadık olan bir hükümetiz. Her zaman söylüyorum, biz bu milletin efendisi değil hizmetkarıyız. Biz, bu millete hizmet için varız. Bizi, partimizi ve ittifakımızı CHP'nin başını çektiği müzmin muhalefetten ayıran temel vasfımız işte budur. Onlar, çok az iş ama bol bol şov ve reklam yaparlar. Biz ise eserlerimizle, icraatlarımızla, projelerimizle, neticelendirdiğimiz sözlerimizle konuşuruz. Fikri takip yapıp yerine getirdiğimiz sözlerin çetelesini tutmak, bizim için iftihar vesilesidir."



Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
TT

Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'da kendisi için hazırlanan yeni bir yere geçtiğini açıkladı. Sancar, bu gelişmenin yürütülen sürecin hızlandırılmasını gerektirdiğini savundu. Marmara Denizi’nin güneyinde, İstanbul kıyılarına yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan adadaki yeni yerleşke, Öcalan’ın yaşam ve çalışma koşullarında değişikliğe gidildiğini ortaya koydu.

Bu adım, hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı, Öcalan ve Kürt tarafının ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladığı süreci ilerletme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Ancak TBMM’nin 10 Ağustos’ta sürece ilişkin “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu”nu, diğer adıyla çerçeve yasayı kabul etmesinden bu yana yeni adımlar atılmaması ve sürecin durgunluğa girmesi eleştirilere neden oluyor.

Barış sürecinde durgunluk

DEM Parti Milletvekili ve Öcalan ile devlet kurumları ve siyasi partiler arasındaki temasları yürütmek üzere partisi tarafından oluşturulan İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, Öcalan’ın İmralı Cezaevi yerleşkesinde kendisi için hazırlanan yeni bir konuta taşındığını söyledi.

cd
İmralı Heyeti üyesi ve DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar (X hesabından)

Sancar, PKK’ya yakınlığıyla bilinen Medya Haber kanalına verdiği ve pazar günü Türk medyasında yayımlanan röportajında, Öcalan’ın heyetleri kabul edebilmesi, resmî görüşmelerini gerçekleştirebilmesi ve siyasi mesajlarını iletebilmesi amacıyla tasarlanan yeni binaya geçmeyi kabul ettiğini belirtti. Sancar, ihtiyaç duyulması halinde Öcalan’ın gazetecilerle de görüşebileceğini ifade etti.

Sürecin iki aydan uzun süredir durgun olduğunu belirten Sancar, şu değerlendirmede bulundu:

“Daha önce belirli tarihler vermiştim ancak bunlar hayata geçirilmedi. Kürt hareketinin (PKK) attığı adımların ardından Öcalan ile birlikte çalışacak Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu’nun İmralı’ya gitmesi ve sürecin koordinasyonunu kendisiyle birlikte ele alması gerekiyor.”

cdgbh
Öcalan’ın 1990 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasının ardından yaklaşık 27 yıldır tutulduğu İmralı Cezaevi (Türk medyası)

Türkiye’de barış sürecinin, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te PKK’ya yaptığı örgütü feshetme, silah bırakma ve demokratik, hukuki çerçevede siyasi faaliyetlere yönelme çağrısıyla başlamasının ardından Öcalan’ın serbest bırakılması yönündeki talepler de giderek arttı.

Ancak kendisine atfedilen açıklamalara göre Öcalan, İmralı Adası’ndan ayrılmak istemedi. Bunun yerine adadaki koşullarının iyileştirilmesini ve barış süreci ile demokratik dönüşüme ilişkin görüşlerini aktarabilmek amacıyla gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle görüşme imkânı sağlanmasını talep etti.

Konut mu, villa mı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın Abdullah Öcalan için İmralı Adası’nda yeni bir konut hazırlandığı yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulunmuştu. Gazeteci Ceyhun Bozkurt’a konuşan Bahçeli, Alçı’nın aktardığı bilgiler üzerinden “villa” yorumları yapıldığını belirterek, söz konusu yapının villa olmadığını söyledi. Bahçeli, “Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir” dedi.

ghyju
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli (Partinin X hesabından)

Öcalan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu bünyesinde oluşturulması planlanan “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nun kurulmasını beklediği belirtilmişti. Kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirmişti.

Çerçeve yasanın uygulanmasını denetlemek amacıyla oluşturulan İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu, dört komisyon kurulmasına karar vermişti. Bunlar “Adli ve Hukuki Koordinasyon”, “İzleme ve Gözetim”, “Toplumsal Uzlaşı ve Bütünleşme” ile “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon” komisyonları olarak sıralanmıştı.

dfrgthy
PKK’nın silahsızlandırılması sürecini izlemekle görevli “İzleme, Gözetim ve Entegrasyon Koordinasyon Kurulu”, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 24 Ağustos’ta toplandı (Yılmaz’ın X hesabından)

Ayrıca TBMM bünyesinde, başlıca siyasi partilerin temsil edileceği bir denetim komisyonunun kurulması da bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise yaptığı açıklamada Öcalan’ın “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nda yer alacağını bildirmişti.

Hükümete yönelik eleştiriler

Hükümet, PKK mensuplarının silah bırakmasının tamamen doğrulanmasını, binlerce örgüt mensubunun Türkiye’ye dönerek topluma yeniden entegre edilmesine imkân sağlayacak çerçeve yasanın uygulanması için ön koşul olarak görüyor.

PKK, ekim ayında yaptığı açıklamada Türkiye’deki tüm silahlı unsurlarını geri çektiğini, Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki sığınaklarını silahlı unsurlardan ve silahlardan arındırdığını duyurmuştu. Örgüt, istenmeyen olayların yaşanması ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla bu adımları attığını belirtmişti.

Yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunan PKK, hükümetin de barış sürecinde harekete geçmesi, Öcalan’ın statüsünün değiştirilmesi ve sürecin yönetiminde kendisine gerekli rolün verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

sf
PKK yöneticilerinden Besê Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde (Reuters)

Mithat Sancar ise sürecin yalnızca tek tarafın, yani Kürt tarafının beklenti ve talepleri üzerinden ilerleyemeyeceğini belirterek, temel sorunun çözümüne yönelik belirleyici adımın Öcalan tarafından atılacağını söyledi.

Öte yandan PKK’nın lider kadrosunda yer alan ve KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı görevini yürüten Besê Hozat da Türkiye hükümetinin tutumunu eleştirdi.

Hozat, PKK’nın silah bırakmasına rağmen Türkiye’nin barış süreci kapsamında somut hiçbir adım atmadığını savundu.

Sürecin Türkiye devletinin tutumu nedeniyle çıkmaza girdiğini ileri süren Hozat, parlamentoda kabul edilen demokratikleşme adımları ve hukuki reformlar hayata geçirilmediği sürece sürecin ilerleme kaydedemeyeceğini vurguladı.


Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında
TT

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye, cumhuriyetin ilanının 103. yılını kutluyor. Anadolu'nun işgalden kurtarılmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, TBMM'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan etmesinin üzerinden 103 yıl geçti.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında resmî törenler düzenlenirken, vatandaşlar da bayram coşkusunu meydanlarda, caddelerde ve çeşitli etkinliklerde paylaşıyor. Türk bayraklarıyla donatılan kentlerde Cumhuriyet’in anlam ve önemine dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’i ziyaret etti

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. Yılı tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etti. Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Başkan Erdoğan Türkiye Yüzyılı vurgusu yaptı. Başkan Erdoğan "Milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

csdfvgbh
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkânı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine üzerinde ay yıldız bulunan çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere yazdığı metni okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere yazdığı metinde şu ifadelere yer verdi: “Aziz Atatürk, bugün, uğruna büyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıâlinizi, silah arkadaşlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaştırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz.

dvfgbhn
Fotoğraf: TCCB

Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıâlinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, millî davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."


Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
TT

Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)

Türkiye, geçen hafta Libya’nın doğusu ve batısındaki yönetimler arasında birliği sağlamak amacıyla görüşmelere ev sahipliği yaptı. Ancak görüşmelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı.

xcdvfgbhj
Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe hükümetine bağlı güçler arasında yer alan silahlı kişiler (AP)

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi üst düzey bir Türk yetkili, çarşamba günü AFP’ye yaptığı açıklamada, müzakerelerin henüz bir sonuç vermediğini belirtti.

Yetkili, “Görüşmeler şimdiye kadar ağırlıklı olarak iki tarafın askerî açıdan birleştirilmesine odaklandı. Siyasi birliğin sağlanması konusunun ise ilerleyen aşamada ele alınması bekleniyor” dedi.