MÜSİAD'dan İsrail ile ticaret iddialarına ilişkin açıklama

AA
AA
TT

MÜSİAD'dan İsrail ile ticaret iddialarına ilişkin açıklama

AA
AA

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), son günlerde birkaç üyelerinin İsrail ile gerçekleştirdiği iddia edilen ticari faaliyetler gerekçe gösterilerek, kurumları ve tüm üyelerinin töhmet altında bırakıldığını belirterek, bu tür haberlere itibar edilmemesi istendi.

MÜSİAD'tan yapılan yazılı açıklamada, bir süredir sosyal medya ve çeşitli kanallardan üyelerinin ve kurumun İsrail ile ticaret yaptığı yönündeki iddialar hatırlatıldı.

İsrail’in net bir biçimde kınadığına işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"MÜSİAD olarak öncelikle siyonist İsrail’in, Filistin halkına karşı çocuk, kadın, yaşlı demeden gerçekleştirdiği insanlık dışı zulmü hiçbir şekilde kabul etmiyor, bir soykırım olarak niteliyor ve lanetliyoruz. MÜSİAD, milli ve manevi değerlere sahip 14 bine yakın üyesi, 60 bine yakın şirketiyle ve sahip olduğu 34 yıllık birikimiyle gösterdiği duruş neticesinde ülkemizde ve uluslararası platformlarda söz sahibi olmuş önemli bir kuruluştur. Bu söz sahipliği ve etki alanının genişliği, iyi niyetli olmayan bazı çevreleri rahatsız etmiş ve Derneğimizin itibarına zarar verme noktasına taşınmıştır. Toplumsal algıyı yönlendirme gayretiyle ortaya atılan iddia ve hezeyanlarla kamuoyunu meşgul etmektedirler. MÜSİAD olarak bu türlü mesnetsiz iddialarla uzun zamandan beri mücadele etmekteyiz.

Son günlerde de 'birkaç üyemizin İsrail ile gerçekleştirdiği iddia edilen ticari faaliyetleri' gerekçe gösterilerek, kurumumuz ve tüm üyelerimiz töhmet altında bırakılmaktadır. Bu sebeple, kurumumuzu ve tüm üyelerimizi zan altında bırakan iddiaları tüzüğümüz doğrultusunda, titizlikle inceliyor ve kurum içi süreçlerimizi işletiyoruz. Süreçler tamamlandığında kamuoyuna bilgilendirme yapılacaktır."

"Siyonist İsrail yönetimi, sempatizanları, destekçileri ve yandaşlarıyla ticaret yapan çevreleri kınıyoruz"

Açıklamada, Filistin topraklarının işgal edildiğine işaret edilerek, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Unutulmamalıdır ki işgal edilmiş Filistin topraklarında ve İsrail zulmü altında 6 milyondan fazla Müslüman Filistinli yaşamaktadır ve bağımsızlıklarını elde edene kadar da zorunlu olarak ticaretlerini İsrail üzerinden sürdürmektedir. Bu çerçevede bizler de MÜSİAD camiası olarak, ahlaklı ticareti kendisine şiar edinmiş üyelerimizin ortak değerler doğrultusunda ticari faaliyetlerini sürdürdüklerine olan inancımız tamdır. Bir kez daha duruşumuzu net olarak ifade ediyor, siyonist İsrail yönetimi, sempatizanları, destekçileri ve yandaşlarıyla ticaret yapan çevreleri kınıyoruz. MÜSİAD değerlerine sahip çıkan hiçbir kardeşimizin, Filistin’e bu zulüm reva görülürken Siyonistlerin ateşine yakıt taşıyabileceğine inanmıyoruz."

İftira niteliğindeki karalayıcı haberlere itibar edilmesin"

Tüm dünyadaki samimi ve iyi niyetli dostlarını Filistin davasını savunmaya teşvik ettikleri ve bu alanda göstermiş oldukları hassasiyeti önemsedikleri bildirilen açıklamada, Filistin davası için yapılan her iyi niyetli girişimin MÜSİAD için çok kıymetli olduğu aktarıldı.

Açıklamada, "Kurumumuz ve üyelerimiz hakkında ortaya atılan iftira niteliğindeki karalayıcı haberlere itibar edilmemesini hassasiyetle rica ediyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi, 'Bir ve Beraber' olma düsturuyla hareket ederek, ahlaklı ticaret vurgumuzu her alanda ortaya koymaya devam edeceğimizi bir kez daha teyit ediyoruz." denildi.



Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.


Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran’ın bir nükleer anlaşmaya varmak için uzlaşmaya hazır göründüğünü belirterek, görüşmelerin kapsamının Tahran’ın balistik füze programını içerecek şekilde genişletilmesinin yalnızca “başka bir savaşa” yol açacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesine aktardığı röportajda Fidan, “Amerikalıların İran’ın uranyum zenginleştirmesine açık ve net sınırlar içinde müsamaha göstermeye hazır olması olumlu” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “İranlılar artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini biliyor. Amerikalılar da İranlıların belirli sınırları olduğunu biliyor. Onları zorlamaya çalışmanın bir anlamı yok” dedi.

Washington, İran’dan saflık oranı yüzde 60’a ulaşan zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini talep ediyor. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin mali yaptırımların kaldırılmasını talep etmeyi ve zenginleştirme dâhil olmak üzere “nükleer haklarında” ısrarcı olmayı sürdüreceğini söyledi.

Fidan, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın “gerçekten gerçek bir anlaşma yapmak istediğine” inandığını ve 2015’te ABD ve diğer ülkelerle imzalanan anlaşmada olduğu gibi zenginleştirme seviyelerine sınırlamalar ve sıkı bir denetim mekanizmasını kabul edebileceğini belirtti.

ABD’li ve İranlı diplomatlar, geçen hafta Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’ta bir araya gelerek diplomatik çabaları yeniden canlandırma amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir filo konuşlandırmasının ardından yeni bir askeri harekât ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran’ın müzakerelere yeniden başlamaya hazırlandığı bir süreçte Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray ise mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine yanıt vermedi.


Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
TT

Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)

Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde, PKK kalıntılarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, PKK militanlarının "artık tamamen Irak sorunu haline geldiğini" belirterek, "Egemen bir devlet, topraklarının yasaklı bir grup tarafından işgal edilmesine nasıl izin verebilir?" diye sordu.

Fidan, Haşdi Şabi Güçleri'nin karadan ilerlemesi ve Türk hava desteğini içeren "basit" bir operasyonun iki veya üç gün içinde gerçekleştirilebileceği ihtimaline işaret etti.

Fidan, "Suriye'deki Kürt sorununun Irak boyutu da var" diyerek, "Irak'ın Suriye'de yaşananlardan (SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi anlaşması) ders çıkaracağını ve oradaki geçişi kolaylaştıracak daha akıllı kararlar alacağını" umduğunu ifade ederek, Kürdistan PKK militanlarına atıfta bulundu.