MÜSİAD'dan İsrail ile ticaret iddialarına ilişkin açıklama

AA
AA
TT

MÜSİAD'dan İsrail ile ticaret iddialarına ilişkin açıklama

AA
AA

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), son günlerde birkaç üyelerinin İsrail ile gerçekleştirdiği iddia edilen ticari faaliyetler gerekçe gösterilerek, kurumları ve tüm üyelerinin töhmet altında bırakıldığını belirterek, bu tür haberlere itibar edilmemesi istendi.

MÜSİAD'tan yapılan yazılı açıklamada, bir süredir sosyal medya ve çeşitli kanallardan üyelerinin ve kurumun İsrail ile ticaret yaptığı yönündeki iddialar hatırlatıldı.

İsrail’in net bir biçimde kınadığına işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"MÜSİAD olarak öncelikle siyonist İsrail’in, Filistin halkına karşı çocuk, kadın, yaşlı demeden gerçekleştirdiği insanlık dışı zulmü hiçbir şekilde kabul etmiyor, bir soykırım olarak niteliyor ve lanetliyoruz. MÜSİAD, milli ve manevi değerlere sahip 14 bine yakın üyesi, 60 bine yakın şirketiyle ve sahip olduğu 34 yıllık birikimiyle gösterdiği duruş neticesinde ülkemizde ve uluslararası platformlarda söz sahibi olmuş önemli bir kuruluştur. Bu söz sahipliği ve etki alanının genişliği, iyi niyetli olmayan bazı çevreleri rahatsız etmiş ve Derneğimizin itibarına zarar verme noktasına taşınmıştır. Toplumsal algıyı yönlendirme gayretiyle ortaya atılan iddia ve hezeyanlarla kamuoyunu meşgul etmektedirler. MÜSİAD olarak bu türlü mesnetsiz iddialarla uzun zamandan beri mücadele etmekteyiz.

Son günlerde de 'birkaç üyemizin İsrail ile gerçekleştirdiği iddia edilen ticari faaliyetleri' gerekçe gösterilerek, kurumumuz ve tüm üyelerimiz töhmet altında bırakılmaktadır. Bu sebeple, kurumumuzu ve tüm üyelerimizi zan altında bırakan iddiaları tüzüğümüz doğrultusunda, titizlikle inceliyor ve kurum içi süreçlerimizi işletiyoruz. Süreçler tamamlandığında kamuoyuna bilgilendirme yapılacaktır."

"Siyonist İsrail yönetimi, sempatizanları, destekçileri ve yandaşlarıyla ticaret yapan çevreleri kınıyoruz"

Açıklamada, Filistin topraklarının işgal edildiğine işaret edilerek, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Unutulmamalıdır ki işgal edilmiş Filistin topraklarında ve İsrail zulmü altında 6 milyondan fazla Müslüman Filistinli yaşamaktadır ve bağımsızlıklarını elde edene kadar da zorunlu olarak ticaretlerini İsrail üzerinden sürdürmektedir. Bu çerçevede bizler de MÜSİAD camiası olarak, ahlaklı ticareti kendisine şiar edinmiş üyelerimizin ortak değerler doğrultusunda ticari faaliyetlerini sürdürdüklerine olan inancımız tamdır. Bir kez daha duruşumuzu net olarak ifade ediyor, siyonist İsrail yönetimi, sempatizanları, destekçileri ve yandaşlarıyla ticaret yapan çevreleri kınıyoruz. MÜSİAD değerlerine sahip çıkan hiçbir kardeşimizin, Filistin’e bu zulüm reva görülürken Siyonistlerin ateşine yakıt taşıyabileceğine inanmıyoruz."

İftira niteliğindeki karalayıcı haberlere itibar edilmesin"

Tüm dünyadaki samimi ve iyi niyetli dostlarını Filistin davasını savunmaya teşvik ettikleri ve bu alanda göstermiş oldukları hassasiyeti önemsedikleri bildirilen açıklamada, Filistin davası için yapılan her iyi niyetli girişimin MÜSİAD için çok kıymetli olduğu aktarıldı.

Açıklamada, "Kurumumuz ve üyelerimiz hakkında ortaya atılan iftira niteliğindeki karalayıcı haberlere itibar edilmemesini hassasiyetle rica ediyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi, 'Bir ve Beraber' olma düsturuyla hareket ederek, ahlaklı ticaret vurgumuzu her alanda ortaya koymaya devam edeceğimizi bir kez daha teyit ediyoruz." denildi.



Bayraktar AKINCI'dan Çakır seyir füzesiyle tam isabet

AA
AA
TT

Bayraktar AKINCI'dan Çakır seyir füzesiyle tam isabet

AA
AA

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde yürütülen Bayraktar AKINCI Projesi kapsamında Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA'ya yerli olarak üretilen yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu başarıyla sürdürülüyor.

Bayraktar AKINCI, Roketsan tarafından milli olarak geliştirilen Çakır seyir füzesiyle gerçekleştirilen bir atış testini daha başarıyla tamamladı. Dün Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kanat altında Çakır füzesiyle havalanan Bayraktar AKINCI, uzun menzilli atış testi icra etmek üzere Sinop'a yol aldı. Bayraktar AKINCI'nın Sinop Atış Alanı'nda 100 kilometre uzaktan ateşlediği Çakır seyir füzesi, Karadeniz üzerindeki hedefi tam isabetle vurdu. Atış testinde saatte 800 kilometre sürate ulaşan Çakır'ın hedefini vurduğu anlar büyük heyecanla takip edildi.

Bayraktar AKINCI, stratejik seviyede caydırıcılığını artırdı

Bayraktar AKINCI TİHA'ya yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu kapsamında Çakır seyir füzesinin entegrasyonu başarıyla devam ediyor. Milli jet motoruna sahip olan Çakır seyir füzesiyle Bayraktar AKINCI kilometrelerce mesafedeki stratejik kara ve deniz hedeflerine karşı yüksek etki gösterebilecek. Kullandığı mühimmatlar nitelik kazanarak çeşitlenen Bayraktar AKINCI, stratejik seviyede caydırıcılığını artırdı.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, konuya ilişkin olarak X'ten yaptığı paylaşımda, "Türk havacılığının altın çağı... Bayraktar AKINCI, Roketsan'ın geliştirdiği milli seyir füzesi Çakır'a entegre edilen arayıcı başlıkla gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı." ifadesini kullandı.

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar da Türk havacılık ve savunma sanayisinin yeni bir dönüm noktasına ulaştığını belirterek, "Bayraktar AKINCI ve Çakır milli seyir füzesi ile kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Adım adım elde ettiğimiz kazanımlar, ülkemizin savunma alanında dünya çapında bir oyuncu olmasını sağlıyor. Sinop'taki başarılı atış testi tam isabetle hedefini buldu. Bu atış bir testten çok daha fazlası; Türkiye'nin savunma sanayisindeki bağımsızlık ve yerlilik yolculuğunda stratejik bir kilometre taşı. Birlikte daha da güçlüyüz." değerlendirmesinde bulundu.

24 Şubat'ta gerçekleştirilen test faaliyetinde Bayraktar AKINCI C, 1 saatten fazla havada kaldı. Uçuş sırasında aerodinamik parametre adımları başarıyla test edildi. Bayraktar AKINCI C, 2 X 850 HP olmak üzere toplamda 1700 HP sahip olduğu güçle sınıfının en etkili ve kabiliyeti muharip platformu olacak. İlk uçuşunu 6 Aralık 2019'da yapan Bayraktar AKINCI TİHA, 29 Ağustos 2021'de envantere girdi. Yakın dönemde 2X450 HP gücündeki Bayraktar AKINCI A ve 2X750 HP gücündeki Bayraktar AKINCI B, Türk güvenlik güçlerinin yanı sıra başta Azerbaycan olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin envanterine dahil olmaya başladı.

40 bin saattir göklerde

Azerbaycan'ın envanterine giren Bayraktar AKINCI TİHA'nın 9 Şubat'ta gerçekleştirdiği ilk uçuşunu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Selçuk Bayraktar birlikte izledi. Suudi Arabistan Krallığı ile geçen yıl yapılan ihracat ve işbirliği anlaşması, Cumhuriyet tarihinde Türk savunma ve havacılık sanayisinin tek seferde yaptığı en büyük ihracat anlaşması oldu.

22 Şubat'ta icra edilen test kapsamında Bayraktar AKINCI, Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi'ni kullanarak deniz üstünde seyreden Albatros İDA'yı başarıyla imha etti.

Bayraktar AKINCI TİHA, 40 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı.

45 bin 118 feet ile milli havacılık irtifa rekoruna sahip olan Bayraktar AKINCI, 2023 yılında 3 ülkeyi uçarak geçmek suretiyle Bakü'ye gitti. Bu uçuş için Tekirdağ-Çorlu'dan havalanan TİHA, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan'ı bir uçtan bir uca katetti. Ayrıca, 2022 yılında Efes Tatbikatı kapsamında Batman'dan kalkarak İzmir'deki hedefleri başarıyla vurdu.

Bayraktar TB2 SİHA ve AKINCI TİHA için 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83'ünü ihracattan elde etti. 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2023'te de sektörün ihracat şampiyonu olduğu açıklanan Baykar, geçen yıl 1,8 milyar dolarlık ihracat yaptı.

Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023'te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3'te 1'ini tek başına gerçekleştirdi. Bayraktar TB2 SİHA için 33 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 9 ülkeyle olmak üzere toplam 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.


Dizi yapımcılarına "Reyting uğruna toplumsal değerleri çiğnemeyelim" çağrısı

AA
AA
TT

Dizi yapımcılarına "Reyting uğruna toplumsal değerleri çiğnemeyelim" çağrısı

AA
AA

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Radya ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından düzenlenen "Dördüncü Medya Buluşması İstişare Toplantısı" dün İstanbul'da gerçekleştirildi.

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ile RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in de basına kapalı katıldığı toplantıda dizi, film yapımcıları ve akademisyenler dahil 40'a yakın yer aldı.

Edinilen bilgiye göre, tarafların taleplerini karşılıklı olarak ifade ettiği ve üç saati aşkın süren toplantı verimli geçti.

Aynı anda çok sayıda dizinin yayında olduğunu belirten yapımcılar, "Büyük rekabet ve reyting kaygıları söz konusu. Bizim durumumuzun da anlaşılmasını istiyoruz." ifadesini kullandı.

Artan maliyetlerden dolayı birçok şirketin zorlu bir dönemde olduğunu bildiren sektör temsilcileri, “Bütçelerimizin yarıya yakını vergilere gidiyor. Bu konuda yapılacak kolaylık sektöre katkı sağlayacak, kaliteyi artıracaktır” görüşünü paylaştı.

Bazı yapımlar eleştirilirken iyi yapımların da alkışlanması gerektiğini dile getiren yapımcılar, dizi ve filmlerin ödüllendirilmesi teklifini masaya getirdi.

"Bir dizide herkes mi entrikacı olur"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın ise konuşmasında dizi ve filmleri kültürel diplomasinin ve "yumuşak gücü"nün önemli bir unsuru olarak nitelendirdiği kaydedildi.

Yapımcılarla farklı bir tarafta olmadıklarını vurgulayan Bakan Göktaş'ın "Asla birbirimizin karşısında değiliz. Biz bir paydaş, aileyiz, 'siz-biz' yok. Kamuoyuna beraber hitap ediyoruz. Birçok mesajın ulaştırılmasında dizi ve filmler önemli bir araç" ifadelerini kullandığı belirtildi.

İyi niyetle bu konuda bir dengenin bulunabileceğini belirten Göktaş'ın, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden bütün yapımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını aktardığına işaret edildi.

"Reyting uğruna toplumsal değerleri çiğnemeyelim" çağrısı yapan Göktaş'ın, bazen "sıradan bir sahne" olarak nitelendirilen konuların toplumdaki etkisinin çok daha farklı olduğunu vurguladığına dikkat çekildi.

Bakan Göktaş'ın, yapımcıların vergi konusundaki taleplerini ilgili Bakanlıklara ileteceğini de ifade ettiği bildirildi.

Yapımcıların tek tek söz alarak görüşlerini belirttiği toplantıda bir sektör temsilcisinin, "Dizilerde kötü karakterlere ihtiyacımız var. Ancak o şekilde iyi karakterlerin hikayesini anlatabiliriz." ifadesini kullanması üzerine Bakan Göktaş'ın bazı dizileri eleştirerek, "Bir dizide herkes mi kötü veya entrikacı olur" sorusunu yönelttiği vurgulandı.

Aile ve çocuk dostu yapımlara ödül

Toplantıda ayrıca "aile ve çocuk dostu" yapımlara ödül verilmesine yönelik çalışmaların tamamlandığı bilgisi de katılımcılarla paylaşıldı.

Ödüle hak kazanan yapımların belirlendiği, bununla ilgili yakın zamanda bir ödül töreninin yapılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.


Dışişleri: İsrail’in masum sivilleri hedef alması Filistin halkını yok etmeyi hedeflediğinin delilidir

AA
AA
TT

Dışişleri: İsrail’in masum sivilleri hedef alması Filistin halkını yok etmeyi hedeflediğinin delilidir

AA
AA

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'de yardım bekleyen sivillere saldırısına ilişkin, "İsrail, Nabulsi meydanındaki Filistinlileri öldürerek, işlemekte olduğu insanlığa karşı suçlara bir yenisini eklemiştir. Gazzelileri açlığa mahkum eden İsrail’in, bu defa yardım kuyruğundaki masum sivilleri hedef alması, Filistin halkını bilinçli biçimde ve toplu olarak yok etmeyi hedeflediğinin delilidir." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca şunlar kaydedildi:

"İsrail, Gazze’deki askeri operasyona derhal son vermek zorundadır, ancak İsrail hükümeti bu kararı alabilecek sağduyu ve vicdana sahip değildir. Tüm dünya, Gazze’de yaşanan zulmün bölgenin de ötesinde küresel yansımaları olacak bir felakete dönüşmek üzere olduğunu görmelidir. Bu çerçevede, İsrail hükümeti üzerinde etkisi olan tüm kesimleri, Gazze’de yaşanan vahşeti durdurmaya çağırıyoruz."

Yardım bekleyen Filistinlilerin öldürülmesi

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Gazze kentinin güneyinde Reşid Caddesi'ndeki Nablusi Kavşağı'nda insani yardım bekleyenlere yönelik saldırısında 112 kişinin öldüğünü, 760 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

İsrail güvenlik kaynakları, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yardım tırlarının etrafını saran Filistinlilerin tırların geçişini sağlayan İsrail askerlerine "tehdit oluşturacak biçimde yaklaştığını" savunurken, İsrail askerlerinin duruma ateş açarak karşılık verdiğini itiraf etmişti.

Kaynaklar olayın soruşturulduğunu belirtirken, İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada ise "Gazze sakinlerinin tırların etrafını sardığı ve yardımları yağmalamaya başladığı, bazı Filistinlilerin itiş-kakış ve izdihamda yaralandığı" iddia edilmişti.


MSB: F-16 Blok-70'in tedariki ve modernizasyona ilişkin "Taslak Teklif ve Kabul Mektubu" Bakanlığımıza ulaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

MSB: F-16 Blok-70'in tedariki ve modernizasyona ilişkin "Taslak Teklif ve Kabul Mektubu" Bakanlığımıza ulaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 40 yeni F-16 Blok-70'in tedariki, mevcut 79'unun ise modernizasyonu, mühimmat ve teçhizatını içeren talebe ilişkin ABD'den "Taslak Teklif ve Kabul Mektubu"nun Bakanlığa ulaştığını bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Aktürk, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarla Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024'ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının ise 193'ü Irak'ın kuzeyi, 290'ı Suriye'nin kuzeyinde olmak üzere 483'e ulaştığını söyledi.

Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğini vurgulayan Aktürk, FETÖ ile mücadelenin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Aktürk ayrıca Suriye'de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edildiğini bildirdi.

- 30 bin 15 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi

Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4'ü terör örgütü mensubu 101 kişinin yakalandığını, 2 bin 384 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi.

Aktürk, "Böylelikle, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1448'e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur." dedi.

Tuğamiral Aktürk ayrıca, milli mesele olan Kıbrıs, "iki devlet, tek millet" anlayışı ile beraber olunan Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlar olan Balkanlar ile dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya devam edildiğini de söyledi.

İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditlerin de arttığına vurgu yapan Aktürk, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze'de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

- Uluslararası görev ve faaliyetler

Tuğamiral Aktürk, NATO Güvence Tedbirleri çerçevesinde Hava Kuvvetlerinin tanker uçağı tarafından NATO'ya ait AWACS uçağına 23 Şubat'ta Romanya üzerinde yakıt ikmali yapıldığını, 23 ve 26 Şubat'ta Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçağı tarafından hava sahası ve Romanya hava sahasında uçuş görevleri yapıldığını bildirdi.

Yine, 23 Şubat'ta Romanya hava sahasında Romanya'ya ait 4 F-16 uçağı ile tanker uçak tarafından havada yakıt ikmali eğitimi yapıldığının bilgisini veren Aktürk, şunları kaydetti:

NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında da Romanya'da konuşlu F-16 uçaklarımız, 27-28 Şubat'ta Fransız Hava Kuvvetlerine ait tanker uçağı ile ilk defa havada yakıt ikmali görevi gerçekleştirmiştir. Harita Genel Müdürlüğümüz tarafından, TÜBİTAK ile 'Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi' konulu işbirliği protokolü imzalanmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetlerin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edildiğine dikkati çeken Aktürk, NATO Kosova Gücü (KFOR) ihtiyat birliği rotasyon planlanması kapsamında, bir komando taburunun 28 Şubat'ta Kosova'ya ulaştığını, İtalya'dan görevi devralacak birliğin 1 Mart-1 Haziran 2024 tarihleri arasında görev yapacağını söyledi.

- F-16 Blok-70 Viper tedariki

Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, ABD'den F-16 Blok-70 Viper savaş uçağı tedarik sürecine ilişkin, şunları kaydetti:

Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, 40 adet yeni F-16 Blok-70'in tedariki, mevcut 79 adet F-16'nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen 'Taslak Teklif ve Kabul Mektupları' Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.

Aktürk, TÜBİTAK kaynaklı başlatılan ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. ana yükleniciliğinde devam eden MALAMAN mayınının tam ölçekli patlatma provasının geçen hafta içerisinde başarıyla gerçekleştirildiğini, "MALAMAN Deniz Mayını"nın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle bu konudaki dışa bağımlılığın da sona ereceğini söyledi.

Bakanlığa bağlı ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen Açık Deniz Karakol Gemileri Projesi'nin ilk gemisi "TCG AKHİSAR"ın denize inişi sonrası, önemli bir aşama olan havuzlama sürecinin 23 Şubat'ta tamamlandığını da aktaran Aktürk, Strong Bosses tarafından düzenlenen "İnovasyon ve Başarı Ödülleri" yarışmasında ödüle layık görülen İstanbul Tersanesi Komutanlığını ve personelini kutladı.

- Sorular

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bakanlık kaynakları, F-16 tedariki ve modernizasyonu konusunda son duruma ilişkin soru üzerine "Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda 40 adet yeni F-16 Blok-70'in tedariki, mevcut 79 adet F-16'nın ise modernize edilmesiyle bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen 'Taslak Teklif ve Kabul Mektupları' Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır." ifadelerini kullandı.

Daha önce açıklandığı gibi her iki tarafın incelemelerini tamamladıktan sonra bir araya geleceğini belirten Bakanlık kaynakları, bu görüşmede ortak inceleme ve değerlendirmeler yapılacağını ardından anlaşmanın sonuçlandırılacağı ve takvimin işlemeye başlayacağını söyledi.

Kaynaklar, fiyatlandırmanın liste ve ürünler üzerinden yapılacağını belirterek "Nihai anlaşma safhasına gelindiğinde bu anlaşmanın toplam maliyeti ortaya çıkacaktır. Üretim ve modernizasyon faaliyetlerinin Türkiye'de yapılmasına yönelik teklifimiz ABD makamlarına iletilmiştir." bilgisini paylaştı.

- "Eurofighter konusunda Almanya'nın olumlu yaklaşımı beklenmekte"

Bakanlık kaynakları, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in İngiltere'yi ziyaretinde Eurofighter konusunun gündeme gelip gelmediğine dair soruyu, "Bakanımız resmi bir davet üzerine İngiltere'yi ziyaret etmiştir. Söz konusu ziyarette ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur. Bu ziyaretteki gündem başlıklarından biri de Eurofighter konusu olmuştur. Eurofighter konsorsiyumu ülkelerinden Almanya'nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. İngiltere ve üretici firma temsilcileri ile teknik görüşmelere devam edilmektedir." şeklinde yanıtladı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun, İstanbul'da Dizayn Proje Ofisini (DPO) ziyaretinde TF2000 ile uçak gemisi tasarımlarının yer aldığına dair soru üzerine Bakanlık kaynakları, DPO Müdürlüğünün çalışmalarına Türkiye'nin ilk milli deniz harp platformu olan MİLGEM Projesini gerçekleştirmek amacıyla 1997'de Taşkızak Tersanesi Komutanlığı bünyesinde oluşturulan ekiple başladığı, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi sonrası taşınarak MİLGEM Proje Ofisi adı altında İstanbul Tersanesi Komutanlığı bünyesinde 12 Mart 2004'te kurulduğu bilgisini paylaştı.

Bu ofisin, 2010'da DPO Müdürlüğü olarak yeniden isimlendirildiğini bildiren kaynaklar, Eylül 2015 tarihinden itibaren İstanbul Tersanesi Komutanlığı yerleşkesindeki yeni binasında faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Deniz Teknik Komutanlığı bünyesine 11 Ağustos 2017'de alınan DPO Müdürlüğünde, muharip gemilerin tekne, makine ve elektrik sistemleri, savaş sistemleri ve sistem entegrasyon tasarımlarının yapıldığını kaydeden kaynaklar, DPO'nun bütünleşik lojistik destek ve inşa teknik desteğini gerçekleştiren ve gemi inşa standartlarını oluşturan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uzman kurumu olduğunu ifade etti.

Tasarım ve entegrasyon faaliyetleri DPO Müdürlüğü tarafından yürütülen MİLGEM projesi kapsamındaki gemilerden TCG HEYBELİADA (F-511), TCG BÜYÜKADA (F-512), TCG BURGAZADA (F-513), ve TCG KINALIADA'nın (F-514) sırasıyla 2011, 2013, 2018 ve 2019 yıllarında hizmete girdiğini anımsatan Bakanlık kaynakları, TCG DERYA Denizde İkmal ve Muhabere Destek Gemisi ve TCG İSTANBUL İstif Sınıfı Fırkateyn tasarımının yanı sıra TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi konsept/ön tasarım faaliyetlerinin devam ettiğini bildirdi.

Bakanlık kaynakları, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Yerli ve Milli Uçak Gemisine sahip olunması yönünde verdiği direktif üzerine alınan kararla, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın Dizayn Proje Ofisi tarafından tasarım faaliyetlerine başlanmış, Dizayn Proje Ofisi Müdürlüğü tarafından başlanan ve konsept tasarımı üzerinde önemli bir mesafe kat edilmiştir." ifadelerini kullandı.


Freedom House raporu: "Türkiye'deki seçimlerde eşit rekabet yoktu"

Erdoğan, 14 Mayıs'ta düzenlenen ilk tur seçimlerden iki gün önce İstanbul'da bir miting yapmıştı (Reuters)
Erdoğan, 14 Mayıs'ta düzenlenen ilk tur seçimlerden iki gün önce İstanbul'da bir miting yapmıştı (Reuters)
TT

Freedom House raporu: "Türkiye'deki seçimlerde eşit rekabet yoktu"

Erdoğan, 14 Mayıs'ta düzenlenen ilk tur seçimlerden iki gün önce İstanbul'da bir miting yapmıştı (Reuters)
Erdoğan, 14 Mayıs'ta düzenlenen ilk tur seçimlerden iki gün önce İstanbul'da bir miting yapmıştı (Reuters)

ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House'un raporunda, Türkiye'de geçen yıl düzenlenen genel seçimlerde eşit rekabetin olmadığı savunuldu.

Bugün yayımlanan "Dünyada Özgürlük 2024: Hileli Seçimlerin ve Silahlı Çatışmaların Artan Zararı" adlı raporda, "Seçimlerin manipüle edilmesi, 2023'te küresel özgürlükte gerilemenin önde gelen nedenlerinden biriydi" dendi.

Türkiye, Kamboçya ve Polonya'daki seçimlerin bundan etkilendiği ileri sürülen raporda şu yorumlara yer verildi: 

Muhalefet için eşit olmayan bir oyun alanı yaratan ve artık kökleşmiş seçim manipülasyonu biçimleri, demokrasi adına ciddi bir tehdit olmaya devam etmiş ve Kamboçya, Polonya ve Türkiye'deki seçimleri etkilemiştir.

Mayısta düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, rakibi eski Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu karşısında yarışı ikinci turda az farkla kazandığı da hatırlatıldı.  

Raporda, seçimde ve sonraki süreçte "ülkenin demokrasi açısından yetersizlikleri yerine muhalefetin eksikliklerine odaklandığı" savunuldu.  

Amerikalı kuruluşun çalışmasında, şu iddialar paylaşıldı:

Türkiye'deki seçimler, uzun süredir muhalefet liderleri ve gazetecilere yönelik taciz, tutuklama ve cezai kovuşturmaların yanı sıra iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) medya üzerindeki hakimiyeti ve devlet kaynaklarını kötüye kullanmasına sahne oluyor.

Raporda, "Nihayetinde muhalefet güçlerinin adil olmayan bir yarışı kazanamaması, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ve siyasi muhaliflerin cezai kovuşturmaya tabi tutulması gibi hükümet tarafından sıkça başvurulan büyük sistematik ihlalleri gölgede bıraktı" yorumu da yer aldı.

Araştırmada, 195 ülke ve 15 bölgede 2023'teki özgürlüklerin durumu değerlendirildi. Çalışmada 100 puan üzerinden ülkeler "özgür", "kısmen özgür" ya da "özgür olmayan" kategorileriyle sınıflandırıldı. 

Bulgulara göre dünya nüfusunun yaklaşık 38'i "özgür olmayan" ülkelerde, yüzde 42'si "kısmen özgür" ülkelerde, yüzde 20'siyse "özgür" ülkelerde yaşıyor. 

Avrupa'daki oranlara bakıldığında Finlandiya 100/100, İsveç 99/100, Norveç ise 98/100 puanla "özgür" kategorisinde. Türkiye 33/100 puanla "özgür olmayan" kategorisinin en sonunda yer alıyor. Türkiye'yi 51/100 puanla Bosna Hersek ve 57/100 puanla Sırbistan takip ediyor.

ABD'nin başkenti Washington'da 1941'de kurulan Freedom House'un CIA tarafından fonlandığı da ileri sürülmüştü. 2015'te yayımlanan bir haberde, eski ABD Başkanı Ronald Reagan'ın başkanlık kütüphanesinden çıkan belgelerde, Freedom House'un CIA'in 1980'lerde yürüttüğü propaganda çalışmalarında rol aldığı iddia edilmişti.

Independent Türkçe, AFP, Freedom House, Common Dreams


İstanbul'da tramvayın altında kalan kişi hayatını kaybetti

AA
AA
TT

İstanbul'da tramvayın altında kalan kişi hayatını kaybetti

AA
AA

İstanbul Fatih'te tramvayın çarptığı kişi yaşamını yitirdi.

Bağcılar'dan Kabataş istikametine seyir halindeki tramvay, Topkapı mevkisinde bir kişiye çarptı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan incelemede, Muzaffer S'nin (79) hayatını kaybettiği belirlendi.

İtfaiye ekipleri tarafından tramvayın altından çıkarılan Muzaffer S'nin cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza nedeniyle Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında aksayan tramvay seferleri, normalde döndü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir daha hiç kimsenin 28 Şubat'ın karanlık zihniyetini hortlatmasına izin vermeyeceğiz

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir daha hiç kimsenin 28 Şubat'ın karanlık zihniyetini hortlatmasına izin vermeyeceğiz

AA
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat "postmodern darbesi"nin 27'nci yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletimiz 28 Şubat'ta birliğine, beraberliğine, demokrasisine, iradesine kasteden darbecileri ve onlara destek verenleri hiçbir zaman unutmamıştır, unutmayacaktır. Ülkemizde bir daha hiç kimsenin 28 Şubat'ın karanlık zihniyetini hortlatmasına izin vermeyeceğiz."


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İngiltere'de uluslararası yatırımcılarla bir araya geldi

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İngiltere'de uluslararası yatırımcılarla bir araya geldi

AA
AA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere temasları kapsamında uluslararası yatırımcılar ve fon yöneticileriyle bir araya geldi.

Londra Borsası'nda gerçekleştirilen etkinlikte uluslararası yatırımcı ve fon yöneticileriyle buluşan Yılmaz, Türk ekonomisindeki gelişmeler ve ekonomiyi daha güçlü hale getirmek için atılan adımlara değindi.

Dünyada büyüme ortalamasının 2024'te yüzde 3 olması beklentisine değinen Yılmaz, Türkiye'nin büyümeyi destekleyen politikalar ve tedbirleri kararlılıkla hayata geçirdiğini bildirdi.

Türkiye'nin son 20 yılda 13 dönem üst üste büyüme başarısı gösterdiğini ve ortalama yıllık büyümenin yüzde 5,4 olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Türkiye, 2023'ün ilk 9 ayında yüzde 4,7 büyüdü. Orta Vadeli Programda da (OVP) öngördüğümüz üzere yıllık büyüme beklentimiz yüzde 4,4." diye konuştu.

Geçen yıl mal ihracatının tarihi rekor kırarak 256 milyar dolarla OVP'de hedeflenenin üzerine çıktığını anlatan Yılmaz, "Hizmet ihracatında daha da iyi bir durumdayız. Geçen sene hizmet ihracatında 100 milyar dolar sınırını aştık ve hedeflerimizi gerçekleştirdik. Turizm gelirlerimiz de oldukça tatmin edici. Talep sorunları ve jeopolitik gelişmelere rağmen geçen sene 57 milyon turisti geçtik ve yaklaşık 54 milyar dolar gelir ettik." dedi.

"Enflasyonun 2026'da tek haneye düşmesini bekliyoruz"

Geçen yılın işsizlik rakamlarına bakıldığında yıl sonu işsizlik beklentisinin yüzde 10'un altında, tek haneli olarak gerçekleşeceğine işaret eden Yılmaz, bütçe açığının milli gelire oranı 6,4 olarak hesaplanırken, geçen yıl yüzde 5,4 olarak gerçekleştiğini söyledi.

Merkez Bankası rezervinin 134 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, "Uluslararası sermaye girişi, döviz kurundaki hareketliliğin azalmasıyla hızlandı ve finansal koşullar iyileşti. Politikalarımız, özellikle de güncellenen politikalarımız, para birimimizin istikrarını güçlendirdi ve döviz piyasalarımızdaki oynaklığı azalttı." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, kur korumalı mevduatlardan çıkışın da finans piyasalarını etkilemeden yapıldığına dikkati çekerek, "Yeni politikalarımız ve siyasi ortamımızla, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler sonrasında elde edilen başarı ile artan sermaye girişinden faydalanabileceğimize inanıyorum." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'de geçen yıl yapılan seçimlerin ardından belirsizliğin ortadan kalktığını kaydeden Yılmaz, "OVP'nin temel amacı, istikrarlı bir büyüme ortamı oluşturmak, orta vadede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmek ve 2024'te yüzde 4'lük bir büyümeyi hedefleyerek hem iç hem de dış dengeyi sağlamak." diye konuştu.

Enflasyonu düşürmeye yönelik uygulanan politikaların sonuçlarını vermeye başladığına da vurgu yapan Yılmaz, "2025'te enflasyonu düşürme politikalarımızın devamıyla yüzde 15'e inmesini, 2026'da tek haneye düşmesini bekliyoruz." dedi.

"Şu ana kadar takip ettiğimiz ekonomik program amaçlandığı gibi çalışıyor"

Bu yıl ihracat gelirinde 267 milyar dolar, turizm gelirlerinde ise 60 milyar dolarlık bir hedeften söz eden Yılmaz, geçen yıl cari açığın bütçedeki payının yüzde 4,2 olduğuna, bu yılki hedefin yüzde 3 olduğuna işaret etti.

Yılmaz, orta vadede hedefin yüzde 2 olduğunun, OVP'de yapısal reformları belirleyip bir takvime bağladıklarının altını çizerek, "Para ve maliye politikaları dışında yapısal reformlara ilişkin de detaylı bir listeye sahibiz. Yapısal reformların orta vadede somut sonuçlarla katkı sağladığını, kısa vadede ise beklentiler oluşturduğuna inanıyoruz. Yapısal reformları başarırsanız bunlar gelecek için daha fazla güven ortamı yaratır ve kısa vadede etkileri olur." ifadelerini kullandı.

Yeşil ve dijital dönüşüm ile 2053 hedeflerine de değinen Yılmaz, "Merkez Bankamızın para politikası çerçevesinde uyguladığı sadeleştirme ve sıkılaştırma adımları devam ederek mali istikrarı güçlendirecek ve maliye politikalarımızla eşgüdümlü olarak piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracaktır." değerlendirmesini yaptı.

"Şu ana kadar takip ettiğimiz ekonomik program amaçlandığı gibi çalışıyor." diyen Yılmaz, "Politikalarımız sonuç vermeye başlarken, kalıcı fiyat istikrarını sağlamak için ekonomi politikalarımız, enflasyonla mücadeleyi ön planda tutarak düzenlenmeye devam edecek." diye konuştu.

Yılmaz, fiyat istikrarının sağlanmasına verilen öneme dikkati çekerken, enflasyonu düşürmek için kararlılıkla mücadele edileceğinin altını çizdi.

"Hedefimiz, yatırımların kalitesini ve çeşitliliğini artırarak daha fazla yatırım çekmek"

Yılmaz, Türkiye'de 80 bin civarında uluslararası şirketin bulunduğunu ve son 20 yılda 260 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çektiğini ifade etti.

Çok uluslu şirketlerin faaliyetlerindeki artışa da değinen Yılmaz, "Yatırım ortamının iyileşeceği, yatırımcılar açısından öngörülebilirliğin artacağı ve yatırımcıların beklentilerinin daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir ortamın oluşturulması için gerekli tüm adımları atıyoruz." dedi.

İngiltere'den Türkiye'ye 2002-2023 yıllarında toplamda 13,8 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırımın yapıldığını kaydeden Yılmaz, bu miktarın İngiliz yatırımcıların Türkiye'ye duyduğu güvenin bir işareti olduğunu ifade etti.

Yılmaz, Türkiye'nin üç kıtanın ortasında yer alarak önemli bir ticaret merkezi olma potansiyeli bulunduğunu, en gelişmiş 10 Serbest Ticaret Anlaşması ağına sahip ülke arasında yer aldığının da altını çizerek, "Hedefimiz, yatırımların kalitesini ve çeşitliliğini artırarak daha fazla yatırım çekmek. Elektromobilite, yeşil enerji, kimya, petrokimya, bilgi işlem teknolojileri, yüksek kaliteli üretim teknolojileri, savunma ve havacılık, desteklediğimiz öncelikli sektörlerimizdir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.


TBMM Başkanı Kurtulmuş: İnsanlıktan yana olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı insanlık cephesi kurulmuştur

TBMM Başkanı Kurtulmuş: İnsanlıktan yana olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı insanlık cephesi kurulmuştur
TT

TBMM Başkanı Kurtulmuş: İnsanlıktan yana olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı insanlık cephesi kurulmuştur

TBMM Başkanı Kurtulmuş: İnsanlıktan yana olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı insanlık cephesi kurulmuştur

Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu'nda Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tarafından düzenlenen "Gazze: İnsanlığın Felaketi" Özel Raporu Tanıtım Programı'nda yaptığı konuşmada, gösterdikleri hassasiyet ve ortaya koydukları nitelikli çalışma dolayısıyla Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Kamu Denetçisi Fatma Benli ile kurumdaki uzmanlara teşekkür etti.

İsrail'in saldırganlığının karşısında durmak, dost ve kardeş Filistin halkıyla dayanışma ve işbirliğini ifade etmek için her seviyede büyük bir titizlikle mücadeleyi devam ettirdiklerini dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanı'mız bütün katıldığı uluslararası toplantılarda, bendeniz katıldığım bütün uluslararası toplantılarda, Dışişleri Bakanımız hem toplantılarda hem ikili temaslarda; işin başından itibaren tezlerimizi çok net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Ayrıca Türkiye'nin bütün kurumları da bu süreç içerisinde Filistin halkının yanında yer almaya büyük gayret gösteriyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti'nin teşebbüsüyle Uluslararası Adalet Divanında açılan davada gündeme getirilen delillerin önemli bir kısmı Anadolu Ajansının sağladığı, TRT’nin çekimini yaptığı delillerdir. Bu anlamda Cumhurbaşkanlığına bağlı İletişim Başkanlığının, özellikle İsrail'in en iyi şekilde bildiği dezenformasyona karşı uluslararası alanda vermiş olduğu mücadele de fevkalade takdire şayandır. Ayrıca insani yardımların ulaştırılması bakımından Kızılay başta olmak üzere bütün yardım kuruluşlarımızın, yine aynı şekilde oradan yaralıların getirilmesi bakımından da Sağlık Bakanlığımızın, velhasıl bütün kuruluşlarımızın en önemli vazifelerinden birisi 7 Ekim'den bu yana İsrail'in saldırganlığının karşısında durmak, Filistin halkının yanında durabilmektir."

Kurtulmuş, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel ve Anayasa Komisyonu Üyesi ve Denizli Milletvekili Cahit Özkan’ın TBMM’yi temsilen Uluslararası Adalet Divanındaki duruşmaları takip ettiğini anımsattı.

"Hiç şüphesiz çok büyük bir takdir, çok büyük bir teşekkür ve çok büyük bir tebriki de Sayın Büyükelçi'nin şahsında Güney Afrika Hükümetine ve Güney Afrika halkına yapmak da vazifemizdir" diyen Kurtulmuş, Güney Afrika’nın bu uğurda verdiği mücadelede Türkiye olarak kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklarını vurguladı.

"Dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur"

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları karşısında susanlar ve destek verenler olduğu gibi, ilk günden itibaren insanlık ve vicdan adına ayağa kalkan ve seslerini yükseltenlerin de bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Dini, ırkı, teninin rengi ne olursa olsun, kullandığı dil ne olursa olsun; kültürü, siyaseti ne olursa olsun 'Ben insanım ve insanlığın yanındayım' diyen milyonlarca, yüz milyonlarca insanlık ailesi mensubuna saygılarımızı ve şükranlarımızı ifade ediyorum. Yönetimler, hükümetler kendi tuzu kuru hesapları içerisinde gelecek hesabı yapabilirler. Ama dünyanın her yerinde sokaklara çıkan ve Filistin'in masum halkının yanında durduğunu ifade eden insanların her birisini Türkiye'den saygıyla selamlıyoruz.

Şunu açıklıkla söyleyebiliriz; Zalimler, kuvözlerde ölen bebekleri purolarını içerek izleyebilirler. Zalimler, sokakta açlıktan ölen ninelerin ızdırabına gülerek yanıt verebilirler. Ama mazlumlardan, insanlıktan yana olanlar, vicdanı olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur, güçlenerek yoluna devam edecektir. Bundan sonra dünyanın neresine giderlerse gitsinler zalimler ve destekçileri için iş hiç kolay değildir. Hangi büyük üniversitede konuşurlarsa mutlaka Filistin'e karşı yaptıkları zulümler için yüzlerine haykıran, hatta bir müddet sonra yüzlerine tüküren insanlar olacaktır."

"Zaten insanlığın vicdanında yargılandılar, mahkum oldular"

İnsanlık cephesinin dünyanın her yerde tahkim edilmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "İşin bu insanlık tarafını; siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, araştırma merkezleri olarak ortaya koyacağız. İnsanlık cephesinin tahkim edilmesi için Uluslararası Adalet Divanında açılan bu dava, aslında büyük bir kaldıraç görevi görmektedir ve inşallah bu mahkemenin sonuçları olumlu neticelenecek." diye konuştu.

Kurtulmuş, Uluslararası Adalet Divanından sonra ikinci olarak uluslararası savaş suçları mahkemesinde davanın görüleceğini ifade ederek, "Karadziç o katliamları yaparken, 'yanıma kar kalır' zannediyordu. Netanyahu ve çetesi de bu katliamları yaparken 'yanımıza kar kalır' zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır ve inşallah uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanacaklardır. Zaten insanlığın vicdanında yargılandılar, mahkum oldular." değerlendirmesini yaptı.

"Netanyahu ve ekibi eski itibarlarını bulamayacak ve yalnızlaşacaktır"

Uluslararası Adalet Divanındaki mahkemenin, Filistin davasının başlangıcı olduğunu bildiren Kurtulmuş, şimdi on yıllar sürecek büyük bir mücadelenin başladığını söyledi.

Netanyahu ve ekibinin, bu büyük zulümlere zemin hazırlayanlarla birlikte uluslararası alanda yalnızlaştırılması siyasetini gerçekleştirmek gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bunlar nereye giderlerse gitsinler, artık uluslararası sistemin içinde asla ve asla eski itibarlarını bulamayacaklar ve yalnızlaşacaklardır. Dün bunlarla aynı kare içerisinde fotoğraf vermek için yarışanlar, yarın bunlarla aynı binada bulunmamaya gayret edeceklerdir." dedi.

Başta İslam ülkeleri olmak üzere mazlum milletlerin aralarındaki dayanışmaları arttırmaları gerektiğine işaret eden Kurtulmuş, "Bu kadar büyük zulümler, bu kadar büyük insanlık suçları işlenirken, İslam İşbirliği Teşkilatı nerede? İslam ülkeleri nerede? Niçin yeterince, etkin bir şekilde bu zulmü önleyecek mekanizmayı oluşturamamaktadır." şeklinde konuştu.

İsrail'in en büyük gücünün başta İslam ülkeleri olmak üzere mazlum milletlerin dağınıklığı, kararsızlığı ve inisiyatif kullanamamaları olduğunu dile getiren Kurtulmuş, burada mutlaka ortak hareket etmek gerektiğinin altını çizdi.

"Uluslararası sistemin mazluma destek verme kabiliyeti hiç yoktur"

Kurtulmuş, uluslararası alanda yeni bir sistemin kurulabilmesi için bütün güçle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu son gelişmelerin "uluslararası sistem" diye bir şeyin olmadığını öğrettiğini söyleyen Kurtulmuş, "Uluslararası sistemin herhangi bir konuda, herhangi bir bölgede barışı sağlama, zalim ve mazlumu birbirinden ayırt ederek mazluma destek verme kabiliyeti hiç yoktur. Tabiri caizse uluslararası sistem çökmüş, uluslararası sistem topluca mezarlığa gömülmüştür. Birleşmiş Milletlerinden tutun uluslararası yardım kuruluşlarına kadar hiçbirisinin bir fonksiyonu kalmamıştır. Ukrayna'da iki yılı aşkın süren bir savaşta çözüm üretemeyen bir uluslararası sistem, çoktan çökmüştü. Şimdi Gazze meselesi, insanlığın gözüne sokarak bunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, "Dünya beşten büyüktür" derken söylediklerinin bir hayal olmadığını; bugünün ihtiyacı olan bir sistemin kurulmasındaki samimiyet olduğunu bildirdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, yakın zamanda Filistin direnişinin başarıya kavuşacağını gördüklerini de belirtti.

Tam manasıyla bağımsız, toprak bütünlüğü sağlanmış ve 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan siyasi çözüm elde edilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, başta Mescid-i Aksa olmak üzere Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin kutsal mekanlarının masuniyetinin korunması ve yerleşimci politikalarının önlenmesi gerektiğinin altını çizdi.


Çanakkale'de 4,6 büyüklüğünde deprem

(AA)
(AA)
TT

Çanakkale'de 4,6 büyüklüğünde deprem

(AA)
(AA)

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Biga ilçesi olan 4,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AA muhabirine, AFAD başta olmak üzere ekiplerin taramalarının sürdüğünü söyledi.

Aktaş, "Yapılan taramalara göre ilimizde herhangi olumsuz bir durum yaşanmamıştır. Hemşehrilerimize 'geçmiş olsun' dileklerimi iletiyorum." dedi.

Depremin, Çanakkale'nin yanı sıra Edirne'de de hissedildiği bildirildi.