Bayraktar AKINCI'dan Çakır seyir füzesiyle tam isabet

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), milli olarak geliştirilen Çakır seyir füzesiyle gerçekleştirdiği test atışında 100 kilometre uzaktan deniz üstündeki hedefi tam isabetle vurdu.

AA
AA
TT

Bayraktar AKINCI'dan Çakır seyir füzesiyle tam isabet

AA
AA

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde yürütülen Bayraktar AKINCI Projesi kapsamında Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA'ya yerli olarak üretilen yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu başarıyla sürdürülüyor.

Bayraktar AKINCI, Roketsan tarafından milli olarak geliştirilen Çakır seyir füzesiyle gerçekleştirilen bir atış testini daha başarıyla tamamladı. Dün Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kanat altında Çakır füzesiyle havalanan Bayraktar AKINCI, uzun menzilli atış testi icra etmek üzere Sinop'a yol aldı. Bayraktar AKINCI'nın Sinop Atış Alanı'nda 100 kilometre uzaktan ateşlediği Çakır seyir füzesi, Karadeniz üzerindeki hedefi tam isabetle vurdu. Atış testinde saatte 800 kilometre sürate ulaşan Çakır'ın hedefini vurduğu anlar büyük heyecanla takip edildi.

Bayraktar AKINCI, stratejik seviyede caydırıcılığını artırdı

Bayraktar AKINCI TİHA'ya yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu kapsamında Çakır seyir füzesinin entegrasyonu başarıyla devam ediyor. Milli jet motoruna sahip olan Çakır seyir füzesiyle Bayraktar AKINCI kilometrelerce mesafedeki stratejik kara ve deniz hedeflerine karşı yüksek etki gösterebilecek. Kullandığı mühimmatlar nitelik kazanarak çeşitlenen Bayraktar AKINCI, stratejik seviyede caydırıcılığını artırdı.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, konuya ilişkin olarak X'ten yaptığı paylaşımda, "Türk havacılığının altın çağı... Bayraktar AKINCI, Roketsan'ın geliştirdiği milli seyir füzesi Çakır'a entegre edilen arayıcı başlıkla gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı." ifadesini kullandı.

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar da Türk havacılık ve savunma sanayisinin yeni bir dönüm noktasına ulaştığını belirterek, "Bayraktar AKINCI ve Çakır milli seyir füzesi ile kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Adım adım elde ettiğimiz kazanımlar, ülkemizin savunma alanında dünya çapında bir oyuncu olmasını sağlıyor. Sinop'taki başarılı atış testi tam isabetle hedefini buldu. Bu atış bir testten çok daha fazlası; Türkiye'nin savunma sanayisindeki bağımsızlık ve yerlilik yolculuğunda stratejik bir kilometre taşı. Birlikte daha da güçlüyüz." değerlendirmesinde bulundu.

24 Şubat'ta gerçekleştirilen test faaliyetinde Bayraktar AKINCI C, 1 saatten fazla havada kaldı. Uçuş sırasında aerodinamik parametre adımları başarıyla test edildi. Bayraktar AKINCI C, 2 X 850 HP olmak üzere toplamda 1700 HP sahip olduğu güçle sınıfının en etkili ve kabiliyeti muharip platformu olacak. İlk uçuşunu 6 Aralık 2019'da yapan Bayraktar AKINCI TİHA, 29 Ağustos 2021'de envantere girdi. Yakın dönemde 2X450 HP gücündeki Bayraktar AKINCI A ve 2X750 HP gücündeki Bayraktar AKINCI B, Türk güvenlik güçlerinin yanı sıra başta Azerbaycan olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin envanterine dahil olmaya başladı.

40 bin saattir göklerde

Azerbaycan'ın envanterine giren Bayraktar AKINCI TİHA'nın 9 Şubat'ta gerçekleştirdiği ilk uçuşunu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Selçuk Bayraktar birlikte izledi. Suudi Arabistan Krallığı ile geçen yıl yapılan ihracat ve işbirliği anlaşması, Cumhuriyet tarihinde Türk savunma ve havacılık sanayisinin tek seferde yaptığı en büyük ihracat anlaşması oldu.

22 Şubat'ta icra edilen test kapsamında Bayraktar AKINCI, Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi'ni kullanarak deniz üstünde seyreden Albatros İDA'yı başarıyla imha etti.

Bayraktar AKINCI TİHA, 40 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı.

45 bin 118 feet ile milli havacılık irtifa rekoruna sahip olan Bayraktar AKINCI, 2023 yılında 3 ülkeyi uçarak geçmek suretiyle Bakü'ye gitti. Bu uçuş için Tekirdağ-Çorlu'dan havalanan TİHA, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan'ı bir uçtan bir uca katetti. Ayrıca, 2022 yılında Efes Tatbikatı kapsamında Batman'dan kalkarak İzmir'deki hedefleri başarıyla vurdu.

Bayraktar TB2 SİHA ve AKINCI TİHA için 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83'ünü ihracattan elde etti. 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2023'te de sektörün ihracat şampiyonu olduğu açıklanan Baykar, geçen yıl 1,8 milyar dolarlık ihracat yaptı.

Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023'te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3'te 1'ini tek başına gerçekleştirdi. Bayraktar TB2 SİHA için 33 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 9 ülkeyle olmak üzere toplam 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.



Türkiye, Yunanistan’ın Akdeniz adalarını silahlandırmasına karşı askeri hamle yaptı

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ege ve Akdeniz’deki askerden arındırılmış adaların statüsü konusunda Yunanistan’ı uyardı (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ege ve Akdeniz’deki askerden arındırılmış adaların statüsü konusunda Yunanistan’ı uyardı (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türkiye, Yunanistan’ın Akdeniz adalarını silahlandırmasına karşı askeri hamle yaptı

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ege ve Akdeniz’deki askerden arındırılmış adaların statüsü konusunda Yunanistan’ı uyardı (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ege ve Akdeniz’deki askerden arındırılmış adaların statüsü konusunda Yunanistan’ı uyardı (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Akdeniz’de Türkiye sınırına çok yakın konumda bulunan Yunan adalarına gerçekleştirdiği turun ardından tırmandı. Miçotakis’in ziyareti sırasında askerden arındırılmış statüdeki adalarda askerlerin bulunduğunun ortaya çıkması üzerine Türkiye, sınır bölgelerine yakın noktalara asker sevk ederek karşılık verdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan’a yönelik yeni bir uyarıda bulunarak “Yunanistan’ın bölgenin istikrarını bozmak ve bölgeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin elinde bir araca dönüşmesini istemiyoruz. İyi komşuluk ilişkileri istiyoruz” dedi.

Fidan, “Bunu biliyorlar ve kendilerine açıkça ifade ettik... Askerden arındırılmış adaların silahlandırılması bizim için tehdit oluşturuyor. Elbette orada bir seçim süreci de devam ediyor ve Türkiye karşıtlığı Yunan siyasetinde tarihsel olarak köklü bir yere sahip” ifadelerini kullandı.

Türk gazetecilere yaptığı ve bugün (Çarşamba) yayımlanan açıklamalarda Fidan, “Yunanistan’ın uluslararası anlaşmalarla statüsü belirlenmiş adalara askeri statü kazandırma girişimleri Türkiye açısından öncelikli konulardan biridir. Bu statünün kesinlikle korunması gerekiyor. Aksi tutum, Yunanistan’ın uluslararası yükümlülüklerini ihlal etmesi anlamına geliyor” diye konuştu.

Miçotakis, 13 Eylül’de sona eren üç günlük ada turu kapsamında Yunanistan’ın en doğudaki adası olan ve Türkiye’de “Meis” olarak bilinen Kastellorizo’yu da ziyaret etti. Antalya kıyılarının karşısında, Türkiye sahiline yalnızca yaklaşık 1,5 kilometre mesafede bulunan ada, iki ülke arasındaki gerilimin yükseldiği bir dönemde gerçekleştirilen nadir ziyaretlerden biri oldu. Gözlemciler ziyareti, NATO üyesi iki komşu ülke arasındaki gerilimin arttığı bir süreçte verilmiş güçlü bir siyasi mesaj olarak değerlendirdi.

rthyj
Miçotakis, Akdeniz’de Türkiye sınırına 1,5 kilometre mesafede bulunan Meis (Kastellorizo) Adası’na ziyareti sırasında Yunan askerleriyle görüştü (Yunan basını).

Miçotakis turu sırasında askeri tesisleri ziyaret ederek adalarda konuşlu silahlı kuvvetler mensupları ve askerlerle görüştü. Bu durum, ziyaretin Mayıs 2027’de yapılması planlanan Yunanistan genel seçimleri öncesinde bir güç gösterisi olduğu yorumlarına yol açtı. Yunan hükümeti ise turun mevcut gerilimlerle bağlantılı olduğunu veya komşu ülkelere mesaj vermeyi amaçladığını reddetti.

Türkiye, 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’nın hükümleri uyarınca adanın askerden arındırılmış statüsünü koruması gerektiğini savunuyor. Ankara, Yunanistan’ın adaya silah ve asker konuşlandırmasını antlaşmanın ihlali olarak değerlendiriyor.

Miçotakis’in ziyareti, son aylarda iki ülke arasında deniz yetki alanları konusunda gerilimin yeniden yükseldiği bir döneme denk geldi. Türkiye’nin, Meis’in karşısındaki Kaş kıyılarına yakın bir bölge de dahil olmak üzere deniz parkları ve koruma alanları oluşturacağını açıklaması gerilimi artırırken Miçotakis’in Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline genişletme seçeneğini değerlendirebileceği yönündeki açıklaması da iki ülke arasında zaten ihtilaflı olan deniz sınırlarının belirlenmesini daha da karmaşıklaştırabilecek bir adım olarak değerlendirildi.

ghyj
Erdoğan, Yunanistan’ı askerden arındırılmış adaları silahlandırma yönündeki yanlış politikadan vazgeçmesi konusunda uyardı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Miçotakis’in ziyareti sırasında Yunan askerlerinin adalarda bulunduğunun ortaya çıkmasının ardından Türk ordusu, ülkenin doğusundaki Tunceli’den 51. Komando Tugayı’nı Aydın’ın Söke ilçesine sevk etti. Birlik, Türkiye’ye en yakın Yunan topraklarından biri olan Sisam Adası’nın tam karşısında konuşlandırıldı.

Yunan askeri uzmanı Yanis Haralambidis, bu konuşlanmanın Ege Denizi’nin orta ve güney kesimlerindeki askeri yapılanmayı etkileyebileceği uyarısında bulunarak gelişmeyi Yunanistan açısından “ciddi bir endişe kaynağı” olarak nitelendirdi.

Yunanistan Başbakanı’nın kısa süre önce Selanik’te yaptığı açıklamalar da gerilimi artırdı. Miçotakis, uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde “bir dönüm noktasına” yaklaşıldığını söyledi.

Yunanistan’ın 31 Ağustos’ta İsrail ile “Aşil’in Kalkanı” adlı projenin kurulmasına ilişkin anlaşma imzalaması da Ankara’da endişeyle karşılandı. Çok katmanlı bir hava savunma sistemi oluşturulmasını öngören projenin Ege ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri bozabileceği yorumları yapıldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hukuken askerden arındırılmış statüde bulunan adaların silahlandırılmasına devam etmesi halinde Yunanistan’ı uyardı. Erdoğan, Kastellorizo’nun Türkiye kıyılarına yakınlığına atıfla “Sesimizi yükseltirsek bizi duyarlar” dedi ve Yunanistan’a izlediği “yanlış yoldan” geri dönme çağrısında bulundu.

Fidan ise “Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ı, çevremizdeki çok sayıda güvenlik tehdidinin bulunduğu bir dönemde, ittifak ruhuna uygun şekilde ve daha olgun bir tutumla uluslararası yükümlülüklerine bağlı kalmaya çağırıyoruz. Yunanistan yeni bir sorun daha eklememeli” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşı

Öte yandan Fidan, savaşın Karadeniz’e yayılmasının “kabul edilemez” olduğunu belirterek Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Karadeniz’i çatışmanın dışında tutmak için yoğun çaba harcadığını söyledi.

frgtyhu
Karadeniz’de Rusya’nın gölge filosuna ait bir petrol tankerine Ukrayna saldırısı (AFP)

Fidan, salı günü Bakü’de Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Savaşın yalnızca Karadeniz’e değil, başka Avrupa ülkelerine de yayılabileceğine ilişkin zaman zaman açıklamalar yapılıyor. Biz bunu düşünmek dahi istemiyoruz, konuşmak bir yana. Savaşın coğrafi açıdan genişlemesi görmek istediğimiz son şey” dedi.

Fidan, “Maalesef bu saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizciler de hayatını kaybetti. Türkiye, ilgili taraflara gerekli uyarıları yaptı. Gerekli siyasi iradenin ortaya konulması ve iyi niyetle hareket edilmesi halinde bu konuda bir uzlaşı zemini oluşturabileceğimize inanıyorum” diye konuştu.


Libya'da özel jeti alkollü kullandıkları şüphesiyle iki pilot gözaltına alındı

Libya’nın başkenti Trablus’taki Misrata Havalimanı’nda uçaklar (Reuters-Arşiv)
Libya’nın başkenti Trablus’taki Misrata Havalimanı’nda uçaklar (Reuters-Arşiv)
TT

Libya'da özel jeti alkollü kullandıkları şüphesiyle iki pilot gözaltına alındı

Libya’nın başkenti Trablus’taki Misrata Havalimanı’nda uçaklar (Reuters-Arşiv)
Libya’nın başkenti Trablus’taki Misrata Havalimanı’nda uçaklar (Reuters-Arşiv)

İstanbul'dan Libya'ya giden özel jet Misrata Havalimanı’nda iniş sırasında pistten çıkarak alev almıştı. Libya Başsavcılığı, kazadan yara almadan kurtulan pilot ve yardımcı pilotun olay sırasında alkollü olduğunu açıkladı. İki pilotun gözaltına alınmasına karar verildiğini duyuran başsavcılık olayda can kaybının yaşanmadığı bildirildi.

Başsavcılık pilotların kimliklerini açıklamazken, özel Libya el-Ahrar televizyonu, uçağın kaptanının Alman, yardımcısının ise Türk olduğunu bildirdi.

Türkiye merkezli bir şirket tarafından işletilen özel uçağın, pazartesi günü Misrata Havalimanı’na iniş sırasında pistten çıktığı ve ardından alev aldığı bildirildi.

Televizyon kanalı, Türk vatandaşı bir kabin görevlisinin uçaktaki tek yolcu olduğunu aktardı.

Başsavcılık, soruşturmayı yürüten savcının iki pilotun uçağı “alkollü halde kullandıkları” yönündeki tespitiyle şüphelilerin tutuklu yargılanmasına karar verildiğini bildirdi.

gthyju
İtfaiye ekipleri, 14 Eylül 2026'da Misrata Uluslararası Havalimanı’nda düşen uçağın ardından çıkan yangını söndürmeye çalışıyor. Görüntü sosyal medyadan alınmıştır (Reuters)

Başsavcılık, iki pilotun “kendi can güvenlikleri ve uçağın güvenliği açısından kesin bir tehlike, havalimanı ve kullanıcıları açısından potansiyel bir tehlike oluşturduğunu” ve ayrıca “uçağın geçtiği hava sahasının güvenliğini tehdit ettiğini” kaydetti.

Açıklamada, soruşturmayı yürüten savcının, olayla ilgili incelemeleri “ulusal ve uluslararası ilgili kurallar doğrultusunda” sürdürdüğü belirtildi.

İnternette yayılan görüntülerde, uçağın kokpit bölümü dışında tamamının alevler içinde kaldığı görüldü.


Bakan Fidan: Suriye’de öncelik SDG’nin tehdit olmaktan çıkması

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 13 Eylül’de Şam’da iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 13 Eylül’de Şam’da iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

Bakan Fidan: Suriye’de öncelik SDG’nin tehdit olmaktan çıkması

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 13 Eylül’de Şam’da iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 13 Eylül’de Şam’da iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suriye’de şu anda en öncelikli konunun Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) tehdit olmaktan çıkması olduğunu vurgularken İsrail’i ise komşu ülkenin istikrarı açısından en büyük tehdit olarak nitelendirdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye için en öncelikli konunun SDG’nin tehdit veya “düşman unsur” olmaktan çıkması olduğunu söyledi. Fidan, “SDG’nin çözülmesinin ve devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığına” ilişkin ilk açıklamaların olumlu mesajlar taşıdığını belirterek Türkiye’nin sürecin sahadaki ilerleyişini yakından takip ettiğini ve uygulamanın kamuoyuna verilen mesajlarla uyumlu olmasını beklediklerini ifade etti.

SDG lideri Mustafa Hüseyin Abdi (Mazlum Abdi), geçen 25 Ağustos’ta Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamada, esas olarak Kürt Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG) öncülük ettiği güçlerin lağvedildiğini duyurdu. Ankara, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması açısından “önemli bir gelişme” olarak nitelendirdiği adımı memnuniyetle karşıladı.

Abdi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın danışmanı olarak atanırken SDG mensuplarının devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin de takip edilmesini üstlendi.

Suriye istikrara doğru

Fidan, pazar ve pazartesi günlerinde Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Türk gazetecilere yaptığı ve çarşamba günü Ankara’da yayımlanan açıklamalarda, “Şimdiye kadar kaydedilen ilerleme geliştirilebilir. Mevcut tehditlerin ve izlenmesi gereken yolun farkındayız. Devam eden bir süreç var ve bunu başarıya ulaştırmak için sürdürmemiz gerekiyor. Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından, her şeyin daha yeni başladığını söylemiştim” dedi.

fvg
Abdi, geçen 25 Ağustos’ta SDG’nin feshedilmesi ve Suriye devletine entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıkladı (AFP)

Fidan, “Geldiğimiz aşamada taktik ve stratejik düzeyde olumlu gelişmeler yaşanıyor. Bizi 40-50 yıldır kuşatan birçok sorun, özellikle de temel olarak Suriye ve Irak’tan kaynaklanan terör meselesi, çözüm yoluna girmiş durumda” ifadelerini kullandı.

İki gün süren ziyareti sırasında Şam’da bulunmasının, Suriye’de hayatın normale dönmeye başladığına ilişkin kendisine bir gösterge sunduğunu belirten Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile yaklaşık iki saat süren görüşmesinde tüm meseleleri ele aldığını söyledi.

Fidan, Suriye’nin yaptırım listesinden çıkarılmasının ülkedeki yatırımların önündeki engelleri kaldırdığını, terör listelerinden çıkarılmasının da son derece önemli olduğunu belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanı, Suriye’de istikrar açısından şu anda en büyük tehdidin İsrail olduğunu söyledi.

Fidan, “İsrail, komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından hoşlanmıyor. Bunu bir tehdit olarak görüyor ve tehdit tanımı nedeniyle bu ülkeleri istikrarsızlaştıracak girişimlere başvuruyor” dedi.

Fidan, “Bir noktada İsrail’in ya bu yaklaşımı kabul edip bölgesiyle barış içinde yaşamayı öğrenmesi ya da bu saldırgan politikalarını sürdürerek uluslararası toplum içinde daha fazla yalnızlaşması gerekecek” ifadelerini kullandı.

fghyjukı
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın 13 Eylül’de Şam’da Fidan ve Şeybani ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İsrail’in çevresindeki tüm ülkeleri tehdit olarak gördüğünü belirten Fidan, İsrail’in gücünü bu ülkelerin zayıflığından aldığını söyledi.

Fidan, başta İsrail olmak üzere bölgede istikrarsızlık yaratmaya çalışan aktörlerin bakış açısıyla hayata geçirilebilecek başka operasyonların da bulunduğunu belirterek Türkiye’nin bu uygulamalar karşısında “eli kolu bağlı oturmayacağını”, aksine bunlara karşı koymak için aktif şekilde hareket edeceğini vurguladı.

Bölgesel iş birliği vurgusu

Fidan, bir bölgede yaşanan herhangi bir olumsuz gelişmenin diğer ülkeleri de etkilediğini belirterek “Örneğin Ürdün, Irak’ta yaşananlardan ve Suriye’de yaşananlardan etkileniyor. Bunun önüne geçmek mümkün değil. Bu nedenle herkes, son derece hassas olan bu yeni aşamada iş birliği yapmaya çalışıyor” dedi.

Bölge ülkelerinin istikrarın mümkün olduğunu ve birlikte hareket etmeleri halinde hedeflere ulaşılabileceğini gördüğünü belirten Fidan, başka bir seçeneğin bulunmadığını söyledi.

Fidan, “Ya sorunları çözmek için birlikte çalışacağız ya da geçmişte olduğu gibi hâkim güce veya buradaki temsilcisine gidip ‘İstediğinizi yakın ama bana dokunmayın’ diyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bölge ülkeleri arasındaki iş birliğinin halen İran-ABD savaşında da kullanıldığını belirten Fidan, bu iş birliğinin giderek daha fazla kurumsallaştırılması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Fidan, Türkiye’nin İsrail’in bölgede istikrarsızlaştırıcı rolüne karşı iş birliği ve barışçıl diplomasiye dayalı bir çabanın içinde olduğunu belirterek bu yapıcı yaklaşımın Ortadoğu’da daha geniş bir istikrar alanının oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.