Bayraktar AKINCI'dan Çakır seyir füzesiyle tam isabet

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), milli olarak geliştirilen Çakır seyir füzesiyle gerçekleştirdiği test atışında 100 kilometre uzaktan deniz üstündeki hedefi tam isabetle vurdu.

AA
AA
TT

Bayraktar AKINCI'dan Çakır seyir füzesiyle tam isabet

AA
AA

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde yürütülen Bayraktar AKINCI Projesi kapsamında Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA'ya yerli olarak üretilen yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu başarıyla sürdürülüyor.

Bayraktar AKINCI, Roketsan tarafından milli olarak geliştirilen Çakır seyir füzesiyle gerçekleştirilen bir atış testini daha başarıyla tamamladı. Dün Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kanat altında Çakır füzesiyle havalanan Bayraktar AKINCI, uzun menzilli atış testi icra etmek üzere Sinop'a yol aldı. Bayraktar AKINCI'nın Sinop Atış Alanı'nda 100 kilometre uzaktan ateşlediği Çakır seyir füzesi, Karadeniz üzerindeki hedefi tam isabetle vurdu. Atış testinde saatte 800 kilometre sürate ulaşan Çakır'ın hedefini vurduğu anlar büyük heyecanla takip edildi.

Bayraktar AKINCI, stratejik seviyede caydırıcılığını artırdı

Bayraktar AKINCI TİHA'ya yeni mühimmat ve sistemlerin entegrasyonu kapsamında Çakır seyir füzesinin entegrasyonu başarıyla devam ediyor. Milli jet motoruna sahip olan Çakır seyir füzesiyle Bayraktar AKINCI kilometrelerce mesafedeki stratejik kara ve deniz hedeflerine karşı yüksek etki gösterebilecek. Kullandığı mühimmatlar nitelik kazanarak çeşitlenen Bayraktar AKINCI, stratejik seviyede caydırıcılığını artırdı.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, konuya ilişkin olarak X'ten yaptığı paylaşımda, "Türk havacılığının altın çağı... Bayraktar AKINCI, Roketsan'ın geliştirdiği milli seyir füzesi Çakır'a entegre edilen arayıcı başlıkla gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı." ifadesini kullandı.

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar da Türk havacılık ve savunma sanayisinin yeni bir dönüm noktasına ulaştığını belirterek, "Bayraktar AKINCI ve Çakır milli seyir füzesi ile kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Adım adım elde ettiğimiz kazanımlar, ülkemizin savunma alanında dünya çapında bir oyuncu olmasını sağlıyor. Sinop'taki başarılı atış testi tam isabetle hedefini buldu. Bu atış bir testten çok daha fazlası; Türkiye'nin savunma sanayisindeki bağımsızlık ve yerlilik yolculuğunda stratejik bir kilometre taşı. Birlikte daha da güçlüyüz." değerlendirmesinde bulundu.

24 Şubat'ta gerçekleştirilen test faaliyetinde Bayraktar AKINCI C, 1 saatten fazla havada kaldı. Uçuş sırasında aerodinamik parametre adımları başarıyla test edildi. Bayraktar AKINCI C, 2 X 850 HP olmak üzere toplamda 1700 HP sahip olduğu güçle sınıfının en etkili ve kabiliyeti muharip platformu olacak. İlk uçuşunu 6 Aralık 2019'da yapan Bayraktar AKINCI TİHA, 29 Ağustos 2021'de envantere girdi. Yakın dönemde 2X450 HP gücündeki Bayraktar AKINCI A ve 2X750 HP gücündeki Bayraktar AKINCI B, Türk güvenlik güçlerinin yanı sıra başta Azerbaycan olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin envanterine dahil olmaya başladı.

40 bin saattir göklerde

Azerbaycan'ın envanterine giren Bayraktar AKINCI TİHA'nın 9 Şubat'ta gerçekleştirdiği ilk uçuşunu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Selçuk Bayraktar birlikte izledi. Suudi Arabistan Krallığı ile geçen yıl yapılan ihracat ve işbirliği anlaşması, Cumhuriyet tarihinde Türk savunma ve havacılık sanayisinin tek seferde yaptığı en büyük ihracat anlaşması oldu.

22 Şubat'ta icra edilen test kapsamında Bayraktar AKINCI, Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi'ni kullanarak deniz üstünde seyreden Albatros İDA'yı başarıyla imha etti.

Bayraktar AKINCI TİHA, 40 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı.

45 bin 118 feet ile milli havacılık irtifa rekoruna sahip olan Bayraktar AKINCI, 2023 yılında 3 ülkeyi uçarak geçmek suretiyle Bakü'ye gitti. Bu uçuş için Tekirdağ-Çorlu'dan havalanan TİHA, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan'ı bir uçtan bir uca katetti. Ayrıca, 2022 yılında Efes Tatbikatı kapsamında Batman'dan kalkarak İzmir'deki hedefleri başarıyla vurdu.

Bayraktar TB2 SİHA ve AKINCI TİHA için 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83'ünü ihracattan elde etti. 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2023'te de sektörün ihracat şampiyonu olduğu açıklanan Baykar, geçen yıl 1,8 milyar dolarlık ihracat yaptı.

Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023'te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3'te 1'ini tek başına gerçekleştirdi. Bayraktar TB2 SİHA için 33 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 9 ülkeyle olmak üzere toplam 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.



Erdoğan: Trump, Türkiye'ye 5 adet F-35 uçağı tedarik etme sözü verdi

Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)
Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)
TT

Erdoğan: Trump, Türkiye'ye 5 adet F-35 uçağı tedarik etme sözü verdi

Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)
Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen el sıkışma (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı satın alma talebine ilişkin olumlu bir sonuç almayı umduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Erdoğan, Trump'ın daha önce Türkiye'ye 5 adet F-35 teslim edileceği yönünde söz verdiğini belirterek, "Verdiği sözleri her zaman yerine getirir" ifadelerini kullandı.

Öte yandan ABD Başkanı Trump, Washington yönetiminin Türkiye'ye F-35 satışı ihtimalini değerlendireceğini söyledi. Türkiye, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından F-35 programından çıkarılmıştı.

NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya gelen Trump, "Bu bizim vereceğimiz bir karar. F-35 mükemmel bir uçak; açık ara en iyi savaş uçağı. Bunu kesinlikle değerlendireceğiz" dedi.

Türkiye, 2020 yılında programdan çıkarılmadan önce F-35 savaş uçaklarının hem alıcıları hem de üretim ortakları arasında yer alıyordu. Ankara, S-400 alımı nedeniyle programdan çıkarılmasını "haksız" olarak nitelendirirken, bedelini ödediği uçakların teslim edilmesini, yeniden programa dahil edilmeyi ya da ödediği tutarın tazmin edilmesini talep ediyor.

Trump'ın yeniden göreve gelmesinin ardından iki taraf da F-35 meselesinin çözüme kavuşturulması yönündeki isteklerini kamuoyu önünde dile getirmişti.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Trump ile gerçekleştirdiği ikili görüşme öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ABD Başkanı ile Ukrayna'daki savaşı da ele alacaklarını ifade etti.


Ankara'daki NATO zirvesi, Trump’ın gölgesinde ittifakın birliği açısından yeni bir sınav

Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025
Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025
TT

Ankara'daki NATO zirvesi, Trump’ın gölgesinde ittifakın birliği açısından yeni bir sınav

Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025
Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025

Ömer Önhon

7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da yapılması planlanan 36. NATO zirvesi ayrı bir önem taşıyor. Bu önem, büyük kararların ya da ayrıntılı belgelerin açıklanma ihtimalinden değil, zamanlamasından kaynaklanıyor, zira zirve, örgütün geleceğini ve uluslararası sistemdeki konumunu etkileyen geniş çaplı jeopolitik gelişmelerin yaşandığı, ittifakın kendi içinde derin iç tartışmalara sahne olduğu bir dönemde düzenleniyor.

Avrupa'nın güvenlik mimarisinin yeniden inşa edildiği ve Ortadoğu'nun yeni bir yapılanma dalgasına maruz kaldığı bir dönemde, Ukrayna ve İran'daki savaşlar bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve siyaset üzerinde derin izler bırakıyor.

Bunlara ayrıca ABD ile Avrupalı ​​müttefikleri arasındaki ilişkilerde yaşanan soğukluk ekleniyor. Başkan Donald Trump'ın politikaları ve transatlantik ilişkileri yönetme tarzı, bazı müttefik ülke liderlerinin Washington'dan uzaklaşmasına ve ABD'nin güvenilirliği ve ortaklarının güvenliğine olan bağlılığı hakkındaki sorgulamaların artmasına katkıda bulundu.

Trump, NATO'nun modernizasyona ihtiyacı olduğuna ve ABD için ağır bir yük oluşturduğuna inanıyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması çabalarına destek çağrısına yanıt vermeyi reddeden müttefik ülkelerin liderlerine sert eleştiriler yöneltti.

Trump'ın öfkesi o kadar büyüktü ki, 25 Haziran'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ziyareti sırasında Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat Ankara zirvesine katılması için kendisini davet etmeseydi NATO zirvesine katılmayacağını söyledi.

Başkan Donald Trump'ın deklare ettiği hedefi, ABD'nin Avrupa'nın güvenliği konusunda taşıdığı yükü azaltmak ve Avrupalıları kıtalarını savunma konusunda daha fazla sorumluluk almaya itmektir

Bu bağlamda Ankara zirvesinin ittifakın birliğini ortaya koyma ve “NATO 3.0” kavramının uygulama adımlarını başlatma fırsatı olması bekleniyor. Daha genel anlamda ise bu zirve, ittifakın Trump’ın başkanlığı gölgesinde birliğini koruma becerisine yönelik yeni bir sınav gibi görünüyor.

Ankara zirvesinden neler bekleniyor?

Önceliklerden biri Donald Trump ile müttefik ülke liderleri arasındaki gergin atmosferi sakinleştirmek olacak. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ev sahibi ülkenin başkanı sıfatıyla ve Trump ile iyi ilişkisine dayanarak pozisyonların birbirine yakınlaştırılmasında önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bu rolde, Trump ile ilişkileri mümkün olduğunca esnek bir şekilde yönetmeye her zaman önem veren NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de kendisine eşlik edecek. Gelgelelim bu yolda gerçek bir ilerleme kaydetmek hâlâ zor görünüyor.

Her halükârda zirve, müttefiklerin anlaşmazlıklara rağmen birlik ve eşgüdüm çerçevesinde birlikte hareket ettiği mesajını verecektir. Liderler ayrıca büyük ihtimalle NATO'nun kolektif savunmasının temelini oluşturan 1949 Washington Antlaşması'nın 5. Maddesine olan bağlılıklarını da yenileyecekler. Söz konusu maddeye göre, bir üye ülkeye yönelik herhangi bir saldırı, ittifakın bütün üyelerine yönelik saldırı sayılmaktadır.

cd cfv
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington’daki Beyaz Saray'ın Oval Ofisindeki bir toplantıya katılıyor, 24 Haziran 2026 (Reuters)

“NATO 3.0” kavramı da zirvenin gündeminin üst sıralarında yer alacak. Bu kavram, ittifak içinde yaşanan dönüşümü tanımlamak için kullanılıyor ve bunu yaparken ittifakın tarihini üç aşamaya ayırıyor: Soğuk Savaş aşaması, Soğuk Savaş sonrası aşama ile Ukrayna'daki savaşla başlayan üçüncü aşama. Genel Sekreter Mark Rutte bu aşamayı, ittifakın Atlantik çerçevesinde sıkı bir şekilde kalırken, ABD'ye daha az bağımlı hale geleceği yeni bir süreç olarak tanımladı. Ankara'da müttefikler bu dönüşüme olan bağlılıklarını yeniden teyit etmeye çalışacaklar.

Vizyon ve yaklaşımlardaki bazı farklılıklar devam etse de Ankara zirvesi Ukrayna'ya desteğini bir kez daha teyit edecek. NATO, üye devletler ve ortaklarıyla iş birliği içinde, askeri destek, eğitim ve diğer temel destek türleri de dahil olmak üzere Kiev'e yardımların ulaştırılmasını koordine etmeye devam ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri daha az, Avrupa ise daha fazla sorumluluk üstlenecek

Başkan Donald Trump'ın deklare ettiği hedefi, ABD'nin Avrupa'nın güvenliği konusunda taşıdığı yükü azaltmak ve Avrupalıları kıtalarını savunma konusunda daha fazla sorumluluk almaya itmektir.

Bu hedefe yönelik olarak, Lahey'deki 2025 NATO zirvesi sırasında Trump, müttefiklerin savunma harcamalarını 2035 yılına kadar GSYİH'nın yüzde 5'ine yükseltme konusunda anlaşmaya varmasını sağladı. Ayrıca yakın zamanda 5 bin Amerikan askerinin Almanya'dan çekilmesi emrini verdi ve Almanya ve Polonya'ya yeni kuvvetler konuşlandırma planlarını iptal etti.

Türk savunma sanayisi son 20 yılda büyük bir dönüşüme sahne oldu ve bugün Türkiye bu alanda öne çıkan ülkelerden biri haline geldi

Trump'ın mesajı açık ve Avrupa Birliği buna uyum sağlamaya çalışıyor. Özellikle Fransa, ABD'nin NATO üzerindeki hakimiyetinden duyduğu rahatsızlığı uzun zamandır dile getiriyor ve daha bağımsız bir Avrupa güvenlik sistemi kurulması çağrısında bulunuyordu. Trump'ın politikaları bu eğilime yeni bir ivme kazandırdı.

Avrupa Birliği, Avrupa Savunma Fonu'nun kurulması ve Avrupa Güvenlik Eylem Planı (SAFE) programı gibi destekleyici finansman ve kredi programlarının geliştirilmesi de dahil olmak üzere bu yönde somut adımlar attı.

Avrupa'nın nükleer caydırıcılığına yönelik bir vizyon geliştirme çalışmaları da sürüyor.

NATO savunma sanayinde büyük atılımlar yapıyor

Savunma sanayinin güçlendirilmesi ve savunma üretimine yatırımın artırılması NATO'nun öncelikleri haline geldi. Ankara zirvesinin resmi programı çerçevesinde Savunma Sanayi Forumu, 7 Temmuz'da Ankara Kongre Merkezi'nde NATO, müttefik ülke ve ortaklardan üst düzey yetkililerin yanı sıra sektör liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek.

Türk savunma sanayisi son 20 yılda büyük bir dönüşüme sahne oldu ve bugün Türkiye bu alanda öne çıkan ülkelerden biri haline geldi. Genel Sekreter Mark Rutte, Ankara'da on milyarlarca dolar değerinde yeni sözleşmelerin açıklanmasını beklediğini belirtti.

Ankara'daki ortaklar

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliği yapacağı resmi davete katılmak ve birçok müttefik ülkenin liderleriyle ikili görüşmelerde bulunmak üzere Ankara'yı ziyaret edecek. Ancak resmi oturumda liderlere konuşma yapmayacak.

NATO-Ukrayna Konseyi formatında dışişleri bakanları düzeyinde bir çalışma yemeği de düzenlenecek. Zirvenin resmi programı, NATO'nun 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nde başlattığı bir ortaklık programı olan İstanbul İşbirliği Girişimi'nin dışişleri bakanlarının 7 Temmuz'da yapacağı toplantıyla başlayacak. Bahsi geçen girişim, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ikili güvenlik iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor.

csdfv
Mark Rutte ve Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen NATO zirvesinde fotoğraf çektiriyor, 25 Haziran 2025 (Reuters)

Ankara açıklanmamış bir olağanüstü hâl yaşıyor gibi görünüyor. Bir hafta boyunca başkentteki ana yolların çoğu trafiğe kapatılacak. Halka açık toplantılar da yasaklandı

Körfez ülkeleri, Amerika-İsrail-İran savaşı sırasında İran füzelerinin ve insansız hava araçlarının saldırılarına maruz kalmıştı. NATO’nun Beşinci Madde’si ortak ülkeleri kapsamıyor, ancak bu girişim görüş alışverişinde bulunmak ve gelecekteki iş birliği beklentilerini müzakere etmek için bir platform sunuyor.

NATO’nun Hint-Pasifik bölgesindeki ortakları Avustralya, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda da son NATO zirvelerinde olduğu gibi Ankara’daki zirveye katılacak.

Suriye Cumhurbaşkanı Ankara'ya gelecek mi?

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın zirvenin düzenleneceği tarihlerde Ankara'yı ziyaret edebileceği yönünde haberler var. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre eğer Ankara’ya gelirse, bizzat zirveye katılması için yapılmış bir davetle değil, Türkiye'nin başkentinde bulunan bazı müttefik ülkelerin liderleriyle toplantılar yapmasına olanak tanıyan, Türkiye tarafından yapılmış ikili bir davet çerçevesinde Ankara’da bulunacak.

Bilgi sahibi kaynaklar, Şara'ya henüz resmi bir davette bulunulmadığını, konunun halen birden fazla yönden ele alındığını belirtiyor.

Nusra Cephesi'nin eski lideri olmasına rağmen, Başkan Trump şu anda Şara'yı başta DEAŞ olmak üzere aşırılık yanlısı terör örgütleri ile mücadelede potansiyel ortak olarak görüyor.

Trump'ın son zamanlarda Hizbullah ile mücadele için Suriye ordusunu Lübnan'a gönderme fikri bir tartışma ve eleştiri dalgasına yol açtı.

Yoğun hazırlıklar ve geniş çaplı eleştiriler

Lojistik ve diğer hazırlıklara gelince, daha önceki NATO zirvelerinde nadiren görülen önlemler geniş çaplı tepkilere ve eleştirilere neden oldu.

Ankara açıklanmamış bir olağanüstü hâl yaşıyor gibi görünüyor. Bir hafta boyunca başkentteki ana yolların çoğu trafiğe kapatılacak. Seminerler ve eğlence etkinlikleri de dahil olmak üzere halka açık toplantılar da yasaklandı ve hayati öneme sahip sektörlerde çalışanlar dışındaki devlet çalışanları da idari izne ayrıldı.

Yolların yeniden asfaltlanması, havaalanı pistlerinin yenilenmesi ve bazı rotalarda istenmeyen görüntüleri engellemek için paneller yerleştirilmesi de dahil olmak üzere iyileştirme ve güzelleştirme çalışmaları hızla devam ediyor. NATO karşıtı gösterilere izin verilmiyor ve potansiyel sorun çıkarıcı olarak görülen kişiler gözaltına alınıyor. Zirve sırasında yaklaşık 70 bin polis ve jandarma sahada görev yapacak.

Bu büyüklükte bir etkinliğe ev sahipliği yapan her şehirde olduğu gibi terör tehdidi endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Güvenlik güçleri geçtiğimiz günlerde Ankara'da düzenlediği operasyonda bir DEAŞ üyesini etkisiz hale getirmişti. Dış politika meselelerini takip ettikleri bilinen ve hükümete yakın görülmeyen bazı önde gelen Türk gazetecilerin zirveyi takip edebilmeleri için yaptıkları akreditasyon başvuruları da reddedildi.

Eleştirilere doğrudan yanıt veren bir NATO sözcüsü, ittifakın zirveler için yapılan akreditasyon başvuruları konusunda ev sahibi ülkelerin yerel gazetecilere yönelik değerlendirmelerine dayandığını ve bu durumda reddedilen başvuruların sorumluluğunun Türkiye'ye ait olduğunu söyledi.

"Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir."


Erdoğan: İsrail, Amerika ve İran arasındaki anlaşmayı engellememeli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan: İsrail, Amerika ve İran arasındaki anlaşmayı engellememeli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Ortadoğu'da kalıcı barışın ancak bölge ülkelerinin desteğiyle sağlanabileceğini belirterek, İsrail'in ABD ile İran arasında varılan savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmayı sabote etmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Bölge ülkelerinin iradesi ve katkısından güç almayan hiçbir çözüm kalıcı olamaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye, NATO üyesi ve İran'ın komşusu olarak, İsrail'i daha önce de Pakistan'ın arabuluculuğunda Washington ile Tahran arasında sağlanan anlaşmayı baltalamaya çalışmakla suçlamış; ayrıca İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'deki operasyonlarını sert şekilde eleştirmişti.

 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD, İran, Pakistan ve Katar arasında İsviçre'nin Luzern Gölü kıyısındaki Bürgenstock'ta düzenlenen dörtlü toplantı öncesinde Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile tokalaşırken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Jared Kushner görüşmeyi izliyor. (AFP)İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD, İran, Pakistan ve Katar arasında İsviçre'nin Luzern Gölü kıyısındaki Bürgenstock'ta düzenlenen dörtlü toplantı öncesinde Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile tokalaşırken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Jared Kushner görüşmeyi izliyor. (AFP)

Erdoğan konuşmasında, "İsrail yönetiminin ABD ile İran arasındaki anlaşmayı sabote etme girişimlerini yakından takip ediyoruz. Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükümetinin bölgemizi yeniden barut ve kan kokusuna sürüklemesine izin verilmemelidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Türkiye'nin Pakistan ile enerji, ulaştırma, kritik madenler, bilgi teknolojileri ve savunma alanlarında iş birliğini artırmayı hedeflediğini, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmayı amaçladıklarını ifade etti.

Günün erken saatlerinde iki ülkenin yetkilileri dün İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Pakistan İş Forumu'na katıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Türk şirketlerinin Pakistan'daki projelerde yer almaya ve enerji sektöründeki dönüşüm sürecine teknik bilgi ve deneyimleriyle katkı sunmaya hazır olduğunu söyledi.