Mardin'de farklı inanç gruplarının temsilcileri iftarda buluştu

AA
AA
TT

Mardin'de farklı inanç gruplarının temsilcileri iftarda buluştu

AA
AA

Mardin'de farklı inanç gruplarının temsilcileri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi.

Valilik ve Büyükşehir Belediyesi tarafından Artuklu Fuar alanında düzenlenen, "Kardeşlik İftar Programı"na İl Müftüsü Enver Türkmen, Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriel Akyüz, Mardin Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı Başkanı Mansur Uğurgel, Mardin Keldani Katolik Kilisesi Vakfı Başkanı Adnan Sağlamoğlu da katıldı.

Yezidi, Süryani ve Ermenilerin de katılım sağladığı programda, Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, ramazan ayı dolayısıyla gerçekleştirdikleri bu buluşma ile Mardin'in örnek hoşgörüsü ve kardeşliğini dünyaya yansıttıklarını söyledi.

Akkoyun, "Ramazan ayı bizler için sadece aç ve susuz kalmak değildir. Aynı zamanda sabır, hoşgörü, merhamet, paylaşmak, bağışlanmak ve bağışlamak, iyilik ve güzellikleri artırmak gibi önemli değerleri hatırlamak, hatırlatmaktadır. Bu ayda, kendimiz dışında diğer insanların ihtiyaçlarını da düşünüp, yardımlaşma ve dayanışma gibi duygularımızı geliştiriyoruz." dedi.

Dünyada sözde demokraside ve insan haklarında kimseye söz hakkı vermeyen, milli geliri Türkiye'den katbekat fazla olan ülkelerin güvenlik tedbirlerini artırıp, kapılarını ve vicdanlarını kapatarak zulüm gören ve mağdur olan insanların acılarına duyarsız kaldığına işaret eden Akkoyun, Filistin'de, Gazze'de yaşanan dram ve bu duruma dünyanın sessiz kalmasının bunun en net örneği olduğunu kaydetti.

"Bu iftar aslında kardeşliğimizin iftihar tablosudur"

Akkoyun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulmü ve zorlukları düşündüğümüzde, burada yaşadığımız hoşgörü, birlik ve beraberlik atmosferinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Gazze'de, insanlar sadece yaşama haklarından mahrum bırakılmıyor, aynı zamanda insanlık onuruyla bağdaşmayan muameleler ve korkunç bir soykırımla da karşı karşıya kalıyorlar. Üç semavi dinin de mukaddesatı olan Kudüs'ü adeta ablukaya alıp vahşet ve zulüm sahnesine çeviren ve bunu yaparken de sözde medeni devletlerin desteğini alan İsrail, Kudüs'te bir iftarın yapılmasına dahi tahammül etmiyor. Farklı etnik kökenden, dinlerden ve dillerden insanların bugün burada kardeşçe aynı sofrayı ve aynı duyguları paylaşması tüm dünyanın örnek alması gereken bir tablo. Umarım bugün burada yaşadığımız birlik, berberlik, dayanışma, sevgi, hoşgörü ve kardeşlik duyguları Mardin'den tüm dünyaya yayılır. Bu iftar aslında kardeşliğimizin iftihar tablosudur. Bizler burada, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görüyor, birbirimizi sevgi ve kardeşlik duygularıyla kucaklıyoruz. Aynı zamanda Süryani kardeşlerimiz de kendi inançlarına göre şu an oruçlular. Oruçlarının hayırlı olmasını diliyorum."

Bu topraklarda farkı inanç ve kültürden insanların yüzyıllardır kardeşlik hukuku içerisinde yaşadığını dile getiren Akkoyun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, "Türkiye Yüzyılı"nda büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasında bu ülkede yaşayan insanların desteği ve katkısının çok kıymetli olduğunu vurguladı.

Ülke genelinde olduğu gibi Mardin'de de artık güven, istikrar ve huzur ikliminin hakim olduğunu aktaran Akkoyun, bu huzur iklimi içerisinde vatandaşlara en güzel şekilde hizmet ulaştırmanın, ili ve ülkeyi daha da ileriye taşımanın azim, gayret ve çabası içerisinde olduklarını belirtti.

Akkoyun, şunları söyledi:

"Bu topraklarda yüzyıllardır, Türk, Arap, Kürt, Müslüman, Süryani, Ezidi tüm vatandaşlarımızla kardeşlik hukuku içerisinde, devletimizin, bayrağımızın, huzurumuzun, barışımızın ve kardeşliğimizin yanında olduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim."

AK Parti Mardin milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak, AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve Artuklu Belediye Başkanı Mehmet Tatlıdede de bir konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından İl Müftüsü Türkmen dua okudu. Radyo programcısı ve şair Talha Bora Öge de ilahi ve şiir dinletisi sundu.

Programa, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, Mardin Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Deniz Malkoç, kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.



Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
TT

Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)

Somali'deki siyasi kriz, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile federal hükümetin muhalifleri arasında, geçtiğimiz yıldan bu yana ülkedeki en önemli anlaşmazlık konularından biri olan ve bu yıl yapılması planlanan doğrudan seçimler öncesindeki görüşmelerle yeni bir boyut kazandı.

Eski Somali Cumhurbaşkanı ve önde gelen muhalefet figürü Mohammed Abdullahi Farmaajo'nun da katıldığı görüşmeler, sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı görüşmelerinin ardından gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir uzman, bu görüşmeleri, Türkiye'nin Mogadişu'daki etkisi ve geniş nüfuzu çerçevesinde, siyasi krizi sona erdirmek ve bazı çözümler bulmak için seçimler öncesinde Türkiye'nin arabuluculuk rolünün başlangıcı olarak gördüğünü ifade etti.

Mogadişu'daki evinde Türkiye’nin Büyükelçisi Aktaş ile bir araya gelen Farmaajo, yaptığı açıklamada, Türk Büyükelçi ile ülkedeki siyasi ve güvenlik durumunu ve ülkeye yönelik yatırımı artırmanın yollarını görüştüğünü belirtti. Türk hükümetini ve ülkesine verdiği kesintisiz desteği öven Farmaajo, görüşmeyi ‘verimli’ olarak nitelendirdi.

‘es-Somal el-Cedid’ adlı haber sitesinin dün akşam yayınladığı habere göre Büyükelçi Aktaş, Farmaajo ile görüşmesi öncesinde Puntland Devlet Başkanı Said Abdullah Deni de dahil olmak üzere bazı Somalili siyasi isimlerle bir araya geldi.

fvfrdv
Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçisi, Puntland Devlet Başkanı ile bir araya geldi (Büyükelçinin X hesabı)

Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kilani, mevcut aşamanın merkezi hükümet ile bazı siyasi partiler arasında tırmanan gerilimler ve merkezi yönetim ile bazı bölgesel yönetimler, özellikle Cubaland ve Puntland yönetimleri arasındaki görüş ayrılıkları ile şekillendiğini düşünüyor.

Kilani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'nin, 2026 Mayıs ayında yapılacak seçimler öncesindeki hassas dönemde Somali siyasi partilerinin görüşlerini bir araya getirmek için arabuluculuk rolü oynadığı aşikar.”

Türkiye-Somali görüşmeleri, muhalefetle yapılan ve sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı toplantılarının ardından gerçekleşti. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, 19 Şubat'ta federal hükümet tarafından düzenlenen istişare toplantılarına katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı sarayında muhalefet partisi ‘Somali'nin Geleceği Konseyi’ üyeleri ve yetkilileriyle bir araya geldi.

Somali Haber Ajansı SONNA'nın o günkü haberine göre görüşmelerde yaklaşan seçimler, ulusal birlik ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi ve ‘güvenlik ve istikrarı tehdit eden (yerel olarak eş-Şebab'ı ifade etmek için kullanılan bir terim olan) Havaric milisleriyle mücadele’ konuları ele alındı.

Somali'nin Geleceği Konseyi, Nairobi'de yapılan bir toplantının ardından geçtiğimiz yıl ekim ayında oluşturuldu. Konsey, Cubaland ve Puntland devlet başkanları Ahmed Madobe ve Said Deni ile muhalefet partisi ‘Somali Kurtuluş Forumu’ liderleri, yani eski başbakanlar Hasan Ali Kayre ve Abdi Farah Shirdon, milletvekili Abdurrahman Abduşşakur ve diğer bazı isimler tarafından, özellikle doğrudan seçimler konusunda hükümetle bir yıl süren radikal anlaşmazlıklar sonrası kuruldu.

Kilani, Türkiye'nin diplomatik etkisi ve Somalili çeşitli taraflarla dengeli ilişkileri, eğitim ve kurumsal destek programları aracılığıyla güvenlik ve askeri varlığı, altyapı projeleri ve yatırımlar aracılığıyla ekonomik ve kalkınma desteği ve arabuluculuk girişimlerini yönetme kapasitesini artıran cumhurbaşkanlığı üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, siyasi sahneyi etkileyebilecek araçlara sahip olduğuna inanıyor.

Ankara, etkili bölgesel ortaklarıyla çabalarını koordine edecek gibi görünüyor ve bu koordinasyon, arabuluculuk çabalarının başarı şansını artırabilir.

Birkaç olasılığa işaret eden Kilani’ye göre bunlardan ilki, gerilimin azalması ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının tarafları birbirine yaklaştırarak seçimlerin daha az gergin bir ortamda yapılmasının önünü açması, ikincisi ise özellikle farklı bölgesel ittifaklarla bağlantılı bölgesel yönetimlerin bazı çekincelerinin devam etmesi, siyasi krizin kötüleşmesi ve seçim tarihinden önce uzlaşma çabalarının durması olasılığına dair kısmi başarısızlık senaryosu.


Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık Körfez ülkelerine saldırmasını “son derece yanlış bir strateji” olarak nitelendirdiğini ve bunun bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını söyledi.

TRT Haber Özel Yayın'ında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Fidan, “İran’ın bu bölgeleri rastgele bombalaması çok yanlış bir strateji” dedi. Fidan Tahran’ın stratejisini “Ben batarsam, bölgeyi de batırırım” olarak tanımladı.

Bakan Fidan, İran saldırılarına maruz kalan ülkelerin bu saldırılar devam ettiği sürece sessiz kalamayabileceğine ve çatışmanın kapsamının genişlemesinin endişe verici bir durum olduğuna dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı, İran’da rejim değişikliğinin “bölge için tehlikeler” oluşturabileceğini belirtti. Fidan, yeni İran liderliğinin seçilip göreve gelmesi halinde, ABD ve İsrail ile savaşın sona erdirilmesi için bir fırsat sunabileceğini söyledi. Herhangi bir uzlaşmanın, savaşın uzamasından daha iyi olacağını vurgulayan Fidan, yeni İran liderliğinin çatışmayı sonlandırma yönünde “irade” göstermesini umut etti.


Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.