BBC'den yerel seçim analizi: "İstanbul'da yaşanacak mücadele ülkenin geleceğini belirleyecek"

"İstanbul'un desteğini kazanan ulusal ve küresel bir siyasi aktöre dönüşüyor"

Analizde, İstanbul'da verilecek mücadele "bıçaksırtı" diye nitelendi (AP)
Analizde, İstanbul'da verilecek mücadele "bıçaksırtı" diye nitelendi (AP)
TT

BBC'den yerel seçim analizi: "İstanbul'da yaşanacak mücadele ülkenin geleceğini belirleyecek"

Analizde, İstanbul'da verilecek mücadele "bıçaksırtı" diye nitelendi (AP)
Analizde, İstanbul'da verilecek mücadele "bıçaksırtı" diye nitelendi (AP)

Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısı BBC'nin pazar günü yapılacak yerel seçimlerle ilgili analizinde, "İstanbul'da yaşanacak mücadelenin Türkiye'nin geleceğini belirleyeceği" yazıldı.

Haberde, İstanbul'daki seçim sonuçlarının, 4 yıl sonra yapılacak genel seçimlerde "muhalefetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AK Parti) karşı ciddi bir tehdit oluşturup oluşturamaycağına dair önemli bir sınav olarak görüldüğü" yorumu yapıldı.   

Erdoğan'ın "Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal güç merkezi" diye tanımlanan İstanbul'da kontrolü yeniden eline almak istediği ifade edilirken, Cumhuriyet Halk Partili (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'yla AK Partili rakibi Murat Kurum arasında sıkı bir mücadele yaşanacağı yazıldı. 

Analizde Işık Üniversitesi'nden Seda Demiralp'in şu değerlendirmelerine yer verildi: 

Muhalefet, geçen yılki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'a karşı kaybetmiş olsa da İstanbul'u kazanmakla Türkiye'yi kazanmak arasında halen güçlü bir bağ kuruluyor. İmamoğlu, İstanbul'u elinde tutmayı başarırsa muhalefet, 2028'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için büyük umutlar beslemeyi sürdürebilir.

Haberde, İstanbul'un farklı siyasi, etnik, dini ve ekonomik arka plandan gelen bir seçmen kitlesine sahip olduğuna dikkat çekilirken, Medipol Üniversitesi'nden İhsan Aktaş'ın şu yorumları da paylaşıldı: 

İstanbul, Erdoğan'ın evi. 2019 yerel seçimlerinde şehri muhalefete kaptırmak onun için yıkıcı oldu. İstanbul'un desteğini aldığınızda, hem ulusal hem de küresel çapta doğrudan bir siyasi aktör haline geliyorsunuz.

Haberde, 6 Şubat depremlerinin ardından İstanbul'da kentsel dönüşüm projelerinin yeniden gündeme geldiğine işaret edildi. Depreme dayanıklı bina inşaatının AK Parti'nin gündeminde ilk sıralarda yer aldığı belirtilirken, Kurum'un 10 Temmuz 2018-4 Haziran 2023'te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak görev yaptığı hatırlatıldı. 

Demiralp, "Murat Kurum, kentsel gelişimle özdeşleşmiş bir isim ve sembolik bir önemi var. Fakat bu zafer kazanması için yeterli olmayabilir" yorumunu yaptı. 

Diğer yandan analizde, İmamoğlu'nun 2019'daki yerel seçimleri 6 partili muhalefet koalisyonunun desteğiyle kazandığı fakat geçen yılki genel seçimlerden sonra bu bloğun dağıldığı hatırlatıldı. BK'nin tanınmış gazetelerinden Guardian'ın bu haftaki analizinde de bu noktaya işaret edilmişti.

Bunun İmamoğlu'nun kazanma şansını zayıflatabileceğine dikkat çekilirken, muhafazakar seçmenlerin AK Parti'ye alternatif arayışlarında Yeni Refah Partisi'nin İBB Başkan adayı Mehmet Altınöz'ün Kurum'a gidecek bazı oyları alabileceği değerlendirmesi paylaşıldı.

Independent Türkçe, BBC, Guardian



Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

TT

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını arttırması ve Türkiye'yi Suriye'yi vesayeti altına almaya çalışmakla suçlamasının ardından Türkiye dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'den çekilmesi ve istikrar çabalarını engellemekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Dışişleri bakanlığı açıklamasında, “İsrail, bölgedeki güvenliğe yönelik en büyük tehdit haline geldi” diyerek, “stratejik bir istikrarsızlaştırıcı, kaosa neden olan ve terörizmi körükleyen” bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre açıklama şöyle devam etti: “Dolayısıyla, bölgede güvenliğin tesis edilebilmesi için İsrail'in öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmesi, işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Suriye'deki istikrar çabalarını baltalamaktan vazgeçmesi gerekmektedir.”

Suriye'ye yönelik hava saldırılarını dün gece yoğunlaştıran İsrail, saldırıları Şam'daki “yeni yöneticilere” bir uyarı olarak ilan etti ve Ankara'yı Suriye'ye vesayetini dayatmaya çalışmakla suçladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, çarşamba gecesi düzenlenen hava saldırılarının “İsrail Devleti'nin güvenliğinin tehlikeye atılmasına izin vermeyeceğimize dair açık bir mesaj ve gelecek için bir uyarı” olduğunu söyledi.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail silahlı kuvvetlerinin Suriye içindeki tampon bölgelerde kalacağını ve güvenliğine yönelik tehditlere karşı harekete geçeceğini belirterek, Suriye hükümetini, İsrail'e düşman güçlerin girmesine izin vermesi halinde ağır bir bedel ödeyeceği konusunda uyardı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin endişelerini yansıtarak, Ankara'yı Suriye'de, Lübnan'da ve başka yerlerde “olumsuz bir rol” oynamakla suçladı.

Saar, Paris'te düzenlediği basın toplantısında “Suriye'ye Türk vesayetini empoze etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Niyetlerinin bu olduğu çok açık” ifadelerini kullandı.