Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türk-Arap toplantısında Gazze Şeridi ve Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerine son verilmesi çağrısında bulunuldu

Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Gazze konulu toplantıya katılan bakanlar ve yetkililerin hatıra fotoğrafı, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bakanlar ve yetkililer, Gazze Şeridi’ndeki durumu, İsrail’in ateşkes ihlallerini ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planının ikinci aşamasının uygulanmasını ele aldı.

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ev sahipliği yaptı. Görüşme, Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında dün gerçekleştirildi. Toplantıya Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile BAE Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Karkaş katıldı.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantının öncelikli amacının, bölgedeki gelişmeler ışığında Filistin meselesini uluslararası toplumun gündeminde tutmak olduğunu belirtti. Kaynaklar, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Lübnan’da artan İsrail geriliminin bu çabayı daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

İsrail’e yönelik eleştiriler

Kaynaklar, toplantıya katılanların Gazze Şeridi’nde ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik çabaların devam etmesi gerektiğini vurguladığını, ayrıca Filistinlilerin bölgeyi kendi kendilerine yönetmesi ve yeniden imar çalışmalarının vakit kaybetmeden başlatılmasının önemine dikkat çektiğini aktardı.

dv
Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen Gazze konulu toplantıdan, 18 Nisan 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasına geçilmesinin Ortadoğu’daki gerilimi azaltmaya katkı sağlayacağı konusunda mutabakata varıldı. İsrail’in birinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ateşkes ihlallerini sürdürmesi ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria’daki operasyonlarını devam ettirmesinin barış sürecini sekteye uğrattığı ifade edildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Batı Şeria’da ‘ayrımcı yapıyı’ derinleştiren uygulamaları ile Mescid-i Aksa dahil kutsal mekânların tarihi statüsünü zedeleyen adımlarının da gündeme geldiğini belirtti. Katılımcılar, uluslararası toplumun bu gelişmeler karşısında daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini ve İsrail’in ateşkesi zayıflatmaya yönelik girişimleri ile iki devletli çözümü engelleme çabalarına karşı adım atılmasının önemini vurguladı.

vfvbfrgb
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları bölgede büyük yıkıma neden oldu. (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz çarşamba günü yayımlanan verilere göre, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’nde 757 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 111 kişi yaralandı. 7 Ekim 2023’te başlayan savaşın başlangıcından itibaren toplam can kaybı 72 bin 336’ya, yaralı sayısı ise 172 bin 213’e ulaştı.

Genişleme politikasına ilişkin uyarı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’i güvenlik gerekçesini öne sürerek daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla suçladı.

Fidan dün ADF2026 kapsamında yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun güvenlik konusunu daha fazla toprak ele geçirme amacıyla kullandığını söyledi. İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs ile Lübnan ve Suriye’ye yönelik genişlemeci bir politika izlediğini ifade etti.

Fidan, İsrail’in süregelen işgal politikalarına en kısa sürede son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgede kalıcı barışın tek yolunun ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve sınırlarını tanıması olduğunu belirtti.

scdv s
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) yaptığı konuşmada (Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, İsrail’in genişlemeci politikalarının ve toprak edinme girişimlerinin Türkiye açısından bölgesel bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Fidan, İsrail’in halihazırda Avrupa ve ABD tarafından güçlü şekilde desteklenmesinin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin (AB) İsrail’in faaliyetlerini sınırlamak için kurumsal düzeyde ortak bir tutum sergilememesini eleştirdi.

Avrupa’nın, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan ‘soykırımın’ ardından giderek daha fazla farkındalık geliştirdiğini ve İsrail’in politikalarından mesafe koymaya başladığını söyleyen Fidan, bölge ülkelerinin de yeni bir ‘uyanış sürecinin’ eşiğinde olduğunu ve İsrail’i bölgesel bir tehdit olarak gördüğünü dile getirdi.

Fidan ayrıca, İsrail’in barış planının ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle insani yardımlar konusunda eksiklikler bulunduğunu vurguladı. Gazze Şeridi’ne daha fazla tıbbi ve insani yardımın girişine izin verilmesi gerektiğini belirten Fidan, Filistin teknik komitesinin bölgede çalışmalarına başlaması çağrısında bulundu.

Uluslararası toplumun tutumuna tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü ADF2026’nın açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası topluma uzlaşı temelinde harekete geçme ve İsrail’in barış süreci ile müzakereleri zayıflatma girişimlerine karşı hazırlıklı olma çağrısında bulundu.

dsv
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılışında konuştu. (Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, Gazze Şeridi’nde yaşananların yalnızca bir insani trajedi olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirterek, bölgede yaşananların mevcut uluslararası sistemin nelere izin verdiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Küresel sistemdeki krizin öncelikle ahlaki ve varoluşsal bir boyut taşıdığını dile getiren Erdoğan, bu krizin ulaştığı seviyeyi anlamak için 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze Şeridi’ne bakmanın yeterli olduğunu söyledi.

Erdoğan, son iki buçuk yılda İsrail saldırıları sonucu 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 172 binden fazla kişinin yaralandığını belirtti.

Erdoğan, “Gazze’de yaşananlar, mevcut sistemin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a Almanya, Lübnan ve Türkiye’den destek telefonları

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a Almanya, Lübnan ve Türkiye’den destek telefonları

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde Suudi Arabistan’ı hedef alan Husilerin saldırıları kınanırken, ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden gelişmeler karşısında Riyad’la dayanışma mesajları verildi.

Almanya Şansölyesi Merz, görüşmede Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve istikrarını hedef alan Husilerin terör saldırılarını kınayarak ülkesinin Riyad’a desteğini ve dayanışmasını vurguladı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki iş birliği ve çeşitli alanlarda ilişkilerin geliştirilmesi yolları ele alındı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da Suudi Arabistan’ı ve kritik tesislerini hedef alan, ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden saldırıları kınadı. Avn, Lübnan’ın Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu belirterek ülkenin güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verebilecek her türlü girişim karşısında Riyad’ın yanında olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Suudi Arabistan topraklarını hedef alan Husilerin saldırılarını şiddetle kınadı. Saldırılarda hayatını kaybedenler için üzüntülerini ve taziyelerini ileten Erdoğan, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte de Suudi Arabistan’ın yanında olacağını belirtti ve Riyad’ın bu zorlukların üstesinden gelebileceğine inandığını dile getirdi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Husilerin Riyad’a yönelik saldırılarına sert tepki: Lanetliyoruz, Türkiye, Suudi Arabistan'ın yanındadır

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Husilerin Riyad’a yönelik saldırılarına sert tepki: Lanetliyoruz, Türkiye, Suudi Arabistan'ın yanındadır

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki uluslararası havalimanına yönelik saldırılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan tepki geldi.

12 Ekim Pazartesi günü Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada Erdoğan, "Husiler tarafından 10 Ekim'de Riyad Kral Halid Havalimanı'nı hedef alan saldırıları en güçlü şekilde lanetliyoruz. Türkiye, Suudi Arabistan'ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Kıymetli vatandaşlarım; bölgemizdeki çatışma alanlarına maalesef her gün yenileri ekleniyor. Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görüşülmeye çalışılmaktadır. Türkiye bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halit Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır.

Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzaladığımız ortak savunma anlaşmasının kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarımız devam ediyor. Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz. İlk olarak kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak bu iş birliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz.

Bilinmesini isterim ki NATO’da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikâr olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması için, önümüzdeki günlerde Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir. Biz hadiselere etnik ve mezhebi bir mercekten asla bakmıyoruz. Biz bölgemizin tamamından barışın ve istikrarın hâkim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz."


Dörtlü Grup’tan Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarına en sert kınama

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
TT

Dörtlü Grup’tan Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarına en sert kınama

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)
Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (SPA)

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye’den oluşan Dörtlü Grup, pazar günü yayımladığı ortak açıklamada, Husi milislerinin Suudi Arabistan’a yönelik devam eden saldırılarını en sert ifadelerle kınadı.

Açıklamada, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların yanı sıra altyapı ve sivil tesislerde hasara neden olan eylemlerin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.

Dörtlü Grup, söz konusu saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir saldırı, ülkenin güvenliği ve istikrarı ile sivillerin can güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu belirtti. Açıklamada, bu saldırıların hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacak veya kabul edilemeyecek ciddi bir tırmanış anlamına geldiği ifade edildi.

Grup, Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin bu saldırılarla mücadele etmek, tehdit kaynaklarını caydırmak ve saldırıların tekrarlanmasını önlemek amacıyla attığı tüm meşru adımları desteklediğini yineledi. Açıklamada, bu desteğin Suudi Arabistan’ın güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmayı, ülkedeki vatandaşların ve ikamet edenlerin güvenliğini korumayı amaçladığı ve Birleşmiş Milletler Şartı ile uluslararası hukukla uyumlu olduğu kaydedildi.

Dörtlü Grup ülkeleri, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden saldırıların tüm sonuçlarından Husi milislerini tamamen sorumlu tutarak saldırıların derhal ve koşulsuz biçimde durdurulmasını talep etti.