Türkiye ve Ermenistan, ABD desteğiyle anlaşmazlıkları aşan iş birliğine yöneliyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ermenistan, ABD desteğiyle anlaşmazlıkları aşan iş birliğine yöneliyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye ve Ermenistan, diplomatik ilişkilerin kesilmesinin üzerinden geçen onlarca yılın ardından, “1915 olaylarının soykırım olduğu iddiaları” ve Dağlık Karabağ meselesi nedeniyle derinleşen anlaşmazlıklara rağmen ilişkileri normalleştirme yönünde yeni bir adım attı.

İki ülke, her yıl 24 Nisan’da Ermenistan ve birçok Batı ülkesinin “Ermeni Soykırımı” olarak andığı olayların anılması sırasında yaşanan gerilim ve karşılıklı açıklamaların yerini bu yıl iş birliği projelerine bırakmaya başladı. Türkiye, söz konusu olayların soykırım olmadığını, Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da her iki taraftan da kayıpların yaşandığını savunuyor.

ABD desteğiyle temaslar ve yeni iş birliği

Washington’ın da memnuniyetle karşıladığı süreç kapsamında, Türkiye’nin kuzeydoğusundaki Kars kentinde, Ermenistan sınırına yakın bir noktada iki ülke arasında “Ortak Çalışma Grubu” toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının amacı, Kars ile Ermenistan’ın Gümrü kenti arasındaki demiryolu hattının yeniden onarılması ve işletmeye açılması olarak açıklandı.

dfgt
Türkiye ile Ermenistan arasında, iki ülke arasındaki demiryolu hattının yeniden işletmeye açılmasını görüşmek üzere Kars sınır kentinde gerçekleştirilen toplantıdan bir görüntü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, salı günü yapılan toplantının, 2021 yılında başlatılan normalleşme süreci çerçevesindeki mutabakatların devamı olduğunu belirtti.

Taraflar, Kars-Gümrü demiryolu hattının mümkün olan en kısa sürede yeniden faaliyete geçirilmesinin bölgesel ulaşım bağlantıları açısından önemine dikkat çekti.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, toplantıyı sosyal medya platformu X üzerinden “bölgesel bağlantı ve barış açısından önemli bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Barrack, hattın bir asırdan uzun süredir bölgeyi birbirine bağlayan önemli bir ticaret yolu olduğunu ve son trenin Temmuz 1993’te geçtiğini hatırlattı.

Barrack ayrıca Türkiye ile Ermenistan’ın ekonomik ve toplumsal yakınlaşma yönünde attığı adımları memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu sürecin ABD’nin “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Yolu” vizyonu ve 8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da düzenlenen (ABD-Azerbaycan-Ermenistan) “tarihi barış zirvesi” ile uyumlu olduğunu ifade etti.

Normalleşme süreci

Türkiye, 2020’deki Dağlık Karabağ savaşında Azerbaycan’a güçlü destek vermişti. Buna rağmen 2021 yılında Ermenistan ile normalleşme ve çözüm görüşmelerini başlattı. Bu kapsamda Türkiye, eski Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ı özel temsilci olarak atarken, Ermenistan da Meclis Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan’ı temsilci olarak görevlendirdi.

ddvfd
ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da düzenlenen zirvede, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında el sıkışma anı (EPA)

Geçen yıl Azerbaycan ile Ermenistan arasında bir barış anlaşması metni üzerinde uzlaşma sağlanması, Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki normalleşme sürecine de ivme kazandırdı. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından, iki ülke arasındaki Alican-Margara sınır kapısı 35 yıl sonra ilk kez insani yardım geçişi için açıldı.

Üst düzey ziyaretler ve diplomatik temaslar

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin törenine katıldı. Ardından 20 Haziran 2025’te Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye resmi çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Bu ziyaret, iki ülke arasında üst düzeyde gerçekleşen ilk ziyaretlerden biri oldu.

Paşinyan, ziyaret sırasında Dolmabahçe Sarayı’nda Erdoğan ile görüştü. Ermenistan Meclis Başkanı Alen Simonyan, bu ziyareti “tarihi” olarak nitelendirdi.

sc c vcf
20 Haziran 2025’te İstanbul’da, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katıldığı görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Paşinyan daha sonra yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile temasların “çok yapıcı” olduğunu belirterek, somut sonuçlar henüz alınmasa da önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi.

Paşinyan, üç yıl önce Ermenistan’ın Türkiye’nin tutumunu öğrenmek için üçüncü ülkeler aracılığıyla iletişim kurmak zorunda kaldığını, ancak bugün doğrudan ve hatta günlük temasların sürdüğünü ifade etti.



Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı

Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı
TT

Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı

Yazar Cevat Özkaya son yolculuğuna uğurlandı

Pınar Yayınları'nın kurucularından, eski Mazlum-Der Genel Başkanı Cevat Özkaya, İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı. Üsküdar'da düzenlenen cenaze törenine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Bilal Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim katıldı.

Türkiye'de yayıncılık ve sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla tanınan, Pınar Yayınları'nın kurucularından Cevat Özkaya, 72 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi gören Özkaya için İstanbul'da cenaze töreni düzenlendi.

Özkaya'nın cenaze namazı, 17 Ekim 2026 Cumartesi günü öğle namazının ardından Üsküdar'daki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde kılındı.

CENAZE TÖRENİNE NUMAN KURTULMUŞ VE AHMET DAVUTOĞLU DA KATILDI

Cevat Özkaya'nın cenaze törenine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Bursa Milletvekili Kani Torun ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan katıldı.

Özkaya'nın ailesi, yakınları, dostları ile yayıncılık ve sivil toplum çevrelerinden isimler de cenaze töreninde hazır bulundu.

Özkaya'nın naaşı, cenaze namazının ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'na götürülerek toprağa verildi.

Cevat Özkaya kimdir?

• 1954 yılında Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğdu. Ortaokul ve lise eğitiminin ardından İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü tamamladı.

• Kısa bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra 1976 yılında yayıncılık dünyasına adım attı. Pınar Dergisi’nin yayın kadrosunda yer aldı.

• Pınar Yayınları'nın kuruluşunda görev aldı ve 45 yıl boyunca bu yayınevinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. İslam dünyasının fikir akımlarını ve öncü isimlerinin eserlerini okuyucuyla buluşturdu.

• Özkaya, 1988'de kurulan Araştırma ve Kültür Vakfının kurucuları arasında yer aldı ve Umran dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü

• Özkaya, yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra sivil toplum çalışmalarında da görev aldı. Bir dönem Mazlum-Der Genel Başkanlığı yaptı.


Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti

Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti
TT

Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti

Pınar Yayınları'nın kurucularından yazar Cevat Özkaya vefat etti

Yayımcı, yazar ve Araştırma ve Kültür Vakfı'nın kurucularından  fikir adamı Cevat Özkaya hayatını kaybetti.

Kolon kanseri tedavisi gören Cevat Özkaya, 16 Ekim 2026 tarihinde 72 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi 17 Ekim Cumartesi günü Üsküdar Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi'nde ardından Kartal Soğanlık Mezarlığı'na defnedilecektir.

Özkaya’nın acı haberini duyuran Pınar Yayınları sosyal medya hesabındaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı.

Yayınevimizin kurucularından, genel yayın yönetmenimiz kıymetli büyüğümüz ve hocamız Cevat Özkaya Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
 Ömrünü ilme, fikre ve yayıncılığa adayan Cevat Özkaya Hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine yakınlarına sevenlerine ve bütün ilim ve kültür camiasına sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Cevat Özkaya kimdir?

• 1954 yılında Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğdu. Ortaokul ve lise eğitiminin ardından İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü tamamladı.

• Kısa bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra 1976 yılında yayıncılık dünyasına adım attı. Pınar Dergisi’nin yayın kadrosunda yer aldı.

• Pınar Yayınları'nın kuruluşunda görev aldı ve 45 yıl boyunca bu yayınevinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. İslam dünyasının fikir akımlarını ve öncü isimlerinin eserlerini okuyucuyla buluşturdu.

• Özkaya, 1988'de kurulan Araştırma ve Kültür Vakfının kurucuları arasında yer aldı ve Umran dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü

• Özkaya, yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra sivil toplum çalışmalarında da görev aldı. Bir dönem Mazlum-Der Genel Başkanlığı yaptı.


Ali Keyali, 2013 Banyas katliamının baş şüphelisi olarak yakalandı

Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)
Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)
TT

Ali Keyali, 2013 Banyas katliamının baş şüphelisi olarak yakalandı

Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)
Şam’da konuşlanan Suriye ordusu askerleri (AFP)

Suriye Genel İstihbarat Teşkilatı, 2013 yılında Banyas’ta gerçekleştirilen katliamın baş şüphelisi Ali Keyali’yi, diğer adıyla Miraç Ural’ı, sınırdan kaçmaya çalışırken yakaladı. Şarku’l Avsat’ın Suriye Arap Haber Ajansı SANA’dan aktardığı habere göre operasyon, zanlının kaçış girişimi sırasında düzenlendi. Ajans, Keyali’nin nerede yakalandığına veya hangi ülkeye gitmeye çalıştığına ilişkin bilgi vermedi.

xcvfbg
Suriye makamlarının, Ali Keyali’nin (Mirac Ural) yakalanmasının ardından yayımladığı ilk fotoğraf

Suriyeli kaynaklar, Keyali’nin Lübnan sınırını birkaç kez geçerken tespit edildiğini belirtiyor. Öte yandan Lübnan’daki MTV kanalının haberine göre Metn bölgesine bağlı Mansuriye’de bir kişinin evinden kaçırıldığı, eşinin ve oğlunun da kelepçelendiği olayda kaçırılan kişinin, Suriye ve Türkiye vatandaşı Ali Keyali olduğu bildirildi. Suriye’de “Banyas Kasabı” olarak tanınan Miraç Ural’ın söz konusu kişi olduğu öne sürüldü. Şarku’l Avsat, haberin doğruluğunu henüz bağımsız olarak teyit edemedi.

Miraç Ural kimdir?

1956 yılında Türkiye’nin Hatay’ın İskenderun ilçesinde doğan Miraç Ural, aşırı sol görüşlü bir örgüte katıldı. Bu nedenle Türkiye’de birkaç kez hapse giren Ural, 1980’lerin başında Suriye’ye kaçtı. Burada dönemin Devlet Başkanı Hafız Esad tarafından kendisine verilen Suriye vatandaşlığı da dahil olmak üzere çeşitli ayrıcalıklardan yararlandı.

ghj
Suriye İnsan Hakları Ağına göre, Ali Keyali (Mirac Orall), Suriyeli sivillere yönelik katliamlarda kendisine eşlik eden yardımcısıyla birlikte.

Daha sonra Ali Keyali adını kullanan Ural, “Suriye Direnişi” adını verdiği silahlı grubu yönetti. Grup, savaş yıllarında Beşşar Esad rejiminin güçleriyle birlikte savaştı. Adı, Beyda ve Banyas katliamlarıyla anılan grup, Suriye halkına yönelik baskılara da katıldı. Ural’ın adı ayrıca 2012’deki Hula katliamı ve Türkiye’deki Reyhanlı saldırılarıyla ilişkilendirildi.

Suriye İnsan Hakları Ağı’nın (SNHR) kayıtlarına göre Beyda katliamında 36’sı çocuk, 28’i kadın olmak üzere 264 sivil hayatını kaybetti. Ras en-Nebaa katliamında ise 56’sı çocuk, 43’ü kadın olmak üzere 195 sivil yaşamını yitirdi.

İki katliama ilişkin tanıklıklar ve raporlarda, cesetlerin sokaklara, dükkânlara ve bodrumlara kadar yayıldığı, sivillerin ateşli silahlar ve kesici aletlerle infaz edildiği, evlerin ve cesetlerin yakıldığı yönündeki anlatımlara yer verildi.

fvghyju
Suriyeli sivillere yönelik katliamları gerçekleştiren grubunun üyeleriyle birlikte Ali Keyali (Miraç Ural) (Sosyal medyada paylaşıldı)

Keyali’ye bağlı milisler, Lazkiye, Halep ve İdlib kırsalında da Suriyelilere yönelik katliamlar gerçekleştirdi. Bu saldırılarda yüzlerce kişi öldü veya yaralandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Eylül 2013’te yayımladığı raporda Beyda’da 167, Banyas’ta ise 81 kişi olmak üzere en az 248 kişinin infaz edildiğini belgeledi. Örgüt, gerçek can kaybının daha yüksek olabileceğine dikkat çekti.

Hayatta kalanların ifadeleri ve görüntülü kanıtlara dayanan raporda, kurbanların büyük bölümünün çatışmalar sona erdikten ve muhalif savaşçılar bölgeden çekildikten sonra öldürüldüğü sonucuna varıldı.

Beyda’da yakalama haberi sevinçle karşılandı

Keyali’nin yakalandığı haberinin duyulmasının ardından, perşembe günü Suriye’nin batısındaki Tartus iline bağlı Banyas kentinin Beyda beldesindeki camilerden tekbir sesleri yükseldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bölgedeki camilerden tekbirler getirildiği görüldü. Görüntüleri paylaşanlar, tekbirlerin Ural’ın yakalanmasını kutlamak amacıyla getirildiğini belirtti. Böylece 2013’teki katliamın üzerinden yaklaşık 13 yıl geçtikten sonra zanlının yakalandığı haberi bölgede yankı buldu.

Suriye İnsan Hakları Ağı Direktörü Fadel Abdülgani, gelişme üzerine bugün X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“10 Mayıs 2013’te, 92’si çocuk, 71’i kadın olmak üzere 459 sivilin öldürüldüğünü belgelediğimiz raporumuzu yayımladık. Bölge sakinlerinin ifadelerine dayanarak Ali Keyali’nin adını rapora ekledik ve kendisinin katliamın önde gelen sorumlularından biri olduğunu belirttik. Bu, mezhepçi bir nitelik taşıyan bir katliamdı. Çocukların, kadınların ve erkeklerin isimlerini kayda geçiriyorduk. Aileler bazı üyelerini ya da tüm yakınlarını kaybetmişti. Hayatta kalanlar bize unutulması güç tanıklıklar aktarıyordu. Aradan 13 yıldan fazla zaman geçtikten sonra, bu davanın sonunda en önemli şüphelilerinden birinin sorgulanabileceği aşamaya gelmesinin önemini hissediyorum. Bugün özellikle bütün bu yıllar boyunca bekleyen kurban ailelerini düşünüyorum.”

loş
Ali Keyali (Miraç Ural), Suriye’de sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafında

Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya İşlerinden Sorumlu Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan da X hesabından yaptığı açıklamada, Suriye istihbaratının İçişleri Bakanlığıyla iş birliği içinde Miraç Ural olarak bilinen Ali Keyali’yi yakalamasını kutladı.

Zeydan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Halkımızı, Suriye istihbaratının İçişleri Bakanlığıyla iş birliği içinde, Suriye devrimi sırasında Beyda-Banyas katliamı da dahil olmak üzere halkımıza karşı katliamlar gerçekleştiren suçlu Miraç Ural, namıdiğer Ali Keyali’yi yakalamasından dolayı kutluyoruz. Zaman geçse de geçmese de katil suçluların tamamı yakalanacak. Güvenlik birimlerimizin takibinden kaçış yok.”

Suriye makamları, 4 Ekim’de de aynı katliama katılmakla suçladıkları ve Ural’ın yardımcısı olarak nitelendirdikleri Cemal Trablusi’nin gözaltına alındığını duyurmuştu.

Suriye yönetimi, Esad rejimi döneminde sivillere yönelik ihlallere karışan kişileri yakalamaya yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Yetkililer, bu girişimleri geçiş dönemi adaleti ve işlenen suçlardan sorumlu kişilerin hesap vermesini sağlama çabalarının bir parçası olarak tanımlıyor.

Suriye’de muhalifler, 8 Aralık 2024’te başkent Şam’a girerek yönetimi babası Hafız Esad’dan devralan Beşşar Esad rejimini devirmişti.