Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul ve diğer iki il, terör örgütüne karşı artırılan operasyonlara dahil edildi

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
TT

Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)

İstanbul merkezli üç ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu belirlenen 110 şüpheliyi yakaladı.

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekipleri, bugün şafak vaktinde İstanbul ve diğer iki ilde önceden belirlenen çok sayıda adrese baskın düzenledi. Operasyonda, yasa dışı derneklerde dini dersler adı altında terör örgütünün ideolojisi doğrultusunda çocukları eğitmek, cezaevindeki örgüt mensupları için para toplamak ve örgüt adına faaliyet yürütmek suçlamalarıyla 110 DEAŞ mensubu gözaltına alındı.

Kaynaklar, şüphelilerin DEAŞ'a yeni üyeler kazandırmaya çalıştıklarını, örgütsel propaganda yapmak ve finansman sağlamak amacıyla örgütün radikal fikirlerini öven kitap ve dergilerin satışını üstlendiklerini belirtti. Operasyonlar kapsamında yapılan aramalarda 4 tüfek, 90 mermi ile terör örgütünün propagandasını içeren çok sayıda yasaklı yayın, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınanlar arasında DEAŞ lehine faaliyet yürüten, İstanbul'un Sultanbeyli, Kartal ve Sancaktepe ilçelerinde örgüt sempatizanlarına yönelik ders ve sohbetler düzenleyen İshak Baysal ve Tekin Eriç'in de bulunduğunu açıkladı.

Operasyonlar aralıksız sürüyor

Türk güvenlik makamları geçtiğimiz çarşamba günü, 47 ilde düzenlenen geniş çaplı ve eş zamanlı operasyonlarda 324 DEAŞ terör örgütü mensubunun yakalandığını duyurmuştu. Yakalananlar arasında daha önceden haklarında yakalama kararı bulunanların yanı sıra örgüte finansal destek sağlayan ve geçmişte örgüt saflarında faaliyet yürüten kişilerin de olduğu belirtildi.

Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Milletimizin huzuru, birlik ve beraberliği için terör örgütüne yönelik operasyonlarımıza yılın 365 günü, gece gündüz demeden aralıksız devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra, 5 Mayıs'ta İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen bir başka eş zamanlı operasyonda, kripto paralar üzerinden örgüte fon toplayıp transfer eden bir finans ağına darbe indirilmiş ve 43 DEAŞ mensubu yakalanmıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yürütülen incelemelerde, Telegram kanalları üzerinden toplanan paraların takibi zorlaştırmak amacıyla "soğuk cüzdanlara" aktarıldığı ortaya çıkarılmıştı. Kaynaklar, bu dijital cüzdanlar aracılığıyla 2021 ile 2025 yılları arasında yaklaşık 170 bin dolar toplandığını belirtti. İncelemelerde, gözaltına alınan kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı suç kaydı bulunan şahıslarla mali işlemler gerçekleştirdiği tespit edilmiş ve ikametlerinde çok sayıda dijital materyale el konulmuştu.

Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)

Türkiye'nin 2013 yılında terör örgütleri listesine aldığı DEAŞ, 2015-2017 yılları arasında üstlendiği ya da kendisine atfedilen, yaklaşık 300 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir dizi sivil saldırı gerçekleştirmişti. Örgütün yabancı savaşçıları, Suriye'deki iç savaş döneminde Türkiye'yi bir geçiş noktası olarak kullanmıştı.

Türkiye, Özbek asıllı DEAŞ'lı Abdulkadir Masharipov'un (Ebu Muhammed El-Horasani) 2017 yılbaşı gecesi İstanbul'daki Reina gece kulübüne düzenlediği ve çoğunluğu yabancı uyruklu 39 kişinin hayatını kaybettiği, 79 kişinin ise yaralandığı terör saldırısından bu yana örgüt hücrelerine yönelik düzenli operasyonlar yürütüyor. Bu süreçte binlerce kişi gözaltına alınırken, yüzlerce yabancı savaşçı sınır dışı edildi ve binlerce şüphelinin ülkeye girişi engellendi. Bu adımlar, DEAŞ saldırılarının önemli ölçüde azalmasını sağladı.

Örgüt faaliyetlerinin yeniden canlanması

DEAŞ, 7 yıllık bir aranın ardından 2024 Şubat ayı başında Horasan yapılanmasının kolu aracılığıyla İstanbul'daki Santa Maria Kilisesi'ne saldırı düzenleyerek yeniden ortaya çıktı. Türk vatandaşı Tuncer Cihan'ın (52) hayatını kaybettiği bu saldırının ardından, olayla bağlantılı 17 örgüt mensubu yakalandı.

Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)

29 Aralık 2025'te ise Yalova’da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışmada 3 polis memuru ve 6 DEAŞ'lı ölmüş, 8 polis ile 1 güvenlik görevlisi de yaralanmıştı. Olayın ardından düzenlenen operasyonlarda 500'den fazla örgüt üyesi gözaltına alındı. Bu çatışma, İstanbul'daki Reina saldırısından sonra Türk güvenlik güçlerinin örgüte karşı yürüttüğü operasyonlar içindeki en büyük çaplı sıcak çatışma olarak kayıtlara geçti.

Geçtiğimiz 7 Nisan'da İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu yakınlarında meydana gelen bir başka saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada da faillerin DEAŞ ile bağlantılı olduğu belirlendi. Saldırganlardan birinin ölü ele geçirildiği, ikisinin ise yaralandığı olayda 2 polis memuru hafif şekilde yaralanmıştı. İçişleri Bakanlığı, bu saldırının ardından düzenlenen operasyonlarda, yakalanan 198 şüpheliden 24'ünün doğrudan DEAŞ ile bağlantılı olduğunu açıklamıştı.



PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
TT

PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)

PKK, barış sürecini hızlandırma çabaları kapsamında Türkiye toprakları içindeki ve yakın bölgelerdeki silahlı unsurlarını geri çektiğini duyurdu.

Örgüt, birkaç gün önce Türkiye topraklarında ve sınır bölgelerinin yakınında bulunan, çatışma çıkması açısından herhangi bir tehdit oluşturmayan bütün silahlı unsurlarını geri çektiğini açıkladı. Örgüt, böylece “silahlı mücadeleyi sona erdirme ve demokratik siyasi faaliyetlere geçişle ilgili tüm adımları” barış süreci kapsamında yerine getirdiğini savundu.

PKK ayrıca aynı dönemde, sınırdan uzak olmalarına rağmen Türkiye tarafından tehdit olarak algılanmamaları amacıyla Irak’ın kuzeyindeki Zap bölgesinin batısında bulunan Metina’da dört tünel ve askerî mevziyi de boşalttığını bildirdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise sahadaki gözlemler ve partisinin Irak’ın kuzeyinden aldığı bilgiler doğrultusunda, silahsızlanma sürecinin tamamen sona erdiğinin 27 Kasım’da ilan edilmesini beklediğini söyledi.

Televizyon programında konuşan Bakırhan, “barış sürecinin” giderek tamamlanma aşamasına yaklaştığını belirterek, 2013-2015 yılları arasında yürütülen sürece kıyasla mevcut sürece yönelik gerçek bir güven bulunduğunu vurguladı.


ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek'e konuştu: Ortadoğu'da kalıyoruz

ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
TT

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek'e konuştu: Ortadoğu'da kalıyoruz

ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi ve IŞİD'le Mücadele Temsilciliği görevlerinde bulunan James Jeffrey'le İstanbul Sultanahmet'te sohbet etme imkânım oldu.

Trans-Atlantik Stratejik Programlar Derneğinin (TASP) İstanbul'da The Wilson Center iş birliği ile, Seven Hills ve Pasifik Teknoloji sponsorluğunda düzenlediği etkinlikte diplomatlar, savunma uzmanları ve savunma sektörü temsilcileri bir araya geldi. ABD'li emekli büyükelçiler James Jeffrey, Philip Reeker, Matthew Bryza ve Prof. Federico Donelli gibi isimlerin yanı sıra Türkiye'den de üst düzey Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı gibi resmî kurumlardan katılım oldu.
 

scdfrg
İstanbul'daki "Transatlantic Security" panelinin ardından James Jeffrey ve Nevzat Çiçek

James Jeffrey'le bu toplantı vesilesiyle görüştüm ve merak ettiklerimi kendisine yöneltme şansım oldu.

Jeffrey, çok açık şekilde Ortadoğu'dan çekilmediklerini belirterek "Bu bölgede kalıyoruz" dedi.

Mekke İttifakı'nı desteklediklerini ifade eden Jeffrey, yeni bir güvenlik konseptine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

NATO'nun geleceği ne olacak?

15-20 yıl önce Amerika-Türkiye ilişkileri bugünkü duruma kıyasla iyi değildi maalesef. Şimdi Başkan Trump ve Başkan Erdoğan arasındaki ilişki o kadar yüksek, o kadar iyi ve o kadar romantik ki bu yöndeki problemler ve çözümleri görebileceksiniz.

NATO açısından Ukrayna'daki durum büyük sorun. Hiç kimse bilmiyor; en önemli aktör olan Putin'in ne yapacağını bilmiyoruz.

Türkiye ve Amerika NATO çerçevesinde bir pozisyon tutabilecek ve Rusya karşısında bir aksiyonda bulunurken er geç bir diplomatik çözüm bulabileceğiz.
 

gthy
Trans-Atlantik Stratejik Programlar Derneği'nin etkinliğine katılan Jeffrey, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine dair iyimser mesajlar verdi

Türkiye Amerika'ya diplomatik çözümde mi yardım edecek?

Evet, bu savaş başladıktan sonra Türkiye İstanbul ve Antalya'da bir çözüme yakındı fakat birkaç dışarıdan gelen kişi problemler oluşturdu ama bir çözüm sağlanamadı. Aslında Rusya o zaman çözüme yakındı.

Sizce bu savaş ne kadar sürer?

Bence diplomatik yol bulmamız lazım. Hangi bölge Rusya'ya kalacak, hangi bölge Ukrayna'ya kalacak, ondan sonra ateşkes ortaya çıkabilecek. En önemlisi, hem Türkiye'de hem Rusya'da hem Avrupa'da hem de Amerika'da yeni güvenlik sistemi meselesi gündeme gelecek. 1991'de yeni bir güvenlik sistemi bulabildik. Başkan Gorbaçov ve Başkan Bush, Thatcher, Alman Başbakanı Helmut Kohl, Fransa Başkanı Mitterrand ve Turgut Özal'la. Fakat birkaç sene sonra her şey değişti ve yeni bir durum ortaya çıktı. Gürcistan, Kırım, Suriye'de durum.
 

xsdrfvgh
James Jeffrey ve Nevzat Çiçek, İstanbul Sultanahmet'te gerçekleşen röportajın ardından bir arada

Erdoğan ve Trump arasında yakın bir iş birliğinden söz ediyorsunuz; bunu görüyoruz. Fakat Türkiye kamuoyunun beklediği CAATSA yaptırımları ve F-35 meselesi başta olmak üzere atılması gereken adımların atılmadığını görüyoruz…

Bu yeni bir durum değil. Her zaman Amerikan Kongresi ve Türk kamuoyunda bu pürüzler vardı ve var ve liderler çözüm bulabilirler.

Mekke Anlaşması'na yaklaşımınız nasıl?

Bu iyi bir fikir ve bekliyoruz ki bu adım birkaç iyi şeyi ortaya çıkarsın. Amerika'nın hem Çin hem de İran ile çok işi var. Siz işimizden biraz anlıyorsunuz.

Bu ittifak genişleyebilir mi?

Ben iyimserim ve her şey mümkün.

İran'la ilgili öngörünüz nedir?

Amerikan seçimlerinden sonra bir sonuç çıkacak ya diplomatik çözüm ya da tekrar savaş.

Böyle bir savaş olursa yayılma ihtimali olur mu?

Hayır, ne o kadar kötümserim ne de o kadar iyimserim. Bu savaş Amerika ile İran arasındaki savaş devam edecek. İran, İsrail'in katılmasını istemiyor, ama Araplar bize destek veriyor fakat savaşta yer almak istemiyorlar.

Amerika Ortadoğu'dan çekildi mi?

Amerika bu bölgede kalacak. Bu demek değil ki Bahreyn'de, Irak'ta ya da Güney Suriye'de kalacağız. Bu bölgede kalacağız.


Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Türkiye’de NATO’nun deniz mayınlarıyla mücadele kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan “Nusret 2026” tatbikatı bugün (Salı) başladı. Ege Denizi ve Karadeniz’de gerçekleştirilen tatbikata Türkiye’nin yanı sıra müttefik ve dost ülkeler katılıyor.

16 Ekim’e kadar sürecek tatbikat, Ege Denizi’nde İzmir Körfezi ile Karadeniz’de Ereğli açıklarında gerçekleştiriliyor. Tatbikata, aralarında Ukrayna’nın da gözlemci statüsüyle yer aldığı 18 ülkeden 32 temsilci katılıyor.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tatbikata Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının katıldığı belirtildi. Tatbikatın, mayın harbi operasyonlarının planlanması, icrası ve sonuçlarının değerlendirilmesi konusunda birliklerin kabiliyetlerini geliştirmeyi, çeşitli ülkelerin mayınla mücadele birlikleri arasındaki operasyonel uyumu artırmayı ve çok uluslu, koordineli operasyonlar yürütme kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.

NATO müttefiklerinden katılım

Bakanlığın açıklamasına göre tatbikata NATO’nun 2. Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’ndan (SNMCMG2) Türkiye, Almanya, İspanya, İtalya ve Yunanistan’a ait gemiler katılıyor.

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nda (MCM Black Sea) ise Türkiye, Bulgaristan ve Romanya yer alıyor. ABD ve diğer ülkelerden mühendislik ekipleri ile insansız sualtı araçları konusunda uzman ekiplerin de katıldığı tatbikatta toplam 20 gemi ve 5 uçak görev yapıyor.

csdfvgh
Geçen yıl Türkiye’de gerçekleştirilen “Nusret” deniz mayınlarıyla mücadele tatbikatından bir görüntü (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Açıklamada, tatbikatın Türkiye’nin NATO bünyesindeki deniz güvenliği ve mayınla mücadele alanındaki rolünü güçlendireceği, Karadeniz bölgesinde müttefikler arasındaki iş birliğini pekiştireceği ve mayın temizleme ile deniz güvenliği alanındaki kapasiteyi artırarak bölgesel istikrara doğrudan katkı sağlayacağı belirtildi.

Nusret tatbikatı, Türk Deniz Kuvvetleri ile müttefik ve dost ülkelerin deniz kuvvetleri arasında mayın harbi alanındaki ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir tatbikat olarak 2000 yılından bu yana her yıl düzenleniyor.

Tatbikata bu adın verilmesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk mayın gemisi Nusret’in başarısını yaşatmayı amaçlıyor. Nusret, Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na 26 deniz mayını döşemiş ve bu mayınlar müttefik savaş gemilerinin batmasına yol açarak Çanakkale Deniz Savaşı’nın seyrini tamamen değiştirmişti.

scdgth
Ukrayna’nın Karadeniz’de bir Rus gemisine saldırısı (AFP) 

Tatbikatların önemi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından daha da arttı. Türk güçleri, Karadeniz’de Türkiye kıyılarına yaklaşan çok sayıda deniz mayınını etkisiz hale getirdi.

Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz’de gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, bunlardan bazılarının Türk gemilerini de hedef alması nedeniyle Ankara’yı her iki tarafa da savaşın Karadeniz’e yayılmaması konusunda uyarıda bulunmaya yöneltti.