Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ile kurulacak istişare mekanizması için bir ‘kurumsal çerçeve’ öneriyor

Sisi, ABD ile İran arasındaki nihai anlaşmada Körfez ülkelerinin endişelerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ile kurulacak istişare mekanizması için bir ‘kurumsal çerçeve’ öneriyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de hazır bulunduğu toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarını kabul etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ile yürütülen istişare mekanizmasının kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması çağrısında bulundu. Sisi, İran savaşı sonrasında başlatılan ve geçen süreçte bölgedeki gerilimin azaltılmasına yönelik çabalarda rol oynayan mekanizmanın daha kurumsal bir yapıya ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin de katılımıyla Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanlarını kabulü sırasında, dörtlü grubun dışişleri bakanları düzeyindeki dördüncü toplantısının Kahire’de düzenlenmesini memnuniyetle karşıladı.

Kahire’de gerçekleştirilen görüşmeye Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati katıldı. Şarku’l Avsat’a konuşan Arap dünyası uzmanları, Sisi’nin önerisini dört ülke arasında hâlihazırda sürdürülen istişare ve koordinasyon sürecinin doğal bir uzantısı olarak değerlendirdi. Uzmanlar, mekanizmanın kurumsal bir yapıya dönüştürülmesinin çok boyutlu sonuçlar doğurabileceğini ve bu nedenle ilgili başkentlerde kapsamlı değerlendirmeler yapılmasını gerektirdiğini ifade etti.

Dört ülkenin dışişleri bakanları arasındaki ilk toplantı 20 Mart 2026’da Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilmişti. Bunu 29 Mart’ta Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen ikinci toplantı ve 17 Nisan’da Antalya’da yapılan üçüncü toplantı izlemişti.

srgtyh
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile konuşurken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Sisi, son dönemde yaşanan bölgesel gelişmelerin söz konusu dört ülkenin bölgesel istikrar ve güvenliğin temel dayanakları olarak oynadığı merkezi rolü ortaya koyduğunu belirtti. Sisi, bunun istişare mekanizmasının sürdürülmesi ve geliştirilerek bölge krizlerine kapsamlı ve kalıcı çözümler üretebilecek etkili bir kurumsal çerçeveye dönüştürülmesinin önemini artırdığını ifade etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre Sisi, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat muhtırasının uygulanmasını desteklemek ve iki taraf arasındaki müzakere sürecinin başarıya ulaşmasını sağlamak amacıyla Mısır’ın Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve diğer Arap ve bölge ülkeleriyle iş birliğini sürdürme konusundaki kararlılığını vurguladı. Sisi ayrıca, nihai bir anlaşmanın yalnızca İran ile ABD arasındaki ilişkileri düzenlemekle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri başta olmak üzere tüm Arap devletlerinin güvenlik kaygılarını dikkate alması gerektiğini söyledi.

‘Kurumsal çerçeve’ ne anlama geliyor?

Mısırlı siyaset düşünürü Amr el-Şobaki, istişare mekanizmasının kurumsal bir yapıya dönüştürülmesine yönelik öneriyi olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Şobaki, söz konusu ülkelerin Gazze ve İran dosyaları gibi kritik konularda temel aktörler olarak etkili ve yapıcı roller üstlendiklerini belirtti. Ancak Şobaki, istişare mekanizmasının kurumsallaştırılmasının çok boyutlu sonuçlar doğuracak bir süreç olduğuna dikkat çekerek, bu adımın ilgili başkentlerde kapsamlı ve dikkatli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Şobaki, istişare çalışmalarının kurumsal bir çerçeveye kavuşturulmasının, öncelikle net hedeflerin belirlenmesini ve bölgedeki krizler ile meydan okumalarla nasıl mücadele edileceğine ilişkin bir yol haritasının oluşturulmasını gerektirdiğini söyledi. Ayrıca dört ülkenin her birinin farklı uluslararası kuruluşlar ve yapılarla güçlü kurumsal bağlara sahip olduğuna işaret etti.

sdfgthyj
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları dün Kahire’de dörtlü bir toplantı gerçekleştirdi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Siyaset bilimi profesörü Tarık Fehmi ise Mısır’ın istişare mekanizmasını etkili bir kurumsal yapıya dönüştürme önerisinin, yalnızca periyodik toplantılar ve görüşmelerden oluşan mevcut formatın ötesine geçilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Fehmi’ye göre bu süreç, ortak bir kurum, ortak bir konsey ya da daimî merkezi bulunan, stratejik çerçevesi, belirlenmiş hedefleri ve açık üyelik yapısı olan bir ittifakın kurulmasına kapı aralayabilir.

Fehmi, söz konusu önerinin özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğinde dış aktörler tarafından dayatılabilecek olası bölgesel güvenlik düzenlemelerine karşı ön almayı amaçladığını söyledi.

Dört ülkenin gelecekte büyük uluslararası müzakerelere ev sahipliği yapabilecek önemli aktörler haline gelebileceğini belirten Fehmi, bunun dörtlü koordinasyon mekanizmasının bölgenin geleceğinin şekillendirilmesinde daha geniş bir rol üstlenmesinin önünü açabileceğini ifade etti. Fehmi ayrıca, güçlü bölgesel Arap ittifaklarına karşı ABD’nin temkinli yaklaşabileceğini, buna karşın Tahran’ın söz konusu girişime nispeten daha olumlu bakabileceğini öngördü. Ancak nihai kararın alınabilmesi için dışişleri bakanlarının konuyu kendi başkentlerine taşıyarak ilgili yönetimlerle değerlendirmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi.

Dörtlü koordinasyonun sürdürülmesi

Kahire’deki toplantının ardından Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, toplantının bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin görüşlerin kapsamlı biçimde ele alınmasına fırsat sunduğu belirtilirken, dört ülke arasındaki istişare ve koordinasyonun sürdürülmesinin Ortadoğu’da ve genel olarak bölgede barış, güvenlik, istikrar ve refahın desteklenmesi açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.

Bildiride ayrıca, devam eden müzakerelerin bir sonraki aşamasının hızlı ve başarılı şekilde tamamlanmasının önemine dikkat çekildi. Açıklamada, söz konusu sürecin, taraflarca kabul edilebilir, uygulanabilir ve kalıcı bir çözümle mevcut anlaşmazlıkların giderilmesini hedeflediği ifade edildi.

ghyju
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye’den oluşan dört bölgesel tarafın dışişleri bakanları toplantısından (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri bakanları, yürütülen çabaların bölge ülkelerinin kaygılarını dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, özellikle Körfez’deki Arap ülkelerinin yanı sıra Maşrık bölgesindeki devletlerin güvenlik ve istikrarına ilişkin hassasiyetlerin göz önünde bulundurulmasının önemine işaret etti. Bu yaklaşımın kolektif güvenliğin güçlendirilmesine ve uzun vadeli bölgesel istikrarın pekiştirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.

Fehmi, dörtlü koordinasyon mekanizmasının İran savaşının patlak vermesinin ardından tansiyonun düşürülmesinde somut bir rol oynadığını belirterek, bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da geliştirilebileceğini söyledi. Şobaki de dörtlü koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, söz konusu mekanizmanın İran savaşının sona erdirilmesine katkı sunduğunu ifade etti. Şobaki, bu koordinasyonun en önemli gücünün, üye ülkelerin uluslararası arenadaki farklı aktörlerle güçlü ve dengeli ilişkilere sahip olmasından kaynaklandığını belirtti. Bu durumun, açık ve net bir vizyon benimsenmesi halinde, mekanizmaya bölgesel ve uluslararası krizlerde daha geniş hareket alanı ve etki kapasitesi sağlayacağını kaydetti.



Pakistan Dışişleri Bakanı: Mekke İttifakı Riyad’da Husilerin saldırılarını görüşecek

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Pakistan Dışişleri Bakanı: Mekke İttifakı Riyad’da Husilerin saldırılarını görüşecek

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın Siyasi Strateji ve Savunma Komitesi’nin, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını görüşmek üzere gelecek hafta Riyad’da olağanüstü toplanacağını açıkladı.

İshak Dar, cuma günü düzenlediği basın toplantısında, komitenin toplantı sırasında atılacak sonraki adımları belirleyeceğini söyledi. Dar ayrıca 6’dan fazla ülkenin “Mekke İttifakı”na katılmak istediğini belirtti. Reuters’ın aktardığına göre Dar, söz konusu açıklamaları yaptı.

Pakistan ordusu da cuma günü yaptığı açıklamada, üst düzey komutanların Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını bildirdi. Açıklamada, Pakistan’ın Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğu ve İslami kutsal mekanların güvenliğine bağlılığını sürdürdüğü ifade edildi.

f67k8
İstanbul’da düzenlenen “Mekke Anlaşması” kapsamında oluşturulan Siyasi Strateji ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısından (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos’ta imzalanan “Mekke Anlaşması”na göre taraflardan birine yönelik herhangi bir saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı olarak kabul ediliyor.

Ortak askeri müdahaleye ilişkin karar ise özellikle saldırıya uğrayan ülke başta olmak üzere anlaşmanın taraflarınca değerlendiriliyor. Müdahalenin gerekliliği, saldırının niteliği, tehdidin düzeyi ve ciddiyeti ile taraflardan beklenen katkı dikkate alınarak değerlendiriliyor. Böylece tarafların savunma kapasitelerinin arzu edilen bütünleşme çerçevesinde bir araya getirilmesi hedefleniyor.

İstanbul, 31 Ağustos’ta “Mekke Anlaşması” kapsamında oluşturulan Siyasi Strateji ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısına ev sahipliği yaptı. Toplantıya Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları katıldı.

Üç ülke toplantı sırasında, bölgelerinde barış ve sürdürülebilir istikrarı sağlamak amacıyla “Mekke Anlaşması” çerçevesinde birlikte çalışma kararlılıklarını yineledi. Taraflar ayrıca gerilimi azaltmaya ve itidali teşvik etmeye yönelik çabaları desteklemeyi ve krizlerin barışçıl yollarla çözümünü teşvik etmeyi sürdüreceklerini belirtti. Bu yaklaşımın, üç ülkenin bölgesel sorumluluklarını yerine getirme konusundaki hassasiyetinden kaynaklandığı ifade edildi.

hyujı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’taki toplantıda Hakan Fidan ve Muhammed İshak Dar’ın arasında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Üç ülkenin dışişleri bakanları 24 Eylül’de New York’ta bir araya geldi. Görüşmede anlaşma kapsamında oluşturulacak genel sekreterlik, komiteler ve çalışma gruplarının kurulmasına ilişkin kaydedilen ilerleme ile çalışmaların başlamasına yönelik hazırlıklar ele alındı.

Bakanlar ayrıca Mekke’ye yönelik saldırılar ile Suudi Arabistan’daki sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırıları kınadı. Suudi Arabistan’ın, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü tedbirleri alma hakkına sahip olduğunu vurguladı.

Üç ülkenin genelkurmay başkanları da 25 Eylül’de Riyad’da düzenlenen toplantıda güvenlik durumunu ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ele aldı. Komutanlar, Mekke’yi ve ülkenin sivil ve ekonomik altyapısını hedef alan saldırıları kınadı.

gthyju
Riyad’da bir araya gelen Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları (Reuters)

Toplantıda ayrıca üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat paylaşımının ve askeri koordinasyonun geliştirilmesi ile savunma kapasitesinin bütünleştirilmesi yolları ele alındı. Bu adımların caydırıcılığın ve kolektif savunmanın güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.


Reuters: Suriyeli yetkililer Türkiye'de Hizbullah'la gizli görüşmeler yaptı

Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Reuters: Suriyeli yetkililer Türkiye'de Hizbullah'la gizli görüşmeler yaptı

Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Reuters'a konuşan kaynaklara göre Suriye hükümeti temsilcileri ile Lübnan'daki Hizbullah mensupları, iki taraf arasındaki gerilimi yatıştırmak amacıyla Türkiye'de doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi. Bu, uzun süredir karşı karşıya olan taraflar arasında bilinen ilk doğrudan görüşme oldu.

İkisi Suriyeli yetkili, bir ABD'li yetkili ve Hizbullah'a yakın üst düzey bir Lübnanlı güvenlik yetkilisinin de aralarında bulunduğu 6 kaynak, Reuters'a yaptıkları açıklamada Suriye hükümeti yetkilileri ile İran'la müttefik Hizbullah temsilcilerinin geçen ay en az bir kez gizlice bir araya geldiğini söyledi.

Hizbullah, Suriye'de iç savaşın yaşandığı yıllar boyunca eski Devlet Başkanı Beşşar Esad yönetimini desteklemek amacıyla ülkeye savaşçılar göndermişti.

Esad'ın 2024'ün sonlarında sürpriz bir saldırıyla devrilmesinin ardından Suriye'nin yeni yönetimi ile Hizbullah arasındaki gerilim tırmandı. Şam, Hizbullah'ı Suriye üzerinden silah sevkiyatı yapmakla suçlarken ABD de Suriye ordusunu Lübnan'a asker göndererek Hizbullah'a karşı savaşmaya teşvik etti.

Kaynakların verdiği bilgilere göre geçen ayki görüşmeye Hizbullah temsilcileri ile Suriye istihbarat ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri katıldı. Görüşme, gerilimi yatıştırmak amacıyla Türkiye'nin güvenlik ve istihbarat birimlerinin daveti üzerine gerçekleştirildi.

Kaynakların tamamı, daha önce kamuoyuna yansımayan hassas görüşme hakkında konuşabilmek için isimlerinin açıklanmaması şartıyla bilgi verdi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Dışişleri ve Savunma bakanlıkları ile ABD Dışişleri Bakanlığı, Reuters'ın görüşmeyle ilgili sorularına henüz yanıt vermedi. Hizbullah'ın medya ofisi ise yorum yapmayı reddetti.

Kaynaklar: Yetkililer ortak güvenlik endişelerini ele aldı

ABD'li yetkili, iki Suriyeli yetkili ve Lübnanlı güvenlik kaynağı, görüşmede iki taraf arasındaki gerilim noktalarının çözümüne odaklanıldığını ve toplantının olumlu geçtiğini söyledi.

Suriyeli yetkililerden biri, tarafların aralarında herhangi bir düşmanlık bulunmadığı konusunda mutabık kaldığını ve Suriye'nin Hizbullah'a Lübnan'a askeri müdahalede bulunarak örgütün silahsızlandırılmasını sağlamayacağı konusunda güvence verdiğini belirtti.

Aynı yetkili, Suriyeli yetkililerin buna karşılık Hizbullah'dan sınırdan silah kaçakçılığı girişimlerinin durdurulmasına ve özellikle güney Suriye'de kalan uyuyan hücrelerinin dağıtılmasına yardımcı olmasını istediğini söyledi.

efrgt
Suriye'de Hizbullah bağlantılı hücreye mensup 5 kişi yakalandı (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye salı günü, ülkenin güneyinde roket saldırısı hazırlığında olduğunu öne sürdüğü Hizbullah bağlantılı bir hücrenin yakalandığını duyurdu. Hizbullah ise çarşamba günü suçlamaları reddederek Suriye'de herhangi bir varlığının bulunmadığını ve ülkedeki güvenlik ya da askeri faaliyetlerle hiçbir ilgisinin olmadığını açıkladı.

Suriyeli yetkili, Hizbullah temsilcilerinin silah kaçakçılığının durdurulması ve Suriye'deki hücrelerinin dağıtılması talebine doğrudan yanıt vermediğini ancak Suriye'nin içişlerine müdahale etmeme taahhüdünde bulunduğunu söyledi.

Görüşme ve sonuçları hakkında doğrudan bilgi sahibi olan Lübnanlı kaynak ise iki tarafın güvenlik konularında önemli ilerleme kaydettiğini ifade etti.

Suriyeli yetkili ile Lübnanlı kaynak, nihai bir anlaşmaya varılmadığını ve herhangi bir açıklama yapılmasına yönelik plan bulunmadığını söyledi. Lübnanlı kaynak Reuters'a, iki taraf arasındaki Türkiye üzerinden iletişimin yaklaşık iki ay önce başladığını belirtti.

Reuters, eylül ayında Türkiye'de gerçekleştirilen görüşmenin nerede ve ne kadar süreyle yapıldığını veya öncesinde ya da sonrasında başka görüşmeler gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini doğrulayamadı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon soruşturması açıklaması: Yakından takip ediyoruz

Fotoğraf: TCCB
Fotoğraf: TCCB
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon soruşturması açıklaması: Yakından takip ediyoruz

Fotoğraf: TCCB
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından fon soruşturmasına yönelik açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı süreci "yakından takip ettiklerini" vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada "fon konusunu etraflıca değerlendirdik" dedi, "Yaşanan sorun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir" sözlerini ekledi.

Erdoğan fon krizine dair gerekli soruşturmaların yapıldığını belirtti, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçmek için gerekli çalışmaların yapıldığını vurguladı.

"İster piyasa manipülasyonu ile ister borsa oyunları ile ister belediyelerde yaşandığı gibi apacık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur" diyen Cumhurbaşkanı, söz konusu ülkenin ekonomik güvenliği, refahı ise bunda en küçük bir tereddüt gösterilmeyeceğini söyledi.

Türkiye'nin 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, ülkedeki finansal sistemin güçlü olduğunu vurguladı.

"Türk sermaye piyasası dayanıklıdır, temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye sahiptir" dedi ve ekledi:

"Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur."

Erdoğan konuşmasında haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmaların yapıldığını belirtti, "Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere ilişkiyi tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir" dedi.